@vivire çiçero

Bilmeye önce haddinizden başlayın.

  1. toplam entry 2795
  2. takipçi 5
  3. takip edilen 21
  4. puan 12980
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 11 yıl önce

kadınların bebek bakımında anneleriyle olan çatışması

Bu konuda o kadar dertliyim ki, size ancak, davulun sesi uzaktan hoş gelir gibi alakasız ama bir o kadar alakalı bir atasözü yazabilir ve içimi dökmeye başlayabilirim.

Annemle çatıştım orası ayrı ama ben sadece anne değil, ekstra olarak kız kardeş, kayınvalide kayınbaba, amca, kuzen, bilumum akraba ile de çatıştım. Hatta ne beni ya şimdi ki her anne çatışıyordur bundan eminim. Ve sonu hiç iyi olmadı. Sonuna gelince anlarsınız.

Derdim 'aman çocuğa tarhana mı içirilir yeah' değildi tabii ki. Düşünün ki aileye hatta sülalenin yakın olduğunuz kısmına ilk torunu, yeğeni vermişsiniz. Evde bir bayram havası, cocugu kucaklarından indirmiyorlar. Yeni doğmuş bebegin uykusunu bölüp bölüp köpek yavrusu gibi sevmeye girişiyorlar. Önce buralarda çarpıştık.
Uyku düzenini oluşturduğunuz, sırf o öğlen uykusunu alsın diye 2 yıl gezme tozma planlarını rafa kaldırdığınız çocuğunuzu öğlen uyutmak istemiyorlar ve gezmiyorsun diye eleştiriyorlar. Üstüne birde bu tartışmalar patlak verdi ki yazması kadar kolay değildi yaşamak.

Ayakta sallayıp bayılmadan uyuyabilen çocuğu öyle alışsın diye anne görmezken zorla sallıyorlar. Çocuğunuza oyuncak alma hakkınızı elinizden alıyorlar hatta abarttıkları için uyarmak zorunda kalıyorsunuz. Sonra o korkunç cümleyi duyuyorsunuz "size işten güçten doğru düzgün vakit ayıramadım, yoktu alamadım torunuma her şey feda olsun." Periyodik bir sırası yok yazdıklarımın öyle bir dolmuşum ki ağlama duvarı gibi dizeledim. Şimdi bu yazdıklarımı ilgisiz olsalarda sen laf söylerdin şöyle böyle diye eleştirecek olanlar için güncel durum güncellemesi yapayım.

Küçük yaştan beri otoriter davranan tek kişi olduğum için şu an 4 yaşında ve sadece benim sözümü dinliyor. Annane, babaanne, dede, teyze, baba onun için sadece söylediklerini yapmak zorunda olan piyonları eğer yapmazlarsa ağlama krizleri ve atakları başlıyor. Sürekli ceza mercii olmak, onu surekli zapt etmek için sert durmak kendimi kötü bir anne gibi görmeme neden oluyor. Kreşindeki psikoloğa da bundan bahsettim ve kadın bana sizin bir suçunuz yok tek suçlu eşiniz ve sizin aileniz dedi. Napayım şimdi?

Çikolata, şeker paketli gıda yasaktır misal günde 1 tane yiyebilirki o bir tane için bile türlü oyunlar yapıp vermemeye çalışırım. Başka şeylerle oyalarım. Annem, kız kardeşim bir gelirler benim gördüğüm ayrı görmedende çocuğa dünyanın şekerini çikolatasını dayarlar. Birde annen görmeden ye, annene söyleme gibi tembihlerle ki, bu anneden bir şey gizleme güdüsünü çocuğa aşılamasınlar diye ciddi savaş verdim onlarla. Neler için vermedim ki?
Her istediğini almayın dedim dedim, büyüdükçe istekleri ve tepkileri büyüyecek dedim dinletemedim. şimdi almamaya çalışıyorlar ama nafile artık eski sevimliliği yok, dört yaşında, sesi daha gür ve krize girdiğinde onun istediğini alıp oradan koşarak uzaklaşmak daha kolaylarına gidiyor. Sokak ortasında almayacağımı öğrensin diye defalarca rezil olan bu anneye nerede peki ödül? Benimle dışarı çıktığında alınmayacağını bilmesi için, krize girdiğinde istediğini yapmadığımı görmesi için, onu görmezden gelmek için ne kadar uğraştım bir bilseniz.



Bilmiyorum, umarım geçici bir şeydir ama şu an çift karakterli bir çocuğum var gibi, annem ve akrabalarim yokken gerçekten yetiştirmek istediğim, olmasını istediğim ve uğraştığım çocuğum gibi, onlar ortaya çıktığında ise bambaşka bir çocuk.

İşin kötü tarafı ne biliyor musunuz? İyi tarafı yokta şu an çocuğa yaptıkları bu şeyin farkındalar, kaç yıl anlattıktan sonra kendi gözleriyle oğluma yaptıklarını gördüler. Düzeltmeye çalışıyorlar ve oğlum için oda büyük bir darbe çünkü dört yıl boyunca emrine amade olan bu insanlar neden bir anda onu sevmeyi bıraktılar anlayamıyor.

mercimek

Birtakım ne yaptıkları, ne amaçladıkları bilinmez kişiler tarafından makarnası yapılmış baklagildir.

Yine de o kendini bilmez kişilere değil, bir şeyden de eksik kal be vivire diye kendime kızdım yedikten sonra. Deneyeceklere tavsiyem; denemeyindir.

bitki çayı

Çoğunun tüketimi devamlılık gerektirmez. Hatta bazı bitki çayları her gün tüketildiği taktirde yarardan çok zarar getirir. Kekik örnek olarak verilebilir. Bitkilerin doğru pişirme yöntemi infizyon yani demlemedir. Çok nadir kök ya da kabuklu olan yani zerdeçal, zencefil gibi bitkiler kaynatma yöntemi ile pişirilebilir.

Çoğu bitki içeriğinde yararlı uçucu yağlar barındırır. Kaynatma yönteminde bunlar uçacağı için tasvip edilmez. Demleme yönteminde ise demlenirken çaydanlığın üstü muhakkak kapalı olmalıdır. Poset çay dahi olsa bardağın ağız kısmını bir tabak yardımıyla kapatmakta fayda vardır. Demleme süreleri bitkiye göre çesitlilik gösterir.

kediotu

Ülkemizde tıbbi olarak kullanılan formu ağrı, kars ve çevresinde yetişmekte olan çok faydalı bir bitkidir. Ironik bir sekilde çiçeği çok güzel kokar hatta parfüm sanayisinde kullanılır ama fakat tedavi için kullanılan kök ve gövdesi kurutulduktan sonra kötü bir koku yayar. Kokusunu sorun etmem derseniz faydasını en iyi şekilde görebileceğiniz yapım şekli mesarasyon yani oda ısında bir gün bekletme ile elde edilir.

Ayrıca üzerinde birçok tıbbi çalışma yapılmış bir bitkidir. Sinir sistemine iyi geldiği, serotonin üretimini arttırdığı kanıtlanmış olup takviye edici gıda olarak güvenilir firmalardan tablet formlarını bulabilirsiniz.

Bir farklı yararı kadınlarda menopoza, regl sancılarına iyi gelir. Uyku kalitesini yükseltmek içinde kullanılabilir.

Kedilerin neden bu kadar uyuduğu sorusuna cevapta olabilir bu bitki.

papatya

ülkemizde tıbbi olarak kullanılan papatya türü yetişmemektedir. 2017 yılında yapılan bir araştırma ile vahim bir tablo ortaya çıkmış, hiçbir aktarda alman papatyası yani tıbbi olarak kullanılan papatya bulunamamış. ayrıca ülkemizde yetişen bir türü zehirli yani güvendiğiniz bir aktar varsa bile papatya alırken iki kere düşünmekte fayda var.

arabaşı çorbası

Kendisiyle yıldızımız barışmadı. Tarifine pek vakıf değilim. Pişene kadar keşkek gibi karıştırmak gerekiyor, karıştırdım oradan biliyorum. keşkek kadar olmasada yapımı zahmetli bir çorba. Birde benim tattığım bozlak etinden yapılmıştı. Lezzetini oda etkilemiş olabilir tabii.

dünyaitiraf.com

Kudretinden sual olunmayan rabbim. Hamd olsun. Hamd ü senalar olsun.

Hayat ne garip bir ay önce bir iş başvurusu yaptım. O kadar çok istedim ki olmasını. Hayallerimdeki işti. Döneceğiz dediler. Dönmediler. bu sabah bir rüya gördüm. Genelde gördüğüm rüyaları hatırlamam. Her zerresini hatırlayarak uyandım. Vardır belki bir hikmet deyip anlamına baktım.

Meali; uzun zamandır sürüncemede olan bir isteğiniz gerçeklesek. Hayallerinize kavuşacak, sıkıntılardan kurtulacaksınız idi.

Hayra yordum. Hep hayra yorarım. En son görüp hala hatırladığım rüyanın ardından eşimle tanışmıştım zaten. İnanırım rüyalara, bir kez daha inandım. Tabii şu saate kadar benim ne işim hallolacak, ne muradım varki ereceğim diye gudubetlik yapmadım değil yine de. Tövbe Allahım.

Tokatı öyle güzel yedimki güller açtı elhamdülillah.

Az önce bir telefon geldi. Başvuru yaptığımı bile hatırlayamadığım, umudu kestiğim işe Kabul edilmişim. Deneme süreci için bile olsa.

Gidip şükür namazı kılacağım.
1 /