@regina phalange

Oh life…That really was a hattori hanzo sword.

  1. toplam entry 248
  2. takipçi 2
  3. takip edilen 0
  4. puan 2471
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 11 ay önce

my watch has ended

sözlükten giderken veda eden romantik bünyelerin, arkada kalan yazarlara bıraktığı gülümseten(!) doppler etkisinin farkında olarak yazıyorum. vakitsiz ölümler dışında, kelamsız ayrılıklar yaşatmadım kendime. gözyaşıyla ya da gülümsemeyle fark etmeksizin. yine öyle olsun.

sözlüğe gelişim hayatımın en zorlu ve kaotik zamanlarından birine tekabül eder. biraz vakit eğlerim diye geldiğim sözlüğe daha evvel yine bir veda tanımı girmiştim "benden olmuyor" temalı. kolumdan sürükleyerek tutup geri getiren bazı yazarlar sağ olsun, bir süredir yine vakit eğliyorum, arka planda kendime dair pause edilmiş düşünceler ve "benden sahiden olmuyor" hislerine rağmen. belki buraya vaktinde gelip düzen kuramamaktan, belki basit bir hayat ve anlatacak şey bulamamaktan, belki öteki olmayı sevmekten bilemiyorum, bir şeyler hep olmuyor. vaktinde bir bey, terk-i diyar sevdiğimi söylemişti. belki de haklıydı. bağlar bazı bünyelere bağımlılıkları hatırlatıp bağırmak arzusu uyandırıyor...

kırmızı halı yürüyüşü bitti şimdi oscar konuşmama geçiyorum...
bulunduğum süre zarfında, başta, donanımı ve duruşuyla bana kalitenin nasıl bir şey olduğunu hatırlatan saygıdeğer pictorem, artısını esirgemeyen ve tanımları ile gülümsetirken düşündüren sadaret abi kethüdası, buraları çoktan terkeden uvey abi, en güzel duyguların şairi kleopatra, kendi halinde bir keskin zeka imera fera, "bu halkı analiz etme artık bir rahat bırak ilahi gözümden yaş geldi" muhalefetül lügateyn, "dur bir dakika anladım sanırım, bir daha okuyayım, bana da laf sokuyor galiba" e1k, bildiklerini bizden esirgemeyen özgün bir ses clelia maris, "bugün de bana sataşmadı şükür" diyerek gündemini takip ettiğim bıçkın kallione ve tanım yazmasını bir günah gibi istediğim gizli cevher az pilav...
adını yazamadığım fakat aklımdan geçen diğer pek çok isim. takdirini esirgemeyen, kendini okutturan, arada silgi atan diğer sevgili yazarlar... hepinize bolca teşekkür ve şükran. birer renktiniz.

bazen sadece kısa bir süreliğine sahip olunan ve içten içe bunu bildiğimiz anlar yaşarız ya. kısa bir seyahat, tutkulu bir ilişki, bir otostopçuyla bir kaç saat sohbet, barda çalan bilmediğin bir şarkı, camide bir teyzenin samimi duası, kamp ateşinin yaydığı sıcaklık. geriye dönüp hep o anıları hatırlarım. yabancı memleketlerdeki kendine yabancı flanör yürüyüşleri. ve devamını getirmeye zorlarsan o anların da bozulduğunu bilerek, hayata hep bu iki nokta arasındaki nazardan bakmaya çalışırım. gitme ve bitme vakti geldiyse kabul etmeli.

"bu sözlüğe bu kadar anlam mı yükledin?" derseniz, yok valla yüklemedim. saat ikiden sonra iyi bir şey olmaz. çene çalıyorum. hiç dökmediğim içimi döküyorum. ve şimdi, my watch has ended diyorum. beni dinlediğiniz için teşekkür ederim. kanalıma abone...

anlatın dostlarım, dökün içinizdeki öfkeyi. fakat saklamayın kendinizden sizi sevdiğinizi...

sevgiler;

Regina

koşu yarışmasında derece yapmak

Koşamama travmamın bana vermiş olduğu yetkiye dayanarak, üniversite yıllarıma kadar rüyalarımda pek çok kere derece kazanmışlığım mevcut. Kabus mu demeliydim?

Geçenlerde yeğenlerimle yaptık. Üçüncülük derecem mevcut. İki yeğenim var.

Ama bir gün yandeks mert’le tanışırsak, yüzük parmağı boş ise [burası önemli] “nasıl koşulur?” Kitabını yazmak niyetindeyim.

Edit: burada bir dünya itiraf bakınızı hayal edin. Bakınız veremiyorum. Ayağım yere değmiyor.

d vitamini

Bilirkişi değilim bu sebeple Doktor olan yazarların affına sığınarak okumalarım neticesinde bildiklerimi paylaşacağım. Hatalıysak 0532….

Daha evvel benzer şeyler yazılmış mı diye baktım. Evet yazılmış. O tanımın Görülmeme ihtimaline karşın yine yazıyorum.

D vitamini sadece güneşlenmek ile alınan bir vitamin değilmiş. Vücutta bulunan ve gıdalarla alınan vitamin ancak güneşlenerek aktif hale gelirmiş. Bu sebeple düzenli d vitamini içeren besinleri tüketmeyen bir birey, güneşin altında günlerce yatıp naomi campbell da olsa vitaminsizlik yüzünden bezgin bekire dönebilirmiş.

Güneşin tepede olduğu saatlerde yayılan UVb ışınları bu vitaminin sentezlenmesini sağlayan ışınlar imiş. Yatay açı ile gelen uva ışınları kansorejen olan. Şimdi bizim ülkenin konumu da burada etkili fakat beterin beteri var. Gölge boyunuzdan kısa ise güneşleniniz.
“ e bu doktorlar senelerce televişyonlarda öğlen güneşinden kaçın demedi mi? “ . Ne yazık ki çoğu bunu söyledi…

Ayrıca Güneş kremi kullanarak d vitamini almak mümkün değil imiş. Bence mantıklı!
Güneşlendikten sonra duş alınmamalıymış ki sentez yapılmaya devam edilsin. Kumlu ve tuzlu durun, ben çok severim. Durunca alışıyorsunuz. Cildi bence yumuşacık yapıyor, ayrıca kokmazsınız. Analarınız sizi boşuna mı duzladı.

Düzenli ve mümkün olduğu kadar yağlı balık, sakatat, yoğurt, kefir, peynir, yumurta tüketimi öneriliyor. Tabi bunların ev yapımı ve organik olması gerekli. Bunları yapınca günlük 25 dk. güneş alımı kafi imiş.

yine de olmaz ise doktorunuza başvurunuz.

cnbc-e

Prison Break’i izlemek için her hafta merakla beklenen zamanlardı. Bazen bir sezonu bir gün boyunca yayınlarlardı, her hafta izlemiyor gibi bir de cila geçerdim. Kabloluda bu kadar kaliteli bir kanal olması şaşırtıcıydı. O zamanki kadar özgün dizileri şimdi herhangi bir platformda göremiyorum.

Pushing Daisies, my name is earl, two and a half man, big bang theory, the new adventures of old christine, scrubs…

Maçalla amma da televizyon izliyormuşum vaktinde…
1 /