@tsunami

okumadığın gün karanlıktasın.

  1. toplam entry 7782
  2. takipçi 24
  3. takip edilen 59
  4. puan 49417
  5. statü
  6. rütbe moderatör
  7. kayıt tarihi 9 yıl önce

mini dizi

neden ülke sınırları içinde tutmadığını anlamadığım tv içeriği.

beğendiğim bazı yabancı kitapların mini dizileri var mı diye bakıyorum.
bazılarının 3-4 bölümlük diziler oluyor.
bence bunlar harika içerikler. izliyorsun, bitiyor.
filmlerden daha uzun ancak bikaç sezonluk dizilerden çok çok daha kısa.
en son on küçük zenci'yi izledim ve 2015'te çekilen 4 bölümlük dizi gayet hoşuma gitti.

bizde durum nasıl?
200 sayfalık kitap için 100 bölüm çekiyorlar.
her bölüm en az 2 saatten 200 saate tekabül ediyor.
kitap o kadar şey anlatmıyor ki.
kitapta anlatılanı çeksen en fazla 3-4 saat olacak. geri kalan 196 saati uydurma.
o zaman kitapla bağlantısı kalmıyor bana göre.

illa kitap değil. her türlü mini diziler olabilir.
ben dizi izleyen biri değil.
diziler çok uzun, bölüm sayısı fazla.

ölümle yaşam arasında

mavi gri ve ahmet hatipoğlu düeti.
iki şarkıcıyı da tanımıyorum. mavi gri biraz daha bilindik bir şarkıcı sanırım.
neyse,
melodisi güzel.

"koca yılın anısı bir anda nasıl sileyim
yine yakama yapışır mı mesafelerin
canımı kimseler acıtamazdı
senden fazla"

ev yapımı lahmacun

aynısını ben sana evde yaparım diyen annelerin kolaylıkla yapacağı yiyecek.

iç harcını ve hamurunu annem hazırladı.
ben sadece pişirmede yardım ettim.
yani işin çok büyük bölümünü annem yaptı.
bence yapımı kolay, tadı beklediğimden çok daha iyi.

ben iç harcının pişmeyeceğini düşünmüştüm fakat rahat pişiyor.
döküm tava kullandık. 1 lahmacun ortalama 4 dk'da pişiyor.
yarım kilo kıymadan 18 tane lahmacun çıktı.
iç harcına annemin daha önce hazırladığı konserve domates kullandık.
(domates de kendi bahçemizden)

pişirdiğimiz lahmacunları üst üste koyduk ve bir bezle üzerini örttük.
lahmacunlar, kendi sıcağı ile yumuşacık oldu.
ki biz zaten böyle seviyoruz.

belki görsel eklerim.

Annem karne hediyesi et aldı

muhabirin işten kovulmasıyla sonuçlanan haberde geçen konuşma.

ben haberin tamamını izlemedim ama izlediğim kadarıyla muhabir ilk başta çocukla konuşuyor, sonra haber, kasabın dükkanına taşınıyor ve kasap da 3 dilim bonfile eti uzatıyor.
bu bağlamda haberde epey bir tuhaflık var.
okulla kasap aynı noktada değiller sonuçta. muhabir önce çocukla böyle bir konuşma yapmış, sonra da bu haber ses getirir diyerek soluğu kasapta almış anladığım.
belki kötü niyetli belki değil bilemem ama tuhaflık var.
ben muhabirin çocuğa zorla söylettiğini düşünmüyorum fakat ortada kurgu da var. en azından kasap kısmı kurgu.

ikinci bir konuya gelecek olursak ülkede kaç kişi çocuğuna karne hediyesi olarak pahalı hediyeler alıyor?
benim bildiğim kadarıyla karne hediyesi olarak (çocuğun yaşını göz önüne alırsak) ya sinemaya götürülür, ya hamburgerciye götürülür, ya lunaparka götürülür. hediye böyledir. belki bir ihtimal bisiklet alınır. o da zaten çocuk babasına 100 kere bisiklet al der, babası da karneni al öyle alıyım diye söz verir, o şekilde alınır.

mesela ben hayatım boyunca karne hediyesi almadım.
karne hediyesi alınması taraftarı da değilim. bir şey ihtiyaçsa alınmalıdır. ödül olarak alınmamalıdır.

dünya'nın iç çekirdeğinin ters yönde dönmeye başlaması

bana hiçbir şekilde mantıklı gelmeyen varsayım.

farzı misal 2 arkadaş uzaya çıktı diyelim, arkadaşlardan biri değerini şaka olsun bağbında iteklerse, iteklenen arkadaş bir gezegene veyahut göktaşına çarpmadığı müddetçe uzayın derinliklerine doğru sonsuz kadar gider.
yani momentum korunur. yani itilen arkadaşın durması için veya başka yöne sapması için veya ters istikamete dönmesi için dışarıdan başka bir kuvvet uygulamak gerekiyor.

peki dünyanın çekirdeği kafasına göre nasıl ters dönebiliyor?
çekirdeğin ters dönmesine etki eden kuvvet ne?
bu kuvvet neden ve nasıl etki etmiş?
bir anda etki etmesi zaten imkansız.
o halde çekirdek tersi yönde dönmeye başladıysa dünya içindeki (veya üzerindeki) başka bişeyler dünyanın dönüş yönünde daha hızlı hareket etmesi lazım.
çünkü momemtum korunuyor olması lazım.

gezegenlerin ve galaksilerin bir disk şeklinde birbiri etrafında dönmesinin nedeni de yine momentumun korunması.

dünyanın çekirdeği dünyanın kütlesinin yaklaşık 3'te birini oluşturuyormuş.
yani çekirdek eskiden dünya ile birlikte "v" hızıyla aynı yönde dönüyor diyelim. şimdi ters istikamette "v" hızıyla dönmeye başladıysa dünyanın da "2v" hızıyla dönmesi lazım. yani günlerin 24 saat değil 12 saate düşmesi demek.
böyle bişey yok bildiğim kadarıyla. günler yine 24 saat sürüyor.

(matematiksel işlem olarak, dünya kitlesine 3m dersek çekirdek m ve geri kalan kütle ise 2m olur. i̇lk başta momentum 3mv. çekirdek ters yönde v hızıyla dönerse -mv olur, bunu karşılamak için 4mv gerekli. geri kalan kütle 2m olduğuna göre bize gereken hız da 2v olacaktır. )

on kişiydiler

orijinal ismi "and then there were none" (ve sonra hiç biri yoktu) olan agatha christie romanı.
roman ülkemizde ilk başta "on küçük zenci adıyla" basılmış.

olay 1939 yılında geçiyor.
birbiri ile alakası olmayan 10 kişinin asker adına davet edilmesi ve başlarından geçen olayları anlatıyor.
kitabı sevdim. testere filmine benziyor. bence film bu kitaptan esinlenmiş.
bununla birlikte kitabın isminin bile kitapta yaşanacak olayları baştan söylemesi biraz tuhaf olmuş bence.

dominos pizza

1 tane büyük boy pizzayı 152 liraya satan pizzacı.
büyük boy dediği de öyle büyük falan değil.
aç biri karnını anca doyurur büyük boy pizzayla.
fiyatları çok uçuk değil mi? yoksa sadece bana mı öyle geliyor.
abd fiyatına baktım.
orta boy 8$, büyük boy 10$

yani bizim 152'₺'ye yediğimiz pizzayı adamlar 188₺'ye yiyor.
bizde asgari ücret 8.500₺(ki önümüzdeki ay başlayacak) onlarda asgari ücret 30000₺.

peki o zaman bu nasıl oluyor?

elektronik ürünler gibi yüksek kdv ötv de yok. yüzde 8 kdv var sadece.
1 /