1. toplam entry 6457
  2. takipçi 23
  3. takip edilen 2
  4. puan 37343
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 12 yıl önce

AYDA 100 BİN LİRANIN AŞAĞISI

Eh. 5 bin euro ediyor. Bir de böyle okuyunca ilber hoca çok haklı.
Fakat 3/5 ceo dışında bu parayı maaşla kazanmak imkansız ülkede. Bu ülkenin en çok verim üreten insanları alt sınıf, en alt sınıf, yerin dibi sınıf oldu. Son 20 yılda beyaz suc kasalara binenler de çoğaldı, tektipleşti. Ne üretiyorlar? Bakmak lazım. Bakmak lazım, göz lazım, cesaret lazım.
Boş küme.

128 denince akla gelenler

Ben yazacaktım ki l'atitude yazmış. Anadolu yakasından Mecidiyeköy'e gitmenin en pratik yoluydu 128. Evimin önünden binip ali sami yen durağına gidebiliyordum. Oradan fulya'ya hiç acele etmeden, etrafı izleyerek yürüyordum. Zaman sıcak bir öğleden sonra gibiydi, hiçbir yere kıpırdamıyor ve bitmek bilmeyen mecburiyetler taşımıyordu.
Çift bilet yazıyordu ve mp3 player boynumda asılıydı.

habertürk

karne hediyesi et alan çocuğun haberini yapan muhabiri kovup kovmadığına açıklık getirmesi gereken medya kurumu.
bir çocuğa mikrofon uzatırsanız duyacağınız şey "gerçek haber" dir. gerçek haberle zoru olan medya kurumu da çıksın açıkça desin ki, bu muhabiri kovduk çünkü biz yalan haber yapmak ilkesiyle çalışıyoruz.

bu et mevzusunu da herkes her yere çekti, veganlar başka türlü isyanda, yoksullar başka...
olanı olduğu gibi görmek konusunda bu kadar başarısız başka tolum var mıdır acaba?
herhangi bir iktidarın yalakası ya da kör gözüne düşmanı olmadan, ideolojiden, alt ve üst kimliklerden bağımsız düşünemeyen, var olamayan insanlar olduk iyice. burada kala kala ad hominem olmadan düşünen azınlık da sağ çıkamayacak.

çocğun söylediklerini, ifadesini, yüzünü bizimle iletişim kurarken kullandığı ne kadar duyusu varsa sadece onları görerek, işiterek yorum yapamıyoruz. birileri hemen tanrısına sövülmüş gibi iktidarı savunmaya geçiyor. ötekiler de bu ilk gruptakilerle dövüşmek için bahane aradıkları için onlara saldırıyor.

çocuk? çocuk yok.

İlk buluşmada balıkçıya gidip kefal yemek

şu ilk buluşmalar bir bitmiyor, bir türlü ikinci buluşmaya geçemiyoruz.
ilk buluşma kısa sürer, sürmeli. bir çay, bir kahve içilir o kadar. ilk kez gördüğümüz kimseyle o kadar uzun vakit geçirmek doğru değil. belki hoşa gitmeyen bir şeyler olacak, belki yürümeyecek.. ne gerek var hem zaman, hem enerji hem de para kaynaklarını boşa tüketmeye?

evlilik masrafının kızın güzelliği oranında artış göstermesi

artık entrylerde kalakalmış bir tespit.
çünkü evlilik masrafı piyasa koşullarıyla kaf dağının tepesine çıktı. bu sebeple kız isterse peri olsun, isterse afrodit olsun masrafların hesaplamasına etkimiyor.
bence evlenemiyor oluşunuzun rasyonel sebepleriyle bir an önce yüzleşin de "güzel kızlar çok para harcatıyor" diyerek kendinize yalan söylemeyin.
nikah başvurusunda bulunmak, hem de oturduğunuz ilçede 1895 TL.
bilmem anlatabildim mi?

Evde pırasa yapıp iş yerine götürmek

Eksik başlık.
İstanbul'un en havalı plazalarından birinin yüksek katlarına yaşanan olay.
Beyaz yakalısın diye pırasayı sadece buğday poleni eşliğinde trüf yağlı somon üzerinde kül şeklinde tüketiyorsunuz sanıyorlar.
Arkadaşlar trüf yağını nereden tedarik ettiğini bilmediğim yerlerde yemiyorum.

Not: başlık geç kalmış, ben ertesi gün de ofise zeytinyağlı pırasa götürdüm.
1 /