1. toplam entry 517
  2. takipçi 0
  3. takip edilen 0
  4. puan 1473
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 9 ay önce

seattle akvaryumu

Seattle Akvaryumu, Amerika Birleşik Devletleri Washington eyaletinin Seattle şehrinde bulunan bir akvaryumdur. Amerika Birleşik Devletlerindeki en büyük dokuzuncu akvaryumdur. Açıldığı günden beri 22 milyondan fazla kişi tarafından ziyaret edilmiştir. 2011 yılında toplam 802,649 ziyaretçi almıştır.

Akvaryum 1977 yılında açılmış ve 2010 yılına kadar City of Seattle tarafından yönetilmiş. Daha sonra kâr amacı gütmeyen Seattle Akvaryum Topluluğu tarafından yönetilmeye başlanmıştır. 2007 yılında akvaryum genişletilmiş ve tesise 5486.4 metre kare (18.000 adim kare) alan eklenmiştir. Bu alanda yaklaşık 454.249 litrelik (120.000 galon) sergi alanı, hediyelik eşya mağazası, kafe, bulumsa ve etkinlik alanı içermektedir.

2014 yılı itibarı ile akvaryumdaki canlı koleksiyonu altı farklı gösterim alanında bulunmaktadır :

Washington suları üzerindeki pencere(Window on Washington Waters)
Kenardaki hayat (Life on the Edge),
Pasifik mercan kayalıkları (Pacific Coral Reef),
Kuşlar ve kıyılar (Birds & Shores),
Su altı kubbesi (The Underwater Dome)
Deniz memelileri (Marine Mammals).

iskenderiye akvaryumu

İskenderiye Akvaryumu Mısır'ın Akdeniz kıyısında bulunan İskenderiye şehrindeki küçük halka açık akvaryum.

Akvaryum ve müze sabah saat 09.00 ile gece 02.00 saatleri arasında açık bulunmaktadır.[1][2]

1930 yıllarında inşa edilmiş olan Kayıttbay Kalesi yakınında bulunur. Burası aynı zamanda İskenderiye Müzesi yakınında yer alır. Akvaryumda Akdeniz ve Kızıldeniz'de bulunan deniz canlısı türlerinin yanı sıra Amazon'dan getirilen tatlısu akvaryumları ve canlılarından pek çok tür sergilenir. Balık, Kabuklular, tatlı ve tuzlu su Kaplumbağaları sitede önemli bir yer tutar. Akvaryum aynı zamanda Deniz Araştırmaları Enstitüsüne de ev sahipliği yapmaktadır.

yanan çalı

Yanan Çalı (İbranice: הַסְּנֶה בֹּעֵר ha-səneh boʕēr, Çıkış 3,2) Tanah'ta (Çıkış 2,23 - 4,18) aktarıldığına göre Sina Dağı'nda Musa'ya görünen ve ona İsrailoğullarını Mısır'dan çıkarma görevini veren bir çeşit teofanidir.

sati ritüeli

Sati ritüeli, dul kalan kadınların kocasıyla birlikte yakıldığı bir Hint geleneğidir.

Sanskrit kökenli bir kelime olan sati, dürüst, erdemli, iffetli, sadık kadın anlamına gelmektedir. Geleneksel Hint kültürüne ve Hinduizm inancına göre dul kadın, uğursuzluk, fakirlik, kötü şans getirmektedir ve günahkârdır. Dul kaldıktan sonra uğursuzluk, kötülük, günahkârlık sembolü hâline gelen kadının, kendini reddetme (manastıra kapanma, dünyadan soyutlanma) ya da sati geleneğine uyarak ölen kocasıyla beraber canlı canlı yanmaktan başka seçeneği yoktur. Ölen kocasıyla beraber yakılma tercihinde bulunmayan kadın, bir daha evlenemez. Kalan ömrünü, her türlü zevk veren şeyden uzak durarak, münzevi, sefil bir hayat sürerek geçirir. Geleneksel Hinduizm inancında dulluk, kadının eski günahlarından dolayı başına gelen bir cezadır. Hinduizm ve reenkarnasyon inancı doğrultusunda ruhlar ölümsüz olduğundan, dul kalan kadının ruhunun diğer hayatta daha üst bir kastın bedeninde yer alabilmesi, kadının sati geleneğini uygulamasına bağlıdır. Kendini ölen kocasıyla beraber ölüme sunmayan kadının ruhu, öldükten sonra daha alt bir kastın bedeninde, bir hayvan bedeninde yer alacak veya sonraki hayatında dünyaya kadın olarak gelecektir. Geleneksel Hinduizm inancına göre de dünyaya tekrar kadın olarak gelmek büyük bir lanet olarak görülmektedir. Sati töreni ritüeli, kadının gelinlik sarisi kıyafetini giyerek, ölen kocasıyla beraber sati alanında yakılmasıyla gerçekleştirilir. Sati töreni sonunda yanan kadın kutsallaştırılır ve sati töreninin yapıldığı alan da kutsal alan olarak kâbul edilir. Bu kutsal alanı ziyaret edenlerin ise hacı olduğuna inanılır. MS 400'lere kadar dayanan bir insan hakları ihlâli olan sati geleneğini ortadan kaldırmaya yönelik faaliyetlerde bulunanlar olmuştur. Bu faaliyetler ilk defa Hindistan'a uzun süre hâkim olan Türkler tarafından başlatılmıştır. Hindistan'ın, İngiliz egemenliğine girdiği dönemlerde, 1826 yılında Doğu Hindistan Şirketi'nin yönetiminde olan bölgede sati uygulaması yasaklandı ve 1856'da dul kadınların evlenebilmesine imkan sağlayan bir kanun çıkarıldı. 1861'de ise tüm Hindistan'da sati uygulaması yasaklandı. Hindistan 1947'de bağımsız olduktan sonra sati uygulamasını yasa dışı olarak kâbul etti. Hindistan'ın ruhani lideri ve insan hakları savunucusu Mahatma Gandi de sati geleneğini ortadan kaldırmaya yönelik faaliyetlerde bulunmuştur. Günümüzde sati geleneği, Hindistan'ın bazı kırsal kesimlerinde nadir de olsa hâlâ devam ettirilmektedir.
git
1 /