recep tayyip erdoğan

#siyaset  #özgürler 

341.
seveni de vardır. sevmeyeni de. sevilmesi gereken halleri de vardır. sevilmemesi gereken halleri de. nihayetinde insandır.

lakin, bir büyüğümüz eüzubillahimineşşaytani vessiyaseti demiş. (bkz: said nursi)

siyaset içinde zalimlerin santranç oyunlarının döndüğü söylemiş.

santraç oyununu bilmeyenimiz yok. sen hamle yapacağını zannedersin, karşındaki senin o hamleni çok önceden biliyor ve önlemini değil sana bir kaç el sonra hücumunu hesap etmiştir.

siyasette böyle bir şey işte. oyun oynayayım derken oyunun içinde kalınabilme olasılığı o kadar çoktur.

vezirini yiyeyim derken şah mat olursun. görmemiştim dersin.

hal böyle olmuşken her başbakan gibi bizim başbakanımızda kim olursa olsun dikkatli olmalıdır tercihlerinde.

ne çare kalbim diyor ki bizim başbakanlarımız da zalimlerin o santranç oyunlarına alet olmuşlar ve olma ihtimalleri çok yüksektir. nihayetinde bu bir siyasettir. bu halin böyle olduğunun örnekleri çoktur.

rabbim şimdiki başbakanımıza istikamet versin, ve o oyunlara bilerek ya da bilmeyeren düşmekten bu millet-i islamiyenin, ve bu topraklardaki masum halk ve mübarek insanlar için muhafaza eylesin.

şahsı için değil millet için istiyoruz.

başka birisi başbakan olsa idi yine aynı duayı ederdim.
devamını gör...
342.
bm toplantısında içi parçalanmış olsa gerek ki şunları ifade etmiştir:

işte erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

gazze'ye yapılan saldırı insanlık dramına dönüştü.

1400'e yakın insan öldü. 5000 filistinli yaralandı.

bm binaları bile bu yıkımdan kurtulamadı. bm genel sekreteri ban bunu yerinde gördü.

israil'in saldırısı bm'nin 15 eylül raporunda yer aldı.

türkiye her zaman filistin'in yanına olmuştur.

filistin'de insanlar su bulamıyor. bm ne yapıyor?

gazze için verilen sözler tutulmadı. gazze'ye sadece ilaç ve gıda veriliyor.

bu engellerin kaldırılmasını talep ediyoruz.

israil kadar filistinlilerin güvenliği de önemli.

vahim tabloya göz yumalamayacağını vurguluyoruz.

israil - filistin müzakereleri yeniden başlasın.


vallahi neremizle gülelim bilemedik. sen çantayı otele atar atmaz siyonistlerle görüş, herifler de aramız iyi- ki bunu 3-5 bakanın da " biz hala israille sevişiyoruz" diye dile getirmişti daha önceden- diyerek görüşmeye gelsin, kabul ederek şereflendir onları falan.

davos fatihi geri döndü. aha ha ha. ağlamaklı bi gülüş bu. benim başbakanım işini bilir diyenlere de hayır iş bilmek değil, politik münafıklık derler buna yavrum diyorum.

öperim gözlerinizden. ama yok, dudağım kirlenir. acıyorum size.



(bkz: ismail yk)
(bkz: allah belanı versin)
(bkz: demet akalın)
(bkz: afedersin) * *
devamını gör...
343.
ertuğrul özkök ün ve patronunun yanına gitmeye korktuğu başbakan.halk adamı.bir yusuf misali zindandan saraya(halkın gönlüne)inen başbakan.
devamını gör...
344.
bm'nin 64. genel kurulu'nda çaaaat çaaaat diye konuşan başbakan. türkçe bilmeyen biri bile dinlediğinde, gazze gazze deyişlerinden filistin meselesine vurgu yaptığını anlardı.
devamını gör...
347.
dün yaptığı açıklamada sarkozy'i bile avrupalı olamamakla suçlayıp onları sollayan batılı düşünceye sahip sağcı lider...

meğer türkiye brçok avrupa birliği ülkesinden daha avrupalı'ymış da felan.bunun anlamı ne anlamadım ben.avrupa'lı olma bir imani mesele mi ki özendirme olsun bu konuda.
devamını gör...
350.
belediye başkanıyken çıkardığı şiir kasetindeki ruh ikliminden fersah fersah geride olan mevcut kabine reisi. o zamanki ruh nerede şimdiki muktedir dil nerede? yedi yıl ve bir arpa boyu kadar gidilememiş yol. yine de bitmek bilmeyen chp zihniyeti eleştirisi. ya yapamadıklarınız?? enterhasan durumlar!!
devamını gör...
353.
cocuklarini yurtdi$inda, ba$kalarinin sagladigi burslarla okuttugunu soylemesinden bir kac yil sonra oglunun gemicik (hesap et gemi bile degil) almasini pi$kin pi$kin savunabilen bir adam. yeni incisi de dokuz eylul universitesi 2009-2010 egitim yilinin acili$inda "her universiteyi bitiren i$ bulacak diye bir kaide yok" lafi oldu kendisinin.
tabi sayin ba$bakanim tabi.
herkesin cocuklarina yurtdi$i bursu verecek arkada$lari da yok.
herkesin gemicik alacak oglu da yok.
herkesin ba$bakan babasi da yok.
vallaha tebrik ediyorum.
hala halki a$agilayarak iktidar olunabildigini gosterdigin icin.
devamını gör...
355.
menderes donemini ya$amadim ama, "ozal gibi dik duru$uyla ba$bakanligi kaldiran" insan deniyorsa kendisi hakkinda, $imdi bilemedim bu bir hakaret mi?
henuz ozal'in bu ulkeye verdigi karar zarar vermemi$ adam diyeyim de tanimim bu olsun bari. ne kotu $ey $u koru korune taraftarlik.
devamını gör...
356.
sözleriyle artık bizlere amacını belli eden bıyıklı insan.*

3 çocuk doğurun diyerek ülkenin zaten olmayan nüfus planmasının içine etmeyi, her ne kadar bir hiç uğruna canlarını vermiş olsalar bile bu ülkenin gençlerine kelle demeyi ve askerliğin yan gelip yatma yeri olmadığını öğretmeyi, yıllarını okullarda harcamış gençlere iş bulamayın canım ne olacak demeyi ve son olarak da ananı da al git demeyi çok iyi bilen bıyıklı insan.
devamını gör...
359.


--- alıntı ---

Ailesi
26 Şubat 1954 tarihinde doğdu.
4 Temmuz 1978'de Emine Hanım ile evlendi.
Ahmet Burak, Necmeddin Bilal, Esra ve Sümeyye olmak üzere 4 çocuk sahibidir.

Eğitim Durumu
1965 yılında Piyale Paşa İlkokulu
1978 yılında Istanbul İmam Hatip Lisesi
1981 yılında Marmara Üniv. İktisadi Ticari Bil. Fak.

Siyasi Kariyer
1976 yılında MSP İstanbul Gençlik Kolları Başkanlığı'na seçildi.
1984 yılında Refah Partisi Beyoglu İlçe Başkanlığı'na seçildi.
1985 yılında Refah Partisi Istanbul İl Başkanlığı'na seçildi.
1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na seçildi.
15 Mart 2003 tarihinde T.C. Başbakanı oldu.

--- alıntı ---

devamını gör...
360.
en az üç çocuk doğurun söylemi güne ters gelse de gelecek adına doğru bir önermedir.
''şehitlere kelle demesi'': herkes biliyor ki, döneminde kullanılan jargon: şehit, pkk, öcalan muhabbetlerinde genelde 'kelle' tabiri kullanılırdı. hatta bunu birçok siyasi ve asker de sarfetmiştir. halk arasında da yaygın bir söylemdi. 'aldığı kellelerin hesabını verecek' gibilerinden bir söylemdi bu, gün değişti gündem değişti, ansızın bu sözcüklerden zorlama bir yorumla asker düşmanı, şehitlere saygısızlık gibi anlamlar çıkarıldı. söylem sokak ağzıydı kabaydı ama durum bir zamanlardan bundan ibaretti türkiye'de...
''yan gelip yatma yeri'': burada vurguladığı sıradan basit rutbelerdeki askerler değildi, er, astsubay, çavuş kastedilmiyordu, generallerdi. emekli olduklarında yatlar, katlar, villalar alan bu adamların bu parayı nereden ve nasıl bulduklarını araştırmayanların yine zorlama bir yorumla meseleyi anlamadan dinlemeden lanetlemesiydi.
''ananı da al git'': bu söylem de yine geniş bir kitleyi hedefe alarak söylemediğini herkes biliyor, yemeyelim birbirimizi. terbiyesiz ve daha önce de vukuatları olan çevresi tarafından da pek akıllı bulunmayan bir vatandaşaydı tepkisi.. ama ne oldu o tepki: o adamın yine daha önce skandal rezillikleri, tansu çiller'e de aynı tarz yaklaşması ve bilumum kişisel rezil durumları unutulup, meseleyi erdoğan'ın tüm çiftçilere hakaretiymiş noktasına taşındı. üstelik erdoğan'dan özür diledi o çiftçi. annesi bile oğlunun densizliğine kızdı. * sahi yakınlarda baykal'ın yine mersin'de bir kadının boğazına yapışıp: çek git be kadın söylemi üzerinden baykal'ın tüm kadınlara karşı bir nefret duruşu var çıkarımı yapabilir miyiz?

not: sayın erdoğan, görüyorsunuz bıyığınızdan ve uslubunuzdan nefret etsem bile danışman diye dolaştırdığın üstelik yaşça benden kat be kat büyük olan kişilerden daha iyi anlayabiliyorum seni. * * * *

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar