1. toplam entry 417
  2. takipçi 1
  3. takip edilen 3
  4. puan 2197
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 4 yıl önce

Bursa'da çöp evde 1 yıl boyunca esir tutulan çocuk

Komşum beni yoklasın, Girenime çıkanıma baksın, dedikodumu yapsın hakikaten mühim değil artık. Kapının iki metre ötesinden bîhaber olmamalı insanlar. Çok bir şey değil orada kim oturuyor, necidir, kimi vardır sorularını bilmek. O bana karışmasın, selam vermiyim, tersliyim, başım ağrımasın diye diye küstük, küstürüldük insanlarla. Bu mesele bununla ne kadar alakalıdır bilmiyorum ama aklıma bunlar geliveriyor. Allah bununla imtihan etmesin. Güzel güzel komşuculuklar yaşayalım.

incir

Sabah sağlık ocağından gelirken avludaki incire takıldı gözüm. Eriştiğim dallardan 4 tane kopardım. Birini komşu çocuğuna verdim; üç incir elimde eve çıktım. İstanbul'un sıkış tıkış varoş bir semtinde tozun dumanın içindeki ufacık avlumuzda o kocca malta eriğine ve yıllar evvel kesilmesine rağmen yine de büyüdü o incir ağacı. Küçükken henüz kesilmeden önce altındaki sert ve engebeli toprakta bisiklete binmeyi öğrenmiştim. Yaklaşık yarım metre gidebildim alanın küçüklüğünden ama sokağa çıkınca işi çözdüğümü anladım. İncirler sokağa, bahçeye düşüp eziliyor diye kesmişlerdi sonra. Kavak, zakkum, asma da kesildi ama bir tek incir yeniden dal verdi. O sayede bu kara kuru semtte dalından incir yiyoruz.

git

An itibariyle sözlük yazarlarının canını sıkan şeyler

Nasip olmayanları (hayrını Allah bilir) düşündükçe üzülüyorum. Bana bahşedilen bu hayatın nüvesinin birkaç meselede nasipsizlikle yoğrulduğuna inanmaya başladım artık. Tabîi Allahualem, ben hikmetini bilmediğimden sadece hüzünleniyorum hâlime.

Men âmene bi'l-kader emine mine'l-keder. Karın boşluğumu kederle doldurup bana yâr olmayan her şeye: o bizim kavuşmalarımız a yârim mahşere kaldı.

tripod

Ortaokul sona gidiyorum. Bin bir araştırma neticesinde bi canon makine aldı babamla abim. Her sene bir hobi edinir abim ve baya da ilerleme kateder. Bi tripod almış makineye sirkeciden. Köye gideceğiz orda gece çekimi falan yapacak. Hevesli. Gittik köye ikinci gündeyiz. Birkaç bulut çekmiş sonra tripodu da sofaya koymuş ayakları açık bir şekilde (yazarken bile içim burkuluyor). Elimde bir şey var mutfaktan çıkıyorum. Çarpıverdim açık tripoda, devrildi. Devrilmek de değil aslında koltuğa uzanıverdi. Dikelteyim falan dedim durmuyor çırpı bacak. Amma tripod nasıl şovmen... Yastığa sürttü diye incileri döküldü katiyen durmuyor, yerlere atıyor kendini. Neyse kaçtım aşağıya ama nasıl ateş bastı beni suçluluktan. E sonra ortaya çıktı abim kızdı biraz. Hevesini alamadan kırdım aleti diye çok üzüldüydüm. Hâlâ da tripod diyince o hevesin kırılma sesini duyup bi müddet uzaklara dalarım... *
1 /