1. toplam entry 1090
  2. takipçi 23
  3. takip edilen 29
  4. puan 15086
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 6 yıl önce

dünya sözlük'e veda tanımı

Bundan bir yıl önce 5.000 dolaylarındaki tanımlarımı peyderpey silmeye başlamıştım. Bugün geriye kalan aşağı yukarı 1.000 tane tanımımı kopyalayıp word'e taşıdım ve 560 sayfalık bir içerik oluştu. Bu ortalamayla bakıldığında sildiklerimi de dahil edersek 5-6 ciltlik bir eser oluşturabilirmiş. Geyikler, olaylar, eleştiriler, tepkiler, bilgiler, anılar, hüzünler, sevinçler... yazılanların kimse için değeri olmasa da yazar için değerli olması yeter. Zira Yazmak, düşünmeyi meslek edinmiş insanlar için bir ihtiyaçtır ve her ihtiyaç değerlidir.

Hasılı, Tabelanın önemi yok. Kıymetiharbiyesi beraber olduklarındır ki biiznillah kazanılmış samimiyet muhafaza ediliyor, hep atıf yaptığımız ruh korunuyor. İnşallah hayırlısı olur. Hep hayrı istedik çünkü biz bilmeyiz, Allah bilir. Bundan gayri, sonraki durakta fikirlerimiz ve zikirlerimiz buluşana dek, herkesi Allah'a emanet ediyorum.

Sözlüğün halifesi benmişim gibi bir son oldu ama...

ayasofya

Ayasofya'daki estetiği, ruhu, davayı görebilmek için, yıllar sonra okunan ezanda Hz. Bilal'i (r.a) duyabilmek için insanın kalbinin temiz, zihninin berrak olması lazım gelir. Avrupa'da mabetlerin kapatılışını sevinerek gösteren dışkı kokan zihniyetin çürük mahsülleri bu toprağın kanser hücreleridir. Dolayısıyla bu abdestsizlerin Ayasofya gibi kutlu bir mabede yaklaşması dahi yasaklanmalıdır. Layıkları lağım olanın arşa gebe bir toplumda ve toplumun kutsalında yeri olamaz.

git

ali babacan'ın kürsüde ağlaması

Ben bir erkeğin ağlamamak için mimiklerini nasıl dondurmaya çalıştığını, o damla gözünden düşmesin diye nasıl içine akıttığını bilirim. Güttüğü dava davam değil, sunduğu deva umrum değil lakin ne olursa olsun samimi bir duygu olduğunu hissettim. Ancak zerre miskal acımadım. Çünkü medet umduğu, bel bağladığı kitle şu an kendisiyle en alçak şekilde alay edip eğlenmekte. "Siyasal İslamcı gene mağduriyet devşiriyor", "bitiremediler 28 Şubat ekmeğini" ifadeleri acı acı yüzüne vuruluyor. Hadi bakalım babacan, tüm bunları yutup bir omurgasız gibi kucaklarına mı oturacaksın yoksa ne sağcıyım ne solcu deyip doğruya mı koşacaksın göreceğiz.

meyus

dünya yardıma bıraktığımız destek çağrısına çok hızlı bir dönüt yapmış, akabinde sağladığı katkılarla gönlümüzde yer edinmiş kıymetli bir yazar. Öyle ki daha önce hiçbir şekilde temasımız olmamasına rağmen telefon ile yarım saati aşkın ihtiyaç duyduğumuz desteği sunma nezaketini bizlere göstermiştir. Elbette tevazu gösterecektir ve elbette alelade bir methiye gibi gözükecektir lakin böyle iyi insanlar az kaldığını söylemek ve kıymetinin muhafazasını vurgulamak oldukça yerinde olacaktır.

Biz bildik ve razı olduk, Allah da razı olsun inşallah.

aşı propagandası

Tıp insanlarının topluma; ihtiyaç duyduğu izahatten fersah fersah uzak açıklamaları, aşı olmak istemeyenleri hakir görmeleri ve aşı olunmamalı diyenlerin argümanlarına tatmin edici tek bir cevap vermeden alaycı bir tavırla meseleyi ele almaları eşliğinde yürütülen işgillendirici bir dayatma.

Bugün itibariyle ülkemizdeki resmi rakamlarla değerlendirecek olursak:

Toplam vefat sayısı - 19.624
Toplam iyileşen sayısı - 1.994.034

git

Bu istatistik gösteriyor ki hastalığın ülkemizdeki cinayet performansı aşağı yukarı %1. Peki bu hastalık neden bu kadar öldürücü lanse edildi ve ediliyor?

Ülkelerin sağlık hizmeti kapasitesinin sınırlılığıdan kaynaklı kısıtlamaları anlıyoruz zira bu hastalık bulaş riski taşıyan ve akciğerleri hedef alarak sağlık hizmeti almak zorunda bırakan bir virüs. Lakin bugün karşılaştığımız tabloyla* ve çevremizde yaşanan tecrübeleri ele alarak* büyük resmi bir kez daha ele aldığımızda istemsizce neler oluyor diyoruz.

Aşılarla insanlara mikro çip takacaklar diyen insanları da okuyoruz,
aşılarla insanları kısırlaştıracaklar diyen insanları da dinliyoruz,
aşılarla uzun vadeli büyük hastalıklar oluşturulacak diyen insanları da izliyoruz.

Açıkçası bu komplo teorisi addedilen senaryolar dahi çok daha akla uygun argümanlara dayanıyor. Şahsen bu düşüncelerin herhangi birini savunuyor değilim lakin aşı olunmalı diyen insanlardan çok daha dürüst ve samimi bulduğumu ifade etmeliyim.

Evet, bu noktada devletimizin idaresindekilerinin bizim sağlığımızı muhafaza edebilecek yetkinlikte kişiler olduğuna ve bilim kurulunda bulunan zevatın doğru ve dürüst yönlendirmelerde bulunduğuna kesinlikle inanmıyorum.

Aşı olduktan sonraki süreçte de maske ve mesafe kuralının devam edecek olması hasebiyle de şu an için aşı olmayı kesinlikle reddediyorum. Aşı olan maskeyi çıkarır dedikleri vakit ise Bill Gates'in önüne uzanan ilk kobay ben olacağım inşallah. Bakmayın lafazanlık yaptığıma tüm derdim maske benim. Öyle işte.

kol saati

Avama nasıl anlatacaksın şıklığı, asaleti, duruşu... Haspam en son cassio saat takmış, onla da rahat durmamış kronometresiyle maç yapmış. Bir de kalkmış iki bin lira saat mi olur diyor. Ekteki saat muhtemelen bizim evden pahalıdır.

git

Bu da iki parça çelik mekanizma dediği sanat.

git

tam bir fakir ruhlu bu çocuk ya Allah affetsin.

hz. hatice de tüccardı

Kadının modern düzende çalışmasına ilişkin geçen sohbetlerin başrolü annemiz. Selam ve dua onun üzerine olsun lakin bir hatayı düzeltelim.

Hz. Hatice bir tüccar değildi. Hayatının hiçbir döneminde ticaretini kendi yürütmemiştir. Annemiz varlıklı bir aileden gelen soylu bir kadındır. Ailesi de, eşleri de hep varlıklı insanlar olagelmiştir. Ticareti kendisi adına hep başkaları yürütmüştür. Yani ücreti mukabilinde çalışan istihdam etmiştir. Kendisi kervanlara katılıp, panayırlarda bulunmamıştır. Hatta Hz. Peygamber (s.a) ile tanışması da bu vesile ile olmuştur. Kendisini zarara uğratan ve aldatan çalışanlardan kurtulmak isteyen annemiz kardeşinin adına ticaret işlerini yürüten Hz. Peygamberi (s.a), kardeşi ticaretten çekilince istihdam eder. Çünkü o el-emindir. Emin değil, el-emindir. Takdir bu ya, tahire olarak bilinen annemiz ile tahirlerin en tahiri Resulullah'ın (s.a) izdivacının temelleri de böyle atılmıştır.

Hasıl kelam, modern dönemde kadının çalışması gerektiğini savunurken annemize iftira etmeyin. Bu vebal ağır gelir. Ezilmeyin.

tefhimu'l kur'an

Büyük âlim, müfessir ve fikir adamı ebü l ala el mevdudi'nin tefsiri. Elhamdülillah nasip oldu; okuduk, anladık, öğrendik ve öğretme niyetine girdik.

7 ciltlik urduca'dan Türkçe'ye tercümesi, 14 asırlık bir dinin bugün idraki noktasında bizlere çok şey öğretiyor. Mealinden bildiğimiz ayetlerin, kirlenmiş ve sınırlandırılmış zihinlerimizdeki tahayyülünden pek uzak manalarını, ayetlerin nüzul sebepleri, muhatapları, indiği dönem ve şartlarıyla tafsil eden üstat, evet, şeksiz ve şüphesiz rahman'a olan sadakatimizi ve aşkımızı sarsılmaz bir inanç ile kalbimizin en derinine nakşetme noktasında üzerine aldığı sorumluluğu hakkıyla yerine getiriyor. Hakkıyla diyorum çünkü sadece başlıklar halinde aldığım notlar 100 sayfayı buldu, bu başlıkları icmale kalksam bir kitap doğar. Öyle aşkla okudum, aynı aşkla sizlere tavsiye ediyorum.

--- alıntı ---

Bütün kalbimle ve samimiyetle Allah'a şükrediyorum. Tefhimu'l Kur'an'a Muharrem 1361 / Şubat 1942'de başlamıştım Tam otuz sene dört ay sonra bugün tamamladım. Allah'ın lütfu sonucu, benim gibi hakir bir kula bu yüce Kitaba hizmet etmek nasip oldu. Tefhimu'l Kur'an'm doğruları Allah'ın hidayetinden, yanlışlarn ise benim ilim ve anlayış eksikliğimdendir. Ama Allah'a hamd ederim ki hiç bir yanlışlığı bile bile yapmadım. Onun için, Kerim olan Allah'ın beni affedeceğini umarım. Eğer bu Kitap, Allah'ın kullarına hidayet vesilesi olmuşsa, bu, benim de mağfiretime de vesile olacaktır. İlim sahiplerinden ricam, yaptığım yanlışlardan dolayı beni uyarmalarıdır. Yaptığım yanlışlık, delili ile açıklanırsa inşallah onu düzeltirim. Allah'ın Kitabı konusunda bilerek yanlış yapmaktan ve yanlış üzerinde ısrar etmekten Allah'a sığınırım. Eserimin isminden de anlaşılacağı gibi bu çalışmamın amacı, Kur'an'ın anlama ve ruhunun kavranabilmesi için gösterdiğim bir çabadır. Ayrıca, sadece meal okunduğunda oluşabilecek Kur'an hakkındaki şüpheleri gidermek ve sorular cevaplamak için gayret sarf ettim. Kur'an'ın icazını ve kısaca değindiği yerleri açıklamaya çalıştım. Başlangıçta amacım tefsir yazmak değildi. Onun için birinci ciltteki açıklamaları kıs tutmuştum. İlerledikçe, açıklayıcı notları daha uzun tutmaya gerek duydum. Zaten son ciltlerle birinci cildi karşılaştıran okuyucu da bunu farkedecektir. Böyle olma nedenlerinden biri de Kur'an'daki tekrar olaydır. Tekrarın yararı Kur'an'daki bir konu bir yerde tam olarak açıklanmamışsa, aynı konu sonraki surelerde tekrarlandığında daha ayrıntılı yazma imkanının elde edilmesidir. Kur'an'ın Tefhimu'l Kur'an aracılığı ile okuyan bir kimse bir defa okumak ile yetinmez ve ikinci kere okursa ikinci okuyuşunda, sonraki surelerin açıklamasının önceki sureleri anlamasına çok yardımcı olacağını görecektir.

Ebu'l A'la Mevdudi

LAHOR

24 Rebiu'l Sani 1192 / 7 Haziran 1972


--- alıntı ---

tabiat risalesi

said Nursi'nin kaleme aldığı, küfrün argümanlarını yerle yeksan eden bir eser.

Varoluşun; mucitliğini, şairliğini, sanaatkarlığını ve zanaatkarlığını kadir-i zülcelal'den alıp esbaba, tabiata veya mahlukatın kendine (otonom) yükleyen zevatın ne denli akıldan yaya olduğuna, üstadın aklın tüm kuvvetini kullanarak pek muteber teşbihlerle izahatte ve tafsilde çığır açtığına tanıklık ediyorsunuz. Allah ondan razı olsun.

--- alıntı ---

Ey ahmaku'l-humakadan tahammuk etmiş sarhoş ahmak! Başını tabiat bataklığından çıkar, arkana bak; zerrattan, seyyarata kadar bütün mevcudat, ayrı ayrı lisanlarla onun vücuduna şehadet ettikleri ve parmaklarıyla işaret ettikleri bir Sâni'-i Zülcelal'i gör ve o sarayı yapan ve o defterde sarayın programını yazan Nakkaş-ı Ezeli'nin cilvesini müşahede et, fermanına bak, Kur'an'ını dinle, o hezeyanlardan kurtul!

--- alıntı ---

ekonomide devletin rolü

islami bir bakış açısı ile mohammad nejatullah siddiqi'nin kaleminden bir eser.

Üstat, sosyal nizamın inşası ve muhafazası için sosyal ve kurumsal ödevleri Kur'an'ın ışığıyla ve resulullahın (s.a) sünnetiyle ele alıyor. Ayrıntıları ve güncel sorunları yine mezhep imamlarının değerlendirmelerine, sünni fukahanın hükümlerine ve çağdaş ulemanın fikirlerine dayandırarak tartışıyor. Allah ondan razı olsun.

--- alıntı ---

Sosyal adaletin tesisi için islam toplumunda devletin rolünü tasdik eden ve ekonomideki yerini aktif bir aktör olarak vurgulayan siddiqi, kur'an ve sünnetten alıntılar vererek islami bir devletin temel ekonomik işlevlerini sıralamakta ve onları günümüz yapılarında incelemektedir. kitap, herhangi bir müslüman ülkeye yönelik gündem teklif etmemektedir. yine de devletin vatandaşına yönelik sorumluluğunu, kamu harcamalarını, vergilendirmeyi, borçlanmayı ve uluslararası ekonomik ilişkileri müzakere ederken hepsinin görüşlerine yer vermektedir.

siddiqi, islami devletin sosyal adaleti sağlamada ve ekonomik faaliyeti manevi-ahlaki gayelere götürmede önemli bir rolü olması hasebiyle bilgi, teşvikler, değişime uyum kabiliyeti ile otoriterlik ve yolsuzluğa hassasiyet hususlarında özel dikkat edilmesi gerektiğini belirtmektedir. devletin yozlaşma ve tiranlık eğilimi karşısında ahlaki değerleri özümseyerek ekonomik aktörlerin iyi davranışlı olması sağlanmalıdır. devlet müdahalesine olan ihtiyacın asgariye indirilmesi, bireyin eğitim vasıtasıyla sosyal olarak sorumlu davranışa meyletmesine geçit verilmelidir. gönüllü sektörün genişlemesinden sonra ise siyasi bir adım olarak yöneticilerin halka karşı hesap vermede sorumlu olduğu ve bireylerin görüşlerini ifade etme ve birbirleriyle ilişkilendirme özgürlüğüne sahip olduğu temsili bir hükümet sistemi kurmalıdır. ahlaki değerler, gönüllü sektör, siyasi yapının islami hayatın olmazsa olmaz parçaları olduğunu vurgulayan siddiqi, günümüz yapılarında islami ekonomik yapı hakkında bir çerçeve sunmaktadır.

--- alıntı ---

president

Covid'in biiznillah president'a bir etkisi olmaz. Aksine kardeşimin günahını döker, yine artı yazar. Lakin covid o bünyeye sızıp kardeşimin imanından nasiplenmeden nasıl çıkacak? Dolaşıma sızıp o kalbe zuhur eden bir varlık nasıl iman-ı tahkiki ile derdest olup zelzelelerle savrulmayacak onu deyin hele.

dünyayı sallayan virüse kalbini açıp tebliğ çıtasını arşın eteklerine asmış mübarek yazar. Geçmiş olsun.

iki kişinin bildiği sırrı ile sözlük röportajı

Taba rengi kaşe bir montla, otantik bir mekanın arka masasında yekten otururken bakırda pişmiş kahvenin yanına birkaç dilim ekşi elma isteyerek tanım giriyormuşsun gibi bir hava var felsefik tanımlarında. İçimi gıcırdatan bir şeyler vardı zaten sende, takip ettim. Bilirsin elim kolum uzundur, CIA Bursa departmanından sızan bilgilerine ulaştım ve seni lila bir gömlekle çayırda tefekkür ederken bulmuşlar. Bu karizmatör sen misin? Sen değilsen bu kim? HasbinAllah ve nimel vekil.

git

Sual: bir insanın objektif olabilmesine imkan veriyor musunuz efendim?
1 /