1. toplam entry 265
  2. takipçi 0
  3. takip edilen 0
  4. puan 42
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 11 yıl önce

karne

geçenlerde dolapları düzeltirken bir düzinesine denk geldim. kalabalık bir aile olmamızdan mütevellit epeyce biriktirmişiz. kimisi takdire iliştirilmiş kimindeki kırık not hafif rötuşla düzeltilmiş, ergen bir öğrencinin el çabukluğu işte.
tek tek baktım, inceledim, kişilere göre ayıkladım. her kardeş için bir dosya düzenledim, fırsat buldukça sahiplerine iade edeceğim.
kendi adıma da orta bir karanlık bir çağ imiş, bu kağıt parçası yüzüme vurdu.

karne bir anı imiş, insan büyüyünce anlıyor. zamanda yolculuk yaptıran küçük bir pusula. özenle saklayın. ilerde ansızın yolunuza çıkması pek nostaljik oluyor.

komşudan gelen kavga sesleri

bir dönem, sanırım beraberinde fiziksel şiddet de barındıran bir şekline şahit olmuştum. gerçekten çaresiz hissediyor insan. elinizin ulaşamadığı bir mecra. aile içidir diyorsunuz, sineye çekiyorsunuz... öte yandan, komşuluk hakkıdır deyip kolluk kuvvetlerine haber vermek bile gerekebilir, haberlerde gördüklerimizi düşünerek...

haberin var mı

nasıl ki isteyerek sevmiyorsak unutmanın da elimizde olmadığının ispatıdır.

ingilizcede "fall in love" denir yani aşka düşmek; düşmek, elimizde olmadan, kaza ile.

unutmak da böyle, sevda terk edecek ki unutalım, yapacak bir şeyimiz yok, bekleriz, çile dolduran derviş gibi, sevdanın bizi terk etmesini bekleriz.

aç kalırız, susuz kalırız, belki terk eder sevda bizi. gerçi terk etmesini isteyen kim? beklesek de istemeyiz. biz sevdanın sokağında, gecenin efkarıyla, sevdanın hayaliyleyiz.

online olup tanım girmemek

aslında kızdığımız bir durum. kardeşim madem buradasın yaz iki satır da sözlük canlansın diyoruz.

ama öte yandan tanım yazmasa da online olanlar, yani sözlüğün başında vefa ile bekleyen yazarlar var. bu da sözlüğün hala ölmemesinin en büyük sebebi. demek ki yürekten bağlıyız buraya. her gün bıkmadan usanmadan gelip bu sessiz sözlüğün başında bekliyoruz, ağır hasta yakının başında sabırla bekleyen, bir iyileşme emaresi arayanlar gibi.

neyse, daha fazla ajitasyon yapmayayım, hasta da olsan iyi ki varsın ihlsözlük!
belli mi olur, belki bir gün uyanır elimizden tutarsın! *

uzun uzun telefon görüşmesi yapmak

uzakları yakın eder. yakınlığı, sıcaklığı, duyguları taşır diğer tarafa. uzun uzun konuşmak, sanki uzun uzun yazmak gibi. konuştuğun kişi zaten hep gözünün önünde olansa, hani gözünün önünden gitmeyen, hani burnunda tüten; sesiyle bilirsin yüzündeki mimiği de kalbindeki muhabbeti de. o telefon hiç kapanmasın istersin, yanındaymış gibi hissedersin. telefon o anda sadece ses ileten bir makina değildir ki, kalpten kalbe kurulan köprüdür.

alternatifleri de iyidir; msn var, skype var, gtalk var...
teknolojinin en güzel yanı, uzaklar artık yakın, ayrılığa biraz merhem.
1 /