1. toplam entry 3398
  2. takipçi 10
  3. takip edilen 12
  4. puan 14222
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 12 yıl önce

30 yaşındaki bir kadına abla demek

uzun gözlemler sonucu vardığım yargıya dayanarak söyleyebilirim ki erkekler her kadına abla/bacı demiyor. bir esnafın, dükkanında alışveriş yapan iki kadından birine “abla” diğerine “hanımefendi” demesinin ne gibi bir açıklaması olabilir? “ye kürküm ye” durumu söz konusu oluyor sanki. iyi giyimli ve varlıklı görünen kadına “hanımefendi”, gündelik giyimli kadına “abla” hitabını layık görüyorlar zaar. bakın, bu adamına göre muameledir. şahit olduğum yerde alışverişi bırakıyorum öyle sinir bozucu bir durum.

Mahlasını cüzdanında taşı hediye etkinliği

çok çok güzel etkinlik. hem anlamlı bir hediye vesilesiyle yazmaya teşvik ediyor hem de süreklilik özelliği var. şahsen hediye çeki vb. ödüllerden daha çok gaza getirir beni bu tür anlamı olan ve ince düşünülmüş hediyeler. benim tercihlerim en önemli husus tabi burda, onu atlamayalım*. ne diyorduk, hah... negzel, muhtemelen bu ay ilk ona giremeyeceğim ama çok mutlu oldum yahu. bir gün girebilme umudu hep cepte sonuçta. işte feraset, işte cesaret, işte adam gibi adamlık deyip bitiriyim tanımı*.

sirke

Birkaç ay önce covid geçirmiştim. şu sıralar, tıpkı o zaman yaşadığıma benzer kas ağrıları çekmeye başlayınca epey panikledim yine covid mi oldum diye... ne yapsam ne etsem, her şey için çok mu geç acaba diye düşünürken yine bu sözlükte okuduğum covid’e karşı elma sirkesi önlemi aklıma geldi. pek inanmamıştım o zaman ama korku insana her şeyi yaptırıyor a dostlar. Yarım çay bardağı ev yapımı elma sirkesinin üzerini su ile tamamlayıp içtim, ağrılardan eser kalmadı. Plasebo etkisi mi yoksa hastalık başka bir evreye mi geçti bilmiyorum ama ağrıların zınk diye kesilmesi çok garip geldi. sirkeyle geçtiği için de covid şüphelerimde yanılmadığımı düşünüyorum. Çok ilginç değil mi?

içimizdeki şeytan romanındaki macide karakteri

Macide ah macide... hani sazlı eğlencelerde muhitin tiksinerek izlediğin ileri gelenleri vardı ya... ben de Ömer’den ayrılıp bedri’yle gidişini benzer bir tiksintiyle izledim. hayır hayır, Ömer seni bıraktı, bedri’ye emanet etti diye sana hak vereceğimi mi sandın? Ömer’e yazdığın veda mektubunda samimiyetsiz olduğunu kendine de itiraf ettiğin birkaç şey vardı ya hani... kendini bilinmezliklere atarak terk ediyordun güya ömer’i... kusura bakma da Bedri olmasaydı zor alırdın bu kararı. Ömer’i terk edecek kadar mutsuz değildin bile belki de. ince ruhlu, hassas bir kadından ziyade garantici ve samimiyetsizce davrandın... bedri’nin sana hakaretler yağdıran hasta ablasına bakmayı da iyiliğinden teklif ettin zaten değil mi? inanalım biz de buna yani... sevmiyorum seni macide.

içimizdeki şeytan romanındaki ömer karakteri

“sen daha iyilerine layıksın” sözünün mucidi olabilir bu karakter. kitabın sonunda kendisine ve macide’ye karşı bir parça dürüst olmayı başarabilmiş diye aciz ve serseri bir ruha sahip oluşunu görmezden mi gelelim yani? daha da kötüsü bu acizliği ve serseriliği insanın doğasından gelen bir şeymiş gibi kabullenelim hatta bununla da kalmayıp takdir mi edelim? nefretimsin Ömer. macide’ye de laflar hazırladım merak etme. onları da onun başlığında yazıcam birazdan dur.

mutfaktan çıkarken su getirilmesini isteyen baba

ovvv o da bir şey mi? bunun bir de markette bir şeyler alıp orada bırakan, eve gelip taşıması için çocuğunu markete geri gönderen versiyonları vardır. kendin geliyorsun işte marketten, taşısan ölür müsün? ama yokkk. neden böyle davrandığını sorduğunuzda da şu harikulade cevabı alırsınız:

“çocuklarım değil misiniz, sizlere işe yarama fırsatı sunuyorum işte”.

*

en hızlı kaybolan nesne

(bkz: toplu iğne)

önemsizmiş gibi görünebilir ama üç günde bir toplu iğne kaybedip kutunun dibini gördüğünüzde, bir toplu iğnenin ne kadar önemli olduğunu anlamış olursunuz. işin aslı, insan toplu iğnesiz kalmadan toplu iğne gibi bir nesnenin varlığından bile haberdar değil gibidir. Allah hiçbirinize toplu iğnenin eksikliğini göstermesin.
1 /