1. toplam entry 4718
  2. takipçi 10
  3. takip edilen 8
  4. puan 29636
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 6 yıl önce

avrupa süper ligi

Uefa ve fifa’dan ayrılıp daha fazla para kazanmak isteyen kulüplerin ortaya çıkarmış oldukları lig. UEFA ve FIFA işi çok sert tutuyor. Burada oynayan oyuncular dünya kupasına katılamayacak.
Psg bu takımlara futbolcu satmayacağını açıkladı.
Süper lige giriş yapacak olan kulüplerin önemli taraftar grupları bu durumu protesto ediyor.
Futbolun kendi ruhuyla çeliştiği için önemli teknik direktörler de bu ligi protesto edecek gibi görünüyor.

Futbolun bir oyundan öte olduğunu savunan iki grup mevcut şimdi. Birinci grup kibirli bir şekilde duruma yaklaşıp dünya futbolu bizim için izliyor diye en çok parayı ben hakediyorum gibi bir anlayış içerisinde. Diğer grup ise gelenekçi diyebiliriz. Toplamda 16-20 takımdan oluşacak bir ligin dünyanın geri kalan bütün kulüplerini hiçe saymasını sindiremiyor. Ve ellerindeki gücü de bırakmak istemiyor.

Süper ligin kurulması demek bir çok ligin de parçalanması demek. Futbolcu transferinin yasaklanması ile bu lig prestij kaybı Yaşar. Ama adamlar paranın gücüne inanıyor. Bakalım galip gelen hangi grup olacak ?

erkan oğur

İbrahim kalın’la yaşadığı olayla gündeme gelmiş şahıs.

Çok severdim bu adamı. 7.sınıftayken ilk tanışmıştım. “Gülün kokusu vardı” adlı albümünü tenekenin içinde yanan ateşin eşliğinde dinlerdim. Daha o zaman o duygu yoğunluğunu hissediyorduk. Farklı bir çizgisi oldu. Muhalifliğini cartını curtunu umursamazdım. Çünkü insanın içini titreten bir sese sahipti.

Aradan yıllar geçti. İbrahim kalın ile bir icraate girişti. Güzel bir çalışma da ortaya çıkmış gerçekten. Mevzu şu:

Erkan Oğur bu işe girişirken İbrahim kalın’ın kim olduğunu biliyordu. İbrahim kalın’ı okuyanlar biraz takip edenler onun fikir dünyasını az çok anlar. Ha siyasi bir tercihi olmuş ve dahil olmuştur. Eleştirilmesi normaldir. Ama sırf sanat uğruna girişilmiş bir işin sonunda linç yemeye başlaması haksızlıktır,zalimliktir.

Erkan Oğur kendi muhalif mahallesinin baskısını yedi. Ekmek derdine düştü ve bile isteye yapmış olduğu bir icraati hata olarak nitelendirdi. Daha ağır şeyler söylemek mümkün ama döndü adam. Sazının teline yakışmadı. Bı saatten sonra ne söylese onu dinleyenlerin gönlüne eski samimiyeti hissettiremeyecek. Çünkü onun siyasi fikrini önemsemeden dinleyen milyonlar vardı. Kendi siyasi mahallesinden fazla diğer mahalleler dinliyordu onu.

Aynı şeyi Fazıl Say da yaşadı. Erkan Oğur Fazıl say kadar da muhalif değildi. Ama adam yeri gelince dik duruşunu sergiledi. Fazıl Say’ı bu duruş gerçek sanatçı yaptı. Çünkü doğru bildiğinden şaşmadı.

Erkan Oğur da doğru olduğuna inandığı için girmiş olduğu bir çalışmayı belli bir kitle yüzünden inkar etmeye kalktı. Kendiyle çelişti. Erkan Oğur benim için çok büyük bir hayal kırıklığı oldu.

Vallahi çok üzüldüm bu duruma.

ibrahim kalın

Siyasi kimliği ile ön plana çıkan biri İbrahim kalın. Bir tane bile kitabını okumadan lince girişmelerini doğru bulmuyorum. Beğenmezsin veya eleştirirsin bu farklı bir şey. Ama linç etmeye kalkışmak zalimliktir.

Erkan Oğur ile birlikte bir parça hazırladı. Erkan Oğur muhalif bir adam. Her ikisi de birbirinin görüşünü bile bile güzel niyetli bir çalışmanın içine girdi. Sonra Erkan Oğur’un dahil olduğu grup İbrahim kalın ile böyle bir çalışmaya girdi diye sosyal medyada Erkan Oğur’u yerin dibine koydu. Ve acı olanı Erkan Oğur “yanlış yaptım” diyerek çark etti. Sonra da “sözü yormadan” diye bir tweet attı İbrahim kalın.

Evvela içim acıdı ki sevdiğim her fırsatta kalbimle dinlediğim bir adamın böyle bir dönüşünü sindirip de tekrardan dinleyebilecek miyim diye kendime soru sormaya başladım.

Sonrasında Üzüldüm gerçekten. Birbirinden olmayan iki kişinin ortak bir paydada hem de sanat gibi bir paydada buluşmasını sindiremediler. Yarın birgün farklı düşünen insanlar nasıl yan yana gelecekler?
Buna cesaret edebilecekler mi?

Ve “biz” diye bir kavramı nasıl kullanacaklar?

tahammül

Dayanabilme gücü.
Ramazan’da daha bir önemli hale gelen kavram.

Tahammül etmek gerek. Orucun manasıyla da fazlasıyla örtüşüyor. Açlığa bir şekilde tahammül ediyoruz da asıl iş insana tahammülde.

Gerilmemek gerek efendim.

kemalettin tuğcu

Öğrencilere okutulmasını asla tavsiye etmediğim yazar. Çocuk ve gençlik öyküleri var ama insanın psikolojisini bozuyor. Gerek yok bu tip kitapları okumaya.

Hüznün öğrenilmesi önemlidir birey için. Ama vasıfsız acının psikolojisini çocuğun kendine yük etmesi kabul edilemez.

kin ve nefret ile yaşamak

Zor olanlardan bir tanesi. Aslında üzüldüğüm diyeyim. Düşünsenize hayatınıza birisi etki ediyor ve siz onu ve onun yapmış olduğu eylemleri hatırlayamadan gün geçiremiyorsunuz. İçinizde sürekli bir nefret büyüyor. Geçen günlerde Kemal sayar’ın bir videosuna denk geldim.
Affetmekle yüzümüzü geleceğe döner,geçmişin zindanından kendimizi azad ederiz diyordu.

Düğümün asıl çözüldüğü yer ise fark etmek. Acı şu ki insanların kalplerine barındırdıkları bu kinden aslında haberdar bile olmamaları. Belki de Bununla yaşamaya alışmaları. Kin duyulan şeyin hayatlarının bi parçası haline gelmesi.

1 /