pyd

ofsayta düşmüşler. bölgede dengeler değişirken kartlar yeniden karılırken...

ırak kürtleri ile suriyedeki pyd'liler arasında sıkıntı var. bazı yerlerde gerilim mevcut. barzani sınırı karşı tarafa kapatmış durumda. buna karşın pkk'ya mensup 214 kişinin irak cumhurbaşkanı celal talabani'nin partisi kürdistan yurtseverler partisi'ne (yekîtîya niştimanîya kurdistan-ynk) geçtiği iddia edildi.


devamını gör...
iddiaya göre esed sonsuz uykuya dalmadan evvel özerklik ilanı için yeşil ışık yakmış. yerse pyd kendi çöplüğünde özerklik ilan edecek yahut etmeye çalışacak.

bu girişime ösö ile el nusra karşılık veriyor. sınırımızdaki el nusra ve pyd çatışmasının altındaki sebep bu göründüğü kadar. söylendiğine göre "türk dışişleri ve mit yetkililerinin 2 ay önce pyd lideri salih müslüm ve pyd temsilcileri ile kahire'de bir araya gelmişti. toplantıda türk tarafının pyd'lilere özerklikle açıklamalarında dikkatli olması yönünde telkinde bulunmuş ve 'devrim gerçekleşmeden suriye'nin kaderine karar verilmemeli' mesajı iletilmişti."

nihayetinde suriye'de taşlar yerine oturmadan alınacak bir oldu-bittiye türkiye tepki verecektir. hele ki böyle bir girişim pyd tarafından gelsin. ancak pyd'nin böyle bir atak yapmayacağı söyleniyor. "ayrıca mit önümüzdeki dönem pyd'nin muhatap alınacağı yeni bir süreç başlatabileceğinin sinyalini verdi. pyd'ye 'rejim yanında yer almamak, halkın iradesiyle parlamento oluşana kadar emrivaki yapmamak ve türkiye'de teröre destek vermemek' şartıyla görüşme masasında yer alabileceği iletildi."

diğer yandan bugün diyarbakır 2. hava kuvvet komutanlığı’ndan türk savaş uçakları havalandı. elbette keşif uçuşu. ancak bunun bir mesaj olduğu ortada. yani bir oldu-bitti ile kalkanlara gerekli mesajın verileceği iletilmiş olundu.

özerklik meselesi tekrar gündeme geldi demek ki. bunun türkiye içine nasıl yansıyacağını hep beraber göreceğiz ki çözüm sürecinin nasıl etkileceği de önemli. tüm bunlara abd genel kurmay başkanı suriyede farklı senaryolara göre plan hazırlayıp obama'ya sunduğunu açıkladığını da ekleyelim. abd ancak iş kendi kontrollerinden çıktığında müdahil olur. böyle bir işaret var mı henüz bilmiyoruz. iran satrancı çok iyi oynuyor. tüm rakipleri yoruyor göründüğü kadar.
devamını gör...
türkiye'deki karşılığı pkk'dır. ne eksik ne fazla.
ırak'ın kuzeyinde olduğu gibi suriye'de de önce bir özerklik ilan etmeye çalışıyorlar. hükümet gerekirse fiilen askeri bir müdahalede bulunarak buna engel olması lazım. yoksa olayların gidişatı hiç iyi değildir.
devamını gör...
agresif çıkışları muhakkak esed'e zaman kazandırıyor.

bu son çıkışlarından evvel bulundukları bölgede bir anlaşma yapmışlardı. anlaşmada tarafların buna sadık kalması beklenir. böylece el nusra kendi kontrol noktalarındaki adamlarını asgariye çekip elemanlarını daha önemli cephelere kaydırıyor. böylece pyd bir bahene bulup muhaliflerin kontrol noktasını tarıyor ve anlaşmayı bozmuş oluyor. muhaliflerin adam azalttığı noktalara yüklenerek dolaylı olarak esed çalışan bir pyd'nin bu agresifliği ve güvenilmez hareketleriyle bölgede rahatça yer tutması zor görünüyor. ancak bu zorba yöntemlerle dışarıdan destekle yapabilir. askeri üstünlükleri olduğu müddetçe boruları öter. bunun aksi mümkün görünmüyor. pyd'nin pkk ile ağırlıklı olarak seküler olduğunu düşündüğümüzde dindar kürtler nazarında şüphe ile yaklaşılacağı muhtemeldir.

rasulayn’ın bağlı olduğu 250 bin nüfuslu haseke ilinin müftüsü ibrahim nakşibendî pyd’nin dindar muhalif kürtlere saldırdığını söylüyor. şöyle devam ediyor: "suriye’deki kürtler 3’e ayrılıyor. bir bölümü dindar kesimdir. bir bölümü de barzani’nin yanındadır. inancı zayıf olanlar ise pkk-pyd’yle beraberdirler."

ibrahim nakşibendî suriye'den kaçmak zorunda kalmıştır. şuan türkiye'de zaruri ikamet etmektedir.
devamını gör...
ilk pyd ye saldıran nusra cephesi oldu, nusra sadece pyd ye saldırmadı, öso yada meydan okuyup öso komutanlarından birini infaz etti. ortada anlaşmaya sadık kalmayan bir taraf varsa hepsinden önce nusra cephesidir. doğrudur bunun türkiyedeki karşılığı pkk dır. ırak'taki karşılığı ise ırak özerk kürt yönetimidir.
devamını gör...
esed le ittifaka girdiği söyleniyor. külliyen yalan. esed kurnazca davrandı ve kürt yerleşkelerindeki askeri birliklerini savaş başlamadan hemen çektiki kürtleride karşısına almasın. kürtleri karşısına alsaydı rejimn çok kısa zamanda düşeceğini biliyordu. şimdi bunun anlamı ittifakmıdır. ayrıca nusra vahşi leri her gün kürtlerin evlerini basıp kızlarına saldırmaktadır. veya kürt bölgesi rahattır diye kürt evlerine gelip istedikleri gibi kalmaktadırlar. o evin aşını ekmeğini yemektedirler. bu durumda kürtler armut toplasın nusra ayılarınamı yedirsinler. nusarının komutanlarından biri yine nusra anın alt birimi olan fakat suriye muhalefetini destekleyen ekrat cephesi tarafından esir alınmıştır. buna karşılık nusra teröristleri 400 kürt köylüsünü alıp boğazlarını kesmekle tehdit etmiştir. kim ne derse desin selefi vehhabi teröristleri kürtlere karşı israil ve suudi arabistan tarafından kullanılmaktadır. çünkü kamışlı ve genelde kürt bölgesi suriye petrolunun yüzde yüzünü karşılamaktadır. tarım ve yeralatı kaynakları olarak havzası pek değerlidir. denilirki kürtleri abd ve israil karıştırıyor. bu beyin yıkamayı doğrulayan en büyük delil henüz kürtlere devlet verilmemesi ve apo nun israil ajanları tarafından türkiyeye verilmesidir. zaman gösteriyorki neyse her yol bu sefer erbile çıkıyor gibi.
devamını gör...
esed le ittifaka girdiği söyleniyor. külliyen yalan. esed kurnazca davrandı ve kürt yerleşkelerindeki askeri birliklerini savaş başlamadan hemen çektiki kürtleride karşısına almasın. kürtleri karşısına alsaydı rejimn çok kısa zamanda düşeceğini biliyordu. şimdi bunun anlamı ittifakmıdır. ayrıca nusra vahşi leri her gün kürtlerin evlerini basıp kızlarına saldırmaktadır. veya kürt bölgesi rahattır diye kürt evlerine gelip istedikleri gibi kalmaktadırlar. o evin aşını ekmeğini yemektedirler. bu durumda kürtler armut toplasın nusra ayılarınamı yedirsinler. nusarının komutanlarından biri yine nusra anın alt birimi olan fakat suriye muhalefetini destekleyen ekrat cephesi tarafından esir alınmıştır. buna karşılık nusra teröristleri 400 kürt köylüsünü alıp boğazlarını kesmekle tehdit etmiştir. kim ne derse desin selefi vehhabi teröristleri kürtlere karşı israil ve suudi arabistan tarafından kullanılmaktadır. çünkü kamışlı ve genelde kürt bölgesi suriye petrolunun yüzde yüzünü karşılamaktadır. tarım ve yeralatı kaynakları olarak havzası pek değerlidir. denilirki kürtleri abd ve israil karıştırıyor. bu beyin yıkamayı doğrulayan en büyük delil henüz kürtlere devlet verilmemesi ve apo nun israil ajanları tarafından türkiyeye verilmesidir. zaman gösteriyorki neyse her yol bu sefer erbile çıkıyor gibi.
devamını gör...
kemal burkay'a göre başına getirilen salih müslim'in aslında bir emanetçi. esed tarafından yol ve rol verilen bir emanetçi.

"hak-par genel başkanı kemal burkay, suriye'nin kuzeyindeki kürt gruplardan pyd'nin bölgeyi özgürleştirdiği ya da kürtleri örgütleyip özgürleştirdiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu."

kemal burkay şöyle devam ediyor: "lideri salih müslim, suriye’de barınamadığı için moskova’da mültecilik koşullarında yaşamaktaydı. ancak son üç yıl içinde baş gösteren ve “arap baharı” diye nitelenen halk hareketinin suriye’ye yansımasının ve bu ülkede de baas rejiminin dara düşmesinin ardından, sürgündeki pyd lideri ülkeye davet edildi, kendisine bazı olanaklar sunuldu ve kürt bölgesinin kontrolü ona bırakıldı. diğer bir deyişle, pyd bu kontrolü suriye hükümetinin bilgisi ve onayı ile yapmakta. rejim pyd’ye böyle bir rol verirken, kendi güçleri ve idari yönetimi bölgeden tümüyle çekilmiş değil. böylece suriye kürtlerinin rejime karşı ayağa kalkması ve bölgede istenmeyen bir gelişmenin önlenmesi düşünülmekte." *

devamını gör...
bülent arınç, çözüm sürecinin başarıya ulaşmasını engellemek isteyen odaklar olduğunu belirtti. arınç "esad rejimi ayakta tutmak için pyd ve hizbullah'ı kullanıyor" dedi..
suriye'de kaos var. kaostan istifade etme derek yeni bir oluşum meydana getirme gayretleri var. rejim, ayakta kalabilmek için pyd ve hizbullah'ı kullanıyor.

kimin kimin kullandığı birinci ağızdan. hükümet sözcüsünden.. *

alıntı. sabah gazetsinden.
devamını gör...
son gelişmeler ışığında, hakkında taha özhan yazmış. meseleyi kürt sorunu, pkk ile beraber değerlendiriyor. yazısında kullandığı başlık ise "pkk'nın suriye krizi". *

kürt yabancılaşması: "pkk-pyd marifeti ve bölgede irak işgaliyle başlayan arap milliyetçiliğinin de desteğiyle son birkaç yıldır yaşanan 'kürt yabancılaşması' derinleşmiş oldu."

meseleye ilişkin okumaları sıralıyor: güvenlikçi söylem. ki bu zamana kadar denenmiş ve bir ilerleme sağlanamamıştı. "ikinci okuma ise yine pkkmerkezli analizleri abartıp bütün ortadoğu jeopolitiğini pkk çarpanına bağlayan bir yaklaşım."

kürt yabancılaşması

"beklenen suriye'de canları pahasına isyan edenlere ilk omuzu, yıllardır hakları gasp edilmiş kürtlerin vermesiydi. böyle olmadı. pkk'nın, 1999 sonrası yaşadığı çarpık uluslararasılaşma sürecinin oluşturduğu denklemler, suriye'de pasif bir şebbiha (bazen de aktif) rolü üstlenmesi sonucunu doğurdu. bu kürtlere yapılabilecek en büyük kötülüktü. pkk-pyd marifeti ve bölgede irak işgaliyle başlayan arap milliyetçiliğinin de desteğiyle son birkaç yıldır yaşanan 'kürt yabancılaşması' derinleşmiş oldu."

"bugün geldiğimiz nokta itibariyle, türkiye, suriye'deki kürtler için, suriye'de 'pkk devleti' veya 'rojava devrimi' ilan eden 'korku ve rüyaların' ötesinde politika geliştirmesi en hayırlı seçenek durumundadır. böylesi bir politika suriye'deki bütün kürtleri sykes-picot'yu aşacak şekilde kucaklamak anlamına gelmelidir. suriye'de arapları, türkmenleri ve hatta kürtleri bile karşısına alan pkk'nın 'kurtarılmış bölge' saplantısından kolayca kurtulmasını beklemek naifliktir."

"suriye'de bugünlerde, halep'in güneyinde ve güney batısında baas rejimiyle yoğun çatışmalar devam ederken, özellikle han asal'ın ele geçirilmesi sonrası pyd'nin hareketlenmesini suriye içerisinde hiç kimse 'rojava devrimi' olarak okumamaktadır."

"mısır'da ihvan'ı kabul etmeyenler, suriye'de neyi kesinlikle kabul etmiyorlarsa onun önünü doğrudan açalım." böylece, bir anda maliki rejiminin içeri alınınca sağ salim çıkmanın imkânsız olduğu hapishanelerinden bir anda yüzlerce kaideci kaçmayı başarır! rejimle son dönem mümkün olduğunca karşı karşıya gelmeyen, ama kurtarılmış bazı bölgelere giderek 'iktidar kavgası' başlatan ve bu şekilde çok yaygın bir güçmüş havasını veren el-kaide'nin son dönemde önünü açan dinamik ve aktörlerle pyd'ninki çok farklı değil.

bu arada, suriye muhalefeti provokatif unsurlarla yüzleşme sürecine de girdi. nusra cephesi el-kaide'den uzaklaştı. bu gelişmeden rahatsız olan unsurlar, gruplar arası çatışmanın zeminini hızlandırmak için paniklediler. pyd ve son günlerde yaşananlar bunlardan sadece bir tanesi. siyasi olarak gruplar arasında yeni bir mevzi oluşuyor. bu yeni mevzilenmede kaide dışındaki gruplar büyük ölçüde benzer bir hattın etrafında toplanacaklar. pkk-pyd'nin bugüne kadar ortak iş yapabilme kapasitesi sadece istihbarat örgütleri üzerinden resmi aktörlerle var. bugüne kadar bu çizginin, ne kendisi dışındaki kürt gruplarla ne de başka hareketlerle hareket kabiliyeti bulunmuyor. bunun birçok sebebi olmakla beraber, temelinde ideolojik sorunlar bulunuyor.

ancak, kürtlerin ezici çoğunluğunun şam'da ve halep'te yaşadığı ve yaşayacağı suriye'de; pyd bugün ne yaparsa yapsın, esed sonrası bir senaryoda ne kürtleri kendisi üzerinden bir neo-baasçılığa razı edebilir ne de suriye ve bölge siyasi denklemi buna imkân verir. " *
devamını gör...
pyd’nin etrafında yaşanan gelişmeler ve mısır’da yaşanan askeri darbe ortadoğu suların iyice ısındığını gösteriyor. özellikle suriye’de yaşanan gelişmelerden anlaşılan o ki, sorunların merkezinde kürt sorunu yer alıyor. öyle anlaşılıyor ki, kürt sorunu çözülmeden ortadoğu'da stratejik adım atmanın imkanı kalmadı.

“suriye'deki baas rejimi lideri beşşar esed, devrim sürecinde kürtlerin kilit bir rol oynayacağını öngörerek protestoların ilk aylarında kürtlerin vatandaşlık haklarını tanımıştı. ayrıca tutuklu pyd mensuplarını da serbest bırakmıştı.”( hilal kaplan, 22/07 2013,yeni şafak)

hiç şüphesiz esad’ın amacı kürtlere özgürlük vermek değil, yaşanacak çatışma ortamında kürtlerin özgür suriye ordusu veya muhaliflerin safına geçmelerini önlemek, en azından ikinci bir muhalif cephe açmasının imkanını yok etmektir. şunu açıkça belirtmek gerekir ki, ortadoğu’daki tüm siyasal hareketlerin bir şekilde kürt sorunuyla ilintili olduğu vakıadır. bu yüzden türkiye ile pkk arasında sürdürülen “çözüm süreci” hem ortadoğu’daki siyasi dengeleri değiştirmesi hem türkler ve kürtler arasında işbirliğinin öneminin göstermesi,hem de suriye’nin geleceği bakımından hayati önem taşımaktadır.

çözüm sürecinin bir başka boyutu da müzakere yöntemiyle bir sorunu çözüm iradesine kapı aralamakta oluşudur. türkiye, kürt sorununu kürtlerin de kabul edeceği bir düzlemde çözmeden ortadoğu siyasetinde bir adım bile atamaz.

öcalan ekseninde yapılan müzakereler önemlidir;çünkü anlaşılıyor ki, öcalan’nın etkisi sadece türkiye’nin sınırları içinde kalan kürtlerle sınırlı değildir.

türkiye mısır’da yaşanan askeri darbenin karşısına haklı bir taleple çıkmış ve askeri darbeye maruz kalan seçilmiş cumhurbaşkanı mursi’nin yanında durmuştur. türkiye ortadoğu’nun hangi ülkesinde yaşarsa yaşasın kürtler için de benzer bir tavır geliştirmelidir. bu konuda iktidar,chp ve mhp’nin savaş çığırtkanlığı yapan söylemlerine esir olmamalıdır. şunu da açıkça belirtmek gerekir ki, öcalan, son günlerde “çözüm sürecinin” devam ettirilmesine dönük söylemleri, özellikle mhp lideri devlet bahçeli’nin pyd hakkında ileri sürdüğü siyasal söylemden çok daha demokratik ve insancıl bir noktada durmaktadır. demokratik siyaset yapan bir partinin yıllarca silahlı mücadeleyi tek çözüm yolu olarak görmüş bir örgütten daha geri plana düşmüş olması ne kadar trajiktir. ne yazık ki, türk milliyetçiliğinin siyasal aklı kürt sorununu sağlıklı bir şekilde analiz etme konusunda pkk siyasal aklından çok daha geri bir nokta da durmaktadır.

türkiye’de genellikle yaşanan korkunun altında suriye’de veya başka bir devletin içinde oluşacak özerklik sürecinin türkiye’yi de etkileyeceği yönündedir. bir defa türk ve suriye kürtlerinin konumları,devletle ilişkileri suriye kürtleriyle kıyaslanamayacak düzeyde ileridir. ikincisi unutmamak gerekir ki, barzani öncülüğünde kurulan güney kürdistan özerk yönetimi oluştuktan sonra bağımsız birleşik kürdistan için silahlı mücadele veren pkk, barış sürecini başlatmış ve çoğu görüşünden geri dönmüştür. bu duruma gelinmesinde ve pkk’ın bazı açılardan keskin siyasal dönüşümlerinde kürtler ve türklerin tarihi,kültürel,ekonomik iç içe geçmişliği ile toplumsal birbirini kabullenmişliği önemli rol oynamıştır.

şunu da açıkça belirtmek gerekir ki, kürtlerin onayını almayan bir çözümüm kalıcı olmayacağı/olamayacağı açıktır. bu yüzden devlet aklı, ülke sınırlarının içinde veya dışındaki kürt sorununa sadece devletin güvenliği açısından bakmamalı çok daha geniş bir vizyon çizmelidir. tarih ortadoğu’da ülkelerin kendi sorunlarını çözemediği zamanlarda,diğer güçlerin dış müdahale ile bunu yaptıklarını göstermektedir. bu şekilde yapılan çözümlerin gerçek bir çözüm olmadığını,tam tersine sorunları daha da çoğalttığını bugün yaşadıklarımız ortaya koymaktadır.

yıllardır türkiye “kuzey irak’ta kürt devletine izin vermeyeceğini açıklamış ve bunu stratejik bir angajman olarak kullanmıştır. zaman bu angajmanın ne kadar yüzeysel ve stratejik açıdan derinliksiz olduğunu açıkça göstermiştir. türkiye uzun zamandır çete reisi diye küçümsediği,(ki,bunca yaşanmışlıktan sonra bu retoriği hala kullananlar da vardır) barzani ile neredeyse ekonomik anlamda stratejik ortak durumuna gelmiştir. demek ki, dış politika durağan stratejileri asla kabul etmemektedir.

türkiye’nin kürt sorununu barzani ile didişerek,çatışarak değil, işbirliği yaparak daha rahat çözebileceği açıktır. ak partinin en büyük başarılarından biri geleneksel devlet aklının irak kürtleri hakkında yürüttüğü siyasette köklü değişiklikler yapmış olmasıdır.

iktidar kuzey irak konusunda yaptığı siyasi değişikliği,suriye kürtleri hakkında da düşünmelidir. suriye’de kürtlerin kazanacağı olumlu bir statünün türkiye’ye mutlaka olumsuz yansıyacağını düşünmek doğru bir yaklaşım değildir.

türkiye kürtlerin iradelerine saygı göstererek esad karşısında da avantajlı konuma geçebilir. artık görünen o ki, esad rejimi gidicidir. stratejiyi esad sonrasına göre düzenlemek gerekmektedir.

kürt sorununun geleceğini derinden etkileyecek faktörlerin en başında, kürt hareketinin öncülüğünü yapan grup veya örgütlerin kendi halklarıyla olan sorunlu ideolojik tutumlarıdır. bu tutumun ana eksenini de islam oluşturmaktadır. kürt hareketinin sosyalizmden etkilenerek geliştirdiği politikaları toplumdaki meşruiyetini büyük ölçüde sorgulanır kılmaktadır. altan tan’ın son dönemlerde işaret ettiği gerçeklikte budur. pyd sözcülerinin “biz şeriata karşı savaşıyoruz” açıklamasını da bu şekilde okumak gerekir.

suriye rejimi ile pyd arasındaki ilişkiler konusunda her iki tarafın farklı düşündüğüne kuşku yok. suriye’nin resmi anlayışının ipuçlarını veren suriyeli bir milletvekili diyor ki: “beşer esed, suriye'deki silahlı çetelerin önünü kesmek için pyd'yi görevlendirdi, ayrıca pyd türkiye-suriye sınırının da güvenliğini rejim adına koruyor durumdadır.” kürtler bu şekilde bir düzeyi kabul etmemelidirler.

suriye’de rejime karşı savaştığını iddia eden selefiler, pyd ye karşı da savaşmaktadır. anlaşılan o ki,selefiler pyd’yi suriye rejimiyle işbirliği yapıyor olarak değerlendiriyorlar. ancak el-kaide özelinde ortaya çıkan selefi hareketin tavırları son derece tutarsızdır. mısır’da darbecilerin arkasında duran el-kaidenin davranışlarının kime yaradığı konusunda derinlikli bir analiz gerekmektedir. arkasında amerika olan bir darbeyi açıkça destekleyen, amerikanın işbirliği yaptığı suudi arabistan’a karşı hiçbir eylem yapmayan el kaidenin nerede durduğu iyice sorgulanmalıdır. gelinen noktada el-kaide gerçekten amerika karşıtı mıdır, yoksa amerika’nın ortadoğu politikalarını meşrulaştıran bir aktör müdür? sorusunun cevabı hayati önem taşımaktadır.

kürt hareketinin en büyük sorunu ki, bu güney kürdistan bölgesinde geçerli değildir, halkının inanç ve değerlerini kuşatıcı bir siyasal söylem geliştirmekteki eksikliğidir. bu durum suriye ve türkiye kürt hareketlerinde çok daha etkindir. pkk’nın sosyalizmden etkilenerek okuduğu din anlayışının bu siyasal söylemin gelişmesinde etkisinin büyük olduğu açıktır. pkk’nın etkili olduğu bölgelerde bu sorunun daha belirgin bir şekilde ortaya çıkması tesadüfü değildir.

kürt hareketi idealist düşünenlerin hayalleri ile realiteyi kutsayanların davranışları arasında üçüncü bir yola ihtiyacı vardır.
(bkz: yavuz yılmaz)
devamını gör...
türk devleti adına hükümet pyd lideri ile görüşüyor ve isteklerini belirtiyor.buraya kadar normal. anormal kısım şurası: suriye sorununu pyd üzerinden çözmeye çalışmak da neyin nesi!
devamını gör...
bugün hakkında yazmak istemiyorum ki yoruyor da yoruyor.

öyle ki daha da yoracak gibi.
üç harfli.
bizi yoranlar neden genellikle üç harfli?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar