1. toplam entry 6205
  2. takipçi 7
  3. takip edilen 6
  4. puan 31098
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 9 yıl önce

daikichi

(bkz: #6837817" class="bkz">#6837817)

Sürrealizmin önde gelen sanatçının son resminde anlatmak istediği yeni dünya düzeni çok açık. Biraz da nihilizmden bahsedelim:

İlk göze çarpan güneş oluyor. Siyah tabana zıt Sarı rengi ve masonik algısının yanısıra burada kendisine doğru gelen bir f35 ile 1. Uzay Savaşı'nın sinyalleri veriliyor. Hemen altında yer alan ve anlamsız görülen geometrik şekiller aslında umudun simgelerinden olan Uğur böceğini temsil ediyor. Tıpkı uçurum kenarında açmaya çalışan o iki çiçek gibi.

Resmin aşağısında okyanusu geçip derede boğulmaya hazır bir ördek görüyoruz. Cinsi üzerinde ekiplerim çalışıyor. Ancak buradan anladığımız soyu gitgide tükenen hayvanlar için daha kritik dönemlere gireceğimiz.

Yeryüzünden gökyüzüne ulaşmaya çalışan ağaçta görünen merdiven ise yarım kalmış bir ağaç ev hayali. Ressam burada yaşayamadığı çocukluğuna atıfta bulunmuş. Kenardan çıkan top yeşillik ve kuşlar ise hâlâ bu hayalin içinde kaldığına dair en büyük işaret.

Gökyüzünde asılı duran gözlük biri bizi gözetliyor temasının olmazsa olmazlarından. Yeni Dünya düzeninde buna da alışmamız gerekecek sanırım.

Sol alttaki 8:0' a değinmeden geçmeyelim. 2007 Liverpool- Beşiktaş maçı skoru. Yazar geçmişine de sıkı sıkıya bağlı. Z ve r harflerini ise kuzeni yazmış.

Son olarak kova burcu Yeni yılda sizi çok bir şey beklemiyor. 2020'nin aynısı olmazsa şükredin. Hepimiz aynı dünyanın insanlarıyız. Yalan mı?

istanbul da gidilmesi gereken yerler

sayısı oldukça fazla olan yerlerdir. duruma ve kalabalıklığına göre bazıları için belki de en gidilmemesi gereken yerlerdir bilemem. yine de buraya en beğendiğim, muhtemelen de en bilinen bi kaç tanesini bırakayım.

atatürk arboretumu : sonbaharda ve hafta içi gidilirse sanırım tadına doyum olmaz. huzurlu ve muhteşem görünen bi doğa.

git

küçüksu kasrı, göksu deresi, anadolu hisarı : bunlar birbirine yakın aynı bölgede bulunan yerler. gördüğüm en güzel kasr diyebilirim küçüksu için, göksu deresi kenarında kafede bi şey yiyip içerken ise insan kendini başka bi ülkede hissediyor.

git

git

balat, fener, zeyrek sokakları : tarihi dokusunu koruyan cumbalı evleri, mezatçıları, fener lisesi, molla zeyrek camisi, istanbul kitapçısı, haliç manzarası, az ötede kariye müzesi ve varoşlarıyla dolaşması en keyifli yerlerden.

git

git

https://i.kultur.istanbul/storage/files/images/2018/06/28/istanbul-kitapcisi-zeyrek-subesi-ac-git

süleymaniye : hem şahane mimarisi ve manzarasıyla süleymaniye camisi ve civarı hem de etraftaki seri közcü mekanlara rağmen gidilecek mütevazı fakat güzel manzaralı kafeleriyle gayet hoş bi bölge.

git

devamı daha sonra... *

âşık veysel

Veysel Şatıroğlu; 125 yıl önce bugün doğmuş ozanımız.

iki kız kardeşi çiçek hastalığı nedeniyle hayatlarını kaybetmiş kendisi de 7 yaşındayken aynı hastalığa yakalanmıştı. 1930 yılında bir şairler gecesinde Ahmet Kutsi Tecer'le tanışınca hayatı değişmiş, Tecer'in desteğiyle kendi yazdıklarını söylemeye başlamış, il il dolaşmış, birçok şehirde köy enstitülerinde dersler vermişti.

En çok bilinen eserlerinden "Uzun ince bir yoldayım"ı 49 yaşında söylemişti.

"Doğdumdan beri 49 sene geçmiş. Hayat pek kısa. Gece oluyor, gündüz oluyor. Güneşi görüyorum ama yıldızları merak ediyorum"

abdullah avcı'lı beşiktaş

gelene gidene av olmuş, oldukça acılı bir beşiktaş'tır. sonsuzluğa uzanan kısa ve mantıksız yan paslar, kaleye vurmayı aklına bile getirmeyen oyuncular, salakça savunma hataları, sekiz kişilik orta sahada top kaptırmalar, sorumluluk almayıp alana tepki gösteren takımdaşlar. müthiş bir sinerji oluşuyor haliyle taraftarda. abdullah avcı unutmamalıdır ki türkiye'nin en büyük dört kulübünden birinin başındadır ve bu ülkede futbol sadece bir spor değildir, milyonlarca insanın canını sıkmak toplum için pek fayda getirmez.

yabancı kadınla baş başa kalmak

türk filmlerinde de gördüğümüz bir sahnedir aslında. erkek ve kadın bir nedenden ötürü o geceyi aynı evde geçirmek zorundadır. ağabeyimiz kadına odasını gösterir ve bir de anahtar uzatır. istiyorsan kilitle der.

gelen yorumların çoğunluğunu bu "al bacım kilitle odanı yoksa ben sana atlarım" frekansında.
ya da "ben kendime güveniyorum ama nefsime güvenmiyorum" mu demek istediniz bilmiyorum.

ister inanın ister inanmayın; üniversite ikinci sınıftayken "normal arkadaşım" statüsünde olan bir kızla "korkuyorum lütfen odamda dur" dediği için aynı odada bulundum. o yaşları bilirsiniz hormonlarınız bir nükleer santraldeki enerjiye eşdeğerdir. ama o gece o kendi kanepesinde ben de yere serdiğim yer yatağının üzerinde ayrı ayrı uyuduk.

insanın aklına hiç mi gelmez kötü düşünceler? gelir elbette. insan zihninde iyi ve kötü düşünceler kol gezerler. ama işte insan o düşünceler arasından yapacağı tercihle kendisini tanımlar.
1 /