recep tayyip erdoğan

#siyaset  #özgürler 

4481.
cuma çıkışı basın mensuplarına halka ulaştırın diye bol bol görüntü vereceğinden emin olduğum kişi. adam siyasetçi şaka maka.
maka dedim aklıma makara ve makarna geldi hayırdır inşallah cuma cuma...
devamını gör...
4482.
kendi yaşam tarzını dayatmasa insanlara yaptıklarından ötürü bu millet kendisinden sonra oğlunu geçirirdi başa...

yollar, köprüler, hastaneler, trenler vs vs vs...

şimdi çıkıpta kimse ay ne dayatıyor demesin o sokaklarda öyle anlıyor insanlar ve bazende çok haklılar...
devamını gör...
4483.
Allah'tan başka kimseden korkusu olmayan insan. saman gastesinden korkcakmış, yok twitten korkcakmış. herkesi kendiniz gibi zannetmeyin.
devamını gör...
4484.
seçim hezimetini atlatanların bıraktıkları yerden al aşağı etmeye çalıştıkları başbakan. yafu siklet farkı denilen bir fark var adam azınlık cuntayı - darbeci cemaatleri tokat manyağı yaptı hala akıllanmayanlar var. iddiaların ve beklentilerin halk yani millet tarafından görürsem söylerim olarak açıkca belli edildiği bir ortam da azıcık biz ne yapıyoruz halkın gözünde nazarımız %0.4'müş meğer denileceğine seçim öncesinde konuşan , yazan , çizen kimler varsa hala aynı hengamenin içerisinde. neyse akıllanmayacakları belli olduğu için zaten empati ve anlayış kapılarını kapatmıştık görünen köy de kılavuz istemiyor. müstahak her ne olacaksa!
devamını gör...
4485.
işine gelen mahkeme kararlarına hem saygı duyan hem de uygulanmasına ses çıkarmayan başbakan.

ülke menfaatini düşünüyorsa ilk işi "hayırsever rızasının" eskort kız gönderdiği bürokratlardan hesap sormak olabilir...
devamını gör...
4486.
hala ısrarlıyım: sürecin tartışmasız en büyük kaybedeni rte dir. o, yaptığı hukuksuzlukların ortaya çıktığı bu süreçte yara aldı. bu yara, gitgide büyüyecek ve onu bitirecektir. onun suç işlediğini artık herkes biliyor. bir gün onu koruyan bütün unsurlar bertaraf olacak ve o, ya yargılanacak, ya da ülkeden kaçacaktır. çünkü suç, evdeki paralar gibi sıfırlanabilen bir şey değildir.
devamını gör...
4487.
can dündar'ın cumhuriyet gazetesi köşe yazısı.

seçmen, erdoğan’da ne buldu?

temsil:
dar gelirli, muhafazakâr bir ailenin çocuğu... sobalı evde doğmuş; parasız yatılıda büyümüş; çocukken su, simit satmış; futbol oynamış; babasından “top peşinde koşma, oku, adam ol” azarı işitmiş. biyografisinin girişinde, ortalama türk insanının tüm unsurları var. o yüzden, “beraber yürüdük biz bu yollarda” şarkısına haykırarak katılıyor kitleler...

kasımpaşalılık:
ister “delikanlılık” deyin, ister “lümpenlik”, erdoğan bu algıyı keyifle sırtladı. yürüyüşünden, belagatine kadar yansıyan kasımpaşalılık, sahicilik imajına hizmet etti. başbakanlık konutu yerine halkın içinde oturan, eve dönerken mahallenin çocuklarına top dağıtan, her fırsatta seçkinlere dokunduran “halk adamı” imajı, tapelere yansıyan servetini başarıyla örttü.

imam hatiplilik:
aldığı din eğitimi, mutaassıp tabanıyla ortak dil kurmasını kolaylaştırdığı gibi, islami referanslardan destek almasını da sağladı. vaizlere özgü hitabet yeteneği, kürsüde işine yaradı.

tecrübe:
22 yaşında, partisinin beyoğlu gençlik kolu başkanı idi. aynı yıl istanbul gençlik kolları başkanı oldu. 40 yıldır siyasetin içinde olması, ona siyaset bilgisi, sezgisi, deneyimi kazandırdı.

vefakârlık:
hapisteyken kendisine gönderilen mektupları saklaması, içerdeyken kendisine el uzatanları unutmaması ona prim yazdı. kendisine bağlı olanları, (“hakaramakara” yapan egemen bağış’ı bile) harcamadı. yandaşı işadamlarını servete boğdu.

kadınlar:
eve kapatılmış mütedeyyin kadınları sokağa çıkarmayı ve seçim için seferber etmeyi başardı. o kadınlar da, başbakan’a hayranlık göstermelerine evde cevaz verilmesinin sevinciyle seferber olup mitinglere koştular.

otoriterlik:
gürleyen sesi, dinmeyen öfkesi, yasakçı siyaseti ile toplumsal hafızanın bilinçaltında yatan “kudretli hükümdar” tutkusunu, “bize eli sopalı lider lazım” algısını kaşıdı. suç işleyen hiçbir polisi cezalandırmayarak onları daha fazla şiddete teşvik etti. yerel seçim olmasına rağmen adaylar yerine kendisini merkeze koyan taktiği sonuç verdi.

kontrol:
tv’deki altyazılardan gazete manşetlerine, resmi ihalelerden kupon arsalara kadar her ayrıntıyla bizzat ilgilendiğini ve yakinen takip ettiğini tapelerden öğrendik. gayretkeşlik değildi; otoriter bir liderin, iktidarda en ufak sızıntı deliği bırakmama azmiydi. muhaliflerini, polisiyle, yargısıyla, medyasıyla, maliye’siyle, muhasaraya aldı; kimini caydırdı.

efelenme:
davos şovundan beri, dünyaya posta koymanın iç politikadaki kıymetini anladı. batı karşısında yıllardır ezik halkın bastırılmış öfkesini, “eyy batı”, “eyy twitter” hitaplı meydan okumalarla oya tahvil etti. zaman zaman en ağır teslimiyetleri, bu efelenmelerin gürültüsüyle bastırabildi.

mağduriyet:
kendisini iktidara taşıyan mağduriyet görüntüsünden, en kudretli anında bile vazgeçmedi. devletle derdi olan insanlara, aslında devlet kendisi olduğu halde, değilmiş gibi devleti şikâyet etti. kendisi yasaklar koyarken, kendisine konulan yasaklardan yakındı. iktidardayken muhalif bir görüntü verebildi.

hırs:
seçim öncesi sesi kısıldığında, gülen muhaliflerine ve “iptal edelim” diyen danışmanlarına kulak asmadı ve o halde miting yaptı. dezavantajını avantaja dönüştürüp “çilekeş lider” duygusu yarattı.

inat:
yanlış kararda ölümüne ısrar, gezi’de neredeyse iktidarına mal olacaktı. en ufak mağlubiyete razı olmaması, yakınında itidal telkin eden seslere kulak asmaması, hep bildiğini okuması, her zaman üste çıkması, asla geri adım atmaması onu tamamen yalnızlaştırdı. ama bu sayede iktidarını mutlaklaştırdı.

paranoya:
dünyaya hükmetmiş diktatörlerin en popüler politikası olan “bayrak yere düşüyor” paranoyasını hem reklam filminde hem kürsüde iyi kullandı. “lobiler”, “vampirler”, “haşhaşiler” gibi sanal düşmanlar yaratarak korkuyu büyüttü, tabanını kanatları altında topladı. bu sayede yolsuzlukların üstünü örtebildi.

gözyaşı:
kürsüde şiir okuması, arada duygusal çıkışlar yapması, her konuşmasının sonunda aynı şarkı sözünü tekrarlatarak mitingleri ortak itikat ayinine çevirmesi, annesinin mezarında döktüğü gözyaşını bile reklam kampanyasında kullanması, propaganda tekniğinin eşsiz örnekleriydi.

pragmatizm:
ilkeli görüntüsünün ardında müthiş kıvrak bir politika izledi. “ben olsam asardım” dediği öcalan’la pazarlığa oturduğunu ustalıkla sakladı. nefret kampanyası yürüttüğü cemaat’le yıllardır kol kola olduğunu unutturdu. yolsuzluğu kendi sesiyle belgelendiğinde bile “kefenin cebi yok” konuşması yapıyor ve kitleleri inandırıyordu.

***

daha saymalı mı?
devamını gör...
4489.
ülkenin başına gelmiş en güzel şeylerden biri. arkadaş, iti kopuğu kolluyor diye yaftalanmaya çalışılıyor, tapeler çıkmaya başladığında, bunlar için kimisi montaj dedi, kimisi gerçek, sonra başka birtakım veriler bunların kolpa olduğunu ortaya koydu. bu mevzu içinde aynını söylemek mümkün, sahiden yapmışsa Allah hesabını dürecektir muhakkak ama adam yapmadığını söylüyor, körü körüne inanalım diyen yok ama yapmadım diyor, daha önce de adı geçti, kolpa olduğu kanıtlananlar haricinde kanıtlanmayanlar da oldu ama daha derin mevzularında olduğu bunların peşi sıra geldi. yapacaksın deyipte zarrab'ı konuşturmaları vs. bu noktada karşıt söylemde bulunan herkes aforoz edilmemeli. biraz teenni ile yaklaşmakta fayda var. sırf hükümet düşmanlığı noktasında adaleti elden bırakmamak lazım gelmez mi?
devamını gör...
4491.
hakim veya savcılar suçlarına göz yummadığı için suçlanıldığı zaman "aldatıldığı" ileri sürülür. hukuk bu şekilde düşünülebilir mi?

(#1129205)

şu tip itaatkarları iyi koşturuyor peşinden. avam böyle adam istiyor abicim. metiner gibi, başbakan ne dediyse o. biatsa biat itaatsa itaat diye bağırırlar. ayarıca adam yalanlarını ustaca gizliyor, defaatla görüldü bu. can dündar harika analiz etmiş. fazla söze gerek yok.
(#1129375)

hukuk konusunda yerle bir ettiği türkiye hukuku onu da birgün yargılayacaktır. şüphesiz...



devamını gör...
4493.
şiire epey meraklı bir siyasetçi. duygulu coşkulu hitabet yeteneği ile halkın dokunabildiği bir lider. diğer liderler halk tarafından fazla sanal bulunuyor. kendisini pek sevmem ama edebi konulara olan yakınlığı nedeniyle de içten içe mutlu eder beni. onu sahici kılan içindeki sanat aşkıdır.
devamını gör...
4495.
zaman gazetesi muhabirinin egemen bağış iddiaları ile ilgili sorusuna cevap verdikten sonra en son şöyle bi durup "bence yer değiştirin, hiç durmayın oralarda" derkenki hâlini izleyip izleyip güldüğüm insan.
başbakan.
tribini sevdiğim. *

http://kisalt.com/7u6
devamını gör...
4496.
dimdik durmaktadır!!! bu kadar. yüzde 45 niye bu adama oy veriyor diye düşünmeyin bence. tek cevap bu: diktir, dimdik! sağdan soldan gelen bunca saldırıda da pes etmemiştir. eh yüzde 45'ten hala almadınız mı cevabınızı. ne için yırtınıyorsunuz diye sorarlar adama!
devamını gör...
4497.
türkiye sınırları içerisinde yüzde altmış beş oy potansiyeli olan büyük lider kendisini yakında ilk resmi devlet başkanı olarak göreceğiz.diktir diktir kemal ve bahçeli ve de tabanları gibi bamya değildir.onun adı recep tayyip erdoğan.
devamını gör...
4499.
ku'an-ı kerim ile dalga geçen herifi koruması "dik duruş" olarak tanımlanan şahıs.

aranızdan biri yanlış yapınca onu korumak dik durmak değildir, kibirdir, adamımı yedirmem demektir... o zorlu hesap günü geldiğinde "dik durdu" diyenlerin halini göreceğiz inşallah.
devamını gör...
4500.
türk okulları konusunda ülke başkanlarından teker teker red yiyen adam. sormazlar mı adama yahu senin bayrağının dalgalandığı bu okulları niye kapıyorsun? olayın ironik tarafı, bir türk değil yabancı ülke başkanları savunuyor türk okullarını. chp'ye oy veren (islami) cemaat, türk okulu kapamaya çalışan türk ve kapatmayan yabancı. bakalım daha ne gariplikler göreceğiz.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar