1. toplam entry 1381
  2. takipçi 6
  3. takip edilen 0
  4. puan 4383
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 5 yıl önce

eski sevgilinin mesaj atması

sözlük mü ''kırık kalpler oteli'' mi belli değil. yurttaşlar, romalılar. bitmiş bir ilişkinin ardından öyle 48 ay filan geçmemişse ilişki bitmekle beraber, insani duyguların da ölmesi beklenemez. insanoğlu dediğin şey damızlık buğur değildir ki dişinin üstüne çullanıp sonra yoluna devam etsin.

nasılsın, iyi misin demek duruma göre sevişecek kimse yok, el at da şunu bir yükleyelim anlamına gelebileceği gibi bazen merhamet, bazen saygı, bazen de sadece nasıl olunduğu merak edildiği için atılan bir mesajdır. karşınızdaki kişinin hangi niyette olduğunu eğer bir kadınsanız siz çok iyi anlarsınız. saygıyla cevap verilir yahut konuşulmak istenmediği belirtilir. iyi dileklerden sonra herkes yoluna devam eder. döşü gıllı yiğidim, sırma saçlarımı unutamadı anlamına gelmez. erkekseniz de sakın o toplara girmeyin. bir kadının ne idüğü belirsiz bir heriften alacağı intikamın ''eskimo biraderi'' haline getirmeyin kendinizi.

mavisevdalısı

sevgili yazar kişisi

kızım yok ama eğer 19 yaşındaki kızım, 42 yaşındaki bir adamla evlenmek isterse bununla ilgili yaşayabileceği zorlukları kendisiyle diyaloga açık olursa konuşurum. böyle bir durum yaşama ihtimalim görünmemekle beraber, babası, annesinden 13 yaş büyük, bir kez evlenip boşanmış ve annemle tanıştığında 8 yaşında bir oğlu olan bir adamın çocuğuyum.

annem, konuyu ailesine açtığında, oldukça elit ve prensip sahibi çerkes bir ailenin gelini olan anneannem, bizim çocuklu, dul ve ortaokul mezunu bir adama verecek kızımız yok demiş. annemle babamın düğün fotoğraflarında anne tarafından kimse yoktur. ölene kadar da ilişkileri eskisi gibi olmadı. annem dilediğini yaptığı için bir gün bile pişman olmadı. elleri babamın ellerinde iken babam ruhunu teslim etti ve hala o evi bir kale olarak koruyup içerisinde anılarla yaşıyor.

genel, evrensel ve ilahi ahlak yasasına ters düşmediği müddetçe kimse duygularında ötürü ahlaksızlık sıfatıyla damgalanamaz. ahlaksızlık bu değildir. haa kalkıp insanların mahlas altına inip de senin anana bacına kızına böyle yapsalar hoşuna gider mi şeklinde ad hominem yapmak. işte o ahlaksızlıktır.

42 yaşındaki erkek 19 yaşındaki kız birlikteliği

insanlar bir konuyu ele aldığı vakit düşüncelerini sağlam temellere ki bu temeller ister mantıki isterse duygusal olsun oturtabilirlerse kendilerini daha güvenilir kılarlar. yalnız hislerinizi getirip buraya boca ederseniz alelade bir yazıdan öteye geçmez. alelade bir yazı olsa ne olur sonuçta bilimsel makale yazmıyoruz diyenler olacaktır. meseleyi ele alışınızdaki feverana varan ciddiyet, sizin konuyu önemsediğinizi gösteriyorsa o zaman fikirlerinizi güzelce temellendirin.

erkeğin kadından ( ki tersi de mümkün) hayli büyük olduğu ilişkilerin neden tavsiye edilemeyecek bir şey olduğuna dair en az 6-7 sağlam done getirebilirim. bununla beraber, saydıklarımın her biri gerçek hayatın, teorilere meydan okuyan ve kağıda yahut ekrana aktarılamayacak dinamikleri karşısında paramparça olabilir. avam tabirle hayat, insanı büyük konuştuğu yerden tutup yere öyle bir çalar ki, o gırnata başengizisyoncusu gibi salladığın ahlaklı işaret parmağını nereye saklayacağını şaşırırsın. senin için, benim için, hepimiz için bu böyle .

son söz: bir arkadaş adam için ahlaksız demiş. reşit bir insanla diğerinin nikahlanması ahlaksızlık değildir. ahlak kavramının için boşaltmayalım.

Ekonomik krizin en büyük sebebi imamoğlu

düşün ki değişik arayışlar içerisinde olan, fikri hür bir kişi ekşi sözlük dışında başka mecralarda da anonim insanlar vasıtasıyla gençliğin nabzını tutmak istiyor. olmaz ya bir şekilde dünya sözlük'ü duyuyor yani tavsiye ediyorlar. ismi yazıldığı vakit dahi google'da ikinci sırada açılan bu siteye girmeyi başarıyorlar. sol frame'ye baktıklarında ise bu başlığı görüyorlar. muhtemelen buradakilein bütün mukaddesatına sövüp saydıktan sonra çıkarlar.

arkadaşlar esatpaşa imam hatip lisesi'ni 1,9 ortalamayla bitirip, bilgisayar tamircisinde çalışmanız, sizi olsa olsa az donanımlı yapar. vicdansız ve yoz olmak için neden ayrıca çabalıyorsunuz ?

not: bu cümleler başlığı açan kim olduğunu bilmediğim kişi için değil gerçekten burada böyle düşüncelere yakın kişileredir.

finding forrester

filmi 2000'lerin başında henüz vcd kiralanan dükkanlardan mevcutken tesadüfen seçerek izlemiş ve çok beğenmiştim. filmdeki münzevi yazarın j.d salinger'den esinlenerek yaratıldığı çok açık. ileride deha olarak nitelendirilebilecek seviyeye ulaşacak bir yeteneğin eğitim hayatının lise döneminde içine kabul edildiği çevreyle, bünyesinden çıktığı varoş toplum yapısı arasındaki çelişki göze sokmadan anlatılmış. çünkü filmde mutlak kötü bir karakter yok. din farkı, ırk farkı ve sosyal sınıf farkı can acıtmadan ajitasyon yapılmadan geçilmiş. kendini gerçekleştirmek için yolunu bulmaya çalışan bir genç ile, kendiyle yüzleşememiş bir ihtiyar beklenmedik bir anda el ele vererek bu zorlukları aşıyorlar. baştan sona izlenesi ve umutlu bir film. hala izlemeyen kaldıysa izlesin.

not: filmde bence oturmamış tek şey, yazarın inzivaya çekilmesine sebebiyet verecek hadisenin yeterince vurucu olmaması ve inandırıcılıktan uzaklığıydı.

serge reggiani

nevra serezli'yle levent kırca'nın klasikleşmiş ne olacak şimdi filminde serezli'nin canlandırdığı özden (öz) karakterinin bayıldığı italyan asıllı fransız şarkıcı. spotify'da karşıma çıkınca bir kaç kelam edeyim dedim. ( kaliteli müzik dinliyorum effect ) nevra hanım'ın rifi'nin (bülent kayabaş) getirdiği plağa çığlık attığı kadar mükemmel bir yorumcu değil bence. sürekli ağzında bir takma diş varmış da fırlayacakmış gibi şarkı söyler. jacques brel efsanedir ama biraz frankofon ruhunuz olmadan anlayamazsınız. gilbert becaud hakikaten dendiği gibi bay yüz bin volt'tur. favorim ise michel sardou. faşist itin teki olup müslümanları hiç sevmez ama hayvan gibi sesi vardır. neyse bugünlük fransız müziği konulu dersimiz bitti.

tanım: nejat alp'in paris şubesi

İç anadolu kızları

çankırı'dan, sivas'a, afyon'dan kayseri'ye kadar geniş bir coğrafya içerisinde yaşayan bir cinsiyet grubunu tekilleştirip, tek tipleştirdikten sonra şunlar şöyle, bu kısımdakilerin huyları böyle böyle tarzı değerlendirme yapabilmek için ya çok fazla gezip, mesainizi sadece kazanovalığa harcamış olmanız ya da tek tipçilik faşizmine teslim olacak kadar izole yaşamış olmanız gerekir. bir tanesi vakit kaybı diğeri ise acınası bir durumdur. insanlar artık kendi yahut komşu köyündekilerle evlenmiyorlar ve herkes etkileşim içerisinde. ancak bu bakış açısı zeytin yahut hububat üreticiliğinde veya safkan ırk köpek yetiştiriciliğinde faydalı olur. doggo argentino çiftliği açın siz...

bir kızla dışarı çıkmanın maliyeti

sözlüğün ekseriyetinin 20'li yaşlarda olduğunu varsayarak bu konuda en azından faydalı olabilecek bir kaç şey söylemek isterim. eğer ikili ilişkiler sizin için sayılı günde gönül eğlendirip, sonra başka çiçeğe konacağınız birer hoşça vakit geçirme vasıtası ise gireceğiniz network'te de parti kızları diye tabir edilen genç hanımlar olacaktır. bunlar da zaten iki bin lira harcayan yeni bir erkek arkadaş için, evvelden kendisine bin lira harcayanı terkederler. ( tek buluşmada). parayı kolay kazanan biriyseniz yahut öyle bir ailenin çocuğuysanız, siz de bu dünyanın nimetlerinden bu şekilde yararlanmak isteyebilirsiniz.

ancak indirimli akbildeki bakiyeye dahi bakan biriyseniz, beraber gezeceğiniz küçük hanımın sizinle aynı kasttan gelmesine özen gösterin. öğrenciyseniz tabi ki mütevazi yerlere gideceksiniz ve bugünün koşullarında bu, pek de sık olamayacak. ancak tatlı hatıralar biriktireceğiniz, az parayla mutlu ve unutulmaz zamanlar yaşayacağınız yerler olsun. bir kafeye götürüp saatlerce laklak etmeyin. onu, kendi arkadaşıyla da yapıyor. istanbul için konuşuyoruz, mesela bir gün halıcılık müzesi olur, bir kaç hafta sonra atatürk arboterum'û olur, falanca gün manzarası olmadığı için çok tercih edilmeyen ama hizmeti güzel bir kahvaltı sarayı olur. size flört ederken çok para harcatan bir kız, evlenince de çok harcatacaktır. gezmeler az ama öz olursa lezzetini bulur. birbirinizi dinleyemeyeceğiniz, dertleşemeyeceğiniz, laylaylom mekanlara gittiğiniz bir insanı nasıl tanıyabilirsiniz ?

asil bir genç hanım, sürekli masrafı erkek arkadaşının üzerine yıkan birisi değildir. hoş onlardan artık kalmadı ama sizi, yanındayken hissettirdiğiniz şeyler ve kaliteli zaman için tercih ediyorsa doğru yoldasınızdır.

the green mile

john coffey karakterindeki isa peygamber vurgusu tabi ki gayet açık. isa peygamber de hristiyanlık inancında başkalarının günahının bedeli olarak kendi canını feda etti. giderken de inananlarına geleceğini o güne kadar sabretmelerini ve mücadele etmelerini söyledi. john coffey de nefret dolu, hatta masumların, onların kalplerindeki sevgi kullanılarak öldürüldüğü bir dünyada yaşamak istemediği için bu alemi terketti. bu açıdan hem bir feda hem de bir intiharla karşı karşıyayız. her intihar da bir suçlama olduğuna göre, suçlamanın bedelini geride bıraktığı gardiyanla minik fare ödedi. onların laneti uzun bir yaşam sürerek, tüm sevdiklerinin ölümünü görmek olmuş.
1 /