1. toplam entry 9198
  2. takipçi 21
  3. takip edilen 18
  4. puan 41400
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 12 yıl önce

mehmet metiner

siyasi erdemler risalesi diye bir kitabı var. aklıma geldikçe gülüyorum.

ama gençliğinde ses getiren makul işleri var. mesela henüz adnan oktar kediciklerle çıkıp televizyonlarda dans etmeye başlamadan, mehdilik iddialarında filan bulunmadan önce islami tayfa* içerisinde sözü geçen insanların dahi harun yahya'yı (maşallah hocam) muteber saydığı dönemde, mehmet metiner adnan oktar'ın gerçek yüzü diye dergiler çıkarıp yazılar yazarak bu adamın ne kadar büyük bir dezenformasyon projesi olduğunu insanlara anlatmaya çalışırdı. millet adnan'ın peşine düşüp metiner'e tepki gösterirdi ama, adnan zıvanadan çıkınca kıymeti anlaşıldı. hoş adnan zıvanadan çıktığında metiner'in de şirazesi azıcık kaymıştı. 80lerin sonunda mücadele ettiği şeyin kendisine dönüştü, savunucu haline geldi.

ekim 89'da çıkan bir dergi, çıkaran, yazan mehmet metiner
git

siyasal tüm erdemlerin dezenformasyona uğradığı bir düzenin en ateşli savunucusu iken çıkıp böyle bir kitap yazması da başka bir ironi.

ahsen tv

bu adam basın değil mi arkadaş, niye mütemadiyen dayak yiyor ve kimsenin sesi çıkmıyor. hani basın özgürlüğü?
adamı, tarzını, temsil ettiği şeyi, değerlerin içini boşaltan bu tipleri zerre kadar sevmem ama yaptığı şeye sadakatine hayranım, kaç defa dayak yedi, kaç defa sosyal linç yedi, ailesi, çocukları üzerinden filan olmaz şeylere maruz kaldı ama aynı düşünce ile hala devam...

ha bir de bir ara sedat pekerle filan pek bi samimiydi videoları filan vardı sanırım, peker-hükümet ile ters düşünce kaldırdı sanırım videolarını.

kendisini darp edenler nasihat edilip salınacak muhtemelen. ne diyeyim ki, siyaseti kastetmiyorum elbet, ama savunduğu, tuğla koyduğu zemin üzerine bina edildi adalet sistemi. insani olarak yine de geçmiş olsun diyeyim.

Yanığa patates koymak

patates hiç denemedim ama iz kalır denilen derin bir yanık için sarı kantaron ve aleoveranın doğrudan bulamaç kıvamına gelene kadar bir havanda dövülmesi ile elde edilen bir krem uygulaması ile 6 ayda iz bile kalmadı. havanın gümüş lması gerekiyormuş yalnız. o kısmı bana koca karı şeysi gibi geldi ama... bir rivayete göre eski bir inka şifacısının reçetesi imiş. makul. adamlarda altın gümüş gırla nasılsa...

zehra güneş

almanya maçının ardından milletler liginde blok sıralamasında 3. sırada.

sürekli olarak fiziksel güzelliği ile gündem oluyor ama kendi branşında elit kategoride bir sporcu aynı zamanda. oynadığı pozisyonda dünyada ilk 10dadır. sadece türkiye değil, dünya genelinde ilgi gören, popüler olmuş biri. zaten bir yıldız ama bu ilgi ve şöhret onu bambaşka bir levele de taşıyabilir, bitirebilir de...

özellikle futbolcularımızda gördüğümüz, 16-17 yaşında gelen şöhret ve para onları bir süre sonra kontrol edemeyeceği sorumluluklar altında bırakıyor. bir çoğu da o sorumluluk altından kalkamıyor kaybolup gidiyor. zehra için henüz böyle bir durum yok. belki voleybolun zaten branş olarak o kadar popüler bir spor olmaması, futbol kadar büyük paralarla dönmemesinin bunda etkisi var. (hazır bir analoji kurmuşken dünya futbolunda bugün mane ya da salah neyse zehra'da voleybolda aşağı yukarı odur ki, mane'nin bayern münih'e 40 milyon euro'ya transfer olduğunu belirtmek gerek burada.)

ama demek istediğim görsellik, fiziksel güzellik , davranış ve tavırlar bir sporcunun ikonlaşmasında en önemli etkenlerden biri. michael jordan, cristiano ronaldo, david beckham, maria sharapova, ayrton senna kesinlikle çok yetenekli isimlerdi. ama onları ikonik birer sporcu yapan sadece çok başarılı sporcu olmaları değil, ekranlarda, gazete sayfalarında görsellikleri yüzünden de tercih edilen isimlerdi.

örneğin 2000 li yılların ingiltere milli takımında alan shearer, andy cole, emile heskey ne kadar iyi oynarsa oynasın ingiltere bir kazandığında, hatta kaybettiğinde ekranda ve fotoğraf karelerinde hep beckham görünür. çünkü 90 dakikanın sonunda hafif yağmurda ıslanmış uzun sarı saçlarıyla kaslı kollarını havaya kaldırmış sevinen bir beckham ya da sahanın ortasında başını öne eğerek üzgün bir şekilde soyunma odasına dönen beckham'ın fotoğrafı, hat-trick yapmış bir alan shearer'dan, ya da her şeyiyle mücadele etmiş fakat yenilmiş takımın üzgün kaptanı seaman'dan daha etkili bir görseldir. veya maria sharapova, venüs williams'ın ancak 3te1 i kadar başarılıdır ancak venüs'ün 3 katı başarı ve 3 kat uzun süren profesyonel kariyerine rağmen maria hala adından söz ettiren bir ikondur.

özetle demem o ki allah bir insana yetenek ya da güzelliği nadiren verir. her ikisini aynı insana çok çok istisna olarak verir. zehra belli ki her ikisine de sahip. bunu iyi kullanır iyi bir pr yapabilirse c.ronaldo'nun, teniste maria sharapova'nın geldiği noktaya gelebilir. o branşın o sporun en iyisi olmasa dahi uzun yıllar konuşlan efsanesi olabilir, bir ikona dönüşebilir.

sultanlar ligi

türkiye profesyonel kadın voleybol ligi.

zaman zaman önüne yanına sponsor ismi alıp isim dğeiştiriyor.

vestel venüs sultanlar ligi gibi.

aynı zamanda dünya kadın voleybolunun zirvesinde görülen lig. sadece yerli yıldızlarla değil dünya kadın voleybolunun yıldızlarının, en başarılı oyuncuların bir şekilde sultanlar ligi kulüplerinin formasını giydiği organizasyon.

fıvb milletler ligi maçlarında, olimpiyatlarda sahaya çıkan üst sıraları zorlayan milli takımların omurga 6sında ya sultanlar liginde oynayan bir oyuncu var ya sultanlar liginde oynamış bir oyuncu var. eczacı, vakıf, fener filan da değil baya ortasıra takımları iller bankasında, nilüfer belediyesinde oynayan kendi ülkesinin milli takımında yıldız görülen oyuncular var.

tuğba şenoğlu

2 şubat 1998 doğumlu milli voleybolcu. tarsus doğumludur. ailesi adanada. 1,5-2 ay kadar önce adana'da düğünü olmuştu. ebrar, zehra ayça filan halaylar, erik dalları filan eğlenceliydi baya.
düğünü de yaptı artık buralarda dedik, bir hafta sonra japonyaya gidiyorum dedi. ülkemizi asya kıtasında temsil etmek istiyorum demiş. tabi ablacım bir tek asyada eksiğiz.

neriman özsoy brezilyada şampiyon oldu. ebrar italyada iyi işler yapıyor, polonyaya çok gidip gelen oyuncumuz var, eda zaten fıvb'nin top 100'ünde... baya kadın voleybolunda dünya markası olduk. asya kıtasında da olmayalım mı? gerçi ilk giden tuğba değil sanırım japon ligine giden biri daha olmuştu hatırlayamadım.

türkiye a milli kadın voleybol takımı

şu sıralar vnl(Volleyball Nations League) brezilya etabında mücadele eden ekip.

ankara etabında evinde
türkiye 3:0 italya
türkiye 1:3 çin
türkiye 3:0 bulgaristan
türkiye 3:1 belçika

brezilyada devam eden turnuvada
brezilya 3: 1 türkiye
bugün tamamlanan maçta sırbistan 3:2 türkiye

bu skorlar itibarı ile 9. sıradayız
sıradaki maçlar almanya, kore, kanada , hollanda, japonya, amerika

brezilya etabındaki kadromuz:


Beyza Arıcı/eczacıbaşı
Simge şebnem aköz/eczacıbaşı
cansu özbay /Vakıfbank
Tuğba şenoğlu /kurobe(japonya)
Bahar akbay /vakıfbank
Saliha şahin/eczacıbaşı
Hande baladın/eczacıbaşı
Buse ünal /fenerbahçe
Meliha ismailoğlu/fenerbahçe
ayça Aykaç/ Vakıfbank
Derya cebecioğlu /Vakıfbank
elif şahin/eczacıbaşı
Meryem boz / fenerbahçe
eda Erdem Dündar /fenerbahçe
Sıla çalışkan /nilüfer belediye spor
Zehra güneş/Vakıfbank
Ceren kapucu/bolu belediye
Aylin acar /Vakıfbank
Buse kayacan/ türk hava yolları
İlkin aydın/ galatasaray
yaprak Erkek /eczacıbaşı
Yasemin yıldırım/kuzeyboru
Ayçin akyol/ galatasaray
Tutku Burcu yüzgenç /fenerbahçe
ebrar Karakurt /igor gorgonzola novara
Giovanni Guidetti COACH

Çırılçıplak dolaşma furyası

şener şen'in başrolünde oynadığı çıplak vatandaş diye bir film vardı. nedense o geldi aklıma. aşağı yukarı bu gün içinde olduğumuz duruma benzer bir ekonomik atmosferi simule etmeye çalışıyordu. normal bir vatandaş olan ibrahim giderek artan kira, mutfak masrafları altında eriyen maaşı ile ailesini geçindirmekte zorlanmaya başlıyor. ilave bir kaç işte birden çalışmaya başlıyordu, yeni doğan bebeği, eriyen maaşı, ekonomik olarak artan fiyatlar, gece gündüz bir kaç işe birden koşuşturmaca derken bu çalışma temposunda ruh sağlığı giderek bozuluyor ve en sonunda akli dengesini yitiriyor çırılçıplak sokaklarda koşmaya başlıyordu.

çok tanıdık geliyor di mi ?

filmin tamamnını youtube'da bulabilirsiniz.


filmde ibrahimin en hüzünlü repliği, olmadı, yetmedi, yetiremedim idi.
1 /