1. toplam entry 2301
  2. takipçi 3
  3. takip edilen 2
  4. puan 13049
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 4 yıl önce

Kahvaltıda sahte bal veren lokantacının kebabına güvenmek

Öncelikle bal mevzusuna değinelim. Hakiki bal nedir? Bir balın hakiki olması için gerekli kriterler nelerdir? Hangi tür bala hakiki diyoruz?
Mesela Satıcı bal olarak sofraya koyduğu ürünü, marketlerde bal olarak satılan ürün markalarından mı tedarik ediyor? Biliyorsunuz biz onları da hakiki bal kategorisine almıyoruz.
Yoksa kendisi özel olarak sahte bal mı üretiyor ya da ürettiriyor?
Bu konular önemli.
Neyse bunu geçelim.

Gelelim asıl mevzuya. bir insanın dindar olup olmadığının tespitini yapabilmek dinin tüm hükümlerine vakıf olmayı gerektirir. Belki ben de zaman zaman bu ifadeyi kullanıyor olabilirim ama bugün diyanet işleri başkanını bile eleştirebildiğimiz şu noktada dindarlığı ölçebilecek bir makam sahibi göremiyorum. Biz sadece bir insanın dini hassaiyete sahip olduğunu düşünebiliriz.

Yani bir insana dindar etiketini yapıştırıp ondan sonra dindarlıkla alakası olmayan bir davranış isnat edemezsiniz. dindarlıkla ilgisi olmayan bir harekette bulunan birine de dindar diyemezsiniz.

Başlığa konu olan dindar ifadesi bu anlamda doğru değil.
Başlıktan "dindar" ifadesinin kaldırılması gerekiyor.
Hadi biraz da abartayım;
Başlık bu şekliyle toplumun belli bir kesimini zan altında bırakmakla kalmıyor onlar hakkında kin ve nefret duyulmasına yol açıyor.

Son olarak. Eğer bu bir tanımda geçen ifade olsaydı yazarıyla konuşarak halletme yoluna gidebilirdim. Ama başlık olduğu için moderatörlere havale ediyorum.
1 /