1. toplam entry 4547
  2. takipçi 10
  3. takip edilen 6
  4. puan 13578
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 9 yıl önce

dünya sözlük

uzun zamandır giriş yapmıyordum halbuki bir zamanlar tam mesai müdavimiydim öyle ki 5 bin küsur entrym var. yeni arayüzü ve tasarımı güzel olmuş. umarım başarılı olur. yalnız profilde arama özelliği nereye gitti bulamıyorum! help!

mustafa öztürk

modernist ilahiyatçıları tevilin belini kırmakla, aşağılık kompleksiyle malul olmakla, apolojetik olmakla suçlar. halbuki tarihselciliği nezdinde radikal modernist yorumu benimsediğinden tüm eleştirdikleri kendisine uzanır.
aklıngozu, ekşi'de açılan ''bir müslümanın aklına takılan 91 soru'' gibi örneklere en iyi cevabı tarihselciliğin verdiğine inanır.
modernist ilahiyatçıların ilhadı önleyemediğini söyler halbuki kendi videolarının altında ''ateistsin itiraf et'', ''dinden çık kurtul, ''zorlama bu dini adam edemezsin'' yollu yorumları görebilirsiniz. kendisinin tarihselciliği de kafirin küfrüne mani değil yani. üstelik dinin yüzde 90'ını yoksaydığı için tabii ki tarihselci islam yorumunun geçerli olduğunu düşünen aklı başında bir insan evladı çıkmaz.

koç'un özel uçağı imamoğlu'na tahsis edilmiş

so what denilesi olay. arada bir hizmet ilişkisi var. koç imamoğlu'na yardım etse böyle göstere göstere yapmaz herhalde. ayrıca hukuksuzluk varsa içişleri bakanısın müdahale et, öyle sosyal medyadan boş polemiğe ne hacet.
binali yıldırım yemin ediyorum dişlerini gıcırdatıyordur. bu süleyman soylu'nun gereksiz çıkışları, fbsk'nın (eski hollanda gazisi kadın bakan) - damat berat'ın görünürlükleri adama zarar veriyor.

turizm sektörü

ta liseden beri içindeyim. aktif net çalışma sürem 5 yıllı geçti (stajları falan saymazsak) artık kurtulmak istediğim sektör. o sebeple turizme girmeyi aklınızdan geçirmeyin. size hoş gelecek bir ton güzel özelliğini sayarım ama terazide ağır basan olumsuz yanları.
hayalim e-ticaret ama bu yaştan sonra nereden nasıl gireceğim bilmiyorum.

ali babacan

iddiaya göre abdullah gül himayesinde yerli emmanuel macron olmaya hazırlanan eski serial minister (literatüre kavram sokuyorum, zapta geçsin)
ali babacan ve mehmet şimşek'in ekonomide başarılı olduğunu düşünmüyorum.
döviz ucuz ve enflasyon düşükken faiz indirmemeleri sonraki dönemde başımızı çok ağrıttı.
ekonomik başarı ise esasen derviş-fisher modeline harfiyen uyup mali disiplinden taviz vermemeleri ile özelleştirme gelirleri, küresel para bolluğunda sıcak para girişi + dolaylı vergi dopinglerinin eseridir.
ayrıca abd ve ab ile dış politikada bu kadar sürtüşülmüyordu, darbe ve sınırlarımızdaki iç savaşlar onların döneminde yoktu.
ha tabii yiğit bulut - cemil ertem - necmettin batırel çizgisinden iyiler muhakkak. ekonomide realizm şimdiki saçma politikasızlık durumundan katbekat iyidir.

numan kurtulmuş

erdoğan'dan sonra kim başa geçecek sorusuna numan kurtulmuş derdim. akçeli işlerle ilgisi yok, akademisyen, ılımlı vs.
halbuki üç beş ayda gündem olup partisini zora sokan patavatsızlıkları, parti içi mücadeleye girişemeyecek kadar garantici olması, hiçbir zaman inisiyatif almayıp siyaseten tükenmesi sonrası numan beyi de üç hayırla uğurluyoruz.

kur-an'ı kerim'deki kıssalar

halefullah'ın, bultmann'ın demitolojizasyon tezinden uyarlayarak masal hükmü verdiği, allah'ın ibret olarak va'zettiği hikayeler. tüm tarihselciler de bu adamın peşinden gidip kıssalara iftira atıyor.
neyse efendim bu güruhun tezine göre kuran'da yer alan kıssalar;
1. tarihi,
2. temsili,
3. usturi olmak üzere ayrılıyormuş.
halbuki kuran'da yer alan kıssaların gerçekten yaşanmış olduğuna dair kuran'dan delil getirmek çok güç.
kıssa anlatımlarında geçen bi'l hak ve nebe gibi lafızlarla kesinlik bildiren diğer ifadeler tevil edilmeksizin kıssaları mitolojik saymanız mümkün değil.

not: bu tezlere karşıt olarak geliştirilen geçmişte süleyman ateş'in, günümüzde cengiz duman'ın çalışmalara göz atabilirsiniz.

türk dil kurumu

kolay bir arayüzü vardı şimdi mahvetmişler. sözlüklerinde arama bile yapamıyorsun. eskiden bts'de ''içinde geçen'' kriterli arama yapabiliyorduk. işbilmezler, bir işi yapamıyorsanız bari düzgün giden işe karışmayın.

hdp eğer teröre destek veriyorsa neden kapatılmıyor sorunsalı

ak partinin ilkesel kararı nedeniyle kapatılmıyor. partiler değil kişiler cezalandırılsın diyorlar. ayrıca son yasal düzenlemeyle (2015) parti kapatma demokratikleşme gerekçesiyle zorlaştırıldı.
kaldı ki ak parti yargı üzerinde öyle alabildiğine etkili değil.
aslında bu soru da yersiz. kck tutuklamalarında hepsini sıraya dizdi devlet. hdp'nin eski iki eşbaşkanı mahpus. fezlekesi bekleyen hdp'liler de var.

tarihselcilik

tarihselcilerin dinde tarihselciliğin ölçü değerinin ne olacağı konusunda bir karnında konuşma durumu var. bu konuda daha fazla çalışmaları gerekiyor. benim birkaç başlıkta toparlayabildiklerim.
1. tefadül (ayetlerin faziletlerinin farklı olması)
2. taabbüdi - talili hükümler ayrımı
3. ed-din - şeriat ayrımı
4. sünnetullah

kıdem tazminatı caiz değildir

ilginç bir fetva. cübbeli'nin gerekçesine baktığımızda tamamen kendi düşüncesi ve mantığını işletiyor ki karşıt hükümler bile kendi ''fetvasından'' daha sağlam. kendisi tabii tuzu kuru, zengin mahdumu olduğu için böyle sorumsuz fetvalar verebiliyor.
esas mesele şu: yorumun mutlaklaştırılması
kıdem tazminatı dediğinde ne bir ayet ne de hadis var. sahabe kavli bile yok. yani hiçbir asli kaynakta aradığı fetvayı bulamaz. öyle olunca mecburen kıyas ve tevile başvuracak ve tek taraflı olarak dine izafe edeceği bir arızi yorum ortaya çıkaracak. aksi mümkün değil. spekülasyondan başka yolu da yok.
bak cübbeli bunu yapıyor ama ''benim fikrimdir'' bile demiyor. nerede o zaman ilim adabı. sen ne diye kendi çarpık mantığının kabahatini dine yüklüyorsun?

geçen yüzyılda güya matbaa caiz değildi, sonra nasıl caiz oldu? bunu gören dinsiz kafir de çıkıp dine karşı zafer elde edildi sanıyor. ayıp değil mi bu din adamlarının dine yaptığı kötülük. senin elbette yorumun olacak ama ''gırtlak dokuz boğum, sekizini yut birini söyle'', hayır konuşmayacaksan da sus. yorumuna da ''bu benim nacizane görüşüm'' diye şerh düş.

tarihselcilik

bu konuda başlarda ılımandım, sonra tam aksi bir tavır aldım. daha detaylı bir yazı yazacağım inşallah.
ama şunu söylemeden de geçemeyeceğim. tarihselci yorumu tek çıkar yol görmenin hiçbir gerekçesi olamaz.
örneklendirelim.
-ahkam ayetleri çağa uymuyor mu? iyi de bugün o kafamıza uymayışı, zihinlerimizin batı paradigması tarafından iğdiş edilmesi yüzünden olmasın. mesela 19. yy britanyasında 200'den fazla suç idamla cezalandırılıyordu ki çağdışı bulunan islam'da savaş hali dışında hepi topu 6 suçun cezası idamdı (hirabe, bağy, kısas, zina, livata, irtidad).
bugün mesela hırsızın hapsedilmesini niye insani buluyoruz? insanlar sanıyor ki batı'nın kurumları ve kuralları herkesçe tartışılıp doğruluğu ve geçerliliği kabul edildi. halbuki bugün kabul ettiğimiz değerler seküler modernitenin egemen dogmasından başka bir şey değildir.
-tarihselcilerin uğraştığı ikinci alan kısas ayetleri. bilime uymuyor diye reddedilen, doğaüstü olayları barındıran kıssaları tarihsel diye reddediyorlar. bir defa evrenin dış müdahale olmadan kendiliğinden oluşma olasılığı, kızıldeniz'in ortadan ikiye ayrılmasından daha düşüktür. kıssalar mantıksal açıdan da tutarlıdır. doğa kanunlarının koyucusu ve uygulayıcısı bir tanrı pekala bu kanunları iptal de edebilir. böylece ateş yakmaz olur, bir peygamber ölüleri diriltebilir vs.
bakın çok enteresan. geçen gerçekleştirilen bir kuantum fiziği deneyine göre nesnel gerçeklik de aslında yok. işte bu, bilimin otoritesini temelden sarsan bir iddia. yani bilim adına karşı çıktığımız şeyler var ya, işte o bilim de pekala yanılıyor olabilir.

islam hukukunda suç ve ceza

roger garaudy'ye göre kuran'ın yüzde 4'ü hukuka, binde 7'si ise ukubata müteallik konulardan oluşur.
islam hukuku büyük ölçüde fıkhın eseridir ve asr-ı saadetten, hulefa-i raşidun'dan sonraki dönemlerde tanımlanmıştır.

sözgelimi hırsızlıkta el kesme cezasını ele alalım. yerleşik hayata geçilmemiş; devlet teşkilatı, kolluk kuvvetleri, adliye ve ceza infaz kurumları yok. böyleyken ''islam niye hırsızı hapsetmek yerine elini kesin demiş'' diye sormak anakronik ve absürttür. islam'ın öngördüğü uygulama sonuç odaklı, pratik, gerçekçi ve dahi makuldü.
çağdaşı dönemde hırsızlığın öldürme veya köleleştirme gibi ağır cezaları da söz konusu olabilirdi.

el kesme ve diğer konularda islam'a en yaraşır yorum sanırım fıkha ait. ele alalım.
1. lafzi yorum (eli kes diyor direkt. hikmet, adalet ve maslahat bakımından tartışılır)
2. geleneksel fıkhi yorum (el kesmeyi belli usul ve esaslara bağlıyor, konuya parçacı değil bütüncül yaklaşıyor)
3. mecazi yorum (burada el kesme mecaz olarak alınıp hırsızlığın önünün alınması ve etkin kovuşturması yorumu çıkarılıyor. zorlama, dolaylı ve tahrifatçı bir yorum)
4. gai yorum (bu yorum tarihselcilikle flört ediyor, hükmü amaç odaklı yorumluyor. mutlak hükmü izafileştiriyor. moderniteyle en uyumlu olsa da islam zaviyesinde hayli sakıncalı)

tarihselcilik

tutarsızlıklarını ve eksikliklerini gördükçe soğuduğum din yorumu.
neyin tarihsel neyin tarihsel olmadığının ölçüsünü dinden bulmak güç. hristiyanlıkta bu yorum imkanı var ama islam'ın doğası farklı.
-kuran'da nüzul sebebi olan ayet sayısı çok çok az.
-kuran, yeni ahit'ten farklı olarak metluv (tevrat kronik tarzında, incil ise biyografi tarzındadır, kuran ise doğrudan allah tarafından dikte edilmiş kabul edilmektedir)
-kuran tarihselcilik itirazlarına bizzat yanıt veriyor. örneğin kıssalara mitoloji diyen tarihselcilere cevabı kıssalara esatir'ül evvelin diyen müşriklere kuran'ın cevabından çıkarabiliyoruz.
-kuran allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenleri zalim, kafir ve büyük günahkar olarak nitelerken örneğin islam ceza hukukunu askıya alan tarihselciler hangi yol ve yöntemle ahkam ayetlerinin iptal edebiliyor?

örneğin ''kıssalar nasıl gerçek değil. allah inananlara örnek olarak tarihten gerçek yaşanmış olay bulmaktan ve yaratmaktan aciz mi'' sorusuna tarihselcilik ancak kem küm edebiliyor.

ilhami güler çıkıyor sabit din dinamik şeriat diyor.
ömer özsoy çıkıyor sünnetullah diyor.
mustafa öztürk çıkıyor durum ayetleri değer ayetleri diyor. kafasına eserse ontolojik ayetler - sosyolojik ayetler diyor.
kimse açık-net-dürüst bir yol göstermiyor. bir bilen varsa ve beni aydınlatırsa sevinirim.

mustafa öztürk

hem nalına hem mıhına adamıdır.
modern islam yorumlarını kemalist/siyantist/koranist/selefi/neo-hurufi/kuantum tefsircisi/televangelisti demeden kıyasıya eleştirir.

bidayetinden nihayetine tefsir geleneğine vakıf olduğundan geleneksel din yorumlarını, ortodoks heterodoks ayırmadan - örneğin sünniliğin aşırı tenzihciliğini, şia'nın batını tevilciliğini ve mehdiyet teolojisini, aleviliğin ayrıksılığını, sufiliğin diskurcu ve ibahi yapısını tüm tutarsızlığıyla teşhir eder.

gel gelelim kendisi radikal modernisttir. tarihselci olduğundan dini hermenötik ve sosyal bilimsel açıdan açıklar.
1 /