1. toplam entry 33256
  2. takipçi 31
  3. takip edilen 33
  4. puan 177240
  5. statü
  6. rütbe moderatör
  7. kayıt tarihi 12 yıl önce

turkovac

bugün itibariyle acil kullanımı için müracaat edildiği söylenen yerli inaktif aşı.

Fahrettin Koca, "Yerli Covid-19 inaktif aşımız TURKOVAC, bugün itibarıyla Acil Kullanım Onayı'na müracaat etmiştir. Yıl bitmeden yaygın kullanıma gireceğini ümit ediyoruz. Hücreden aşıya kadar her aşaması ülkemizde ve ülkemiz bilim insanlarınca geliştirilen milli aşımızın ülkemize, milletimize ve tüm dünyaya hayırlı, uğurlu olmasını dilerim" ifadesini kullandı.

git

sinovac alternatifi ortadan kalkarsa kendisini gözüme kestirmiş bulunmaktayım, yerli olan da hayır vardır bence...

şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır

şeyh kavramının ne olduğuna, nasıl tanımladığımıza göre anlamı değişecek ifadedir.
şeyh sözcüğü arapça kökenlidir, en eski kaynaklara göre de iki anlamı var:

1- yaşlı kişi, ihtiyar
2- aşiret veya tarikat reisi

şimdi bakalım, yaşlı kişiden kasıt, bilgelik, tecrübe ile eldedilmiş kanaat sahibi olma hali ise ya da sadece bilgelik hali ise, alemdeki tüm bilginin sahibini işaret ediyor olabilir bu ifadedeki şeyh. ben mesela böyle duymak istiyorum. alemlerdeki tüm bilginin sahibi bizimle kur'an aracılığıyla konuşur, öyleyse bilgelik kur'an'dadır. yön göstericisi kur'an olmayan beşer, yoldan çıkabilir diye bir düşüncede de sıkıntı görmüyorum.

ve fakat: karısının koluna yüzlerce bilezik dizen, çocuk istismar eden kişilerden beter şeytan ile de hiçbir tasvirde karşılaşmadım bu vakte dek.

neden ölüm sevilmiyor

Yanlış soru kalıbı.
"Neden ölüm sevilmiyor" değil,
"ölüm neden sevilmiyor." Olmalıydı.
Birinci soru kalıbında başka sevmediğimiz bir şey yokmuş da sadece sevilmeyen şey ölümmüş ve bunun nedeni soruluyormuş gibi bir anlam çıkıyor.
Halbuki dünyada sevmediğimiz bir çok şey var.
Bunlardan bir tanesi de kimileri için ölüm olabilir tabi.
İşte bu yüzden sevilmeyen şeylerden biri olan ölümün sevilmeme sebebini de bu şekilde sormalıyız.
"Ölüm neden sevilmiyor?"

Şimdi bunu bir başka örnekle açıklayalım
Soru 1: "dünya sözlükte neden x yazar sevilmiyor?"
Bakın sanki diğer yazarlar çok sevimliymiş de sadece x yazar sevilmiyormuş gibi oldu.
Şimdi soruyu değiştirelim.

Soru 2: "dünya sözlükte x yazar neden sevilmiyor?"
Ne oldu şimdi. Tamam yine x yazarın sevilmeme sebebini sormuş olduk ama bunun yanında diğer yazarların da sevilemeyeceği gerçeğini göz ardı etmedik. Yani başka yazarları da sevmeme sebeplerimiz olabilir fakat biz x yazarın sevilmemesini konuşmuş oluyoruz.

Ya arkadaş biri de demiyor ki "dayı sen ne anlatıyon!"*

kopya çekerek kendini kandırmak

Bunun sözlük versiyonu ise fake hesap kullanan yazardır. Kullandığı bu hesaptan kendisini artılar, favoriler dağıtır, kendi nickaltına methiyeler döşer. Böylece herkesi kandırarak kendisini yücelttiğini düşünür. Oysaki herkesi kandıramadığı gibi tek yaptığı kendi kurduğu sahte dünyada kendisini kandırmaktır. Yazık canım sana yaa. İlgi istiyor zaar.

putperestlik

git gide yaygınlaşan bir şey.
sadece helvadan heykel yapıp önünde diz çökmek sanıyoruz da değil.
bakın çok sayıdalar, hatta çoğunluktalar.
sözlüğümüzde bir insan için, adının soyadının oluşturduğu bir başlıkta şöyle yazılmış.
"şanı ve şerefinin kaynağı recep tayyip erdoğan'dır"
hakkında konuştuğunuz kişi bir insan. hiçbir insanın şerefinin kaynağı başka bir insan olamaz arkadaşlar.
durumunuz vahim.

babaya borç para vermek

benim için tam bir "söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil" durumu.

bakın senelerdir borç veririm, faturasını öderim, daha fazlası olur, geri de dönmez. dönmesin zaten canı sağ olsun.
sorun şu ki: dün 3 kişi çorba içmeye gittik, çorba sadece çorba. hesabı ben ödedim. eve dönüşte ekonomik durumdan konu açılınca "bak maşallah her şey bol dışarıda çorba bile içiyoruz" dedi.
canım babam, sen dışarıda sakız bile çiğneyemiyorsun. 1800 TL maaşın var. çorbayı sen içemiyorsun ya. doğalgaz faturasını ödemesek, sen ayın son 15 günü ekmek ve yoğurt bile alamıyorsun.
canım babam, senin o çorbayı içmen benim hala seninle aynı evde olmam sayesinde. yoksa sen elektrik ve doğalgazı ödeyip kalan günlerde ancak makarna yiyebiliyorsun.
peki ne oluyor da her ay maaşından daha fazla destek aldığın halde ekonomik durum için "şahlandı" diyorsun.

ya nerede?
okuduğunuz ayetlerdeki "akletmez misiniz?" dorusu nerede.

benim babam, çok seviyorum. ama üzüntüden de ölüyorum.

etin sağlığa aşırı zararlı olması

etin içindeki proteinin metabolizması sonucu oluşan ürik asit kristallerinin eklemlere çökmesi neticesinde oluşan gut hastalığından dem vurmamı bekleyen yazar beyanı.

bir süreliğine vejetaryenlerin halinden anlamaya çalışmaya özendirilme mevzusunda, şayet destek çıkmamız gerekiyorsa, bu konuda bir şeyler söyleyip söyleyip, işe yaramıyormuş yeaa diyerek bonfile üzerindeki parlayan yağ gibi kendini sıyıran bilim kurulu üyelerini kullanalım, nasıl fikir.... *

dış güçler

Dolar ve altın stabil seyrederken faizi düşürüyorsun ve ekonomi mantığı gereği döviz yükseliyor. Piyasaları tedirgin edecek bir açıklama yapıyorsun, dolar yükseliyor. Sonra dış güç diyorsun. Faizi dış güç mü düşürdü? Açıklamaları dış güçler mi yaptı? Bu dış güçlerin varlığına itibar edenleri ben gerçekten anlamakta zorlanıyorum.

muhalif iki yüzlülüğü

Allah ile kandırmaya çalışanların iki yüzlülüğü yanında çok sıkıcı bir iki yüzlülüktür.
benim hayatım haramları helal göstermeye çalışan yandaşlarla sarılı yiğit.
mesela artık hiç çekinmenden, hiç utanmadan etrafımdaki bir sürü akp'li diyor ki: yani kurtuluş mücadelesi verdiğimiz bu zamanlarda torpille işe adam yerleştirmek, adam kayırmak, devlet pozisyonlarına adam sokmak, ihaleleri kuzenlere dağıtmak çok günah değil.

e zaten buna inanarak yaşıyordu 20 yıldır. ama beyan etmekten çekiniyordu. artık aynı yukarıdaki cümleleri kurmaktan çekinmiyor.
inandığını söylediği kitabı tekzip ediyor. oyu ise bu kitaba inandığını iddia ederek alıyor.
iki değil bin yüzlüsünüz.
babam bile olsa, esirgemeden söylüyorum. Allah'ın haram kıldığını size helal kılan bir reis varsa, sizinle aynı dinde değiliz.
milyon yüzlüsünüz.

recep tayyip erdoğan'ın faiz politikası

üretimi, tüketimi ithalata sımsıkı bağlı ülkede bir "politika" değil görünen o ki. bir cinayet planı.

ne güzel anlatmış yukarıda bir sözlük kullanıcısı, efendim faiz artınca da döviz artmış, faiz düşünce de döviz artmış demek ki faiz ve döviz birbirine etkimiyormuş ve döviz tamamen dış mihrak işiumiş belli bir süre sonra faiz istenen seviyeye %7-8 olunca herkes dövizini bozduracakmış da döviz de düşecekmiş.

hani bu ikisi birbirine etkimiyordu? niye faiz düşünce birilerinin döviz bozdurması ihtimaline güveniliyor. kendi argümanını yiyen külkedisi.

arkadaşım senin o belli süre dediğin zamanda ülkede olacak felaketleri de anlatmanı beklerdim.
ben ithalatçı bir şirkette çalışıyorum. ülkemizde ithalat yapan çok sayıda yerli, yabancı şirket var. biz bu kurlarla türkiye'de varlığımızı sürdüremeyiz. imkansız. yani çok zengin bir şirket olsak da sürdüremeyiz, sebebi ise maliyetlerin "çok" olması değil. sebebi maliyetlerin ön görülemez, planlanamaz olması. bu şu demek oluyor: ülkemiz yatırım için güvenli bir yer değil. hatta çok çok güvensiz bir yer.

çok övdüğünüz reisinizi ekonomik politikası ise tabancı sermayeyi ülkeye çekmek arzusundan oluşuyordu. yaratılan bu ortam ise bu hedefin tam zıddına çalışır.

yabancı yatırımcı bu ülkeyi güvensiz bulup çekip gittiğinde senin ekonomik olarak müspet bir duruma doğru ilerlemen imkansız.
sen üretime yatırım yapmamış bir ülkesin.

ayrıca faizler istenen seviyeye gelince ne demek?
amerika istiyor mu mesela şu anki faiz oranını? istediği için mi bu faizler? hayır istediği için değil, pandeminin ekonomiye etkisi yüzünden mecbur kalındığı için yükseltti.

tekrar soruyorum istenen seviyede faiz ne demek? hani müslüman sıfır faizciydi? ancak doblo'larınızın arkasına yazı yazarken sıfır faiz taraftarısınız değil mi?
reel politikada istenen faiz 7-8.
8 düzeyine kadar haram değil herhalde.

rezalet.

dipnot ekonomi bilgisi: para her zaman güvenli limana gider.

Boji isimli köpeğin Boku üzerinden dönen tartışma

Bir tartışma değil. Zira tartışacak hiçbir şey yok. Konunun köpekle ilgisi de yok. Cebinde pislik taşıyan adamdan bahsetmemiz gerekiyor. Köpeği hedef belirleyip, köpeğe düşmanlık etmek için cebinde dışkı taşıyan insana ne yapmaz???
Bir düşünün, bu şikayet kültürünün ayyuka çıktığı, kaşını gözünü beğenmediğimiz insanı cimer'den şikayet ettiğimiz bu çağda bir köpeği, masum bir canlıyı düşman belleyen zihniyet daha neler neler yapar.

Kabahatler kanuna göre üç kuruş öder, başkalarına zarar vermeye devam eder.
1 /