1. toplam entry 577
  2. takipçi 6
  3. takip edilen 11
  4. puan 1713
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 11 yıl önce

13 ağustos 2016 beşiktaş galatasaray maçı

öncelikle arkadaşlar buralardayım merak etmeyin, sadece maç akşamı gülmekten gelip de yorum yazamadım.* ( #5574951 )

takım ölü halde, ciddi ciddi sezona hazır değil, eksikler çok, vs vs ama adamlar gelip yine kupa aldılar. hatta yine mi kupa! tabi bunu böyle söylediğimde annemle "istemiyorsanız seneye almazsınız öyleyse" dedi de "anne, durduramıyoeuz valla sürekli kupa alıyoruz, artık almak istemesek de alışkanlıktan alıyoruz ahahaha" gibi diyaloglara da girdik evde.

takım o kadar sıkıcı oynuyor ki maç esnasında gına geldi, darlandım, arada kanalı değiştirip kadın basket maçını izledim. hadi beşiktaş bizden daha iyi, bari kupayı alsın derken bir baktım gol atmışız. sonrası kupayı alacağımızı anladım, maça da biraz heyecan geldi, izledim sonuna kadar. maçla ilgili yorumlara geçmeden önce fernando muslera'yı her yerinden öpüyorum*, kendisi minik elli koca yürekli bir insan olarak tüm galatasaraylıların gönlünü bir kere daha almıştır. hatta geliyor gönlümün efendisi, takımda olmasına en çok sevindiğim insan.

- o meşale atan taraftarlara denecek pek sözüm yok, hepsi beyinsiz. sadece onca güvenlik önlemi içinde o meşaleleri stada sokabilmeleri büyük başarı. ülkedeki güvenlik zafiyetinin bir örneği gibi hey maşallah.

- forvet ve orta sahaya takviye başta olmak üzere her kademede birer tane iyi oyuncuya ihtiyacımız var. öncelik forvet ve orta saha benim için, çünkü oyunumuz insanı uyutacak derecede sıkıcı olmuş. kimse ileriye gitmiyor, giden de top verecek adam bulamıyor. böyle olmaz ki biz alıştık öyle deli danalar gibi sabri'nin çılgın atmalarına falan.* bruma ve sinan'ı beğendim, ne güzel olmuşlar öyle. beklemediğim şey sneijder'in çok hata yapmasıydı, tatil modundan çıkamadı sanırım ama ligler neredeyse başlamak üzere, o yüzden hem kendi toparlansın hem takımı toparlasın, böyle başlamayalım lige allah aşkına.

- hakem kötüydü tabi ki maça öldürücü etkileri olmasa kupayı alamayabilirdik ama aldık, yapacak bir şey yok. dolayısıyla futbolcusundan hakemine keyifsiz bir maç izlemiş oldum.

- yalnız teknik direktörümüzü sevdim, adam çok efendi ve ne yaptığını bilen birine benziyor. sadece adını henüz yazamıyorum, kusura bakmasın. onun haricinde takıma inşallah olumlu etkileri olur da sezon sonu şampiyon bitirip yine şampiyonlar ligindeki yerimizi alırız.

- ayrıca beşiktaş şampiyonlar ligini unutsun bu sene, böyle giderse çabuk eve dönecekler gibi görünüyor.

neyse kısaca yine kupayla başladığımız bir sezonun başındaki süper kupa maçı oldu. kötü maç, iyi skor ve kupa.. bir de muslera tabi, ah yavrum ya ne dans etti öyle, yirim.

dünya ilan

sözlükte pek çok örtmen olmasından mütevellit yazıyorum:

kuzenlerimden biri teog'dan herhangi bir yere yerleştirilmemiş. bundan sonra izlemesi gereken yol nedir? bilgi verebilecek olan biri varsa süper olur. ama kesin bilgi olsun lütfen, farazi bilgiler internette dolu zaten.

insan ne ile yaşar

en sevdiğim tolstoy kitabı, uzun uzun zaman önce okumuş ve çok etkilenmiştim. tolstoy'u sevme zamanlarım da o dönemlere denk geliyor tabi.

tolstoy, insanın sevgiyle yaşadığını belirtir. ilk hikaye de bu konuyla ilgilidir. karşılıksız sevgi, pek çok insanın hayatını beklenmedik şekilde etkileyebilir. bir de insanın ihtiyacı olan toprak konusunu işler bir başka hikayede; ne kadar koşarsan koş, ne kadar çabalarsan çabala, ihtiyacın olanın sadece vücudunun sığabileceği kadar bir toprak olduğu gerçeğini acımasızca hatırlatır.

belki çocuk aklı, belki de görüşlerine katıldığım için hala yeri apayrı bir eser oldu bende bu sebepler ve konulardan dolayı. kitap şu an elimde yok ama yakın zamanda iş bankası yayınları'ndan çıkan baskısını alıp yeniden okuyacağım. hafıza tazelemek iyidir iyi.

kafası kesilen askerin röportaj vermesi

en çok benim sevindiğim olay sanırım, kardeşin kardeşi katletmesi fikri kanımı donduruyor çünkü.

böyle bir şey yoksa eğer ne kadar şükretsek az. bu vatanı düşmanlarından yine askeri koruyacak ve o askerler hep birilerinin evladı, kardeşi, eşi. bazılarının yaptığı işten haberi bile yok ve bir anda vatan haini oluyorlar, sırf o işi yapmasını isteyen hainlerin oyunları yüzünden.

düşünsene haberin bile yok olaylardan, çıkıyorsun sokağa ve halkın tarafından öldürülüyorsun ki benim en çok korktuğum şey buydu. ve tabi insanların bunu gerçekten olması gereken buymuş gibi kabullenip haklı bulması da bir o kadar korkunçtu. bu konuyla ilgili o yüzden hep tepkimi dile getirdim, yine olsa yine söylerim.

dünya sözlük

değişik kafalarda insanları barındıran sözlük. birkaç gündür hayretler içerisinde ve ibretle takip ettiğim yazılar sayesinde gördüm ki insanlar hep tanımadığı insanlar hakkında atıp tutuyor rahatlıkla. hep kendi dediği doğru, hep kendi haklı, hep kendi yani anlayacağınız. böyle tiplere aldırmıyorum, kişinin vicdanının rahat olup olmaması ve kalbiyle düşünebilmesi benim için önemli olan. o yüzden ricam bir kalbiniz olduğunu hatırlayın, sevgiler.

15 temmuz milli irade bayramı

hala kötülüğe karşı kötülük örnek gösterilerek savunulan gün.

bizler müslümanız, elhamdülillah. benim anlayışıma göre adalet olmadan kendi kendine birilerini yargılayıp öldürmek katillikten başka bir şey değil. masum insanlar öldü diye bir siz üzülmüyorsunuz, inanın bana. darbe zihniyetini de bir siz lanetlemiyorsunuz, sozlukteki arkadaşlar nasıl gaza geldiyse bana darbeci zihniyet demeye kalkıyor nerdeyse ama bilen bilir ki ben hem özgürlük yanlısı biriyim hem de insancıl, yani masum insanlar öldüğünde benim psikolojim bozulur, dünyanın neresinde olursa olsun böyle hissederim ki çok şükür hala atan bir kalbim olduğunu hatırlıyorum böylece.

neyse konuyu dağıtmayayım, halk tabi ki zaferini kutlamalı hakkıdır ama hala masum insanlar öldüğü için üzülüyorum ve bunun nasıl bir bayram olması gerektiğini zihnimde oturamıyorum. sebebi de halkın halkı ya da askerin halkı ya da halkın askeri öldürmesi, yani kardeşin kardeşi öldürmesi. rahatsız olduğum şeyleri yazmak beni hatalı yapıyorsa sizin düşünceniz budur, sadece kalbimi dinliyorum ben.
1 /