@ruuu

Göğe bakalım!

  1. toplam entry 2616
  2. takipçi 8
  3. takip edilen 0
  4. puan 17205
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 3 yıl önce

kallione

(bkz: döküm çıkarıcı)

Haftalık rahatlama kotan dolmuştur sanırım.

Sözlük tarihinin en üst düzey tanımı seçtim tanımını. uzantısında yer alıyorum.
Ben/biz sen rahatlayasın diye sözlükte yazmıyorum/yazmıyoruz kallion.

Hiç 'başkasının gözünden kendini gör butonu' nu tıkladın mı burada? Bize sunulmuş fırsatları değenlendirmezsek, başkalarının bir şeylerinin dökümünü çıkarmakla oluşan en büyük kaybımızı nasıl kapatacağız? kendi bir şeylerimizi (belki de kusur) tespit edip, tashih edecek vakti zayi etmiş olmaz mıyız?

Bazen şaşıyorum sen mi küçüksün ben mi?

Ağustos 2021 Dünya sözlük tanımını defterine yaz etkinliği

İnsanlar bazen hediye paketi açmak istiyor. Bugün günlerden bu imiş. Gelmiş gelesi olan...

Bu zarif paketin üstündeki turuncu yeşil kurdela iplerden oluşmuş fiyongu açmak çok keyifliydi. Çok beğendim. Ağlamadım ama ağlasam yeriydi.
Fazla abartmadan söylemek istiyorum ki; biraz duruldum, "keşke hakkımla alsaydım" demedim değil.
@zeyn teşekkür ederim. Cansın.
@sade teşekkür ederim. Cansın.
Emeği geçenlere teşekkür ederim. Siz de cansınız.

git
git

mavisevdalısı

#7081230
Ne minnakmış arkadaş!

Biraz tanımlarını okudum da, 3 Tanımından biri minnak. Valla helal olsun. Adam bulmuş sevdiceğini. Kıskanılacak tipten hem de. Minnak mı şanslı sen mi tam emin olmamakla, minnak da karar kıldım.
Hey minnak üzme şu adamı. Minnağı kabul etmiş, sevmiş Sözlük ahalisi var arkasında. Güçlü yani.

Mavi,
Şaka bir yana hayalin çok güzel. Okudum. rabbim gönlüne göre versin. Nazar değmesin, Seni üzmesin. *

full eşyalı dairenin kadim iki kanepesi

En az 500 yerinde sigara yanığı olabilir. Az yumuşaktır. Kumaşı kullanılmaktan parlamaya başlamıştır. Nefes alırken bile gıcırdar.

Diyelim bu saydıklarım yok. Yepisyeni bir kanepedir. O zaman 1 eğitim yılı boyunca beklemeliyiz. Bu hallere nasıl düştüğünü o vakit rahatlıkla kadim kanepe ile birlikte konuşabiliriz.

ev usulü saç kesimi

Saçlarım uzun olduğundan ikiye ayırıyorum omuzlarımdan iki yanıma döküyorum. 2 ya da 3 haftada bir uçlarından bir gıdım kesiyorum. Bu kadar. Ev usulu saç kesimi ben de budur.

Bu arada 'fakat müzeyyen bu derin bir tutku' filminde müzeyyen kendi saçlarını kendisi keserdi. Filmin bu detayı hoşuma gitmişti. Ve gün içinde içtiği ilk çayı illa tek şekerliydi. Diğer çayları şekersiz. Bu çayın saçla ilgisi yok ama. Yazmış bulundum artık.

Bu film Kadınları Ne hoş ya!

seni yerim

Güpgüzel bir hayat var sayesinde düşünsene, hayallerin olmuş. Sana yansıyan minikçe huylarına bile esirsin. Gülüşü diyorsun, bakışı diyorsun. Sana göre Kimseye benzemiyor bir kere. Tek. Biricik. Günlerce onunla yaşanacak olan anlar düşlüyorsun.

İnsan bazen gerçekten yemek istiyor sevdiğini.
O kadar çok seviyorsun ki, taşıyor da taşıyor. Söylenen hiçbir söz, eyleme geçmiş hiçbir hareket tatmin etmiyor, yetmiyor. Bir şey eksik ve onu bulamıyorsun. İşte o zaman insan sevdiğini yemek istiyor. Öyle bir şey.

Bunu yaşayanlar şanslıdır gözümde.
Bir saniye sonra ömrün son bulma ihtimalini düşünürsek, aşktan daha kıymetli bir şey yok bence. (film diyordu bunu)
Hadi Herkes şimdi yesin sevdiğini. Varsa tabi.

misafirlikte çayı açık isteyen teyze

Evet ben de o teyzelerdenim. Şeker atmayınca açık içmek zorundayım. Napim? Bir de üstüne limon istiyorum. Ama öyle ev oturmalarında değil. Çay içebileceğim her yerde. çay ocaklarında olabilir mesela.

Bir de şiir oturtayım buraya. Çok alakası yok, biliyorum.

"Açık çay içerdi hep, demli olunca bardağın diğer tarafından beni göremezmiş. Öyle derdi..."

Ya aslında alakası çok ya... Mesele çay, kaynar su meselesi değil ki, mesele sıcak dumanın verdiği anılar, anılı anılı çay içilen masa, o biri açık çaylarla birleşen gönül bağı, aşk vs vs...
Ah cemal Süreyya, burada bence abartı var. Beni de aracı ettin. Canın sağ olsun.

(bkz: cemal Süreya'ya laf yok)

bayburt ta bir tepeye çıkıp seni yeneceğim bayburt demek

Bayburt da der ki; "haydaa!"

Ömrümüz boyunca kıyaslanarak büyüdüğümüzden pek mümkündür. Her şey bize rakip, her şeyi bir şekilde yenmeliyiz.
Kaç yaşına geldim hala biricik annemin gözünü doldurmuş değilim. Bazen "ha tamam şimdi beni onure edecek, büyük olasılık bence" diyorum. Yok yine su kaçırıyorum belli ki.

Sen mi büyüksün ben mi Bayburt?
Senden daha yakışıklıyım Bayburt.
Yaaa! *gülücük*

Not : bursa semalarında gözlerim (anlık), kıyamıyorum şehrimi yenmeye, ancak yiyebilirim onu.
İnsan sevdiğini keşke bazen yese.

red franz

Selam sana Red franz!

"Yaşamak ağrısı asıldı boynuma" diyor ya profilin. Nedense bir aralar (eskiden yani buhranlı günlerimden) bir çok kere Twitter sayfamda yazıp yazıp durduğum ismet özel'in şu sözlerini hatırlattı bana;
"Kaldı bu yaşamak suçu üzerimde"

Neyse demek istediğim bu değil.

Hani ben bazen diyorum, tanımıyorum burada kimseyi diye. Gerçekten öyle. Bu benden kaynaklanıyor. Girdiğim her yerde oralı olamıyorum. 9 yıldır buradasın. Yakın zamanda keşfettim yazılarını. Yazılanlardan ötürü de elbette sözlük yoldaşı Red franz ı da.
kısa kısa tanımlarının bazıları paragraf gibi. Ne hoş biliyor musun?
Bir vakit aralığımda çoğunu okumaya niyetlendim. Ayrıca Red franz yazsa da okusam dediğim okunası Twitter floodları nı merakla beklediğimi bilmeni isterim.
Sözlüğün işte bu halini çok seviyorum.
Yıllardır sunduğun emeğine sağlık.
1 /