@tahammülfersa

“i’m going back to the start...”

  1. toplam entry 243
  2. takipçi 19
  3. takip edilen 14
  4. puan 10569
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 10 ay önce

Uçurumun kıyısına kadar gelmek

Her şeyin değiştiği yegane yer/miş.

İnsan bilmiyor tabi o uçurumun kenarına getiren her bir sebebe gün gelip de teşekkür edeceğini. O uçurumun belki de kendi cennetine adım atacağı nokta olduğunu.

bakıyor aşağıya.. o korkunç görünümlü girdapımsı manzaranın sonsuz mavilikli okyanuslara kapı aralayabileceğini bilmeden, bırakmak istiyor Varlığını Boşluğuna.. ümitsizce.

O kıyıya gelene kadar koşulup terleten, soluksuz bırakan her bir sebebin nefes olacağını bilemeden.. o prangaların kanatlandıracağını hiç düşünemeden. Dibe vurmak istiyor. Bir yandan ölmek sararken her bir yanını, ölümle dans ederken bi nevi.. aslında yaşamayı da arzuluyor.

Bir kuş uçuyor, bakıyor.. kenarında bitiveren uçurum çiçeklerine özeniyor.. ne ölüyor nitekim ne de yaşıyor. ve İkisine de cesaret edemezken, Ümit geliveriyor..

O el tutuyor onu.. Kanatlanıyor sonra.. uçuveriyor, kendine bile şaşırarak. Engin maviliklere, içinde çiçekler aça aça yeni başlangıçlara yuvarlanıyor birlikte.

Sanırım en güzel değişimler de burada başlıyor.

"bir uçurumun dibine uzun uzun ve dikkatlice bakarsan, uçurum da senin içini merak eder, senin gözlerinin arkasında neler olduğunu görmek ister... bazı uçurumlar cesurdur. ilk hamleyi o yapar ve seni yanına davet eder..."

Savunmasız duygular

Yanak yakan, avuç terleten, kalp titreten duygular silsilesi.

Her bir hücrende en acizcesine yaşadığın ve bu acziyetten son derece keyifler duyumsadığın hissiyatlar bütünü.

“Bir deli rüzgar esse bir yerlerden, savurur mu, götürür mü beni; bilmem.” der bir şarkıda.

Her şeyi savunmak zorunda bırakıldığımız şu dünya hayatında hiç savunmak zorunda kalmadan.. Savrulup gitmekten hiç korkmadan.. o rüzgara emin şekilde kendini bıraktıran, gözlerini kapatıp gittiği yeri önemsemezcesine memnuniyet içeren bir teslimiyet.

Tamamlanmışlık hissi

Birbirinin aynısı olmayan insanların yekdiğerinde/yekdiğeriyle kendini bulması.

Bunu yakalayabilenler anlarlar ki, Mesele araya kopya kağıdı konmuşçasına birbirine benzemek değildir.

farklılıkları benzerlikler zemininde bir zenginliğe dönüştürürcesine Birlikte tek olabilmeyi başarabilmek farkındalığı gibisi yok. Tüm özgünlükleri birleştirerek oluşturulan o tamlanmışlık apayrı bir haz.

Sustuğun noktada onun konuşması, durduğun yerde yeni başlangıçlara adım attırması, elini tutup hadi diyerek o ortak resme kendi güzel mi güzel renkleriyle kalınan yerden devam ettirmesi..

Esasında Bir güzel yaratılış meselesi…

(bkz: together complete)

Paylaşılamamak

İnsana çok değerli olduğunu hissettiren hede.

Söz konusu paylaşılamamak Tatlı sürtüşmelere sebebiyet verirken insanın yüzünde aptalca sevimli gülümsemeler açtırır. Gözler çakmak çakmak Güler. Kalp her birinin varlığını duyumsayarak huzur dolar.

Güzel insanlar biriktirmek böyle bir şey olsa gerek dedirtir. hayatını güzel eyleyen bu insanların varlığına sonsuzca şükrettirir..

sözlük kapanınca ne olacak

Bu diyardan alacağını almış, hayatın bizzat kendisine taşınan bir sürü de güzel dost kazanmış biri olarak geri kalan ömrüme mutlu Mesut devam ederim diye düşünüyorum.

Zaten bu ara sevgili yapınca arkadaşlarını ihmal eden karakteri bozuklar gibi sözlüğümle ayrı düştüm ancak olay tam da öyle değil. Zaman bulamamak sadece. Kalpler burada yoksa ki.

Bir şeyler karalamak ise yazmayı öğrendiğimden bugüne hayatımın parçası. Kaç günlerdir buralarda yazamasam bile not defterim doldu misal. Yazmaya ne olursa olsun mütemadiyen devam..

dünyaitiraf.com

Ağustos ayını sevmezdim eskiden.. 

Bir çok şeyin sonu gibi gelirdi. Çok şeyi biriktirirmişçesine  bi boğuntu hissettirirdi. Nereden bilebilirdim bir gün gelip de böylesi güzel başlangıçlara gebe bırakacağını beni? Hayatıma güzellikler doğuracağını hiç bilmeden yaşadım yıllarca. Kaç kez geçtim üzerinden, cahilcesine. Çabuk bitsin diye yaprakları tez elden kopartırdım. Hiç bitmesin istediğim bir manzara vereceğini bilemeden senelerce, diretirdim bu hissiyatımda. 

Kavurucu sıcakların yerini tatlı esintilere bıraktığını/bırakacağını hiç fark edememişim. Bir çok şeyin cahili olduğum gibi önceleri, zamanın da cahiliydim. Ümitsizce yürürken hayat yolculuğumda, kendimi emanet edebileceğim o durakla karşılaşacağımı hiç bilmedim. Böylesi bi güzellikle hemhâl olacağımın bilinçsizliğiyle kendimi yordum amansız yolculuklarda. Bir gün bi yol olabileceğimi hiç düşünmeden. 

İçimden şehirler geçerken, kaoslar girdaplar labirentler içinde kaybolurken.. dünyamda medeniyetler yıkılırken ve yakılırken.. ben her şeyi indirirken kalbimden, biri ansızın apansız dolduruverdi her bir noktasını. Kalbim oluverdi. En sevmediğim zamanları en sevdiğim diye işaretlettiriyor takvimime şimdi. Hem de ne zaman önemli artık, ne mekan, ne şartlar.. tüm çetrefilli yolculukları safiyane bir berraklığa dönüştüren, olduğum gibi tüm merhametiyle kucağına alarak.. hiç yormadan, incitmeden.. sarıp sarmalayan bi hediye sundu bana bu ay. Aslında hep vardı sanki de, her şey tamam olmuşçasına beklemişim gibi. Tüm o sevgisizlikleri sevgiye boğan, olmamışlıkları “iyi ki zamanında olmamış” dedirterek olduran, olduracak bi hazine verdi. Bir ölüm kalım meselesiydi..  bitmesini istemediğim hayatlar bağışladı. 

Çiçekler hep açardı.. bu ay bi başka açtı. Güneş doğardı hep.. bu zaman bi başkalaştı. Sıcak hep vardı.. yanışı sendeletircesine serinletti; sarıldı.. ısıttı aşkla. Her yanım acıyla sarılmış da olsa, tatlılığı içimi sarmaladı onardı. Gelen şeyler hoş gelirdi hep, onun gelişi ise bi başka kucakladı. Bakışı başkaydı.. gülüşü başkaydı.. ruhuma dokunup öpüşü bi başkaydı.. gizemi ve tılsımı başka.. 

Bu ay tahmin bile edemeyeceğim, havsalamın alamayacağı güzellikte birini verdi bana. Artık güneş güzel. Artık sıcak yakmıyor. Yerini güzel serinliklere bıraktı artık.. artık tüm ağustoslar bana bayram. Tüm bitişler bi başlangıç. Her boğulma yeni bir nefes alış…

Tarihiyle burada dursun istiyorum bu itirafım. Tıpkı Birisi gibi, Hiç silinmeyecek.

felaketmutevazi

İki saattir gülmekten karşılıklı karın ağrıttığımız yazar.
Maalesef Turkcell 2 saat dolunca görüşmeyi sonlandırarak bizi kovdu. git

Yanındakinin oyun videosu izlerkenki çığırışları olmasa daha kaliteli kıkırdamalar yaşayabilirdik ama neyse. Ders çalışana az saygın olsun be. sana diyorum, evet sen. *

Kendisinden gömçürmek gibi orjinal kelimeler kapıyordum derken “karımı rahat bırak” uyarısı aldım. Hollanda’ya bilet ayarlıyorum şu an. Sevenlere bari azıcık saygın olsun uleyn.

Her neyse, felâket felâket.. bu kız bi afet. * Gömçür beni Pakize jsjsjsjsjs

vurulmak

İstekli bir ölüm.

Göğsünü gere gere açarak kalbinin tam orta yerine tüm serbest atışlarının isabet etmesini arzulamak.

Vuruldukça bir deli diriliş.

Hel min mezîd diye çığlık atarcasına yanmaktan lezzet almak.

Cehennemin en dibinde yanarken cennetlere yuvarlanmak.

Serapâ biçimde kavruldukça soğumak.

Vurdukça Yeniden Doğmak..

Tutamamak

İçinde sakladığın en güzel duygulara engel olamama hâli.

Akıyor durduramıyorsun. Bir tsunami gibi bırakasın geliyor.. tutmaya çalıştıkça önüne gelen ne varsa silip süpüresi bir taşkınlık.

Uçurumun kenarında geziniyorsun. Gözlerini bırakıp aşağı bırakasın geliyor varlığını. Düşüyorsun.. hiç korkmadan.
1 /