1. toplam entry 790
  2. takipçi 6
  3. takip edilen 17
  4. puan 6574
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 5 yıl önce

neredesin firuze

yıllardır ne sebepten bilmiyorum izleme fırsatım olmadı. 2 aydır cips yemiyor, bira içmiyordum. bunların şerefine güzel bir film bakarken denk geldim. aslında bilmem kaçıncı kez turist ömer izleyecektim ama oturdum bu filmi izlemeye başladım. kendime inanamıyorum ama özcan deniz bile sempatik gelmeye başladı gözüme. öyle sıcak bir film olmuş. hatta cem özer bile iyi. siz düşünün artık ata demirer, haluk bilginer, demet akbağ ne kadar kaliteli bir oyunculuk sergilemişler.

9 kere leyla

Ben, genel kanının aksine filmi beğendim. Hele ki Türk sinemasının böylesine kısır bir dönemden geçtiğini göz önüne alırsak vasat üstü bir filmdir.

Filmdeki mitolojik ve dini göndermeleri bilmezseniz sığ bir iki saat sizi bekliyor, evet. Ama başta lilith olmak üzere diğer karakterlerin ufak bir terminolojik araştırmasını yaparsanız film anlam kazanmakla kalmaz, siz de enteresan şeyler öğrenirsiniz.

ömer seyfettin

Kendisi askerdir. Başta Balkan savaşı olmak üzere çeşitli savaşlarda vahşetin en saf halini görmüştür. Hikâyelerinde bu izlenimlerinden detaylar bulunur. Bazı hikâyelerinde vahşet sahneleri olabildiğine gerçektir çünkü bunlara bizzat şahit olmuştur. Muhtemelen bunları Zihninden silip çıldırmamak için hikâyelerinde kullandı. Yazdıkları çocuklar için değil bilhassa gençler içindir.

homoti

Müjdat gezen’in yazıp yönettiği ve başrolünde yerli üretim uzaylı e.t. Olan 1987 yapımı film.

Rivayet odur ki Müjdat gezen filmi ilk olarak Aziz nesin’e İzletip “nasıl olmuş abi?” Diye sorar. Aziz nesin kahkahalar atarak “bok gibi” cevabını verir. Bunun üzerine Müjdat gezen filmi yayınlamaktan vazgeçer. Film sadece Almanya’da video kaset olarak piyasaya sunulur.

Ayrıca film, yabancı internet sitelerinde “a Turkish movie about gay e.t.” Şeklinde oldukça ünlüdür.

hasret gültekin

On yıllar geçse de hep 22 yaşında kalacak olan güzel insan. Nereden biliyorsun güzel insan olduğunu diye sorabilirsiniz. Neticede onu yaktıklarında ben 6 yaşındaydım. Ama gecenin bu saatinde bütün her şeyden arınmış karşılıklı türkü söylüyorsak güzel insanızdır. Ben her an nefsime yenik düşer, çirkinleşebilirim ama o hep güzel kalacak.

hayatında hiç böğürüne bıçak yememiş erkek

Aklıma bir aralar l-manyak dergisinde yayınlanan 0070 Cabbar baba isimli bir çizgi kahramanı getiren başlık. Bir macerasında hapse düşen cabbar baba’yı diğer mahkumlar fiziksel olarak zayıf görüp kavgada aldıkları yaralarla övünmeye başlar. Uzun uzun yaralarıyla övündükten sonra cabbar baba çırılçıplak soyunur ve “gördüğünüz üzere ayak parmağımdan kulak mememe kadar bir çiziğim bile yok. Marifet kavgaya girip bıçak yemekte değil, yara bere almadan kavgadan çıkmakta” der ve diğer mahkumları bir güzel döver.

yazarların ölümden döndüğü anlar

Güzel bir ilkbahar sabahı, insanlar mutlu mesut pazar uykusu uyurken babam eve yine zil zurna sarhoş gelmişti. İncir çekirdeğini doldurmayacak mevzuları büyütüp sözümona 17 yaşındaki beni hizaya çekip, gövde gösterisi yapıyordu. Elinde de ruhsatsız bir silah. Tam da beni adam ettiği(!) bu anlarda birden elindeki silahı bana doğru ateşledi. Kazayla mı oldu yoksa bilerek mi yaptı hâlâ emin değilim. Sağ gözümün hemen yanından merminin havada iz bırakarak geçtiği gördüm. Sonra mermi çekirdeği gidip duvardaki alçı kaplamaya saplanmış. Ben ne büyük bir badire atlattığımı daha sonra anlayabildim.

dünya sözlük yazarlarının garibanlık anıları

yıl 2007. kyk yurdunda kalıyorum. cepte beş kuruş para yok. devletin verdiği yemek fişiyle bir çorba, bir tabak pilav ve yarım ekmek anca alabildim. yedim ama doyar mıyım? yemekhanede hemen hemen herkesin tabağı dolu. açlık resmen tepeme vurmuş. bulaşığa çıkan tabakların tepsilerin konduğu bir yer vardı. baktım bir çocuk patlıcan yatırmanın neredeyse tamamını bırakmış, çöpe gidecek. hemen kalktım tepsimi bulaşıklığa bırakıyorum bahanesiyle o yarım bırakılmış tabağı alıp bir köşede yedim! her şey kötü ama açlık gibi kötüsü yok.

izmir

Cuma günü akşam saatlerinden itibaren sürekli yağmur yağan şehir.

Böylesine yoğun yağmuru öyle özlemişim ki, sesini dinleye dinleye uyumak gerçekten enfes bir duyguymuş, unutmuşum.

Umarım kendi şehrime döneceğim Pazartesiye kadar bu yağmur devam eder.
1 /