@muberka

Okur, Yazar, Çizer, Müzisyen

  1. toplam entry 891
  2. takipçi 5
  3. takip edilen 6
  4. puan 6135
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 1 yıl önce

at

Çocukken bir kere bindirmişlerdi, yükseklikten korkmuştum. Çok severim kendilerini. Tekrar binmek nasip olur inşallah. Bizim Erciyes'in öte yanında yılkılar gezer. Ömer Hayyam'ın nevruznâme adlı eserinde at ve at türleri ile ilgili bahisler geçmektedir.

şehirler arası otobüs yolculuğu

Birkaç kere bana enteresan gelen olay yaşadım. Birinde, bir kadın çocuğuyla yanıma oturdu. Çocuğun ayaklarını, izin alarak benim dizime koyup uyuttu. Sonra konu açmaya vs vs çalıştı. Bursa'ya varmaya bir iki saat kala, başladı Mudanya'da oturduğundan, iki erkek çocuğu olduğundan bahsetmeye. Biri mühendismiş, bir diğeri de turizm sektöründe. Adresini verdi kavlî olarak. Beni evine davet etti, muhakkak gel dedi. Kızı da arkamızda oturuyordu sanırım, ki mola verdiğimiz bir ara, kızı benim telefon numaramı almak istedi. Allah'tan telefonun ekranı çatlamışti da nezaketle geri çevirdim. Kendine gelin arıyordu abla herhalde.

Bir diğerinde, çok nostaljik bir şekilde terminale vardım gece yolculuğu için. Bilet almamıştım daha öncesinde, hasbelkader diyerek çıkmıştım yola. Tevafuk daha o zamana kadar olmayan 22:00 seferine bir koltuk boşmuş. Güzergâhı da sormadan aldım bileti. Bir-iki saat sonra da başladık. Meğerse Konya üzerinden Kayseri'ye gidiyormuş. Bizzat göremesem de Mevlânâ yurdunun kenarından geçmek beni heyecanlandırmıştı.

Bir diğerinde de, erkek kardeşim almıştı benim için bileti. Bu araç da Konya üzerinden giden bir otobüstü. Meğer bana aldığı numara, otobüsün en arka koltuklarından biriymiş. Ve en arkada benden başka iki kadın daha vardı. Ne enteresan ki kadınlardan biri evli çocuklu, bir diğeri nişanlı idi. Kadınlar kendi aralarinda konuşmaya başladılar. Sonra nedense beni de dahil ettiler, sorularına vs. Bir ara konu evliliğe geldi. Evli kadın bana sordu. Sonra sevgili yap kendine diye tavsiye verme cüreti gösterdi. Ben de hem sosyolojik, hem felsefik, hem dinî ve ahlâkî açıklamalar yapıp kadını savuşturdum. Ne tevafuk ki zamanında tanınmış, ama sonradan münzevî hayatı tercih etmiş eski bir akademisyen adam arkasına dönüp bana, benden için sen zor ve tehlikeli birisin dedi. Anlam veremedim, tehlike nerede diye. ama sonradan, herkes gibi düşünmediğin ve her şeyin farkında olduğun için farklısın. Diğer insanlar, kendini her bakımdan yetiştirmekte olduğunu farkettikleri anda seni tehlikeli görmeye başlar, dedi. Sonra adam , bana ilmî açıdan bir takım sorular sordu. Sosyal bilimlerden, Temel İslâmî ilimlerden, dinler tarihinden, tabiattan , astronomiden , sanattan, mimariden, musikiden, edebiyat ve siyasetten bahisler açıldı. Otobüsten indikten sonra valiz almak için bagaja yöneldiğimde, adam babama dönüp, evlâd olarak beni yetiştirdikleri için bilhassa babama teşekkür etti. Birkaç söz daha ilave etti teşekkürünün ardından. Sonra bindi bir taksiye.

mat mat geo geo

Aslında bayılırım kendilerine. İlgim de var. Zamanında 30 soruda 25 net yapmış da biriyim. Ama hocası hem gevşek olmayacak hem de anlayabileceğimiz düzeyde biraz da tatlı esprilerle anlatıp sevdirecek. Zaten toplumun kaybettiği nokta da tam bu. Ya anlatma becerisi olmayanlar ya kaba ve katı zihniyetliler ya da yancılar öğretmen olarak görev yapıyor. Her türlüsünü de gördüm. İlkokulda boşvermiş hoca modeli. Ortaokulda kısmen alakalı. Lisede hem yancı ve anlatma yetisi olmayan. Dershanede de gevşek. Buna rağmen temel mat ve geo derslerine kendi kendime çalışmıştım. Bir iki ay da babamın bir öğretmen arkadaşı soru çözdürmüştü, eksiklerimi veya hatalarımı anlamam için. Tabii geçmiş zaman.

Trigonometri ve karmaşık sayı mevzusunu daha kabaca gördük ama oralarda pek tecrübem yok. Bilgileri de unuttum zaten. Türev integral vs ise hak getire. Tabii ihl lisesi ve yasaklı dönemlerde olunca fazlasını layık görmedi modern yobaz taifesi.

bilmek

Arapça'da alime (علم) ve arefe (عرف) kelimelerine tekâbül eder; ancak ikisi arasında da hem fonetik hem mânâ bakımından fark vardır.

Alime, çeşitli kaynaklar vasıtası ile insanların ilimlerin zahirî vechelerini veya bir işin gerekliliklerini teorik düzeyde öğrenip içselleştirmesiyle ortaya çıkan bilmeyi ifade eder. Bu bir yönüyle kesbîdir.

Arefe ise, ilmî bir yeterlilik sözkonusu olsun veya olmasın, Allah Teâlânın kulları için hem murâd hem ihsan ettiği, daha ziyade meselelerin iç yüzlerini, ardındaki sebeb sonuç münasebetini ve te'sirini ihata eden şümullu bir bilme eylemidir. İdrak, feraset, basiret, semâ, irade vd. gibi hallerden teşekkül eden bir bütündür.

sevgili günlük

İki gün bağda sabahtan akşama kadar çalıştık. Ot yolduk, bağ belledik, taş taşıdık, gül fidanı ve sebze sitili diktik. Bu iki günün yorgunluğu ile uyuyunca nerden peydâ olduğunu bilmediğim rüyalar gördüm. Kötü değillerdi, aklımda da kalmadılar zaten.

Her neyse; günlerdir ciğerimi söken bu öksürük, inad edip sökülmek istemeyen bu balgam ve nazlanarak açılmak bilmeyen sinüs kanalları beni daha çok yordu bağ işlerinden. Ha bu arada, dört gözle beklediğim kitap siparişim ilçe postanesine varmış. İnşallah bugün kavuşacağız. Sabah sabah fondan çikolata yedim. Yeni güne selâm olsun.

sözlükler sorunlu insanların sığınağıdır

Benim de insanlarla problemim var. Zaman zaman kindar olduğum doğrudur. Ancak sadist ve egoist degilim. Hani tek tipçi insan modeli de yok kafamda lakin, keşke biraz daha incelikli olsalar, güzel ahlâka daha bir itina gösterseler. Hâlden anlasalar. Vardıkları evin sakinlerini, her ne kadar yakın akraba da olsa düşünseler. Milletin huzurunu sakinliğini kaçırmasalar. Moral bozmasalar. Dana kadar olmuş şımarık çocuklarına terbiye verseler. Eğitimimize, evlenip evlenmediğimize, adalet anlayışımıza, saygı gösterme şeklimize, düşüncelerimize, mesleki veya şahsi tercihlerimize laf etmeseler. Kusur araştırıp , görüp ötelemek yerine empati kurmayı deneseler. Yalancıktan değil, hakiki samimi.

O nedenle sözlükteyim. İçimi döküyorum.
1 /