@muberka

Okur, Yazar, Çizer, Müzisyen

  1. toplam entry 936
  2. takipçi 6
  3. takip edilen 6
  4. puan 6398
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 2 yıl önce

demir atmak

1993 senesi. Ebru Gündeş daha toy bir çocuktur. Pembe prenses bir elbise içinde TRT sahnesinde ilk albümünden şarkı okur. O zamandan bu zamana tam 18 senedir dillerden düşmeyen, hâlâ kimilerince popülerliğini koruyan o şarkı. Yalnızların yoldaşı.

"Demir attım yalnızlığa bir hasret denizinde"

alice in wonderland

Bir Lewis Carrol şiiridir. Alışagelmişin dışında bir üslubu vardır. Lewis efendi, ingilizce kelimelerin başı ve sonundaki heceleri kırkyama yapıp yeni bir şiir tavrı oluşturmuş. Tabii arada kimilerini de olduğu gibi yazmış. Tomris Uyar'ın çevirisini yaptığı, Alice Harikalar Diyarında'da karşımıza çıkan şiir:


’Twas brillig, and the slithy toves
Did gyre and gimble in the wabe:
All mimsy were the borogoves,
And the mome raths outgrabe.

“Beware the Jabberwock, my son!
The jaws that bite, the claws that catch!
Beware the Jubjub bird, and shun
The frumious Bandersnatch!”

He took his vorpal sword in hand;
Long time the manxome foe he sought—
So rested he by the Tumtum tree
And stood awhile in thought.

And, as in uffish thought he stood,
The Jabberwock, with eyes of flame,
Came whiffling through the tulgey wood,
And burbled as it came!

One, two! One, two! And through and through
The vorpal blade went snicker-snack!
He left it dead, and with its head
He went galumphing back.

“And hast thou slain the Jabberwock?
Come to my arms, my beamish boy!
O frabjous day! Callooh! Callay!”
He chortled in his joy.

’Twas brillig, and the slithy toves
Did gyre and gimble in the wabe:
All mimsy were the borogoves,
And the mome raths outgrabe.

(bkz: Tomris Uyar)

tomris uyar

Jabberwocky'i Gıllügış adıyla Türkçe'ye çeviren şair:

"Akşamözdü, yavışkan burguleler
döndeleyip cermelerken günsatba
uyudüşmüş kalmışlardı karpüsler
yemizler derseniz ak-ök begirba.

Ejdercenkten sakınasın ey oğul,
keskindir dişleri, pençesi yaman.
cub cub kuşu görürsen işin duman
hele gaddar yakvakvaktan kaç kurtul!

Aldı gümüş kılıcını eline
uzun süre korularda dolaştı.
dinlendi altında tumtum dalının
herkesten çok buna kendisi şaştı.

Böyle üzgün süzgün düşünedursun
alev saçan gözleriyle ejdercenk
çıkageldi neşil norman içinden
gark diyerek atladı binbir hendenk.

Sağsol, solsağ, fışt pışt, şak şuk, bir iki
gümüş kılıç biçti, kesti, doğradı
gebertti düşmanı, sonra bizimki
beş nala nayrıldı neşil normandan.

Ejdercenki öldürdün ha, ey oğul?
alnından öpeyim sevgili dumrul!
ey kutlu gün, şaşa maşa, çok yaşa!
ben gideyim, geçtin artık sen başa."
62 /