1. toplam entry 520
  2. takipçi 1
  3. takip edilen 0
  4. puan 3217
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 3 yıl önce

Normatif etik


*Kant tarafından geliştirilmiştir.
*Bir toplumun daha mutlu ve uyumlu olması için gerekli ahlaki ölçütleri belirleyen etik türüne denir.

-Bu ölçütlerin de bireyin değil toplumun yararına olması gerek buna çoğulcu haz denir. Eğer konulan kurallar sadece birey içinse bu kısa sürede toplumsal ahlakın çökmesine neden olur.

-Örneğin; birinin parasını ya da malını almak kötüdür, yardımlaşmak iyidir gibi dünyanın her yerinde kabul gören yaklaşımlar bu etiğin temelini oluşturur.

Yeni sevgili yapmış insanlara tavsiyeler

İlk birkaç ayın büyüsüne kapılıp tamamen bir teslimiyet ile yaklaşmayın. İki insanın birbirini tamamen tanıması için 18 aya ihtiyacı varmış.
Ayrıca her şeyi en baştan konuşmak en doğrusu. Bazı kırmızı çizgilerinizi belirlemek ve bunu iki tarafın bilgisi dahilinde yapmak en iyisi.
Kimseyi değiştireceğim diye bir yol izlemeyin o yaşına kadar değişmeyen insanın ilişki etkisiyle değişmesi çok zor. Ki kaldı ki hoşunuza gitmeyen huyları dizginleniyormuş gibi dursa da kişiliğinin değişmediği gerçeği göz ardı edilemez.

borderline kişilik bozukluğu

Bir diğer adıyla sınırda kişilik bozukluğudur.
Klinik ortamda en sık rastlanan bozukluklardan biridir.
Klinik psikolog Jonathan Kellerman:
- Bu hastalar klinik olarak depresif, ısrarlı bir şekilde bağımlı, dürtü etkisiyle boşanmış, bir duygusal felaketten başkasına atlayarak yaşayan kişilerdir. Yataktan yatağa gezen, midelerini tıka basa dolduran, otobanda otostop çeken, kollarını çapraz yapıp oturmuş, üzgün bakışlı bank müdavimleri ve dikiş tutmayan ruhani yaraları olan bireylerdi. Egoları keten helvası kadar narindir ve akılları, en önemli parçalarının eksik olduğu bir yapboz gibi telafi edilemez bir şekilde parçalanmıştır. Hevesli şekilde rol yaparlar, kendileri hariç herhangi biri olma konusunda uzmanlaşırlar, yakınlık ister ancak bulduklarında geri çevirirler . Bazıları sahne ya da ekran cazibesine kapılırlar; bazıları da oyunculuğu çok daha gizli şekilde yaparlar... Sınırdaki kişiler, iç parçalayıcı boşluk hisleri için sihirli bir kurşun bulma ümidiyle terapistten terapiste koşarlar. Kimyasal ilaçlara yönelirler, sakinleştiriciler ve antidepresanları, alkol ve kokaini yalayıp yutarlar.

Aile evi terörü

Adım adım yaklaşıyor gibi hissediyorum. Bir timsah seyrediyor sanki. Ama göz göze geldiğimiz an yalayıp yutacak tek bir parça dahi bırakmayacak.
Mental olarak asla hazır değilim. Olmamalı bir şeyler. Kendimi her türlü sonuca hazırlamaya çalışıyorum.

Problemli ailelerin evlerinde akşam yemeğinde konuşulmazmış. Çocuklar da sevgi değil sevgisizlik nedir nasıldır diyerek büyürmüş. Hiçbir zaman mutluluk tamamlanmazmış hep bir eksik varmış.

Travmalarımın asma kulelerine geri dönüşe çok az kaldı ve ben nefes alamıyorum.

kuş uçuşu

- Spoiler içerebilir -

ben diziye bayıldım. daha önce izlediğim hiçbir şeyi tekrar izlesem mi diye düşünen bir insan olmadım. ama ilk defa tekrar izlemek istiyorum.

insanların arasındaki rekabetleri metaforik hale getirmek benim için oldukça dikkat çekici bir nokta olmuş. özellikle vahşi yaşamla özdeşleştirmek evrimsel yönüme hiç de aykırı gelmedi. O belgesel havası oldukça güzeldi.

içinde geçen anlatıcının yani nejat işlerin havası bile ayrı olmuş. bazı mantık hataları var mıydı evet vardı klasik ay yapım olduğu için tarzına da aşinaydık ama yine de doyurucuydu bir sonraki bölüm atladım hemen.

bir ara sinirden izleyemedim bu kadar şans yaver gitmesi falan çocuğa davranışları Aslı’nın.. demek ki miray gerçekten iyi oynamış. lalenin nasıl bu kadar kör olduğunu düşünerek delirdim. Seçimleri oldukça yerindeydi bence mesela. Lale kıran adının hakkını verdi.
daha önce hiç böyle olmamıştım bir şey izlerken. çok içselleştirdim sanırım. gerçi buradaki bir diğer noktada kendinizi hangi karakterle özdeşleştirdiğiniz. Sonuçta bu kadar savaş Müge olmamak için de verildi.


ayrıca replikler de çok iyi.

kesinlikle izlemelisiniz.

tepkikolik

Dün diyetisyenler kalorili yiyecekleri yiyor videosu vardı onu izledim.
Ben yeme bozukluğu tanısı almış biriyim. Dolayısıyla insanların “sağlıksız” diye nitelendirilen yemekleri yiyor olması, biraz da olsa o tabuları yıkması gibi şeyler benim için önemli şeyler.
Bir de hani yerken akıllarından ne geçiyor acaba onlar da bizim gibi iştahla mı yiyor diye izlemek istedim.
[">git Buyrun izlemek isteyenler için]

Ancak gönül hanım mıdır nedir, kendisi medikal estetik yapıyormuş aynı zamanda diyetisyenmiş yaşam koçuymuş, resmen anoreksiyaya çanak tutar bir modda, hiçbir şeyin tadına bakmayarak yemeyerek aşırı itici bir biçimde davrandı. Herkes tatlı tatlı konuştu. Biri haldur huldur yedi ve aşırı tatlı, güzeldi.
Biri yedi detoks tarifi verdi falan. Ama bu kadın sadece hayvansal ürün yok işte bitkisel süt kullanın bilmem ne. Türkiye’nin finansal durumundan haberi olmadığı gibi bahsettiği şeylerin de çok ulaşılabilir olduğunu sanıyor herhalde. Aşırı sinir bozucu biriydi kendisi.

sevgili günlük

Mükemmel bir kafa dinleme tatilinin ardından okuluma döndüm. Ama kendimi boş hissediyorum biraz. Ne yapmalıyım bilmiyorum. Yönümü şaşırdım ya da tam olarak o yöne yönelmek beni yıpratıyor. Kendime dahi itiraf edemesem de ikinci. Bazı boşluklar var dolmayan. Belki biraz daha zaman vermeliyim. Ama nereye kadar?
Belki bir tarih belirlemeliyim. Ama o da anksiyete yaratır. Belli başlı sorumluluklarım var ona yönelmeliyim. Bunu biliyorum.
Kilo vermem gerekiyor memlekete dönemem.
Bazı şeylerden kaçıyorum hissi de var.
Daha 48 saati yeni doldurdum sanırım bu memlekette ama kafamda bir ton düşünce var. Hevesli heyecanlı ve istekliden ziyade. Birazcık kilo vermeye odaklı ve çokça da kafam karışık. Rutin oluşturmaya çalışıyorum aslında ama ne kadar başarılıyım onu da bilmiyorum. Kendime sakin ol da diyemiyorum. Birden çok düşünce. Aslında bomboşum ama kafam dopdolu. Ağlayamam, sebep yok ayrıca gereksiz dramalardan hoşlanmam.
Güçlü olmak zorundayım.
Ailem, onlar bile yanımda değil düşemem.
Bana iyi gelen şeylerden de uzaklaşıyorum.
Tek başınalık ne kadar mantıklı.. bu da sorgulanır.
Ama bu his. Bu anlatamadığım şey, her neyse bana nefes bile aldırmıyor.

İyiyim. Ama niye böyleyim.

sözlük yazarlarının karalama defteri

Sabahın şu saatinde tam beş dakika önce bir zamanlar çok yakın bildiğim, beraber ağlayıp beraber güldüğümüz yeri geldiğinde gözyaşlarını ellerimle sildiğim gecenin alakasız bir saatinde birbirimize iyi ki dediğimiz bir arkadaşımın Twitter’dan bile takipten çıktığını gördüm.
Sorabilseydim bir şeyler ilk sorum neden olurdu, ciddi anlamda anlamadığım o kadar çok şey var ki, kırılan tarafın bu şekilde davranması gereken tarafın ben olmam gerektiğini sanıyordum ben.
Hayır, afalladım biliyor musunuz?
Boşluğa baktım bir süre öyle. Daha geçenlerde adı geçti. Güzel yâd ettim. Bir insanı hatırlamaya layık buluyorsam çünkü iyisini söylerim kötüsünü değil.
Ama şaşırdım.
Ha şöyle de bir şey var. Birini takipten çıkmak öyle kara parçalarını birbirinden ayıracak denizlerde yarıklar yaratacak bir olay değil ama bir tek orası kalmıştı yani.
Allah yolunu bahtını açık etsin. Hep mutlu olsun çok mutlu olsun. Çok hak etti. Kimse bilmese de ben bilirim.
Keşke konu buralara gelmeseydi diyordum bazenleri ben, ama görüyorum ki cidden arkadaşlığımızdan, dostluğumuzdan, kız kardeşliğinizden minicik bir damla bile kalmamış içinde.

Ama ben onun gibi değilim. Kalbim kırık evet. Lakin bu şekilde de olmasına gerek yoktu bence.

Neyse umarım herkes kendi hayatında hedeflerine ulaşıp çok mutlu olur.


dipnot: kendi değersizliğimi bir türlü algılayamamış olmam da benim ayıbım.

motivasyon

Bu ara oldukça deniz seviyesinin altında seyredendir.
Bir türlü semalara da yükselmiyor.
Böyle bir bıkkınlık, bir huzursuzluk, bir istememezlik hali çöktü geçmiyor.
Hayatım için genel olarak yaşadığım bir ruh hali bu. Atom karıncalıktan Ağustos böceğine terfi ettiğim şu günler çok huzursuz hissettiriyor bana.
Ciddi manada herhangi bir konuyla ilgili ufak da olsa bir motivasyon tanesine çok ihtiyacım var.
Toparlayamıyorum bayadır hem de.
Nolur geçsin bu durum zira ben çok sıkıldım.
1 /