1. toplam entry 135
  2. takipçi 0
  3. takip edilen 0
  4. puan 253
  5. statü
  6. rütbe çaylak
  7. kayıt tarihi 3 ay önce

eleştiri

kimsenin son zamanlarda kaldıramadığı tenkid. kimselere bir şey söyleyesim yok şu sıralar, hep g.tünden anlıyorlar. valla. ara ara hunharca ve bir ergen z kuşağının hayatı ve çevresindekileri cahilce eleştirdiği gibi eleştiresim geliyor bazılarını. olduğundan farklı görünmek için kasmaktan kopma derecesine gelen geri zekalı instagram kullanıcılarını, sanal alemde kendine kimlik arama peşine düşüp anlamsızca birbiriyle yarışan silik tipleri, üç-beş like... bir kaç artı oy ve bir iki favori görmek için eğilip bükülen omurga sahiplerini, içten içe sıkılıp bunalırken ve kasvetli gamını ruhuna sıvarken dudaklarına yerleştirdiği sahte tebessümle etrafa mutluyum pozları verenleri, evet hepsini wednesday adams soğukkanlılığı ile gözlerinin içine baka baka eleştirmek istiyorum. burnunun ucuna kadar eğilip henning may gibi avazım çıktığı kadar Hurra die Welt geht unter nakaratını haykırmak istiyorum.

istanbul

bir balık değiliz ama denizini görmeden yaşayamıyoruz. köşe bucak gezmedik ama o yerler yakınımızdadır biliyoruz. trafiği ömrümüzü, havası ciğerimizi yese de, sevdalıyız uzaklaşamıyoruz. Bir istanbulumuz var, bırakın şehrini terketmeyi, mahallesini terkedemiyoruz. İstanbulum, seni herşeyinle çok seviyoruz.

Saçma dualar

duanın saçması olmaz. dua zaten acizliği ve fakirliği hissetmenin göstergesidir. dua bir çeşit ibadettir. ibadetin maksadı da Allah'a karşı insanın zayıflığını ortaya koyması ve allah'ın yüce sıfatlarını idrak etmesidir. kendini çaresiz hissettiğin zamanlar o duanın vaktidir. yoksa o çaresiz durumdan kurtulmak için yapılan dua gerçerli değildir. fakat yüce rabbimizden ümit edilir ki; o dua (ne kadar saçma olursa olsun) o çaresizlikten kurtulmaya vesile olabilir.

Çin'deki sıfır Covid politikası karşıtı eylemler

Çinli dostudan öğrendiğim kadarıyla Çin'in sadece küçük bir bölgesinde, genel itibariyle muhalif kişiler tarafından çıkartılan ve yönetilen eylemlermiş. sokağa çıkma yasağı kasım ayından bu yana devam ediyor, çok ciddi ve katı karantina uyguladıkları doğru, fakat halk buna alışkın. farklı bir coğrafya ve farklı bir kültür.. direkt kendi kültürümüze göre düşündüğümüz için bazı durumlar çok absürt ve yanlış gelebiliyor.

wednesday

Finalde kıyafetini ve yürüyüşünü değiştirip, sonlarda sırıtıp arkadaşına sarılıp öpüşerek 7 bölümlük dik duruşunu hak ile yeksan etmiş, gözümden düşmüş adams ailesi bireyi...


tüm klişe ve tahminlere rağmen kendini keyfle izletmiş harika yüzlü, kalın dudaklı 20 yaşındaki Jenna Ortega bacımızın güzel oyunculuğuna sahip netflix dizisi. komşunun tosyali37 isim ve şifreli wifisi ile arkdaşın netflix hesabı saolsun.

hedef

aslında tam olarak karşılığı "bir şeyi istemek" dir. bir şeyi gerçekleştirmeyi istediğin anda o hedefin oluverir. bir şeyi gerçekten de istiyorsan, o şey gerçekleşecektir.

Hedef koymak, hedefine almak, hedeflemek vs. gibi terimler bu güne kadar bize tam olarak açıklanmadığı için ruhumuzda ve kalbimizde manası tam olarak makes bulmamış, hep başklarına ait bir kelime ve kavram olarak orada bi yerlerde durmuştur.

bir şeyi hedeflemek (istemek) veya başka bir deyişle, bir şeyin olmasını çok istemek (hedefine koymak) o işi yapmak için en büyük adımlardan birisidir. önüne çıkan engeller o istediğin şeye ulaşırken sana daha fazla keyf verecektir.

mesela önümüzdeki yaz ayına ingilizce konuşarak girmek istiyorsun. (bunu otomaitk olarak hedefine koymuş oldun). bu isteiğini yerine getirmek için gerekli zaman, para ve ortamı ayarlayıp başladığında hedefine doğru ilerlemiş oluyorsun.

veya boğazda kıtalar arası yüzme yarışmasına girmek istiyorsun, bunun için araştırmalarını yapıp, hedefine aldığın bu isteği gerçekleştirmek için gerekli kayıtları yapıp, sınavından geçmek için gerekli antrenmanlara başlaman gerek.

yani hedef = istemek dir.

sigara

insanın günde 20 kez yaptığı ve hayatının her karesine bir anısını bıraktığı başka bir alışkanlığı yoktur zannedersem. bu yüzden; insan her ne kadar 3-7 gün içinde vücudundaki nikotinden tamamen arınmış olsa da, güzel bir yemek arkasından, balkonda serin bir hava eşliğinde yudumladığı türk kahvesiyle ve ateşli bir sevişme sonrası terini kurularken filan hep canı bu mereti çekmektedir. bu canının istemesi; vücudun nikotin ihtiyacından çok, psikolojik olarak o anlarda nikotin yoksunluğunu gidere gidere bilinçaltına nakşettiği suni bir rahatlama hissinin arayışıdır. 2-3 gün sigara içmeyen birisi ilk sigarasında iğrenç bir tad alır, bu kaçınılmazdır. fakat bilinçaltımız bunun iğren olmadığını ve içtikçe rahatlamamız gerektiğini söyleyecektir.

netice itibariyle; hiç başlamayanlar, kesinlikle başlamasın, bir tadı-kokusu-karizması yoktur. tamamen özentilikle başlanılan madde bağımlılığıdır.

ikinci olarak bırakmak isteyen kişi kesinlikle zoraki bırakmasın, elbet bir gün geri dönecektir. sigaranın madde bağımlılığı olduğunu unutmasın. maddeden arındıktan sonra bir de normal hayatına belli bir müddet sigarasız devam edeceği gerçeğini kabullensin. her bir anısına (üzülür, sevinir, şaşırır, yorulur, dinlenir, mutlu bir haber alır, acı bir haber alır, uçaktan iner, uçağa binmek üzeredir vs.) dolayısıyla canı nikotin çektiği her bir an bir olaya denk geldiği için o yaşanılan anların sigara ile güzelleştiğini düşünür, aslında o anlarda madde yoksunluğunun giderildiği için geçici bir tatminkarlıktan başka bir şey değildir. bir müddet sigarasız tüm bu anılarını yeniden yapılandırması, yeniden yaşaması ve onlar olmadan iyi hissettiğini bilmesi gerekiyor. yoksa bi yerde muhakkak tekrar sigaraya başlama ihtimali yüksektir.

aint your mama

kendisini "All About That Bass" ile tanıdığımız ve çıktığı tarihte kilolu olmayan ama kemikleri iri olan hanım kızlarımıza umut dağıtan Meghan Trainor ablamızın mesajla Jennifer Lopeze gönderdiği ve "aha bunu yazdım, sen söylen mi gı" diye sorduğu feminist şarkıdır.

imtihan

dünyada her şey bir sebeb ile meydana geliyor zaten. bu sebeblerin şuurlu olup olmaması senin başına gelen hadisenin imtihan olmasına mani değil. alimin birisi ne demiş; "beşer zulmeder, kader adalet eder". yani bir insan, bir kurum veya bir grup görünüşte senin başına gelen belanın sorumlusu dahi olsa, arkasında yüce adaleti ve imtihanı görmek gerekir.

zaten imtihan bunun için var, ak ile kara bu durumlarda seçilebilsin. cevapları açık olan bir imtihan imtihan olmaz.

en çok mutlu eden hediye

doğum günümdü. uzak mesafe ilişkilerinin en güzel yanı; yorgun ve soğuk bir yolculuk sonrası sıcacık bir sarılma, hoş beş, yemek ve sevişmedir. whatsapptan konum attı, baktım yakınlarda 5 yıldızlı bir otel.. soru işaretini basılı tutup on saniye bekledikten sonra gönder tuşuyla yolladım. burdayım işte gel dedi. mesai bitimine 2 saat vardı. hızla işlerimi toparlayıp ben biraz erken çıkacağım mailini attıktan sonra cihazı kapatmaya bile tenezzül etmeyip, Control+Shift+Media Eject yapıp attım şirketten kendimi. Oda kapısına gelip tıkladım, kapıyı açtı, girdim. yatağın üzerinde bi hediye paketi var ama ilgilenmedim. kendisine sıkıca sarılıp açıkta olan her yerini öptüm. sigaramızı içerken kucağıma aldığım soğuk jelatinli paketi açtım. içinden ne çıktı dersiniz? çok da önemli değil. demem o ki; insanı en çok mutlu eden hediye, sevgilinin ansızın ziyaretidir.
1 /