1. toplam entry 21
  2. takipçi 0
  3. takip edilen 0
  4. puan 35
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 10 yıl önce

borçların ifası

alfred jerry nin kuramsallaştırdığı absürd-uyumsuz tiyatronun önemli bir temsilcisidir.. oyunlarını yazmış, bu oyunları neden yazdığını çeşitli mecralarda açıklamış, gerek gördüğünde savunmuş veya eleştirmiştir.. bu sebeple takdire şayandır, çünkü iyi bir ionesco okumasıyla yazarın düşünce dünyası rahatlıkla anlaşılabiliyor.. keşke joyce, musil gibi yazarlarda böyle interaktif bir yazım geçmişine sahip olsalardı.. kel kantocu, ders, sandalyeler, gönüllü katil önemli oyunlarındandır..

luigi pirandello

yazarın önemli oyunlarındaki asıl tema gerçeklik algısıdır.. gerçek nedir, gerçek duruma göre değişir mi, gerçek bizim bakış açımızla ne kadar ilgilidir, her gerçeği önemseme gibi bir zorunluluğumuz var mıdır gibi sorular uyandırır oyunları.. size nasıl geliyorsa öyledir, altı kişi yazarını arıyor adlı oyunları geçtiğimiz yüzyılın en iyi metinlerindendir..

joseph roth

aziz ayyaş'ın hikayesi , hileli tartı, eyüp, radetzky marşı adlı kitapları türkçeye çevrilmiş yazar.. okunması rahat, akıcı hikayeleri olan; modern-postmodern roman derinliğini ise kanımca sadece radetzky marşı ile yakalayabilmiş ortadan biraz hallice yazar..

f tipi film

bir iki ajitasyonun dibine vurup insanı iğrendiren bölüm* dışında genel olarak hapishane filmlerininin en vurucu öğeleriyle ve f tiplerinin ürpertici ortamıyla bezeli bu tematik kısa film geçidi, gecikmiş ama önemli bir eserdir.. daha az provakatif ama daha vurucu filmler görebilmek ümidiyle..

bunalımda olanların okuması gereken kitaplar

genelde bunalımda olanlara tavsiye edilecek kitaplar amiyane tabirle çerez, ucuz ve bence okunması anlamsız olan kitaplar olacaktır.. çünkü bildiğim hiç bir iyi kitap yoktur ki okurken insanın zihninde farklı sorular, açıklanması zor hisler uyandırmasın.. doğal olarak okuyana kendini iyi hissetiremezler de.. ama mesele kafa dağıtmaksa herhangi iyi bir kitap pekala bu işe yarayabilir..

niteliksiz adam

romanın bir bölümü özellikle bende etki yapmış olacak ki her trafik kazasında anımsarım..
bir çift yoldan geçerken kaza sonucu ölen birini görür ve kadın sarsılır meftayı görünce.. derken adam kaza sebebini ve sebepten ölüme varan süreci detaylı bir şekilde açıklamaya başlar.. kadın bunu duyduktan sonra biraz rahatlar ve artık kadının gözünde olüm bütün trajedisini kaybeder..
aslı erdoğan' ın tabiriyle " aritmetiğe indirgenen ölüm, bütün trajedisini kaybeder."..

cuma ya da pasifik arafı

bu kitap dünya savaşları sonrası düşün dünyasında kendine önemli bir yer edinen ve halen de etkileri süren aydınlanmanın yapısökümü ya da genel olarak yapısöküm felsefesinin roman formudur.. bilindiği üzere denyıl defonun hikayesinde robinson kruzo geçirdiği gemi kazası sonrası bir adaya savrulur, adaya dirlik düzenlik getirmek için birtakım uğraşlarda bulunur, cumayla karşılaşır onu medeni bir şekilde yetiştirme uğraşına girer ve şartlar olgunlaşınca adadan ayrılır.. görüldüğü gibi bu klasik hikaye temelde ilerlemeci bir mantığa oturtulur ve batı medeniyetinin sorunları çözme mantığını açıkça gösterir.. tournier' in kitabı - hani utanmasam baş yapıt diyecem- kaza sonrası olayları farklı bir kurgu ve felsefeyle anlatır.. kitap, robinsonun yalnızlığını, doğanın üstünlüğünü, ilkellliğin belki de geri-olumsuz bir durum olmadığını sorgulatır okuruna.. içinde bolca aforizma mevcuttur.. okunması elzemdir bence..

twin peaks

gerim gerim geren bir soundtracki , ara sıra ortaya çıkıp insanı rahatsız eden ilginç karakterleri , karmaşık kişiliklere sahip kasaba sakinleri ile bol bol kahve tüketen kahramanların olduğu on numara bir diziydi.. hatta bütün bölümlerini izlediğim iki üç diziden biridir.. ötekiler için(bkz: yeditepe istanbul), (bkz: the kingdom) ..aslında dizi düşmanı biriyim ama bunu lynchi kökleyecem diye izlemiştim..

john berger

jonas qui aura 25 ans en l'an 2000 ( 2000 yılında 25 yaşına basacak olan jonas ) adlı romanı filme uyarlanmış yazar.. ayrıca, okunabilen ve anlaşılabilen nadir sanat eleştirmenlerinden biridir; resim, fotoğrafçılık ve sinema üzerine oldukça zihin açıcı denemeleri mevcuttur..

öldürme üzerine kısa bir film

öldürmek üzerine bir film-öldürme üzerine kısa bir film diye çevrilmiş orjinal adı krotki film o zabijaniu olan kieslowskinin on emirden yola çıkarak yaptığı on filmin altıncısıdır ( beş de olabilir şimdi tam hatırlayamadım )..
ekranda sürekli bir koyu renk hakim.. belli belirsiz bir siyahlık kenarlarda ortalarda yeşilin koyu tonları olacakları haber vermek istercesine insanı rahatsız ediyor ..araştırdım kameraman çekerken objektifin önüne film yerleştirmiş bu suç-rengini ortaya çıkarmak için git

deniz feneri

bilinç akışı tekniğinin ve modern romanın ilk ve en önemli örneklerinden.. hem kırmızı kedi hem de iletişim yayınlarından çıkan iki farklı baskısı var şu ara.. ilknur özdemir' in çevirisiyle çıkan kırmızı kedi baskısı daha özenli..

sanat filmi

sinemanın daha burjuvazi eğlencesi olduğu yıllar.. büyülü fenere bozukluklar atılıp fantastik dünyalara yolculuklara çıkılmasından çeyrek, lumiere biraderlerin görüntüleri bugünki anlamda dizgelemesi ile sinema formatına ulaşmalarından ise daha bir kaç yıl geçmiş.. birileri , fransadan birileri , bu işin-sinema- sadece büyük salonlarda, orkestralar eşliğinde, küçük burjuvaları eğlendirmekten ibaret olmadığını çakmaya başlar.. şimdi bizim kömünistlerin toplandığı gibi izbe mekanlarda buluşup;
-bacanak, bu böyle olmayacak!
-ne ulan yok tren gelişiymiş , işçilerin çıkışıymış ..
-yav böyle potansiyele sahip bir dalın üç beş zibidinin elinde harap olması çok kötü!..

şeklinde diyaloglar sonunda gelişen beyin fırtınaları ve eylemlerle sinemayı esnaflaşmış üreticilerin elinden alıyor.. film d'art adını verip kulüp tarzı yerlerde hemfikir oldukları insanlarla sinemaya sanatsal özellikler eklemeye çalışıyorlar.. iyi de yapıyorlar.. yoksa özelde fransız genelde dünya sineması bugünki seviyeye kolay kolay gelemezdi..

sanat filmi başka yerde saçmaymış, yokmuş.. var efendim hikayeyi kıçımdan uydurmadım..

lafım anlayana görene , görene , köre ne ? ( nihat doğan dan aforizmalar)..
1 /