1. toplam entry 20535
  2. takipçi 25
  3. takip edilen 9
  4. puan 150983
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 7 yıl önce

reflü

Aslında reflüm hastası falan değilim ama bilmediğim bir sebeple bir hafta boyunca mide ekşimesi, yanması vs yaşadım. Yediklerim afedersiniz ağzıma geliyordu. Tekrar etmezsenşayet iki üç gündür geçti Allaha şükür.
Hayat kalitemin içine türkürdü. Ne yiyeyim ne yemeyeyim diye araştırdım ki reflü olanın Allah yardımcısı olsun. Hiçbir şey yiyemiyorsun. Onu yeme bunu yeme, şu reflüyü azdırır bu mide asidini yukarı çeker, ne yiyeceğiz kardeşim? Ancak muz, ananas, badem gibi gıdaları gönül rahatlığıyla yiyebilirmişiz. Ee onları da biz alıp yiyemiyoruz.
Türkiyede reflü olunmaz.

Çocuğun yediği helal giydiği haramdır

Anadolu'da çokça kullanılan ve hatta kullanılmakta kalmayıp bizatihi uygulanan bir söz.
Son jenerasyon olmasa da eski jenerasyonlar çocukluğunu hatırlarsa veya babalarının anlattıklarını hatırlarlarsa idrak edeceklerdir. Eskiden çocuktur yesin kafası varmış. Rahmetli dedem de bize hep yedirirdi. Öteberi meyve vs. Ancak iş kıyafete gelince herkes paçavra gibi giydirilirdi. Kimde bir kaç parça kıyafetten fazlası vardı ki. Artık çocuk sürekli büyüdüğü için kıyafet almak müsriflik mi geliyordu yoksa başka bir şey mi bilmem...

Agalardan yeni tarz eleştirisi istemek

Bu tarz hatalara çok düştüğüm için artık yeltenmiyorum. Mesela az önce kısa sakal uzun bıyık tarzını deneyeyim dedim. Bu tarzı ahir ömrümde bir kere denemiştim. Şimdi ben bunu gidip agalara sorsam nasıl olmuş diye, ortaya şöyle şeyler çıkacak.

-agalar, yeni tarzım nasıl olmuş fikir verin, iyi değilse keseyim.

+g*tüme benzemişsin.

+sen ona bakma lan, on numara olmuş, kız olsam ve*irim.

+kanka sana kırk kere üflesek para etmez. O yüzden kafana göre takıl.

Bunlardan tutarlı, akılcı ve mantıklı eleştiri beklemek çok zor. O yüzden bu tarz sorularını karşı cinsten güvendiğiniz bir arkadaşınıza sorun. Mesela ben şimdi öyle yaptım "bence iyi, insansı maymun gibi.. şempanzeden bir evre sonrası yani... Ben beğendim..." dedi. Gördünüz mü ne kadar da tutarlı.

Evlilikten sonra üç sene çocuk sahibi olmayınca başlayan dedikodu

-handan ablanın oğlunun.... Olmuyor herhalde...
+olsa şimdiye kadar olurdu zaar...

Kimi insanlar bazen o kadar aşağılık olabiliyor ki hadlerine olmayan mevzulara o b*k burunlarını sokabiliyorlar. Belki bir süre istemiyorlar, belki de gerçekten olmuyor, size ne arkadaş ya.
Bırakın da bu konuda torun beklentisi olan ana babaları konuşsun. O da kendi çocuklarıyla.

Kalıcı olmayan güzel kokulu parfüm

Gerçekten parfume filmindeki gibi bir koku var ancak kalıcılığı yok. Yani 4-6 saat kadar olduğu söyleniyor. O da 4-6 saate kadar canı çıkıyor. Sonrasında ise hiç yok. Ancak birinin sizi domuz gibi koklaması gerekir. Fakat koku gerçekten baştan çıkarıcı. Yani insan kendisine yürür, o derece.
Peki değerli dostlar, siz böyle bir parfüme para verir misiniz? Piyasa fiyatı 600-800 arası değişiyor.

Beynin körelmesi

Hiçbir bilimsel temelim yok ancak beynin aktif çalışması ile körelmesi tamamen hayatın bir rutin haline gelip gelmemesi ile alakalı. Mesela atomu parçalayan bir insanın beyninin körelmiş olduğunu iddia edemezsiniz değil mi? Ancak her gün kalkıp atomu parçalayan ve yiyip içip yatıp ertesi gün yine atomu parçalayan bir insanın beyni körelecektir muhakkak. Aynı şekilde sürekli kitap okuyan birinin beyninin körelmiş olduğunu iddia edemezsiniz. Fakat bu da sürekli birbirinin benzeri eserler okuyorsa beyni rutine bağladığı için onun beyni de körelecektir.
Kısacası beyin aynı şeyleri yaptığı sürece etkisini yitirir. Sürekli farlı şeyler yapıyorsa ister inşaat amelesi olsun ister ilkokul terk olsun beyni sürekli kendini geliştirecek ve kapasitesini artıracaktır.
Ekonomisi Az gelişmiş memleketlerdeki insanların daha az zeki gibi durması da kanaatimce bundandır. İşe git, aynı şeyleri yap eve gel, ye, çay iç, TV izle, iki dakikada nihayete eren seks faaliyetine giriş ve yat... Ertesi gün yine aynı... Başka şeyler yapmaya ne zamanın var ne paran... Rutin bir hayat, az çalışan bir kafa ile sonuçlanıyor...
1 /