1. toplam entry 1641
  2. takipçi 8
  3. takip edilen 10
  4. puan 12630
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 6 yıl önce

aliyoni

#7060639

Elf gözlerimle yerini tespit edip aynı hızla kaçmasın diye kollarından tutup gözlerim neler görüyor aliyoni dediğim yazar.

Birkaç günlüğüne İstanbul'a gelmişti. görüşmek de yoğunluktan ötürü nasip olmadığı için içimde kalmıştı. Evrene nasıl bir mesaj yolladıysam bugün Eminönü'nde vapurumuza 10 dakika kalmış arkadaşlarla iskele önünde sohbet ediyoruz. Kalabalığın içinde bir yüz bir anda tanıdık geldi. tekrar baktım, "yoksa?..." dedim, "evet o...", koştuğum gibi yetiştim. 10 dakika da olsa sohbet ettik, yüz yüze görüştük. Koskoca istanbul'da bu kadar kısıtlı sürede evvelinde plan yapmayıp ve yüz yüze görüşmemişken bu tevafuk hem ilginç hem çok güzel oldu. Daha uzun görüşmeler de nasip olur inşallah. çok kıymetli yazar dostum daim olsun var olsun.

ankara

ankara ile alakası olmayanların sevmediği şehirdir.
aman ankara da size bayılıyordu zaten.

ankara sessiz sakin şehirdir, evleri büyüktür, yolları geniştir, ucuzdur, hırsızı uğursuzu azdır, havası soğuktur ama kirli değildir.

ARAGVİ nehirleri

Gürcistan'da yan yana iki nehir akar, biri beyaz, biri siyah akar, birbirlerine karışmadan, yan yana akar. *

dünyada çok örneği var yan yana akıp da renklerini birbirine karıştırmayan nehirlerin: Kisha Ve Belaya Nehirleri (Rusya), Mosel Ve Ren Nehirleri (Almanya), Rhone Ve Arve Nehirleri (İsviçre), Tuna, Ilz Ve Inn Nehirleri (Almanya), Jialing Ve Yangtze Nehirleri (Çin) vs. ARAGVİ nehirleri de bu nehirlerden biri.

git

mekansız hasretler

ulaşılması imkansız özlemlerdir. Kalbin derin bir köşesinde birikir kalır. Sadece özlersin. Yapılabilecek ikinci bir şey yoktur. Ölen yakınların hasreti böyledir. Çocukluk özlemi böyledir. Güzel günlerin anısı böyledir. Artık yerinde yeller esen eski mekanlar böyledir. Zamanı geriye alamazsın, gideni geri döndüremezsin, yıkılanı tekrar yapamazsın. Sadece özlersin, hatırladıkça kanarsın. Başka şeylerle bu hasreti bastırmayı denersin de bir işe yaramaz.
Düşündüm de ne çok hasret var, mekansız, zamansız hale gelmiş.
Kendi kendimize söylenebiliriz ancak.
Çok özlüyorum rahmetli annemi.
Çok özlüyorum o yaz akşamını.
Çok özlüyorum dostum ah dostum.
Çok özlüyorum 17 yaşımı.
Çok özlüyorum kalabalık aile sofralarını.
Çok özlüyorum kar yağarken tramvay yolunda yürüdüğüm lise yıllarını.
Çok özlüyorum şampiyonluğa bir puan kala yenildiğimiz maçları.
Çok özlüyorum nohut tarlasını.
Çok özlüyorum babamın beni heyecanla uyandırdığı harman zamanını.
Çok özlüyorum şiir gecesine şiir sırasının bana geldiği ışıklı geceyi.
Çok özlüyorum can ciğer olduğumuz dostlukları.
Çok özlüyorum.

beklenen kargonun türkiye turuna çıkması

pandemi günlerinde yaptığı ihtişamlı yolculuğu izlemenize neden olan olay. geçen çiçek sepetinden verdiğim ürün siparişi sistemde olan bir hata nedeniyle Trabzon yerine İstanbul'a gitti. satıcı yardımcı olmadı. çiçek sepeti hala geri dönüş yapacak. bu süreçte kargom Antalya'dan yola çıktı, Afyon'a geçti oradan İstanbul'a. İstanbul'da birkaç kargo dolaştı sonra yeniden Antalya'ya döndü. Herhalde iade yapacaklar diye düşündüm. bugün bir baktım ki yine Afyon'a gitmiş. Çocuğum ne yapıyorsun sen? ülkenin dört bir yanından topladığın Corona'yı kokteyl olarak bana mı ikram edeceksin, ne yapacaksın?

git

sözlük yazarlarının karalama defteri

Acilen serseri hayatima bir son verip, duzenli yasamaya gecmem gerekiyor. Duzen olusturmadigim takdirde uykusuz gunduzler beni bekliyor demektir. Son birkac gunum, endiseliyim hususunda.

#6942961 Buna dair de bir seyler soylemek istiyorum. Caninizi sikmayiniz kardesim; herkesin algi cercevesi kendisiyle sinirli. Siz niyetinizden eminseniz, vicdaniniz rahattir. Kotu deneyim veya kotu huy sahipleri herkesi kendileri gibi sandiklarindan cok endiseli oluyorlar bazi hususlarda. Bu da sizin icin bir deneyim olmustur ama bence iyi niyetinizden vazgecmeyip sadece gosterdiginiz insanlar hususunda daha dikkatli olunuz. Cunku siz ne olursaniz olun, gozu ve kalbi kotuluge alismis biri bunu goremeyecektir; kotuye meyli degistirmek zor. Sevgiler. *

dünyaitiraf.com

aşk acısı çekmek istiyorum.
sezen'in acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir sözüne tamamen katılıyorum.
kendimi edebiyat ve sanat alanında geliştirmek istiyorum ama aşk acısı çekmeden pek mümkün görünmüyor.
duyguların yoğunlaşması gerek, yoğunlaşıp aşk süzgecinden geçerek kalpte damıtılması gerek, ardından da aşk acısı ile demlenmesi gerek.
acı olmadan olmuyor. aşk acısı bu işin hamuru. hamur iyi olmadan ne kadar pişse de nafile.
ne kadar ekmek o kadar köfte misali. ne kadar acı varsa o kadar his. hissetmeden hissettirmek mümkün değil. bazı şarkılara bakıyorum, şiirlere, kitaplara... gerçekten hissettiriyor. demek ki zamanında hissetmişler.

pictorem

#6908096

interaktif sözlükleri sadece bir konu hakkında uzmanlaşmış , doktora yapmış ve o konuya tüm hayatını vermiş kişilerce tanım girilebilen bir platform olarak algılayanlarca eleştirilmiş yazar.

bu eleştiriyi yapan kişinin öncelikle bilmesi gereken şey sadece bu sözlük değil hiç bir sözlükte böyle bir mecburiyet yok. burada istersen hesiodos'un yunan tanrıları hakkındaki mitolojik hikayelerini bile hakaret ve küfür içermediği sürece , bilimsel bilginin ulaştığı son zirve anlayışı ile yazabilirsin.

kaldı ki pictorem ablamız gerek kendi uzmanlık alanı sanat konusunda olsun gerekse başka konularda olsun etos, mitos ve patos u asla ciddiye almayan biridir. yani söylenti , efsane ve alışkanlık ile edimi sağlanan bilgilere asla itibar etmez. mutlaka sağlam bir kaynağı vardır yazdıklarının. doğruluğu yanlışlığı tabiki tartışılır ama üfürmatik yazma konusunda eleştirilebilecek son yazardır.

sözlük yazarlarının karalama defteri

toplumun genel normlarına uymadığınız anda toplumu oluşturan her bir (popülist) birey sizi yargılama hakkını hali hazırda hissediyor. garip çok garip. ve aslında iyi ve doğruya uyduğunuz halde toplumun bu normlarla yüklü hafızası size işkence etmeye başlıyor ve bunu en yakınlarınızı kullanarak yapıyor. bu da bir çeşit toplumdan uzaklaşmayı ve "yalnızlaşmayı" getiriyor. kendi yalnızlığınız içinde bunun rahatsız edici olmadığını ve hakikaten mutlu ve huzurlu olduğunuzu biliyorsunuz ama bu sefer de bu "yalnızlaşma"nız toplumsallaşmaya uymadığı için yargılanıyorsunuz ve insanlar hiçbir şekilde bu şekilde "iyi" olduğunuza inanmıyor. şu "yüzüm gülüyor ama fenalardayım"cıların yüzünden hep "öyle gibi" davrandığınızı düşünüyorlar. fakat insan sosyal olduğu kadar da şahsına münhasır, yeterince insan gördüğünüzü düşünüyorsanız "rastgele" edinilen bir fazlasını istemiyor olabilirsiniz.
fakat yine de bu söylediklerim kimseye inandırıcı gelmeyecektir.

allah'a güvenmek

"Allah'a gönülden bağlanıp, ona karşı gelmekten sakınan kimseye, Yüce Allah sıkıntıdan çekip kurtaracağı bir yol gösterir. Ve onu hiç beklemediği yerden rızık ihsan eder. Çünkü kim Allah'a güvenip ona gönülden bağlanırsa Yüce Allah ona yeterlidir." (Talak, 65/2-3)
1 /