1. toplam entry 429
  2. takipçi 0
  3. takip edilen 0
  4. puan 82
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 11 yıl önce

kırdığımız oyuncaklar

Yazar, kitabında tam 40 adet farklı bölümle oyuncakları ve oyuncak kültürünü, etkilerini kendi has öyküleme üslubuyla okuyucuya aktarıyor.



--- alıntı ---

Kız Kulesi’ni, batan gemileri, Kızılderililer’i, bayrakları, İstanbul’u, zürafaları yazarken, kıyıya, köşeye itilmiş, kırılmış, unutulmuş oyuncakların da izini sürdü. Bir edebiyat dalgıcı gibi, anı denizinin en derin köşelerindeki oyuncakları okurlar için günışığına çıkardı. Andersen’in İstanbul yolunda karşılaştığı kız çocuğunun elindeki oyuncaktan, Nâzım Hikmet ile birlikte yargılanan Ömer Deniz’in oyuncakçı dükkânında çıraklık yapmış ünlü tiyatro sanatçısına kadar bilinmeyen pek çok öykü bu kitapta ilk kez biraraya geliyor.

Sunay Akın tüm çalışmaları yaparken, Türkiye´nin ve dünyanın birçok yerinden eski, antika oyuncaklar topladı. Bu oyuncaklar şairin İstanbul´da kurduğu oyuncak müzesinde sergileniyor. Şairin kızı Ilgın ´Babam eskiden bana oyuncak alıyordu, ama artık kendine alıyor.´derken, onu oyuncak arasında otururken gören babası şunu söyler: ´Yine döndük başa!´

--- alıntı ---

*

tuncay terzihanesi

--- alıntı ---

ilkokul birinci sınıfta okuyan çocuk, okuldan çıkar çıkmaz, çırak olarak çalıştığı dükkâna gidiyor, yerleri siliyor, ustasına çay dolduruyordu... Gece geç dönüyordu evine. Avluya açılan kapı bir şato bir şato kapısından farksızdı. Çocuk, ayak parmaklarının ucuna kalkıp mandala uzansa da dilini aşağıya çekecek güç cılız kollarında yoktu... Yorgun çırak, kapının eşiğine oturuyor ve sokaktan kendisine yardım edecek bir gece bekçisinin ya da sarhoşun geçmesi bekliyordu...

Zaman makinesi icad edilse ve tarihte yanlızca bir güne gitme hakkı verilse hiç düşünmeden o çocuğun önünden geçmek isterdim. beni görünce sevinecek ve şunları söyleyecektir: " Abi ben terzi çırağıyım. Ustam işten geç bıraktı... gücüm yetmiyor... Şu kapının mandalını açsana!.. "

gülümserdim. Saçlarını okşardım, diyeceğim ama başında mutlaka 5 numara traş vardır!.. Açardım kapıyı... O da Sağ ol abi der ve yorgun bedeniyle avlunun karanlığında kaybolurdu gözden... Ben de derdim ki ardından: "Sen sağol baba!.. Hayatta bana açtığın tüm kapılar için asıl sen sağol!.."

--- alıntı ---

*

avni dilligil

1927'de Şehir Tiyatroları'nda "Hamlet" oyununda rol alarak sanat hayatına adım attı. Uzun süre Şehir Tiyatrosu'nda oyunculuk yapan Avni Dilligil, Ses Opereti, Şehir Tiyatrosu (İzmir), Gençlik Tiyatrosu, Çığır Sahne, Halk Tiyatrosu, Avni Dilligil Tiyatrosu gibi toplulukları da kurmuş, Raşit Rıza Tiyatrosu, Türk Tiyatrosu, Bizim Tiyatroda görev almış, ayrıca 350'den fazla filmde de rol almıştı. 1941 yılında "Kahveci Güzeli" filmiyle sinemada yer aldı. 1950'de "Oğlum İçin" filmiyle yönetmenliğe başladı. Dört film senaryosu yazmıştır.

sera

bitkilerin yetişmesine uygun şartların sağlanması amacı ile çevre şartları kontrol edilebilen veya düzenlenebilen cam, plastik, fiberglas gibi ışığı geçiren materyallerle örtülü yapı elemanlarıdır.
1 /