1. toplam entry 4492
  2. takipçi 28
  3. takip edilen 24
  4. puan 29351
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 2 yıl önce

pazartesi perşembe oruç tutan her gün teheccüd ve evvabin kılan her namaz sonrası tesbihat yapan kişi

Hani şu ilahi kamerayı hatırlasak az biraz ve ağzımızdan çıkan her bir şeyin yazıldığını hakikaten idrak edebilsek yolumuzu ve yönümüzü bu nafilelerle iyice buluruz. Zor gibi anlatıldığına bakmayın, neden zor olsun ki. Neye uykusuz kalınmıyor, sabah namazından enazından yarım saat önce mi kalkmak zor geliyor, ya da o gün iş güç koşturmacasından yemek yemeyi unutuyoruz da akşama kadar ağzımıza lokma koymasak ne olur. Güç değil aslında. Ama ibadetleri bir görev gibi gördüğümüz müddetçe namaz kılmak dahi zor gelir ki nerde kalmış nafileler.

abdullah önden

İşindeki titizliği ve başarısı gibi insani ilişkileride çok üst seviyede olan, ahlak ve erdem sahibi! bir karaktere sahip, mesleki çevresinde de saygıyla anılan başarılı bir mühendis arkadaşımız. Daha nice güzel başarılı işlere imza atmasını diliyor, onu böylesi güzel bir gönül gözü! ile yetiştiren ailesinin de mübarek ellerinden öpüyoruz.

***buradaki tanım-lardan da anlaşılacağı üzere pr çalışmasını iyi yapan ve -miş gibi gözükmesini iyi başarabilen bir arkadaş. yaptım oldu!! doğruluğu ispat edilir olumsuz yorumlarım için şöylesin böylesin deyip *, karalama yapmakla suçlanıp, yorumlarımı silmem üzerine baskı yiyince eski yazı oldu sana övgü yazısı. yazmam gereken iletiyi bozmadım bile. 

hakkında olumsuz yazı yazınca çarpılıyorsun, eli kolu uzun olan bir arkadaş. oysa güneş balçıkla sıvanmaz der günümüz magazin gündemi. Umrumda olmayan sahte başarınıza ve en önemlisi o ahlaki erdeminize nasıl gölge düşüreyim ben. biraz tahammül..

her şeyi kadere bağlamak

Her şey Allah'tan bilmek huzur ve mutluluk getirir. Tabi ki her şeyi kadere bağlayacağız. ".. O'nun ilmi dışında yaprak bile düşmez."
Olan, olmuş ve olacak her şey, idrakimiz dışındaki her şey Allah’ın ilminde veya Levh-i Mahfuz’da yer almaktadır. Ayet-i kerimeyi tam haliyle tekrar yazalım:

"Gaybın anahtarları Allah’ın yanındadır; başkası onları bilemez. Karada ve denizde ne varsa hepsini O bilir. O’nun bilgisi dışında dalından bir yaprak bile düşmez. O, yerin karanlıları içindeki bir tek dâneyi, yaş ve kuru ne varsa her şeyi bilir. Bütün bunlar, gerçeği tüm netliği ile gösteren apaçık bir kitapta yer almaktadır."

Allah Teâlâ her şeyi bir kader ile yaratmıştır. Her şeyin, meydana gelmeden önce ezelde, Allah’ın ilminde takdir edilen bir kaderi, yani ilmî bir değeri vardır ki, kazasının cereyanı yani fiilen yaratılışı, o kadere göre meydana gelir. Âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:

“İster kıtlık, kuraklık, deprem gibi yeryüzünde meydana gelen bir musîbet olsun, ister hastalık, açlık, ölüm gibi kendi canlarınızda, onu daha biz yaratmadan önce o bir kitapta yazılıdır. Şüphesiz bu, Allah’a göre pek kolaydır.” (Hadîd 27/22) ömer çelik

'Her şeyi' kadere bağlamamak insanı yanlışa sürükler. Aklımızla idrak etmeye çalışmayıp Cenabı Hakkın 'Kün feyekûn' emrini düşünüp haddi aşmayacağız ve adım atarken dahi bunun bilincinde olacağuz. İman ettik ve tasdik edip kabul ettik yani Âmennâ ve saddaknâ.

Bunu yazarken aklıma gafletteki insanlar geldi. Bir adam Peygamberimiz sav'e gelerek, “Ben devemi salı vererek mi tevekkül edeyim, yoksa bağlayarak mı?” demiştir. Efendimiz sav. ise, “Deveni bağla sonra tevekkül et” buyurmuştur. (Tirmizi, Kıyamet, 60) yani her şeyi kadere bağlamak, hz. Ömer ra. Kendilerini mütevekkül olarak tanımlayan boş gezen adamlara, mütevekkil değil, siz müteekkilsiniz, yiyicisiniz demesine benzemesin. Her şeyi kadere bağlamak çalışmamak demek değildir.
(Konuyu nerden nereye bağladım.)

havf ve reca

Kur'an da "Allah dostları" korku ve ümid ile birlikte anılır hep. Havf ve reca birlikte olması gereken ve aynı oranda hissedilmesi gereken bir kendini terbiye etme gerçekliğidir. Takva yoludur havf ve reca.

"Bilesiniz ki Allah dostlarına asla korku yoktur; onlar üzüntü de çekmeyecekler. Onlar ki, iman etmişler ve takvâya ermişlerdir, işte onlara hem bu dünya hayatında hem de âhirette müjdeler olsun! Allah’ın sözlerinde değişme olmaz; (öyleyse) en büyük kazanç budur." yunus 62-64

"Ey Âdemoğulları! İçinizden âyetlerimi size anlatacak peygamberler gelir de (onları dinleyerek) kim kötülükten sakınıp kendini ıslah ederse, onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir." araf 35

"Ey oğullarım! Gidin de Yûsuf’u ve kardeşini iyice araştırın, Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü inkâr edenlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez!" yusuf 87

"Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Bilesiniz ki O, haddi aşanları git edilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah’a korkuyla ve ümitle dua edin. Muhakkak ki iyilik edenlere Allah’ın rahmeti çok yakındır." araf 56

Havf, kişinin kendini olgunlaştırmasında yani takvasını olgunlaştırmasında önemlidir. İster kabir, ahiret azabından, isterse allahu teala'nın sevgisini kaybetmekten endişe duyarak bu olgunluğa erer. havf'ın olduğu yerde ümid vardır. Çünkü allah ile muhabbeti olan insan ümitvar olur, gam ve kederden etkilenmez, yaradana güvenmiştir, tam bir teslimiyet sağlamıştır. Tek korkusu o'nun rızasını kaybetmektir. Bu ise insana ibadetinde ve itaatinde bir üstlünlük getirir. Peygamber efendimiz sav; "müminin havf ve recası tartılsa biri diğerine denk olurdu." buyurmuştur.

Reca, Allah'ın sevabından, Allah'ın rahmetinin genişliğinden ümidvar olmak ve Allah'tan başkasından bir şey ummamak gibi anlamları vardır.

Havf imanı getirir, iman ise reca'yı getirir. Kardeş gibi geçinir giderler.

peygamber efendimiz sav'in "Benden sonra bir peygamber gelseydi bu Ömer olurdu." (Tirmizî, Menakıb ,48.) dediği hz ömer (ra) cennetle müjdelenmesine rağmen en güzel örnektir havf ve reca'ya. Takva budur işte.

rızık endişesi

Teslimiyeti, tevekkülü tam sağlayabilse şu kalpler o endişe kalkar ve kalp huzurla dolar, dünya endişesi gider. Bu kalbi selim olmak ne zor iştir. Endişe duymadan önce o rızkı kazanmak için her şeyi doğru yollarla yaptığımızdan emin olmamız lazım sonrası ise ne gelirse, olursa olsun şükür ve hamd. eksik yaptığımız şeylerden biri, rızkı veren allah'a hamd etmiyoruz. Rızıklandığımız şeylerden infak etmiyoruz. Her azamızın dahi sadakasını vermiyor, hamd ve şükrünü yapmıyoruz. Maddi manevi, gözümüzle gördüğümüz, bildiğimiz her şey bir rızıktır.

İbnü'l Cevzi; "Rızık anlayışı sizi; rızkın mal ve evlattan ibaret olduğu yanlışına düşürmesin. En güzel rızık: Ruhun sükûneti, aklın nûru, bedenin sıhhati, kalbin temizliği fikrin selâmetidir. Rızıkların en hayırlısı; Anne duâsı, baba rızâsı ve sadık dostun duâsıdır."

nafile ibadetlerin en büyüğü

Şu açıdan bakılabilir.
Büyükler hizmeti, seyru sülukun olmazsa olmazı, en önemli metodu saydıklarından ve bu büyüklerimizin hayatları incelendiğinde zaten ömürlerini hizmetle geçirdiklerinizi görürsünüz.

Ubeydullah ahrar-kuddise sirruh- ".. Zikir ve murakabe, ancak müslümanlara hizmet edecek bir mevzu olmadığı zaman tatbik edilebilir. Gönül almaya vesile olacak bir hizmet, zikir ve murakabeden önce gelir. bazıları zanneder ki, nafile ibadetlerle uğraşmak, hizmetten üstübdür halbuki gönük feyzi, hizmet mahsulüdür. Bu yolun salikleri, kendilerini halkın menfaatine vermişler ve mukabilinde hiçbir şey beklememeyi şiar edinmişlerdir. Ben bu yolu tasavvuf kitaplarından değil, halka hizmetle elde ettin. Herkesi bir yoldan götürdüler, hayır umduğum herkese hizmet ederim. "

Her mümin farzları yapıp, haramlardan kaçındıktan sonra hizmetin gönül huzuruna ermeli, şefkat, merhamet ile müslümanlığa, cemiyete ve mahlukata hizmet ile.

Peygamber efendimiz sav. Bir hadis-i şerifinde:" farzları ifadan sonra, en mühim ibadet, mü'min kardeşlerinizin kalplerine, gönüllerine sürur vermektir" buyurmaktadır. Gönüllere sürur vermek allahu teala'ya yakınlıktır. Ve en faziletli ibadet ve kulluk görevidir. O gönül cenabı allah'a komşudur.
*(taberani, el-mu'cemül-kebir xı 71 11079)

Aslında anlamayanlar için bir de hizmetin tanımı yapılmalı da artık şunu anlayan o kadarını hayli anlar. Kısaca; hizmet=kalp / kalp=allah'a komşu
O kalbe nasıl ulaşırsan.. Güzel dinimizde bir gülümseme dahi sadaka yerine geçiyorsa varın gerisini siz düşünün. Hepimiz bir veznedarız..

ırkçı müslüman

İslamın ırkçılık vb. İle alakası olamaz, dolayısıyla Müslüman ırkçı olmaz. “Ancak mü’minler birbirinin kardeşidirler". Yani ırk, dil, renk, makam, mevki değil takvada üstünlük önemlidir islam dininde. Kan bağı dahi değil..

Provokatif bir başlık türü.

“Ey insanlar! Muhakkak ki biz, sizi bir erkekle bir dişiden yarattık... Ve sizi millet millet, kabile kabile yaptık ki, tanışıp kaynaşasınız... Allah katında en şerefliniz O’ndan en çok korkanınızdır.” (Hucurat suresi, 13) :"korkanınız" yani takva ehli olanınızdır. üstünlük böyle ölçülür.
299 /