1. toplam entry 18
  2. takipçi 3
  3. takip edilen 5
  4. puan 172
  5. statü
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 3 ay önce

unutmak nimettir

23 yaşındayım. Bu zamana kadar içinde bulduğum sağlam psikolojiyi yaşadığım kötü olayları unutabilmeme bağlıyordum. Son iki üç seneye kadar ne zaman canımı sıkacak, beni gerçekten üzecek şeyler yaşasam, bir süre sonra beynim devreye giriyor ve sanki benden olayı alıyor, bir kilitli sandığa kapatıp sandığı da denizin dibine fırlatıveriyordu. Sonrası alabildiğine ferahlık. Öyle ki kendimi zorlasam bile olayın detaylarını hatırlayamıyor, çok zaman sonra ben bunu gerçekten yaşadım mı diye kendimi sorguluyordum.
Sonra ne oldu bilmiyorum, bir gün beynimdeki bir şalter attı, bir yanık kokusu geldi ve artık beynim en sevdiğim işlevini yapamaz oldu. Şimdi bu zamana kadar yaşadığım ne varsa, hangi çocukluk travmam, hangi düşüp dizimi kanatmam varsa hepsini teker teker hatırlıyorum. Hatırladıkça canım tekrar acıyor, hatırladıkça unutmanın nimetine sarılıp bu yaşa gelebilmiş bu kıza daha da acıyorum. Unutmak nimettir evet, hatırlamak, her hatırladığında tekrar tekrar yaşamaksa en büyük azaplardan biridir. İnsan bir kere düştü diye on kere düştüğüne ağlar mı? Bir kere düşenin on kere kanar mı dizleri?

reddeden kızın aynı zamanda aralık kapı bırakması

Ben böyle kızlara kız halimle katlanamıyorum Allah onlardan hoşlananlara yardım etsin. Var böyleleri, hem o kişiye bir şey hissetmiyor, reddediyor hem de ilgisini alakasını çevresinde tutmaya devam ediyor. İstemem diyor ama yan cebini gösteriyor. Zannetmeyin ki açık kapı bıraktığında sizi istiyor, hayır efendim, o yalnızca ona verdiğiniz ilgiyi sonuna kadar kullanmak istiyor. Bir insan birini sevdiği zaman reddetmeyi göze almamalıdır. Ya kaybedersem korkusu yaşaması lazım. O korku yoksa kapılar sonuna kadar açık olsun olmasın, fark etmez. Naz-niyaz dediğimiz şey de birbirini seven iki insan arasında olur, reddedenin bıraktığı kapı nazdan değildir

Büyük acıların dilsiz olması

Günlerdir gündeme bakıp bakıp sustuğumdur. Doğu Türkistan'ın, Afganistan'ın, Filistin'in yükü omuzlarıma çöküyor, ben o yükün altında kalıyorum. Rahat ve huzurlu evimde zerresini anlayamayacağım imtihanlardan geçen insanlara, yalnızca elimdeki telefondan birkaç gönderi atarak destek olabilirim, fakat bu şekilde onlara destek olabilir miyim? Böyle destek destek midir? Bilmiyorum. Keşke kâfire atılan bir taş olsaydım da bunca masumun çektiği eziyete şahit olmasaydım

r harfini söyleyemeyen insan

R harfi değil belki ama daha garibi 8 yaşıma kadar yaşadığım durum olan C ve Ç harflerini söyleyememe durumudur. Sırf ortamların maskarası olmam için sorulan sorulara, neden güldüklerini anlamadığım halde her seferinde saf saf cevap verirdim.
+Ayağında ne var?
-sorap
+Okulda size kim ders anlatıyor?
-hoza

Küçücük çocuklara size göre tatlı oluyorlar diye söyleyemedikleri harfleri içeren kelimeler kullandırtmayın lütfen. Onlara o kadar tatlı gelmiyor bu olay

hocam

İlahiyat fakültesinin bitki örtüsü haline gelmiş hitap şekildir. İşin güzel yanı kimsenin adını bilmek zorunda değilsin. Adını mı unuttun, yapıştır hocam lafını geç. Güzel iş

değil mi ki susmak en çok söylemekti

Değildir kardeşim değildir. Susmak susmaktır, söylemek söylemektir. Susmak ve içine atmak edebiyatı yüzünden etrafımız derdini anlatmayan, sevince söylemeyen, kızınca üzülünce anlatıp çözüm aramayanlarla doldu. Herkes köşesine çekilip anlaşılmayı ve suskunluklarının konuşmasını bekler oldu.
Sevdiğini sürekli söylemek, kızdığında üzüldüğünde bunu uzatmadan anlatıp konuşup çözmek en güzelidir. Verilen değer gösterilmeye muhtaçtır. Kenara geçip anlaşılmayı bekleyen insanlar yalnızca anlaşılmamazlık yaşamazlar, anlamaktan da uzak olurlar.

bir delinin karalama defteri

İnsan bir şeylerin eskisi gibi olmayacağını idrak ettiğinde çok üzülüyor ama daha beteri kendisinin eskisi gibi olamayacağını fark etmek. Herkese çektiğin set gün geliyor seni de dışarı atıyor, kendine dışarıdan bakıyorsun, bu sen misin diyosun.
Hani senin samimiyetin nereye gitti diyosun, bundan sonra ölümüne sıkıcısın. Görünmez şeffaf bir duvarla aynadakini sevmeye çalışıyorsun da dokununca buğulanan bir ayna o.
1 /