1. toplam entry 2837
  2. takipçi 5
  3. takip edilen 4
  4. puan 9743
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 5 yıl önce

lgbt bireye yaklaşım nasıl olmalı

Müslüman günaha karşı olur, günahkara değil. Onun cezasını ya şeriat mahkemesi verir ya da Allah. Yargılamak bize düşmez. Elbette ki nazikçe yumuşak sözle uyarmak dinimizde var ama öncesini sonrasını gelebilecek tepkiyi iyi hesaplamak lazım, islam’a düşman etmeyelim insanları. günahkar diye kızdığımız insanlardan önce kendimize de bakalım. Herkes kusurlu kabahatli de bir ben mi kusursuz kaldım demeli insan. Eleştirdiğimiz insanların neler yaşadığını bilmiyoruz. Benzer imtihandan geçsek ne yapacağımızı bilemeyiz. Doğru yolda kalmak çok zordur. O yüzden kusurluyu değil kusuru eleştirmeli.

şanlıurfa

ana tarafından memleketim. Şehir merkezini “eskişehir” ve “yenişehir” olarak 2 kısıma ayırabilirim. Eskişehir diyebileceğim kısımları balıklıgöl’ün, tarihi yerlerin, arap göçmen evlerinin bulunduğu hayran kalınası bir alan. Yenişehir ise daha çok sitelerin ve yeni
yerleşimlerin bulunduğu bir kısım. Ben tabi ki eskişehirciyim. Bayılıyorum böyle yerleri gezmeye. Tek kusuru var buralıların, sabah kahvaltısında bile ciğer yiyorlar. Bana sorarsanız bu bir delilik.

istanbul'un tadına varmak için gerekenler

Pek çok kişi “önce paran olcak abicim” der ama ben “hayır, gezmeyi bilicen” derim. Parasız da olmaz kabul ama önce nereyi gezeceksin, nasıl gezeceksin kişi bunları bilmeli. Nusret’te güzel bir yemek isteyen maaşının yarısını bir gecede yer ama Mimar sinan teras kafe, haliç’te balık ekmek, sultan ahmet meydanı’nda ayasofya ezanı, fransız pasajı’nda dondurmino, gülhane’de islam bilim dünyası müzesi ulaşılabilir zevkler... herkesin kendi ölçüsüne göre zevki olur ve o zevklerden bazıları para ile alınmaz. istanbul abartılmış bir şehir değil daha bütün güzellikleri ortaya çıkmamış bir şehirdir.

dünya sözlük dertleşecek insan veritabanı

Eski tanımları okuyunca anladım ki kimseye derdini anlatmayan çok az kişiden biriymişim. Aslında içini dökmenin ne kadar rahatlatıcı olduğunu da bilirim ve hatta gerçek hayatta kimi zaman birini ararım ki konuşayım da içim ferahlasın. ama burada böyle bir şeye kalkışmak çok zor görünüyor benim için. Bazı arkadaşların aksine 1-2 istisna hariç tanımadığım etmediğim insanlara nasıl mahrem olabilecek şeyleri söyleyebilirim ki? Yanlış olmasın kendimi bununla ayrı bir yere koyuyor değilim aksine özeniyorum da öyle tanışıklıklara. Ama 1-2 istisna hariç benim için o kadar da ileriye gitmedi sözlükten ya da sanal dünyadan tanışıklıklar. Bir falafel zirvesi oldu mesela, bir iftar yapıldı. 2’sinden de çok keyif almıştım, ilkti ve güzeldi benim için ama oradan ileri gitmedi *.

baki mercimek

beşiktaş’ta top oynamış defans oyuncuları arasında benim gördüğüm en kötüsüdür. Bakın en kötü ilk 3’e girer filan demiyorum, net en kötüsüdür. Kolay çalım yer, yavaştır, sakarlık yapar, topu rakip forvetlere pas verir, omuz omuza mücadelede güçsüzdür. Bütün özelliği çok dil bilmesi, ajax altyapısı ve sunderland’da oynamış olması. Yani geçmişi iyi. Geçmişi iyi ama şimdisi kötüden de kötü adamı ben ne yapayım kardeşim. Adam saatli bomba. Her an “acaba ne hata yapacak” diye tedirgin eden bir adam. ne işi var takımda, hangi akla hizmet alındı bu adam ben hala çözemedim.

naci ağbal

Bir önceki başkan (murat uysal) hiç faiz artırmıyordu, dolar alıp başını gidiyordu. Bu da gerekli gereksiz her toplantıda faiz artırdı, kantarın topuzunu kaçırdı. Buna bir denge lazım, böyle olmaz.
Öte yandan mb başkanı’nı değiştirmek bir yere kadar işe yarıyor, faiz artırmazsan borç bulmak, yatırım yapmak için iyi ama faiz artırmazsan da dolar yükseliyor. O da üretim maliyetleri açısından kötü. E faiz artırsan dolar düşüyor ama sermaye edinmek zorlaşıyor. bu kısır döngüden çıkmanın yolu, ülkedeki doları artırmak yani pahalı ihracat yapmak veya altın bulmak, petrol bulmak bu sayede yurtdışına çıkan parayı azaltmak. Öbür türlü bu bataklıktan çıkamıyoruz.
1 /