@furkan_61

The human voıce

  1. toplam entry 209
  2. takipçi 2
  3. takip edilen 0
  4. puan 1091
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 7 ay önce

sözlük yazarlarının karalama defteri

Yalan söyleyecek değilim.. Antik mısır kıyafete inanmıyor. Firavunum çok haklı. Akaşiklere karışık karışık bıraktığımız kayıtlar... Pardon bıraktığınız kayıtlar. ne diyorsun, salı geliyosun ha! Sen ben annem anca paklarız. Çabuk çık ben giricem. Yorgunsan biz çıkıyoruz. Salı gel ha! Ay ve tiya. Tiya tiya tiya. Huabhaha pubahah hiaahha

nur suresi 21

"Ey iman edenler! Şeytanın adımları ardınca gitmeyin. Kim şeytanın izinde giderse, bilsin ki o, çirkin, fena ve gayrı meşru işleri emreder.(daima ve ısrarla teklif ve telkin eder). Eğer Allah'ın üzerinizdeki lütfu keremi ve rahmeti olmasaydı, içinizden hiç kimse( inanç, düşünce, davranış ve karakterinde) katiyen arınamazdı. Ancak Allah, dilediğini arıtır ve paklar. Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir."

Allah'ın lütfu olmasa kimse arınamazdı diyor ayet. Bir hadisi şerifte şeytanın, her doğan bebeği sıvazladığından bahsediliyor; Efendimiz sav ve hz isa hariç.
Ayetle birlikte düşünülebilir.

içki ve zina

iki girdap.
maide suresi 90 ayet içki, nur suresinin ilk ayetleri zina mevzusunu aydınlatıyor. zina epey sıkıntılı bir haram. öyle ki kuran müslümanları; zina edenler ve müminler diye ikiye ayırıyor. nur suresi 3. ayet şöyledir: ''Zina eden erkek ancak zinakâr veya müşrik bir kadınla evlenir, zina eden kadınla da ancak zinakâr veya müşrik bir erkek evlenir. Bu müminlere haram kılınmıştır.'' en başta da şöyle diyor: '' Bu, âyetlerini kesin olarak belirleyip indirdiğimiz bir sûredir. Düşünesiniz diye onun içinde apaçık âyetler gönderdik.''

sözlük yazarlarının travmatik çocukluk öyküleri

güzel bir çocukken, ergenlikten mesleğin ilk yıllarına kadar cilt problemleri nedeniyle hüzünlü bir erken gençlik dönemi geçirdim. yüzünde bir özrü bulunan insanlar yüzlerine uzun bakılmasından nasıl rahatsız oluyorlarsa, uzunca bir dönem ben de öyle hissettim. tikler oluşmuştu artık; elim yüzümde geziyordum. lisede sınıfta mesut isminde çok düşüncesiz ve kaba bir arkadaşım vardı. çok rahat ne olduğunu sorardı. o rahatlığı millete komik gelirdi, herkes gülerdi. hatta bir gün biyoloji dersinde hoca epidermisten bahsederken mesut olur da söz hakkı alıp konuyu bana getirir diye hocadan izin alıp konu bitene kadar sınıfa gelmemiştim. nerden baksan oniki yılım böyle geçti.

enbiya suresi 105

Şanım hakkı için zikirden sonra Zeburda da yazmıştık: ki her halde Arz, ona benim salih kullarım varis olacaktır

arz'a varis olan salih kullar ifadesi mezmunlar'da da şöyle geçmektedir:
28 Çünkü RAB doğruyu sever, Sadık kullarını terk etmez. Onlar sonsuza dek korunacak, Kötülerinse kökü kazınacak.
29 Doğrular ülkeyi miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.


“İyi” diye tercüme edilen salih kelimesi, “iyi, düzgün, sağlam, erdemli, uygun” mânasına gelmektedir. Yeryüzüne veya iyilerle kötülerin mücadelesine sahne olan bölgeye sonunda kimin hâkim olacağı, Allah’ın mülkünün nihayetinde kime kalacağı veya ebedî mülk olan cennete girmeyi kimlerin hak edeceği konusuna açıklık getiren bu âyeti şu şekillerde yorumlamak mümkündür:

1. Genel olarak tarihte olup bitenlere bakıldığında her zaman iyilerin (sâlih kulların
hâkim olduklarını söylemek mümkün değilse de, eninde sonunda onların kazandığı ve kötülerin hem servet hem de egemenliklerine vâris oldukları, dünyada hayatın bu sayede devam ettiği görülmektedir. Peygamberler tarihte zalim hükümdarlara ve güç odaklarına karşı mücadele eden peygamberler ile onların salih ümmetleri kurtulmakta, düşmanları ise ya mağlûp veya helâk olarak tarih sahnesinden çekilmektedirler. İslâm tarihinde de Hz. Peygamber’e karşı çıkan ve ona her türlü zulmü ve baskıyı uygulayan inkârcılar sonunda mağlûp ve perişan olmuşlar, onların mülkü ve memleketi müslümanların eline geçmiştir.

2. Kıyamet yaklaşınca Allah Teâlâ dünyayı ıslah etmek, yeryüzünde düzeni, huzuru, adaleti ve âdil paylaşımı hâkim kılmak için bazı kullarına görev ve imkân verecek, bunlar dünyaya egemen olarak vazifelerini yerine getireceklerdir.

3. Bu fâni dünyanın (arz) yerine gelecek (vârisi olacak) olan öteki dün­yadır (âhiretteki arzdır), öteki dünyanın ebedî mutluluk alanının adı cennettir, bu dünyada sâlih olan kullar (Allah’ın rızası ölçüt olmak üzere iyiler, erdemliler, düzgün insanlar) cennete girecekler ve böylece her iki arzın vârisleri onlar olacaklardır) (bkz: diyanet)

elmalılı tefsirinde şöyle bahsedilir:
''And olsun ki, Tevrat'tan sonra Zebur'da da yazdık, yahut bu konudaki birtakım hatırlatmalardan sonra Zebur'da yazdık. Ki yeryüzüne ancak iyi kullarım mirasçı olur. Yeryüzü fitne, fesat çıkaranlardan alınır, verasete layık, halifeliğe ehil ve salahiyetli olan Cenab-ı Hakk'a kulluk yapanlara verilir. Yani uzunca yaşama sırrı, dürüst olma prensibine dayanır; bozuk olanların yaşama hakkı yoktur. Firavun ve diğer zorbaların boğulma ve yok olmaları, onların güçsüz gördükleri kulların kutsal yerin (Kudüs'ün doğu ve batısına mirasçı kılınmaları, Davud'un Calut'u öldürüp "Ey Davud ! Seni şüphesiz yeryüzünde halife kıldık, o halde insanlar arasında adaletle hükmet, heva ve hevese uyma" (Sad, 38/26) emriyle halifelik makamına getirilmesi gibi hadiselerle bir hatırlatma yapıldıktan sonra, Zebur'da da bu kanun belirtilmiş ve ahir zamanda Hz. Muhammed'in ümmetinin mirasçılığına işaret olunmuştur. ))

Aslah kanunu veya Elyak kanunu denilen bu kanunun hükmü iledir ki, önce genel olarak insanlık cemaati içinde, kitap ehli olan milletlerle diğerleri arasında meydana gelen sürtüşmede sonunda kitap ehli galip gelmiş; ikinci olarak kitap ehli olanların içinde önce yahudiler galebe etmiş sonra hıristiyanlar, daha sonra müslümanlar üstün gelmiş ve liyakatını koruduğu müddetçe yine gelecektir. Zebur'da belirtildiği gibi burada Kur'ân ile de haber veriliyor ki, Hz. Muhammed'in peygamber olarak gönderilmesinden sonra yeryüzünün mirası, tevhid inancıyla mümin ve salih ameller işleyen biricik ümmet olarak ortaya çıkacak, putçuluk ve ayrılıktan, isyan ve anlaşmazlıktan korunarak en güzel işleri yapmaya gayret gösterip çalışacak olan Allah'ın salih kullarına aittir. Ta ki gökler dürülüp yeryüzü değiştikten sonra, cennet yerinin mirası da bunların olacaktır. "İnsanlar din konusunda aralarında bölüklere ayrıldılar." (Enbiya, 17/93 âyeti ile işaret edildiği ve sahih hadislerde de bildirildiği üzere, bu ümmette de ayrılıklar çıkacak; aralarında emir (komuta zinciri) parçalanarak memleketler elden çıkacak; bununla beraber yine de Peygamber ve ashabının yolunda giden bir fırka-i nâciye (ehl-i sünnet ve'l cemaat denilen kurtuluşa eren bir grup), bir iyiler grubu eksik olmayacak; zamanlar gelecek din garib olacak, iyi insanlar garib kalacak; sonra yine din, başlangıçta olduğu gibi dönüp yeniden ortaya çıkacak; peygamberlik iddiasında bulunacak olan otuz kadar Deccal'dan sonra ilâhlık davasına kalkışacak olan büyük Deccal, İsa Mesih'in yeryüzüne inmesiyle helak olacak; derken Ye'cûc ve Me'cûc çıkacak, yeryüzünde görülmedik fesatlar, tasvire sığmaz savaşlar yaptıktan sonra Allah'ın emriyle yok olacaklar. Artık salib (haç) kırılacak, domuz öldürülecek, iyi insanlar hakim olacak, Hz. Muhammed'in getirdiği şeriatın her tarafa yerleşmesiyle insanlık bir mutluluk dönemine girecektir. Nihayet küçük ve orta nice kıyametlerden sonrada Dâbbetü'l-arz'ın (yerden çıkacak bir hayvanın) çıkması, güneşin batıdan doğması ve Sûr'un üflenmesiyle büyük kıyamet kopacak ve ikinci defa Sûr'a üflenmekle yaratıklar ilk yaratıldıkları gibi tekrar diriltilecek, haşir ve neşir olup, kıyamet günü mutlak surette gelecek, nihayet cennet salih kimselerin olacaktır.)))





sicim teorisi

sicimler 11. boyutta hareket eden partiküllerdir. bu teoriye göre, eğer 11. boyutu görebiliyor olsaydık, maddeleri ayrı değil sicimlerin etkileşimi olarak görürdük. evrendeki her şey sicimlerden oluşmuştur, enerjidir. sicimler bir iple ana kaynağa ve birbirlerine bağlıdır.
verdiği tefekkür malzemesi hoş.
ali imran suresi 103. ayet '' Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah gönüllerinizi birleştirdi ve O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi Allah kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız.'' der.
peygamberimiz '' gökten yeryüzüne indirilmiş olan hablullah (allah'ın ipi), allah'ın kitabıdır.'' diyor.

üzerinde düşünülesi.

bebek

''Naslardan ağır basan/kuvvetli olan görüşe göre, ruh cenine, döllenmeden itibaren kırk günden sonra üflenir.''
40 gün boyunca o bebek annesinin ruhunu paylaşır. annesinden aldığı parçalarla kırk gün sonra kendi ruhuyla varlık sahasına çıkar.

zeyd bin amr

hz ömer'in amcasıydı ve haniflerdendi.
kız çocuklarını gömmek isteyen ailelere engel olmaya çalışan, bazen o ailelere para desteğinde bulunan bir zat. peygamberimizin risaletine yetişememiş. ancak o'nun gelişinin çok yakın olduğunu müşahede etmişti. son peygambere selamını iletmelerini vasiyet etmiş. peygamberimiz o selama karşılık verirken zeyd bin amr'ı cennette gördüğünü ifade etmişti.

selman el farisi

önceleri mecusi idi. sonra hristiyanlığa giriyor. pek çok rahipten ders alıyor. ders aldığı rahip ''sana tavsiye edeceğim kimse kalmadı. ancak son peygamberin gelişi yakındır'' deyip peygamberlik alametlerinden bahsediyor. selmanı farisi de son peygamberi bulmak için yola çıkıyor ve olaylar gelişiyor...
1 /