1. toplam entry 10275
  2. takipçi 46
  3. takip edilen 25
  4. puan 85108
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 9 yıl önce

muzahrafat

(ﻣﺰﺧﺮﻓﺎﺕ) i. (Ar. muzaḫref ve çoğul eki -āt ile muzaḫrefāt)

1. Sahte boya, yaldız vb. ile süslenmiş, işe yaramaz şeyler.

2. Çerçöp, pislik, süprüntü [Kelime bu anlamı dilimizde kazanmıştır]: Domuzun tegaddî için tâze çam kozalağı bulduğu zaman muzahrafâta başını çevirip bakmak bile istemediğini göstermiştir (Ahmet Hâşim). Yerde gene bir halı ve uzun tüyleri arasında dünyânın muzahrafâtını taşıyan bir ayı postu vardı (Reşat N. Güntekin). Devrik cümleler mücevherat gibidir, ayarları kaçırıldı mı muzahrafat olurlar (Nüvit Özdoğru).
git

lonely boy

keyifleri yerine getirecek türden bir The Black Keys şarkısı. i'm a lonely boy!
Well, I'm so above you
And it's plain to see
But I came to love you anyway
So you pulled my heart out
And I don't mind bleedin'
Any old time, you keep me waitin'
Waitin', waitin'

sıkıntı

sıkıntının büyüğü küçük sıkıntıları unutturuyor. aslında dert etmesen de gül gibi geçinip gideceğin meselelerinle helalleşip işine gücüne, yoluna bakmana vesile oluyor farkındalık düzeyini de arttırdığı için büyük sıkıntı. atlatınca hafifleyiveriyor heyben... allah güzel bir sabırla sabredip sıkıntılarımızdan kurtulmayı nasip etsin. amin.
1 /