@1analist

Hakkımda: "hayırlısı" 🤷🏻‍♂️

  1. toplam entry 1463
  2. takipçi 6
  3. takip edilen 16
  4. puan 5690
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 2 yıl önce

Çıplak bir kadın üşütme sakın

Her ne kadar dönemin ucuz/komedi/erotik filmlerinden birinin içinde geçmiş olsa da "tevriye" sanatının kullanımına güzel bir örnektir.

Orada üşütülmemesi gereken çıplak kadın mıdır yoksa ondan etkilen erkeğin kafası mıdır şeklinde yapılmış sanırım tevriye.

Veya hiç öyle bir amacı yoktur bilinçsiz tevriye olmuştur.

Zira filmin hedef kitlesinin o an tevriye düşünecek pek hali yoktur.

(bkz: tevriye)

İslam rasyonel bir dindir

Bu söz temelinde yanlıştır.

Dinler içinde en rasyoneli islamdır gibi bir mana içerir ki "en" dediğinizde bir müslüman olarak tehlike çanları çalmaya başlar.

Çünkü;

Âlî İmran 19 der ki:

"İnned dine indallahil islam, ve mahtelefellezine utul kitabe illa min ba'di ma caehumulılmu bagyen beynehum, ve men yekfur bi ayatillahi fe innallahe seriul hısab."

Yani:

"Kuşkusuz, Allah katında din, İslam'dır. Kitap verilenler, kendilerine bilgi geldikten sonra ihtirasları nedeniyle ihtilafa düştüler. Kim, Allah'ın ayetlerini inkar ederse bilsin ki, kuşkusuz Allah, Hesabı Çabuk Gören'dir."

Yani daha önce din emredilen kavimler emredilen dini tahrif ettikleri için defalarca uyarılmış, emir ve yasaklar güncel halde tekrarlanmış ve son ve kesin uyarı peygamberimiz elçiliği ile nihai olarak bildirilmiştir.

Yani islam bildirildiği an itibariyle öncekilerin tümünün din vasfı ortadan kalkmıştır.

Kuran a göre "isevilik, musevilik vd" gibi inanç yol ve yöntemler yok hükmündedir.

Sadece Allah'a iman eden, Hz.Muhammed'in peygamberliğine inananlar ve diğerleri olarak net bir çizgi çizilmiştir.

Allah bu iki taraftan "ey iman edenler" ve "onlar" şeklinde net ayırarak bahsetmiştir.

İman edenler derken sadece kendine iman edenlere değil kelime-i şehadette belirtildiği gibi Hz.Muhammed'in peygamberliğine, kuran a ve diğer şartlarda belirtilen hususlara da iman edenlere seslenmektedir.

Tüm peygamberlere iman dinin gereğidir fakat izlenecek tek yolun Hz.Muhammed'in tebliğ ettiği islam olduğu açık ve nettir.

Yani "dinler" diye birşey yoktur, "hak ve tek din" ile "diğer inanışlar" diye birşey vardır.

Bunun en açık örneği şu hadistir:

“Hazreti İsa 40 yıl boyunca Allah'ın kitabı ve benim sünnetimle hükmeder ardından da vefat eder, o insanlarla İslam için mücadele edecektir, Deccal'i yok edecektir, sonra yeryüzünde tam 40 sene kalıp ölecektir, öldüğü zaman ise cenaze namazını Müslümanlar kıldacaktır.” (Buhari, Müslim, Ebu Davut ve Tirmizi

muhtar

Artık gereği kalmayan makamdır.

Her ne gerekiyor ise çoğu e-devlet üzerinden halledilmekte zaten.

İlçe belediyesi her mahallesine ve köyüne ufak bir irtibat ofisi açar ve bir memurunu koyar, olur biter.

Al sana kamuda çok güzel bir tasarruf.

Secimdi, kiraydı, personeldi, elektrik telefon internet vs vs ya ödenmez veya belediye bütçesinden zaten karşılanır.

Muhtarlık seçimleri sırasındaki (çok anlamsız) yoğun iç göç trafiği de ortadan kalkar böylece. (Yani muhtarlığı rant veya nüfuz kapısı olmaktan da çıkarmış olursun)

ilk adımı karşıdan beklemeyen kız

Bu sadece duygusal değil her konuda belirleyici bir adımdır aslında.

Ve birçok faktör ve kriteri etkileyen bir eylemdir.

Kendini bilmek ve emin olmak, özgüven, isteme ölçüsü ve istediğini alma kararlılığı gibi birçok etkeni barındırır.

Geri plandaki birçok korkunun var olup olmaması ve tezahürü de bu etkenlerden biridir.

En büyüğü de aynı şekilde karşılık bulamama korkusudur.

Gerçek olan, kız veya erkek farketmeksizin 1-0 önde başlamanın da anahtarıdır ilk adımı atmak.

Dialog veya ikili ilişkinin kontrolünün büyük kısmını elde etmek çoğunlukla ilk adımı atmakla başlayabilir.

"Ben girişimde bulunmayayım, o anlayıp girişimde bulunsun" diye düşünüp diyaloğu başlamadan bitiren kibir ve ego mahkumları da mümkün tabii.

"Ya şöyle olursa" diye düşünmek yerine "en kötü ne olabilir ki" tavrı cesaretle birleşince sosyallik artabilir.

Ve tabii özgüven kadar karşındakine güven de sürecin kolaylık veya zorluğunu belirler.

İlk adımı veya adımları atan, sonuç her ne olursa olsun cesareti ve sosyalliği sebebiyle imrenilmesi gereken kişidir sadece.

Böyle bir eylem sonucu "sazan" veya "fazla rahat" şeklinde değerlendirilme riski yok mu, tabii ki var.

Ama bu şekilde değerlendiren kişiler günün sonunda karakter zaafı sebebiyle asıl kaybeden listesine eklenmek dışında bir etikete sahip olamazlar.

Toplumun özgüvenli cesur ne istediğini bilen, çabalayan ve sosyal bireylere ihtiyacı çok.

Takdir etme cesareti olmayan da yorum yapmamalı.

Oturup kendi asosyalliğine üzülmeli biryerlerde. :)
1 /