1. toplam entry 2497
  2. takipçi 7
  3. takip edilen 0
  4. puan 11799
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 6 yıl önce

köpek saldırısı esnasında yapılabilecekler

en yakınızdaki amcaya sığınmak. bir keresinde dar bir yolda üzerime gelen köpeğe ve pek de tekin durmayan amcaya denk geldiğimde zor bir ayrımda olduğumu fark ettim. baktım olmayacak, insan, en azından laftan anlar diyerek yaklaştım yardım istedim. Allah yüzüme güldü, amca "ben oyalarım sen geç" dedi. koşarak geçtim. arkamı döndüğümde amcam hem beni hem kendini korumak için ayakkabısını köpeğin ağzına sokuyordu. beni bırak sen git der gibiydi. gözlerim dolu dolu koştum, bir teşekkür dahi edemedim. ah amcacım fedakarlığın hep içimde kaldı, çok teşekkür ederim.

sen ölürsen kediler seni yer

yüzyüzeyken konuşuruz'un kediler şarkısında geçen tatlı bir ifade.

"Çatılardan düşmekte kediler, kediler, kediler
O mesafe öldürmez dediler, dediler, dediler
Senle ben, bu gece, deliler, deliler, deliler gibi sevişsek, uyusak
Gemiler, gemiler, gemiler
Girer salondaki camdan
Ölürsün sen heyecandan
Sen ölürsen kediler
Seni yer, seni yer, seni yer
Kediler, kediler, kediler
Seni yer, seni yer, seni yer
Çatılardan düşmekte kediler, kediler, kediler
O mesafe öldürmez dediler, dediler, dediler
Senle ben, bu gece, deliler, deliler, deliler gibi sevişsek, uyusak
Gemiler, gemiler, gemiler
Girer salondaki camdan
Ölürsün sen heyecandan
Sen ölürsen kediler
Seni yer, seni yer, seni yer
Kediler, kediler, kediler
Seni yer, seni yer, seni yer."


ölüler evinden anılar

dostoyevski'nin muhteşem kitabı. okurken bunaldım, sıkıldım, odalar üzerime üzerime geldi. öyle gerçek işlemiş ki...

-Sürgün hayatında hürriyet yokluğundan ve zorla çalıştırmadan başka, belki diğerlerinden daha korkunç bir azabın olduğunu zamanla öğrendim: "Zorunlu ortak hayat."

-Ranzam üç tahtadan ibaretti; bana ayrılan bütün yer bu kadardı. Aynı ranzalarda, yalnız bizim odada otuz kişi kadar vardı. Kışın kapıyı erken kapatırlardı; herkesin uyuması için üç dört saat beklemek lazımdı. Yatıncaya kadar gürültü patırtı, kahkahalar, küfürler, zincir şangırtıları, duman, is, tıraşlı kafalar, damgalı yüzler, yamalı elbiseler, hep aşağı, hep bayağı şeyler… ama insan yedi canlıdır ! İnsan herşeye alışan bir yaratıktır ve sanırım bu onun en iyi niteliğidir.

30 yaşındaki bir kadına abla demek

türkiye'de "abla" yaşı oldukça küçük olduğu için pek garipsenmeyecek hadise. özellikle beyler bunu bir "saygı", "ben zararsızım" gibi mesajlar vermek istediğinde kullanıyor. ya da biz öyle anlıyoruz.* *. yani yaş pek önemli değil, hatta yaşı bizden kaç kat büyük abiler amcalar dahi böyle hitap ederler. bu hitabı duymaya belki ortaokulda başladım desem abartmış olmam.

netflix party modu

Netflix'in bir tatliş özelliği. Kalabalık Arkadaş gruplarınızla pandemi vs sebeplerden ayrı düşüp, beraber film izlemeyi özlediyseniz bu mod birebir. ya da -aşkım bak başlatıyorum, sen de başlat Aynı anda tamam mı? tarzı ekşınlar baydıysa güzel bir yöntem oluyor. Film aynı anda kaç kişi içerideyse herkese açılır, durdurunca herkeste durur, aktif bir chat bölümü vardır, özlediğiniz şen kahkahali film izlemeceyi tekrar yapabilirsiniz. *

izmir'de başörtülü öğrencinin okuldan çıkarılması

4. sınıfa giden çocuğu örtmek akıl karı değil. istediği kadar kendi isteği olsun, tesettürsüz bir kıyafeti de allayıp pullasan biraz anlatsan çocuk ona da heves eder giyer. bu durum çocuğu travmalar yaşayacağı bir ortama anne babanın kendi eliyle göndermesi demek. okulun tavrı ise çocuk için çok daha kötü. sürekli ötekileştirilip kendini garip gureba hissedecek. keza akranları da büyüklerinden öğrendiği bu tavırdan ilham alarak zorbalıklar ayrımcılıklar yapacak, çok daha acımasız bir dille alaylarına konu edecektir. kısacası anne babayı ayrı, öğretmenleri sistemi ayrı suçlu buluyorum. kız çocuğunun yaşadığı travmatik hisse gözlerim dolarak geçmişten gelen bir empatiyle empati kuruyorum. böyle eğiticimlerin kökü kurusun.

selfie çekerken kelebekler vadisi uçurumundan düşen yedi aylık hamile kadın

Düşmüş değil, koca diye yanında duran vahşi tarafından atılmış, öldürülmüş kadındır... iddiaya göre katili sigortadan para almak bu eylemi gerçekleştirmiş. olaydan sonra sigortadan gelen parayla diyar diyar gezmiş, lüks otellerde keyfini keyf etmiş. karına acımadın, daha doğmamış bebeğe, evlada da mı acımadın. Çok üzgünüm... etimle kemiğimle nefret ettim.

"İstanbul'dan Muğla'nın Fethiye ilçesine tatil bahanesiyle götürdüğü 7 aylık hamile eşi Semra Aysal'ı (32) 400 bin liralık ferdi kaza sigortasının parasını alabilmek için Kelebekler Vadisi'nde kayalıklardan atarak öldürdüğü ortaya çıkan Hakan Aysal'ın (40) tutuklanmadan önce, 2.5 sene boyunca şehir şehir gezdiği ortaya çıktı. Karısının üzerine çektiği 119 bin liralık krediyi tatillerde acımadan yiyen Aysal'ın sosyal medya hesabından paylaştığı fotoğraflarda mutluluğu yüzünden okunuyor. Aysal'ın Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te günlüğü bin 326 lira olan lüks Hilton otelinde konakladığı ve gününü gün ettiği anlar fotoğraf karelerine yansıdı."

git
1 /