1. toplam entry 4143
  2. takipçi 8
  3. takip edilen 16
  4. puan 22739
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 11 yıl önce

sözlüğün son gününde şu köşede tematiğimi kasayım yazarı

öldüm ulan ben mesai bitmedi mi dememecesine kasan yazardır.

böyle bir günde olur mu bilmiyorum ya da belki de tam bugünde olur. az önce aklıma tematik bir başlık geldi, sonra ne yapıyorum dedim. the walking dead'deki gibi salgın yayılmış, ordu sahaya inmiş, bomba falan atmış ama sen oturmuşsun zombi olmuş kocana akşam için portakallı pekin ördeği hazırlıyorsun. o zaten eve gelirse gülüm, senden başkasını yemeyecektir.

aylaklara, rick'e ve cam binalara dikkat. taş duvarlı, telli, sığınak tarzı yerler bak bence, bir de konserve!

nordik refah modeli

refah devleti olgusuna nordik yani iskandinav ülkeleri perspektifinden bakış. bu ülkelerde uygulanan ve kapitalist sistemle komünist sistem arasını bulmaya çalışan sistem aslında.

gelir dağılımı adaletine en yakın, fakirliğin en aza indirgenebildiği, kişi başına düşen gelirin yüksek olduğu ve dünyada gsyih'e oranın en yüksek olduğu ar-ge yatırımlarına sahip ülkeler. kamu için inanılmaz hantal ve verimsiz denilse de ve yük özel sektöre bindirilmiş olsa da, bir şekilde yürüyen sistem.

yaşlanan nüfus, kamu harcamalarının gsyih'e oranının artışı ve gsyih'in hemen her ülkede %50'sinin kamu harcamalarına gitmesi ve yüksek vergi yükü de sistemin zayıf karnı.

sosyal ortamda mesafesiz insanlar

tam olarak nasıl insanlardır bilmiyorum. sosyal ortamda mesafeli insanlar oluyorsa bu da olabilir diye düşündüm. oluyorsa nasıl olduğunu anlatan olursa sevinirim.

ille de bir şey söylemek gerekirse ve bu sözlük özelinde: sanırım, her başlığa koşan ve herkese mesaj atan tiptir. mesafe yok yani, o ne yapsın.

diğer başlıktaki kişi ve kurumlara kesinlikle laf vurmuyorum. işbu başlıktaki kişi ve kurumlarsa tamamen hayal ürünüdür.

sevmem ama bir de sosyal mesaj olsun: mesafe her zaman ve her yerde iyidir. kendim öyleyim diye değil, sadece iyi olduğunu düşündüğüm için.

21 aralık 2015 osmanlıspor beşiktaş maçı

sahanın belki de en kötüsü sosa'nın iki jeneriklik golüyle kazandığımız maç oldu. ilk goldeki şutun kaleyi bulduğunu biz zaten anlayamadık, sunucu da anlayamadı. ikinci golü ise sosa'nın, osmanlıspor defansını ipe dizip kendine uygun pozisyonu açarak kaleyi bulmasıyla oldu ve zaten son dakikaydı ve maçı bitirdi. onun dışında sefilleri oynadık resmen. canı sıkılan atiba'ya top attı. var yaratıcılığı sen düşün.

osmanlıspor'u da konuşmadan olmaz. inanılmaz iyi kapanıp inanılmaz hızlı çıkıyorlar. hatta ilk yarı, yarım sahamızda baskı kurup oyunu kalemizin önüne yığdılar. hızlı hücumlardaki başarıları tamamen zenci oyuncularıyla alakalı. ndiaye, tisdell ve aminu'yu al koy beşiktaş'a gram sırıtmaz. sosa kötüyken ndiaye oynar, sola olcay yerine tisdell'i at, sağda da q17, töre kaprisine son ver ve aminu'yu oynat. hiç fena olmazdı bence. iyi takımlar ama niye o kadar alttalar ben de anlayamadım.
1 /