1. toplam entry 9463
  2. takipçi 0
  3. takip edilen 1
  4. puan 48759
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 11 yıl önce

nuri pakdil

Ödül Toreninde Erdoğan'ın ricasını kırmayarak meşhur selamını tekrarlamistir.

"Siz değerli konukları antiemperyalist, antikapitalist, antinasyonalist, antisiyonist, antifaşist en önemlisi de antifiravunist bir bilinçle selamlıyorum.

Ne mutlu ezeli ebedi ulu önderimiz HZ. Muhammed'in (SAV) şefaatçisi olanlara.Ne mutlu Müslüman diyene"

Buyuk Usta 'Kalbimin yarisi Mekke,Diger Yarisi Medinedir. Ustundeki Tül İse Kudus'dur.' ifadeleriyle Kudüs'e apayri önem verirdi. Rabbim Mekanimi Cennet Eylesin.

(bkz: kudüs aşığı)

17 ekim 2019 barış pınarı harekatı'nın durdurulması

Neden bölgedeyiz ? sorusunun cevabı ile başlamak gerekir aslında
Hangi ülke olursa olsun yüzlerce km mesafesi bulunan bir sınır hattında 'terör örgütü' olarak tanımladığı bir oluşuma müsaade etmeyeceği gibi Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde bir terör koridorunun oluşturulmasını haklı olarak müsaade etmeyecektir. Dünya kamuoyu her ne kadar olayı çarpıtmaya çalışarak meseleyi ' kürtlere karşı bir operasyon' olarak sunsa da , Türkiye'nin haklı olduğunu otoriteler kabul ediyor.

Türkiye ne istiyordu ?
1- Güvenli Bölge
Yaklaşık 450 km uzunluğunda ve 33 km derinliğindeki alanı GÜVENLİ BÖLGE olarak tanımlamıştı.Amaç,Terör unsurlarını bu bölgeden uzaklaştırmak\temizlemek ve ülkesinde yaşayan Suriyelileri bu alana yerleştirmekti.

2-PYD\YPG
Terör Örgütünün Silah bırakması,Uzaklaşması,Güvenli Bölgenin Dışına Çıkması.Tüm uyarılara rağmen örgüt faaliyetlerine devam ediyor ve Abd tarafından silahla besleniyordu. Sonrasında gelen ve 9 gün sonra virgül koyulan bir temizlik harekatı.

abd ve bir çok ülkenin yaptırım tehditlerine aldırış etmeyen Türkiye'nin kararlılıkla operasyona devam etmesi ve 9 gün sonra Abd tarafından gelen UZLAŞALIM teklifi ! Burada kaçırılmaması gereken en önemli nokta
Ödev verilen ve gündemi belirlenen bir Türkiye'den , ödev veren gündem belirleyen bir Türkiye'nin varlığıdır.

Uzlaşmada Neler oldu ?

Öncelikle şunu ifade etmekte yarar var.Bu bir ateşkes değildir.Ateşkes savaşlarda olur,savaş ise devletler arasında yapılır.Biz savaşmıyor,mücadele ediyoruz.Dolayısıyla ortada bir ateşkes yoktur. Bu , Abdli yetkilinin diplomatik çakallığından ibarettir.( kasıtlı olarak ateşkes sağlandı dedi )

1-120 saat içerisinde PYD\YPG 'nin Güvenli Bölgenin dışına çıkacak ( 450 km uzunluk \ 33 km derinlik )
2-PYD\YPG ağır silahlarını bırakacak,
3-Güvenli Bölgenin Kontrolü TSK da olacak.

Bu 3 şart istediklerimizle doğrudan uyuşuyor. Tabi 120 saat geçmeden hiçbir şeyi anlayamayız. Zahire göre yorum yapacak olursak Türkiye'nin Lehine Görünüyor. Ki bu raddeye kadar dahi Türkiye adına büyük bir başarıdır nezdimde. 120 saat içerisinde şartlara uyulmazsa şüphesiz operasyon kaldığı yerden devam edecektir.

Tabi burada ilginç olan şudur ki
Amerika ve Dünya basını bu görüşmeyi 'Erdoğan'ın başarısı' olarak manşete taşırken bizler yerden yere vurmaktayız. Komik olan da şu ki ' Savaşa Hayır ' , ' Suriye de ne işimiz var ' diyenler bugün Operasyon Durduğu için eleştirmekte.

Sonuç Olarak
Süreci Erdoğan çok iyi yönetti. İlerleyen zamanlarda ise daha renkli gelişmelerle karşılaşabiliriz.

erdoğan ve üstler meclisinin büyük planı

Osmanlının kuruluşundan bugüne dek süregelen ve varlığına hep inandığım yüksek istişare / strateji heyetinin TÜRKİYE üzerinde etkisi , ülke sınırlarıyla kalmayıp tüm islam coğrafyasını yakından ilgilendiren kısa ve uzun vadeli planları/kararları dönemsel olarak işlevini korumaya devam ediyor.
Daha anlaşılabilir olmak için heyete , ister ‘AK saçlılar ‘ ismini takın , ister ‘birileri’ deyin, ister ‘dedeler’ deyin. Nerede yaşarlar,kimlerdir bilemem fakat aktif siyasette yer almadıklarından emin olduğum bu heyet mes’eleyi bütün olarak ele alarak Milletin Evet Dediği Siyasi Liderlere Yön Vermekte.
Bundan 9 sene önce tanımadığım yaşlı bir amca sohbet ederken ' evladım osmanlı bunlara 100 yıl süre verdi. Süre doluyor 'ifadelerini kullanmış olması son 60-70 yıl içerisinde ülkemizde yaşanan siyasi olayların neticesinde nelere gebe kalındığını ortaya koyuyor.
Osmanlı’nın Süre Verdikleri elbette İngilizlerden başkası değildi. İngiltere’nin Hindistan Rüyası Osmanlı Devletinin sonunu getirse de Fatih’den Ertuğrul’a , Alpaslan’dan Rasulallah’a kadar uzanan istişare geleneğinin bozulmamış olması umutlarımızı daha da diri tutmakta.
Tarih ;
Dîni , Kisve Edinerek
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk İslam Ülkelerinin kılcal damarlarına kadar sirayet ederek kontrol altına alan, , siyasi ve bürokratik bağımsızlığına / gücüne inanan Amerikan menşeili FETÖ ‘nün içine sızıp, o’nu lav eden R.Tayyip ERDOĞAN’ı , BÜYÜK OYUNUN başrol oyuncusu olarak yazacak.
Osmanlı Subayı M.Kemal Atatürk’ün Ölümünden Sonra Bağımsızlığımızı Kaybettiğimize İnandığım Ülkemizin sinir uçlarına dokunarak, nokta isimler belirleyen, (İster Kabul Edelim İster Etmeyelim )
TSK , EMNİYET ,EĞİTİM ,YARGI ve bütünüyle bürokraside çok güçlü olan yapı , Ak Parti dönemi ile ön saflara çekilerek DEŞİFRE edildi. Onların dünyasında her şey yolunda giderken attıkları her adımın ,atadıkları her adama verilen yolun yem olduğunu anlamaları zor olmadı.
FETÖ Devletin içine mi sızmıştı ?
-Hayır !
100 Yıldır Devleti İdare eden zaten onlardı.CIA ajanı olup ülkemizde Başbakanlık Yapan Siyasileri Unutmayalım !
Siz Hangi Strateji İle Gizliliği Esas Almış Bir Yapılanmayı DEŞİFRE EDEBİLİRSİNİZ ?
Düşünmek Gerekir.
Hakimler,Savcılar,Subay/AstSubaylar , Emniyet Müdürleri,Komiser,Komiser Yrd.,Polis Memurları,Öğretmenler,Sivil Toplum Örgütleri, Yardım Kuruluşları,Siyasiler,Bürokratlar
Tüm Bunların Örgüt İle Bağı Olup Olmadığını SORU CEVAPLA öğrenmeyi düşünmediniz Umarım !
Çok Basit Gidelim
Bir İl’in Milli Eğitim Müdürüsünüz
Size Bağlı İlçe Eğitim Müdürleri ve Okullarında bu yapılanmanın farkındasınız ancak kimlerin bu yapı içerisinde yer aldığını bulmanız neredeyse imkansız.
Bodoslama Dalarsanız Bakan veya Müsteşar tarafından görevden alınma riskiniz var. Peki Nasıl Hareket Edersiniz ?
Yapılanmadan Olduğunu Düşündüğünüz bir kişiyi İlçe Milli Eğitim Müdür Olarak Atarsanız Bakın Neleri Tespit Etmiş Olursunuz .
1-Atadığınız İlçe Milli Eğitim Müdürü’nün Atadığı Tüm Okul Müdürleri
2-Atanan Okul Müdürlerinin Atadığı Tüm Müdür Yardımcıları
3-Atanan Müdür Yardımcılarının İlgili Olduğu Öğretmenler
4-Müdür Yardımcıları Tarafından Ayrıcalık Tanınan Öğretmenlerin Diyalog Kurduğu Aileler, Evlerine Gittiği Öğrenciler

Devam Edelim.

TUSKON ! ( Türkiye işadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu )
Tuskon neydi ? Fethullah Gulen'e Gonul Vermiş işadamlarinin Kurmuş Oldugu Dernek.Peki Dönemin Basbakani Yurt Dışı Gezilerine Giderken Neden TUSKON a Kayitli işadamlarini da Goturuyordu?
Çok Basit Degil mi !
Tuskon Yakın Markaja Alınarak , FeTö ile Bağı Olan Tüm İşadamları Tespit Ediliyor .
Binevi Orgutun Finansal Ayagini Gormeye Çalisiyordu.Şuan tamamına KAYYUM atanmış durumda.

Aktif Eğitim -Sen ! ( Aktif Eğitimciler Sendikası )
Aktif Eğitim - Sen ,Fetoye Gonul Vermiş Ögretmenlerin Olusturdugu Bir Sendika idi. Hani Soruyoruz ya ' Madem Sendikaya Üye Olmak Suçtu Neden 3 Yıl Açık Tuttunuz ? '
Çunki Mesele Fetonun Egitim'deki Ayağını aktif tutarak Bağı Olan Öğretmenlerin Kendi Kendilerini Deşifre etmeleriydi.
Sonuç Olarak Aktif-Sen ile Fetonun Ogretmenleri , Tuskon ile de İşadamları ( finansal ayağı ) günyüzüne çıkmıştı.
Aynı Taktiği Yargı, Askeriye ve Emniyette Düşünün !
Ve Şimdi Yazının Başına Dönelim ‘’ TSK , EMNİYET ,EĞİTİM ,YARGI ve bütünüyle bürokraside çok güçlü olan yapı , Ak Parti dönemi ile ön saflara çekilerek DEŞİFRE edildi. Onların dünyasında her şey yolunda giderken attıkları her adımın ,atadıkları her adama verilen yolun yem olduğunu anlamaları zor olmadı ‘’
Ak Parti İle FETÖ Güçlendi mi Yoksa Oyuna Getirilerek DEŞİFRE mi Oldu ?
Elbette Deşifre Oldu ve Tasfiye Süreci de Sadece Türkiye Sınırlarında Kalmayarak Diğer Türk Ülkelerinde Eşzamanlı olarak başlandı.
FETÖ ‘yü Türkiye Sınırlarından Çıkarın !
PKK,DHKP-C,FETÖ,IŞİD Gibi Terör Örgütlerini Yöneten ve Yön Veren Aynı Masanın İnsanlarıdır.
Şuan Verilen Mücadele Sadece FETÖ’nün Tasfiyesi değil Ülkemize Sirayet etmiş Küffarın tasfiyesidir .
Tarih ;
Kürtleri ve Kürtlüğü Kisve Edinerek
Büyük İsrail’in Güvenliği İçin Kurulan ve Ülkemizi İşgal Etmeye Çalışan ERMENİ asıllı PKK TERÖR ÖRGÜTÜ’nü , ÇÖZÜM SÜRECİ İLE OYALAYIP Dağdan Şehire Çekerek İmha eden ve Kendi Silahı İle Vuran R.Tayyip ERDOĞAN’ı yazacak. (Pkk neden şehre cekilmek istendi ? Ayrica Yazariz)
Heyet
ERDOĞAN liderliğine DİRİLİŞ ismini koydu !
Bugün İslam Coğrafyasının neredeyse tamamı ERDOĞAN’ı Lider Olarak Kabul Etmiş ve Umutların Diri Kalması İçin Başkan Demekte.
Türkiye prangalarından sıyrılıyor ve yeniden doğuyor. TÜRKİYE asıl sahibine iade ediliyor.
Süleyman Soylu ve Numan Kurtulmuş’un Ak Parti’ye Katılması
Devlet Bahçelinin Kritik Yerlerde Ak Parti Lehine Kararlar Alması
ERDOĞAN ‘ın Liderliğinde YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE’nin kabulüydü.
Çünki Osmanlı Sahipsiz Değildi
Ve Süre Dolmaktaydı…
R.Tayyip ERDOĞAN’ın Uykuda Olan Bu millete bıraktığı EN BÜYÜK MİRAS şüphesiz ÖZGÜVEN ve Umuttur,Cesarettir,Benliktir..
Hasılıkelam
Tüm Uyayanlari Uyandırmak İçin Bir uyanık Yeter !

furkancılar kimdir ve furkan vakfı nın amacı nedir sorusuna cevap

başındaki zâtın din adamı veya din alimi olduğunu düşünmüyorum. bilgisi olabilir lakin bu faydalı bir kişi olduğu anlamına gelmez. allah'u alem iran'ın içimizdeki din ajanlarından olduğuna kanaat getirmemek için elimden geleni de yapmıyor değilim !

1- bir din alimi hükümetin politikalarına , devletin ve hükümetin siyasi ilişkilerine burnunu sokmaması gerektiği gibi insanları kin ve nefrete sürükleyecek , hükümeti ve devlet hedef gösterecek beyanatlardan da uzak durmalıdır.

2-eğer siyasete merakı var ise bunu din kisvesi altında değil açık kimliğiyle meydanlara çıkarak siyasi bir kimlikle yapmalıdır.

türkiye'nin suriye politikaları

bey efendi oturduğu yerde , tvlerden , oradan buradan veya etrafındaki elemanlarından gelen haberlere göre rahatça konuşabiliyor.devleti ve hükümeti fevkalade kolayca suçlayabiliyor. ki cumhurbaşkanı'nın '' suriye'nin kuzeyinde bir devlet kurulmasına müsaade etmeyeceğiz'' açıklamasını - devlet kurulmasından neden korkuyorsun ? sorusunu soracak kadar bilgisiz , yine c.başkanı'nın '' ırak'ın kuzeyine devlet kurulmasına müsaade etmeyeceğiz'' dediğini iddia edecek kadar cahil niteliklere sahip. ve sonrasında barzani ile olan ilişkileri aklının ermeyeceği bir üslup ile değerlendirmeye kalıyor olması iyi niyet taşımıyor gibi duruyor.

keza suriye'deki muhalifler için '' türkiye'ye güvenmeyin'' diyerek türkiye'yi güvensiz ülke olarak göstermesi , suriye bölgesindeki türkmen soydaşlarımızın maruz kaldığı zulmü görmezden gelip ağzına dahi almaması tamami ile provokatif çıkışlardır.
muhalifleri kötülemesi , esed'in zalimliğini ve katliamlarını görmemesi de tuzu biberi olarak görülebilir.


suriyelilere vatandaşlık verilmesi

c.başkanı'nın '' biz bunları buradan göndeririz biz milletin enayisi miyiz'' ve ''3 milyon suriyeliye vatandaşlık vereceğiz '' açıklamasında bulunduğunu iddia ederek yalan konuşuyor olması din alimliği veya din adamlığı sıfatını gölgede bırakmıştır.
c.başkanı hiç bir zaman ' biz milletin enayisi miyiz '' ve hiç bir zaman '' 3 milyon suriyeliye vatandaşlık vereceğiz'' dememiştir. ''suriyelilere vatandaşlık verilecek'' demiştir. türkiye de vatandaşlık için başvurmaya müsait 200 bin suriyeli var ve bunlar arasında 5 kriteri yerine getirmiş olan vatandaş olacak.
-5 sene yaşamış olmalı
-türkçe bilmeli
-meslek sahibi olmalı
-adli sicil kaydı temiz olması , gibi

e tabi kuytul hocamız bi yerlerden erdoğan'a çatacak ya ! şuursuz bilinçsiz yalan dolan bilgilerle çatmaya devam ediyor işte.
ki bu suriyelilerin vatandaşlığa alınma sebebini ise oy devşirme olarak göstermiş iyice mide bulandırmıştı. ya hu insan biraz araştırır öyle konuşur. 200 bin başvurunun tamamı vatandaş olsa 200 bin erdoğan'ı göklere mi çıkarır ? ak partiyi tek başına iktidar mı yapar ?

e tabi bitmedi
türkiye'den deniz yolunu kullanarak kaçak yollarla gitmeye çalışırken boğularak ölenleri ise devletin gizli güçleri tarafından ayarlanıp gönderildiğini söyleyerek bilmişlik taslamış yine devleti karalamıştı.


(evlilik programları


kuytul , 3 mart 2017 konuşmasında evlilik programlarının kaldırılmasının ak parti tarafından reddedildiğini ve evlilik programı yapan esra erol' un günlük 150 milyar maaş aldığını söyleyerek , hatta esra erol 'un kendisi hakkındaki eleştiriler hakkında ' bıktım,usandım ve yoruldum artık'' ifadelerini , 'yalan program yapmaktan bıktım usandım yoruldum artık'' dediğini iddia edecek kadar iftiralarına ve yalanlarına yalan eklemiştir. nitekim evlilik programları bakanlar kurulu kararı ile sezon sonunda kaldırılacaktır.
ne ak partinin reddettiği bir önerge vardır
ne esra erol'un maaşı günlük 150 bin tl'dir
ne de esra erol'un programın formatı ile alakalı bir beyanı vardır. beyan tamami ile kendisi hakkında eleştirilerle alakalıdır.

doğu ve güney doğu operasyonları

devletin sivilleri katlettiğini ,kürtlerin ezildiğini ve zulme uğradığını ifade ederken pkk ya ve pkk'ya destek çıkan kürtleri ( bir kısmını ) hiç diline almıyor olması komik duruyor.bakıldığında asıl amacının hak ve hukuk olmadığı devleti ve hükümeti suçlamak olduğu rahatlıkla görülebiliyor.

peygamberimiz miting alanında

ankara da yapmış olduğu mitinge ,2 kadının görmüş olduğu sadık rüyadan ötürü peygamberimizin de şuan da miting alanında olduğunu ifade etmiş ,elemanlarını sağlam gaza getirmişti. hatırlayalım ! f.gülen' de '' peygamberimizin olimpiyatlarda ,fatih kolejinin koridorlarında '' bulunduğunu ifade etmişti.

örnek göstereceğimiz çok konu var.

hasılıkelam kutyul 'un asla ve kat'a samimiyetine inanmadığım gibi iran muhaberatın elamanı olduğunu düşünüyorum. gülen cemaati amerika'nın , kuytul'un cemaati ise iran'ın tr deki kollarından. Hiç dikkatinizi çekmiyor mu ? Furkan vakfı ve Alpaslan Kuytul Ak parti hükümetinden önce duyuluyor,biliniyor muydu ?


nitekim bir din alimi
ak parti ,chp,mhp vs tüm partiler , hükümet,devlet ,muhalefet gibi konulara burnunu sokmaz. olur olmaz yalan ve iftira açıklamalarla halkı kin ve nefrete sürüklemez.




başkanlık sistemi bir özentinin sonucu

1993 yılında söylenmiş bir söz ile 2017 yılını değerlendirmek ve gelişen siyasi olayları okumaya çalışmak birazcık komik duruyor. sene 1993 hükümette başbakan süleyman demirel ve ortağı inönü var .özal'ın ölümü ile demirel c.başkanı olur ve başbakanlığı tansu çiller geçer. hal böyle iken ve dönemin şartları ortada iken recep tayyip erdoğan'ın ' başkanlık sistemi amerikanın tavsiyesidir' ifadesi kadar doğal ne olabilir ki !

yıllardır amerika'nın telkinleri ve siyasi direktifleri ile bu ülke yönetilmedi mi ? ayrıca başkanlık sistemi mi önemli , başkanlık sistemi ile nelerin değişeceği mi önemli ? bu sorunu cevabını aramak gerekir. ki 16 nisan'da yapılacak olan oylama başkanlık sistemi değil anayasa'daki 18 madde ile alakalı değişiklik ve cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi oylamasıdır. sapla samanı karıştırmamakta fayda var. ve en önemlisi 1993 de olası bir başkanlık ile alakalı acaba millete sorularak mı karar verilirdi yoksa hükümet, meclis, c.başkanı kendi mi karar verirdi bunu da düşünmek gerekir.

21 mart 2017 nevruz kutlamaları

Referandum öncesi ülkeyi kaosa sürüklemek isteyen hainler için fırsat günü olarak görülebilir. Başta Kolluk kuvvetlerimiz olmak üzere Devletimizin tüm güvenlik birimleri teyakkuzda olmalı. Pelsilvanya köpeklerinin '' bahar'' kelimesini kullanmaya başlamış olmaları olası bir saldırı sonrası oluşacak olan infial ortamından faydalanarak kriptoların harekete geçmesi sağlayabilir.

Son Günlerde Ömer Turan , Mustafa Selanik Gibi Hesapların toplumu karamsarlığa itecek açıklamaları tesadüf olarak görülmemeli. Belki tedbir alınması için belki farklı niyetleri var bilemeyiz. lakin hasıl olan devletimizin an be an teyakkuzda olması gerçeğidir.

Nevruzun , baharın memleketimize ve milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum.
Umarım kazasız belasız bir şekil de kutlamalar geride kalır.

eş adayına kabe'de evlilik teklifi yapan trt muhabiri

ak parti hükümetinin 'getirisi olduğu kadar götürüsü de oldu' ğu tespitinin kanıtı olan mide bulandırıcı hallerden birisi. ak parti ile toplumdaki muhafazakar kesim olarak tanımladığımız kişi/kişilerin sonradan görme halleri,bağnaz davranış biçimleri,memleketi ve dini sahiplenme duygusu maalesef abuk zubuk hareketler olarak karşımıza çıkabiliyor.

evvelden , arka fonda beytullah ve mescid-i nebevi olan fotoğraflarda

''refarandum da evet '
''reise selam '
'dik dur eğilme'
'mekke'den bin selam '
'allahım sen tayyip erdoğan'ı koru' gibi saçma küçük kağıtlarla,afişlerle karşılaşmazdık.

şunu iyi ayırt etmek gerekir. siyasi tercihlerinizi dini inancınıza göre ve dini ritüellere göre biçimlendirir ve ona göre karar verebilirsiniz. bu en tabi hakkınızdır ancak siyasi ahvalinizi ve haliyeti ruhiyenizi beyan ederken dini değerleri malzeme ederseniz itici ve basit hatta (bana göre ) mide bulandırıcı olduğunuzu kabul etmeniz gerekmektedir.

şimdi başlığa dönecek olursak
ak parti ile yozlaşan müslümanların nereden nereye geldiğini anlayabilmemiz için evveliyatı iyi bilmemiz gerekmektedir. bu mide bulandırıcı hareket işgüzarlık,rehavet,istismar olarak görülebilir. ta ki sosyal medya'ya paylaşıncaya kadar !

kişilerin tercihi kendini bağlar ancak bunu kamuoyu ile paylaşırken mesnetsiz hareketler sergiler ve dini değerler üzerinde tahrifata yol açarak yaparsanız kusura bakmayın tepkiler ağır olur.

kızın iticiliği
erkeğin geniş meşrebi mekanın kutsallığına değil kendi karakterlerine ve dine olan bakış açılarına gölge düşürmüştür.
mekan sukut ve tefekkür makamıdır !
mekan ibadet ve takva makamıdır !
mekan edep ve haya makamıdır ! evlilik teklifi yapılarak gösteriş makamı değildir. hadi ettin ne diye kayıt alır sosyal medya da paylaşırsın ?

kızın laubali halleri , kahkahaları
erkeğin basitliği
bi sn kusup geliyorum.

david rockefeller

akıl hesap yaparken
kader gulermiş..!

neymiş ?
5 trilyon dolar servetin nefes kadar degeri yokmuş !

hadi
kaderinizi de dalgalandirin da para kasalariniz kar etsin.
hadi
hayat borsasini da manupile edinde azrail geri adım atsin.
ne bileyim yapin biseyler iste !
mesela ahireti
hakikati satin almaya calisin.
mesela sömürün.
konusturun paranizi kaderi satin alin.
durma deyin kalbinize !

kokuşmuş somuru dunyanizin temelleri sizi ayakta tutsun.
5 trilyon dolar servetiniz yumruk kadar kalbinizi calistirsin.

hadi durdurun
kun feyekun ,gercegini !
ol deyince oldurana dur desin servetiniz.

ah zalimler
ah hainler..

sonsuz servet sahibi ile basbasa kalacak olmaniz kadar buyuk,bize birakabileceginiz hangi servet ola !

200 yaşina kadar yasayacagini iddia ederek 7 farkli ameliyat olmak aklın kadere yenilgisi mi ? yoksa 5 trilyon dolar servetin sizi nasil ahmaksizlastirabileceginin tezahuru mu ?

ne guzel soylemis buyukler
akıl hesap yaparken
kader gulermış..!

temel karamollaoğlu

biri bu adama ıspanak yedirmeli !

siyasi kariyerine yazık ettiği gibi partisel olarak da yanlış duruşuna devam ediyor. avrupa ile yaşanan olaylarda ''bakanların gitmemesi gerekirdi'' bazında yaptığı açıklama son derece saçmalıktı. akıl tutulması yaşıyor olmalı !
avrupa ,uluslararası teamüllere aykırı hareket ettiğini bildiği halde ülkesinin bakanlarını suçlaması son derece vahimdir. ' kesin yahudi' diyerek gaza gelecek değilim lakin müslüman gibi davranması gerektiğini unutmamalı.

referandum için parti olarak hayır kararı alabilir kendi doğrusudur ancak yaşanan olaylarda ülkemizin bakanlarını suçluyor olması kabul edilemez. hangi düşünceye sahip olursa olsun ülkenin bakanı senin ülkeni temsil eder ! gideceği güzergahı trafiğe kapatılamaz,konsolosluk binasının önünde arabasında rehin tutulamaz . konsolosluk binaları sizin topraklarınızdır.diplomatik dokunulmazlıkları olduğunu bildiği halde 'gitmemeliydiler'' demesi aklının gittiğini düşünmeme neden oldu.

9.45 mağdurları

devletimizin yaptığı en büyük hatalardan bir tanesi.

ivedi bi şekilde düzeltilmesi ve gereken düzenlemenin yapılması gerekiyor. sınavlarda ilk akla gelen geç kalmalar olsa da farklı sebeplerden ötürü de mağdur olan öğrencilerimiz var.

-yakını vefat eden
-ailesi trafik kazası yapan
-sınav sabahı rahatsızlanan
-cenazesi olan vs

gibi farklı nedenlerden ötürü bir insanın 1 yılı heba olmamalı. bu konuda önerim şudur ki devlet , mazeretinden ötürü sınava giremeyen öğrencilere ( mazeretini belgelendirdiği sürece 1 hafta sonra sınav tekrarı yaparak alternatif sunmalıdır.) sadece geç kalma korkusuyla gece uyuyamayan anne babalar ve çocuklar bu meselenin ne kadar yanlış yönetildiğinin apaçık örneğidir.insanlar stresten sağlığını da kaybediyor. kişi rahat psikoloji ile sınava giremedikten sonra geleceği konusunda ne kadar başarılı olabilir !
umarım en kısa zamanda düzenleme yapılır.
1 /