1. toplam entry 566
  2. takipçi 2
  3. takip edilen 0
  4. puan 3060
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 4 yıl önce

içimdeki siyah köpek

karrer'in köpekleridir.

(bkz: karhozat)

--- alıntı ---

"pencerenin kenarında, boş boş dışarı bakıyorum. nice seneler orada oturdum, bir şeyler bana hep sonraki anda delireceğimi söyledi. ama öyle olmadı. üstelik delirmekten korkmuyorum. delilik korkusu bir şeylere sadık kalma anlamına gelebilir. henüz bir şeye bağlı değilim. her şeyin bana sadık olmasına rağmen, sadık olduğum bir şey yok. onlara bakmamı istiyorlar. nesnelerin, olguların çaresizliğine, penceremin dışındaki pis köpeğin kurşunî gökyüzünün altında, delicesine yağan yağmurda su içişine bakmamı istiyorlar. acıklı çabalarını izlememi istiyorlar. herkes, mezara girmeden önce konuşmaya çalışıyor. zaten düştüler, konuşacak zaman kalmadı. beni delirtmek için nesnelerin bu geri dönülmezliğini istiyorlar. ama bir sonraki anda ise delirmemi istiyorlar."

--- alıntı ---

0 rh negatif

Yillar önce transfer ettiğim kan grubum, Türkiye de çok daha değerlidir, bu grupta olup kanını parayla satan insanlar vardır, hastaneye gittiğinizde çok iyi karşilanirsiniz, numaranızı verirseniz sürekli kan vermeye davet edilirsiniz. rh olmayışı önemli bir handikaptır, İlk kan grubu olarak kabul edilir sonuncusu ise AB dir.

tanrı'nın göründüğü gün

&list=LL0vvaquZUCphRlKTgQphVQw&index=120

--- alıntı ---

TANRININ GÖRÜNDÜĞÜ GÜN

Geçenlerde çok umutsuzdum. Nefes darlığına benzeyen bir hayat taşıyordum. Kendimden. Ortalık intiharı düşünmeyen alçaklarla doluydu. Perdelerim solmuş, nefesim tutulmuştu. Lan dedim alçak basınç ben seninle mi sevgiliyim. Ben seninle buluşmamak için sözleşmemiş miydim. Sürekli bazı söyleşileri okuyor ve garamond yazı karakterine bir kez daha hayran oluyordum. Yoksa okumazdım biliyorsunuz. İşte böyle bir geceydi. Kül tablası boşaltıp durmaktan ve sessizlikten yorulmuştum.

Tanrıyı en son incir ağacından düştüğümde görmüştüm. Kuru gri ağaçta bir heves sallanırken dal kırıldı ve ben yere çakıldım. Nefesim kesildi anında. Hala hatırladığıma göre nefesim sağlam kesilmiş. Birkaç an nefessiz kalmış hayatı pas geçmiş de olabilirim. Birden tanrı bana göründü. Gülümseyerek nefesini verdi ve saçlarımı okşayıp hayatımı kurtardı. Tanrı hayatımı kurtardı. Birdenbire büyüyüverdim o gün. Tanrı yoksul bir adamdı.

Mutsuzdum ve kime intihardan söz etsem saçmalama deyip iman şövalyesi kesiliyorlardı benim biricik intiharıma. Şubert dinleyip ölmüş gemileri düşünüyordum. Kaybolan denizcileri. Ben dedim ben bunu mu istemiştim. Ürpermeye benzeyen bir heyecan, belki bu ikisi aynıdır bilmiyorum, muhteşem bir ölme isteği kapladı ruhumu. Ruhumun var olduğunu bu ölme isteklerinden anlıyorum en çok. Nasıl güzeldi ve aydınlıktı, sarihti. Vuzuha kavuşmuş yayından fırlamış bir intihar cümlesi gibi hızlıydım ruhani disiplin halinde.

Şimdi benim bıçakla aramda ne var diye sordum intiharıma. Ne var ki beni o yola sürüklemiyor. Sanki odam daha da aydınlanıyordu hayatıma veda edercesine. Odam hayatıma. Düşündüm. Karanlık bir denizde. Denizden müzik sesleri gelmeye başladı. Adam almanca ölümümü okuyordu deniz ehline. Garamond yazı karakteri gözümde daha sevimli ve sağlam bir hal almaktaydı. Henüz hiçbir sürprizi tükettiğimi de sanmıyorum. Ama bıçak düşündükçe keskinleşti.

İşte tam o esnada tanrı gene göründü yıllar sonra. Eski bir fotoğraftı tanrı. Fotoğrafta ben kayalıklardaki kulübemden, deniz, yani hayat seviyesinden 75 metre takribi yükseklikteydi kulübem, karşı ki dağlara bakıyordum. Üzerimde boğazlı kahverengi bir kazak vardı ve mutluydum. Aşağılarda deniz sıcak bir güneşi yutmuş ve gülümsüyordu. Mayıs olmalıydık hepimiz. Fotoğrafın arkasında Latince bir takım sözler vardı.Tanrının el yazısını hemen tanımıştım. Bunu unutmuştum yıllar içinde ve ama sanırım ben bunu mu istemiştim. Acaba ben tam olarak bunu mu istemiştim. Yoksa ben aslında hakikaten bunu istediğimi unutmuş muydum.

Fotoğrafın arkasındaki yazı şunu yazıyordu:

Sürekli kendini öldürmeyi düşündüğün yalnız bir odada hayata bakman dileğiyle…

--- alıntı ---

marka yönetimi

Planning and brand management departmaninda çalışan biri olarak şunu söyleyebilirim oldukça zor bi pozisyondur bir çok departmanın faaliyetlerine mutlak hakim olmak gerekir, sorumlulukları çok fazladır fakat yaptığınız hatayı telafi etmekte bir o kadar kolaydır, markayi kısa zamanda kalıcı olarak yüksek karlılıkla yukarı taşımayı orada tutmayı hedef alan bir anlayışa sahiptir.

anterograd amnezi

Tıp sözlüğünde bellek yitimi olarak adlandirilir. Çok fazla çeşidi olan bir rahatsizliktir. Hergangi bir kaza ile ile ortaya çıkabildiği gibi travma,şok ve duygusal çöküntüler sonrasinda da görülebilir Amnezi zeka ve bilgi gibi öğeleri etkilemez, tedavisi genelde zihni güçlendirme ve beyin egzersizleri şeklinde olur
38 /