1. toplam entry 539
  2. takipçi 8
  3. takip edilen 11
  4. puan 4985
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 3 ay önce

çocuklarla girilen diyaloglar

"Beni ne kadar seviyorsun" yarışına girmiştik küçük kuzenimle, büyük şeyler söylemeye çalışırsın ya. "Okulumun yolu kadar seviyorum" demişti. Bir diğeri de, "uzayın beş yukarısı kadar seviyorum" demişti. Bayılıyorum ya, benzetmelere bakın. Onlar kazık kadar oldular, ben hâlâ bunları yeri geldi mi kullanıyorum.

kumru

Çok zarif bir kuş cinsi. az önce Balkonda otururken yanıma geldi, öyle korkusuz korkusuz dolaştı, yerlerde bir şeyler bulmaya çalıştı gitti. "Gitme, sana muhtacım, iki lafın belini kıralım" dedim ama uçtu gitti. Herifi bekliyordu herhalde.

bez kullanmadan çocuk büyütmek

#7013879

Burada bahsettiğim mevzu. Benim epey ilgimi çekti, zor olmasına zor denemeden bilinmez ama buradaki videoda hanım ablamızın söylediği şey bana mantıklı gelmişti. Çocuklara önce altına yapmayı öğretiyoruz, sonra bir gün geliyor, altına yapmak kötü bir şeydir artık buraya yapacaksın, diye tuvalet eğitimi veriyoruz, diyor. Çocuk lazımlığa oturabileceği duruma geldiğinde aslında zaten tuvalet eğitimini almış oluyor.
Daha sonra 3-4 yaşlarında öğretmek için uğraşacağımız şeyi bebekle en yoğun ilgilendiğimiz dönemde sağlamış oluyoruz, diyor. Aman ne bileyim, hayırlısı ya.

5k1e

#7036005

Güzel düşünceleri için jübİ hocama çok teşekkür ederim, mutlu oldum. İnşaallah yazdıklarımla faydalı Olabilmişimdir.

Benim seramiğe yaklaşım biçimim de tam kendisinin söz ettiği şekilde. Bu duygulara ihtiyaç duyduğum için, öte yandan toprakla, bir ucundan doğayla hemhal olmayı çok istediğim için bu yola girdim. Ve herkesin kendi ilgileri doğrultusunda yolunu seçip, kendisine bir tazelenme, arınma alanı bulması gerektiğini ısrarla savunuyorum. Daha derin bir bakış kazanmaya yardımcı oluyor. her şeyin bir süreci olduğunu, vaktinden evvel ulaşmaya çalışırsan o güzellikte bir sonuç elde edemeyeceğini gösteriyor sana. hazıra ve hıza alışmış bünyeyi sarsıyor çünkü Malzemenin sınırlarına saygı duymak zorundasın.
Ucundan kıyısından bir üretim içerisinde olmaya, renklerle, dokularla hayatımızı güzelleştirmeye hepimizin gerçekten ihtiyacı var.

bir seramik ürünün yolculuğu

cüda'nın sorusuyla fırın mevzusunu eksik bırakmış olduğumu fark ettim. Onu da ekleyeyim:

Seramik ürünleri maalesef ev tipi fırınlarda pişiremiyoruz. 1000 derecelere çıkmamız gerektiği için seramik fırınlarına ihtiyacımız var. Peki evde ürün yapmak istersek nasıl fırınlayacağız? yakınımızda fırın kiralayan bir atölye olup olmadığına bakacağız. Eğer yakınlarda varsa, ilk ve ikinci pişirimleri için cüzi ücretlerle buralarda ürünlerimizi fırınlayabiliriz. Uzaktalarsa da zarar görmeyecek bir şekilde götürüp yine fırınlama işlemlerini yaptırmak mümkün, sadece epey dikkat istiyor.

Bu arada bisküvi hâlde satılan seramik ürünler de var. Sadece dekorlama yapmakla ilgileniyorsanız, Direkt süslemesini, sırlamasını yapıp tek fırınlama işlemiyle sonuca ulaşabilirsiniz.

seramik çamuru

öncelikle seramik hamuru yaygın bir kullanım olsa da, aslı seramik çamuru. yanılmıyorsam hamur olarak bahsedilen şey, daha çok havayla kuruyan, pişirime gerek olmayan versiyonlarına deniyor. ya da tamamen ağız alışkanlığı, bilmiyorum.

seramik çamuru, doğadan elde edilen kilin çeşitli kimyasallarla birleştirilerek ve birçok işlemden geçerek işlenmeye hazır hâle getirilmesinden meydana gelir. Meydana gelen bu çamur, kilin cinsine ve reçetesine bağlı olarak; beyaz, kırmızı, kahverengi, siyah gibi çeşitli renklerde ve şamotlu gibi çeşitli özelliklerde olabilir. Pişme dereceleri, kullanım alanları değişiklik gösterebilir. Çok karıştırılmakla birlikte porselen çamuru ile aynı şey değiller, farklı özelliklere sahiptirler.

Seramik çamurunun yumuşak, katı bir hâli olduğu gibi, sıvı, döküm çamuru hâli de vardır. Bunların işlemleri, süreçleri, kullanılan aletler vs. değişiklik göstermektedir. Kendi içlerinde kolaylıkları ve zorlukları mevcuttur.

Yerli olarak Bilecik çamuru yaygın kullanılan bir çamur çeşidimizdir. Şu an en kaliteli yerli çamur markası da Eczacıbaşı'dır. piyasada esc-1 vakum çamuru ve döküm çamuru şeklinde satılmaktadır. sıfırdan hazırlamak üzere toz hâlinde de satılmaktadır.

bir seramik ürünün yolculuğu

Geçen gün #7034222 sadeciğimin radyo programında konuşmuş olduğumuz bir seramik ürünün sürecini, biraz daha açık anlatmaya çalışacağım. İlgilenen arkadaşlar için umarım faydalı olur.

Şimdii, temel anlamda bir seramik ürün şu aşamalardan meydana geliyor:
Çamur->Şekillendirme->Kurutma->İlk pişirim(Bisküvi pişirimi)->Sırlama->Son pişirim
Tercih edeceğimiz yönteme ve ortaya koyacağımız işe göre bu aşamalar ufak tefek değişiklikler gösterebiliyor.

1-seramik çamurumuzun işlenmeye hazır yumuşaklıkta olması ve içinde hava kabarcığı olmaması gerekiyor. Bu nedenle yoğurarak, vurarak içindeki havayı boşaltıyoruz. Yoksa ürünümüz kuruma ya da pişme sırasında çatlayarak bizi üzüyor.

2-şekillendirme kısmında tercih edebileceğimiz birkaç yöntem var. torna, plaka yöntemi, sucuk yöntemi, çimdikleme yöntemi gibi. seviyemize, bilgimize, yapacağımız üründe neyin daha pratik olacağına göre bu yollar değişebiliyor. Ben genelde plaka yöntemiyle çalışıyorum, onu anlatacağım.
Yapacağımız ürüne uygun kalınlıkta iki çıtayı alıyoruz ve arasına koyduğumuz çamurumuzu merdane yardımıyla açıyoruz. Plakamız hazır olduktan sonra, yapacağımız işe göre keseceğimiz parçaların hesabını kitabını yapıyoruz. örneğin bardak yapacaksak bir silindire, bir tabana ihtiyacımız var. boyu ne kadar olacak, genişliği ne kadar olacak, ayarlıyoruz ve kesiyoruz.

3-Kestiğimiz parçaları birleştiriyoruz. Birleşecek yüzeyleri kirpi denilen bir alet yardımıyla çizip çamurdan elde ettiğimiz balçığı buraya sürerek yapıştırma işlemimizi gerçekleştiriyoruz. Sucuk dediğimiz minik parçalar ekleyerek, modelaj kalemlerimizle bu parçaları iyice kaynaştırıyoruz. ne kadar ince işçilik yaparsak o kadar zarif bir ürün ortaya koyabiliriz. daha salaş işler çok daha kısa sürede ortaya çıkabiliyor. Şekillendirme işlemimiz bittikten sonra işimizi kurumaya bırakıyoruz. işin büyüklüğüne göre, hava şartlarına göre kuruma süresi değişebiliyor.

4-Kuruyan ürün bisküvi pişirimi denilen ilk pişirimi için fırına gidiyor. Çamurun özelliğine göre 1000-1200 derecelerde pişirimi gerçekleştiriliyor.

5-Ardından bisküvi hâlindeki ürünümüze sır altı tekniği ile boyama yapabiliriz; üzerine fırça veya bu iş için üretilmiş kalemler yardımıyla şekiller çizebiliriz.

6-Ardından ürünümüzün son aşaması olan sırlama işlemine geçiyoruz. Sır dediğimiz şey, seramik ürünlerin üzerindeki camsı tabaka. Ürünün hijyenini sağlarken estetik olarak da daha hoş bir görüntü katıyor.

7-Son pişirimi de gerçekleştikten sonra ürünümüz hazır hâle gelmiş oluyor.

Bütün aşamalar için görselim henüz mevcut değil. yine de yazarların çizimleri sayfasında paylaşmış olduğum bu çalışmam üzerinden en azından üç aşamayı göstermiş olayım dedim:

Burada henüz bitmiş, fırına girmemiş hâlde:
git

Bu boyaması ve ilk pişirimi yapılmış hâli: git

Ve final: git

Bu ürünün son hâline gelmesi 1 ayımı aldı (tabii kendi fırınım olmadığından ve atölyeye bağlı çalıştığımdan dolayı süre uzadı). böyle boyutlu bir çalışma ayrıntıları bol olduğundan epey vakit alıyor. Daha basit bir çalışma, yaklaşık 1.5-2 haftada son hâline gelebiliyor. Bu da bir mini vazo:

git

susmak zorunda olmak

Hakka girmemek, edebe mugayir davranmamak, ele vermemek, günah işlememek, şükürsüzlük etmemek, pişman olmamak... Gibi sebeplerle sözümüzü yutup oturmak durumunda kalabildiğimiz zor bir hâl.

Göksel "söylecek sözüm çoktu neden sustum ki" der mesela ama o iş öyle olmuyor işte, onu diyorum.

doğu türkistan davası

"önce insan olmak istiyoruz, insan gibi yaşamak istiyoruz"

Normal yaşadıkları için bile suçlu hissettirilen bir millet. Çünkü eğer bir uygur türkü başka bir yerde normal bir hayat sürüyorsa, ailesinden biri muhakkak bunun cezasını çekiyor ya da çekmiş oluyor. Bu milletin kendisi de adı da kendi topraklarından silinmeye çalışılıyor ve tüm bunlar gözümüzün önünde oluyor.

git
1 /