recep tayyip erdoğan

#siyaset  #özgürler 

6301.
portresini çizip twitter üzerinden kendisine ulaşan engelli genci ve ailesini külliyede misafir etmiş cumhurbaşkanı.. kim ne derse desin ince bir düşünce.. bunca yoğunluk arasında vakit ayırması çok güzel..

devamını gör...
6303.
üzerinden yaftalamanın dik alası yapılan kişi. kendisini sevmiyorum ama bu ülkemi sevmiyorum demek değil. böyle bir genelleme tekfire karşı çıkanlarca yapılıyor orası ayrı ironi..
kendisi mavi marmara konusunda u dönüşü yaparak israil ağzıyla konuşmuş ve para karşılığı sorunların çözüleceğine inanmıştır bana göre. mesela hak batıl meselesi ise hak bunun neresinde batıla tapanların yeri neresi tartışılmalıdır.
halep konusunda hakkında iddia edilen islam lideri imajının çok çok altında bir performansı vardır. abdye abye saydırmakta ama ne hikmetse incirlik halen açık ve hala abye üyeyiz.... ek olarak hala sınır kapıları açılmış değil....
biz gaza gelen ve gazı alınınca rahatlayan bir toplumuz. erdoğan da bunu çözmüş ki sadece söz ile kendi takipçilerini ikna edebiliyor.
ekleme: ayrıca sözleri ile yaptıklarının tutması gerekir. şehitlik güzeldir deyip şehit olanları överken kendi oğullarının askerlik yapmaması (bedelli askerliği askerlikten saymadığım için askerlik yapmadı diyorum her ikisi için de) ve fakirliği övüp zengin ailelerle dünür olması şahsı için büyük tutarsızlıktır.
devamını gör...
6304.
üzerine türlü oyunlar oynanan lider. şahı devir, oyunu bitir kuralı. yeni aktif bir turkiye'nin lideri. ne varki, bati'nin bölme ve parçalama siyaseti ile çatışıyor. dirense diktatör, direnmese teslimiyetçi. böyle de bir algı yönetimi var. her halükarda suçlu. gitse, ülke rahatlayacak görüntüsü verilmeye çalışılıyor. ev et, belki daha az bomba patlar. ama bu arada güneyde pyd devletine, şii hilaline seyirci oluruz. böylece "ortadogu bataklığı"ndan çıkmış oluruz. tabi pkk devletcigi de içimizde yeserirken. bakmayın terör üzerine muhalefetin atıp tutmasına. şehitler için hümanizm parcalayanlar aynı hümanizm pkk devleti için de kullanırlar. çünkü hayat taavvurlari bunu gerektiriyor. adamlar halka, dine, değerlere, toprağa, vatana yabancılaşmış. dunyada iyice semirip gitmek istiyor, barış ve güvenlik içinde. savaş bunlara korkutucudur. savaşmak zorunda kalsak bile dönüp bizi suçlarlar. zaten yaşadığımız süreç bu.

her neyse. erdoğan'i önce Allah, sonra biz yardımcı olalım. erdoğan, bizim iradenizi, ilkelerimiz ve ideallerimizdir. onun sembolik temsilcisi ve erkidir. demokratik toplum modern değerler falan gevşemeyelim.. kavramlar bir silahtır çok kere. amerika'nin kanun çıkartıp isgaller yapmasına benzer. her türlü aptallık, saflık bu milletten uzak olsun.
devamını gör...
6306.
gelecekte kendisi hakkında kin kusanlar, buğz edenler kafalarını vuracak taş arayacaklar. vakti zamanında abdulhamid han'a karşı çıkıp sonradan bin pişman olan insanlar gibi. ve iddia ediyorum müslüman olup da erdoğanın karşısında duranlar kafirlerden daha ağır cezalara çarptırılacak.

yıllarca fetulla gülen hakkında kavga etmediğim insan kalmadı. babam beni evden kovacak dereceye geldi. tüm bu insanlar şimdi başları önlerine eğik duruyorlar mütemadiyen. aynı şey erdoğan karşıtları için de geçerli. onlarca insan var erdoğanla ilgili meselelerde kavga ettiğim. inşallah yarın onlar da yüzleri yerde gezecek. ama bu sefer suratlarına tüküreceğim onların. kusura bakmasınlar. bizi küfre karşı savaşımızda hem yalnız bırakıyorlar hem bilinçsiz de olsa küfrün safında duruyorlar. benim vereceğim tepki en hafifi. cenabı hak ne yapacak bilemiyorum.
devamını gör...
6307.
zamanında fethullah güleni savunan kişilerle kavga etmiş kişilerin düşünmeden sorgulamadan savundukları kişi. ancak şu unutuluyor ki zamanın da erdoğan da fethullah güleni savunmuştu. hatta milletvekili adaylarını fethullah belirliyordu. ergenekon savcısıydı. sonra ne mi oldu erdoğan kandırıldı. ama Allah'tan ve milletinden af diledi. kimse kusura bakmasın cenabı hak erdoğana önce garibanın çocukları şehit olurken sen neden oğullarını askerden sakındın diye soracak, sorumluluk bölgendeki insanlar dururken sen suriyelilere ıraklılara onlardan fazla hak verdin diye soracak ki bu hesap bitmez... en basitinden ülkede milyonu aşan sayıda işsiz varken suriyeliler ıraklılar prosedürlere takılmadan dükkan açıyorlar işlere giriyorlar aylık yardım alıyorlar. o hesap sırasında ben sizin yüzünüze tükürmeyeceğim çünkü tükürecek bir yüzünüz olmayacak. tanım: küfre karşı savaştığı iddia edilen ama tüm küfür ehlinin tesislerini açık tutan küfür ehlinin birliğine halen üye olan, zinanın serbest olduğu, alkolün serbest olduğu, şeri giyimin tepki gördüğü yapışık giyimin popüler olduğu, demokrasi adı altında islamdan uzaklaştırma unsurlarının halen aktif olduğu devletin başı.
devamını gör...
6309.
küfrün hilesi zayıftır. hakkında ortaya atılan iddiaları bir ucundan tutup tek hamlede atıvermek kolay. hz ali buyuruyor ki; hikmette söze bakılır söyleyene bakılmaz, haberde söyleyene bakılır söze bakılmaz. kendisi hakkında en çok konuşanlar, en çok karalayanlar, bir bir iddialarını, suçlamalarını sıralayanlar kimler? kafirler. bilmem anlatabiliyor muyum?
devamını gör...
6311.
önce sniper ile terör saldırısı istihbaratı peşinden nihat erim üzerinden mesaj verilmesi sonrasında çok iyi korunması gereken cumhurbaşkanı.
devamını gör...
6312.
konvoyunda uçak savar dahi olan cumhurbaşkanı. kendisi de çok iyi biliyor ki devlet içindeki erklerin birçoğuna hakim değil. bulunduğu makam her ne kadar ülkenin yönetimdeki en üst makamı olsa da kendisi de devletin mevzubahis iç erklerinin başkalarının güdümünde olduğunu gayet iyi biliyor. adamın yaveri hain çıktı lan daha nolsun.

Allah yardımcısı olsun...
devamını gör...
6315.
genelde şu mantıkla eleştirilen insan;

"elinde dolar olan teröristtir gibisinden bir laf etmiş gene"


tam olarak hangi lafı ettiği belli değil. lafın önü, arkası yok. ama ne olduğu belli olmayan ifade üzerinde şöyle hüküm verilmiş;

"bir bildiğin işe karış be adam."

peki ne demiş?

"türkiye’nin maruz kaldığı saldırıların bir de ekonomik boyutu olduğunu artık herkes görüyor, biliyor. elinde silahı, bombası olan teröristle elinde doları, avrosu, faizi olan terörist arasında amaç bakımından hiçbir fark yoktur. amaç, türkiye’ye diz çöktürmek, türkiye’yi teslim almak, türkiye’yi hedeflerinden uzaklaştırmaktır. bunun için döviz kurunu bir silah gibi kullanıyorlar. dövizdeki spekülasyonların derinliğinin olmadığı kağıt üzerindeki hareketler olduğu ortadadır. merkez bankası bu oyunu bozmak için tedbirler almalı. fedakarlık yapılacaksa bugündür."


he, türkiye'nin ekonomik yönden sıkıştırılmaya çalışılması (gerçek ya da değil) türkiye cumhuriyeti cumhurbaşkanının konusu olmamalı.

bakın, bu bir dramdır.
devamını gör...
6318.
kendine saray yaptırdı.

bu yüzden terör saldırıları arttı. dolar da bu yüzden yükseliyor. amerika da çok kızgın bu işe ingiltere de. hele almanya.. o körolasıca merkel yok mu? yelloz.
devamını gör...
6320.
--- alıntı ---

r.t.e, nakşibendi tarikatının iskenderpaşa dergahının mensubudur ve kendisi, bu dergahın lideri şeyh mehmet zait kotku’nun hayranıdır… belediye başkanı olduğu dönemde, fatih’deki “sarıgüzel caddesi”nin ismini “mehmet zait kotku caddesi” olarak değiştirmiştir ve başbakan olduktan sonra bile bazı cuma namazlarını ankara’daki şeyh mehmet zait kotku camii’nde kılmaktadır. — r.t.e döneminde belediye olanakları uluslararası köktendinci örgütlerle temaslar, islami konferans ve toplantılar için seferber edilmiştir… — r.t.e ‘nin belediye başkanlığı döneminde istanbul’da ağırlanan bu örgütlerin temsilcilerinin otel masrafları istanbul büyükşehir belediyesi şirketlerinden ulaşım a.ş. tarafından ödenmiştir(ulaşım a.ş’nin o dönemde genel müdürlüğünü yapan abdurrahman gündoğdu, bugün r.t.e hükümeti tarafından thy’ye genel müdür olarak atanmıştır). — r.t.e, atatürk’ün “ne mutlu türk’üm diyene” sözü ile ilgili görüşlerini bakın nasıl açıklamıştı: “sen ‘ne mutlu türküm diyene’ dersen,doğal olarak etki tepkiyi doğurur ve o da ‘ne mutlu kürtüm diyene’ der. yahu milletin bütünlüğü ‘ne mutlu türküm diyene’ ifadesi ile sağlanır mı? osmanlı 30′u aşkın etnik gurubu ümmet düşüncesiyle bir arada tuttu.biz de inanç birliği ile tutacağız”… bir başka örnek de atatürk’ün “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözüne karşı söyledikleri: “ben müslümanım diyenin ‘aynı zamanda da laikim’ demesi mümkün değil. niye?..çünkü müslümanın yaratıcısı Allah, kesin hakimiyet sahibidir. ‘egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ koskoca bir yalan! egemenlik kayıtsız şartsız Allah’ındır”… — irticai faaliyetleri nedeniyle yaş kararı ile tsk ile ilişkileri kesilen kişilere kucak açarak onlara belediye şirketlerinde iş veren kişi dönemin istanbul b.ş belediye başkanı r.t.e ‘dir! — “partilerin değil, düzenin(kemalizm) alternatifiyiz” diyen r.t.e, 1994 yılında istanbul b.ş. belediye başkanlığı döneminde yaptığı konuşmada şöyle haykırmaktaydı: “bu sistem 70 yıldır kadınları kötü söz kullanımı yasaktır yapmıştır, erkekleri de deyyus!..”. r.t.e, t.c anayasası’nı yerden yere vururken kürtçülük yapmayı da ihmal etmiyordu “bu anayasa ırkçıdır!..bir taraftan türklük aleyhine konuşturtmuyor, bir kürdün kalkıp da türk aleyhine konuşmasını suç unsuru telakki ediyor, ama bir kürdün aleyhine konuştuğun zaman onu suçlamak değil alkışlıyor!..” — yıl 1991…ilk körfez savaşı’nın ardından, r.t.e’nin gazetelere vermiş olduğu demeç: “bu savaş, abd’nin, emperyalizmi ve siyonizmi dünyaya hakim kılmak için yaptığı bir savaştır. abd, rusya sorununu çözdükten sonra bütün dünyayı kendi emrinde tek bir devlet yapma kararı aldı. böylece siyonizmin egemenlik planı yürürlüğe konuldu… bu savaş için türkiye’nin, bm kararına uyduğunu ifade ederek abd’ye yardımcı olması, milleti aldatmaktır… türkiye’deki üslerin nato maksatları dışında kullanılmayacağı, yasaların hükmüdür. fakat bugünkü uygulamada bu üsler nato’ya değil, abd’nin emrine verilmiştir.” — aynı r.t.e, 31 mart 2003 tarihinde(abd’nin ırak işgalinin ilk günlerinde) wall street journal’a verdiği demeçte ise şöyle demektedir: “kahraman genç kadın ve erkek amerikan askerlerinin, olabilecek en az kayıpla evlerine dönmeleri için dua ediyorum..” — bakın bizim r.t.e bir zamanlar eyüp belediye binasının balkonundan insanlara nasıl sesleniyor: “at’ye girmemek için geliyoruz! bak avrupa topluluğu’nun yöneticileri talimat verdiler. ne dediler: ‘bayrağınızı değiştirin’…vay dangalak vay!..bu bayrağın rengini bu milletin dedesi verdi…gerçek ölçüyü, bizi yaradan Allah koyuyor; siz onların dinini kabul etmediğiniz müddetçe onlar sizi kendilerinden kabul etmezler. kafirleri dost edinmeyiniz!” şimdi acaba kenidisi neden bu kadar ab’ci oldu diye sormak gerek… — ve bugün, “hedefe ulaşmak için papaz elbisesi giyerim” sözlerinin sahibi de r.t.e’den başkası değildir!.. tayyib, siirt’te halkı isyana teşvik amacıyla okuduğu şiir sonucu hak ettiği cezayı alınca ilk yırtınan nedense abd oluyordu!.. tayyib’i sık sık ziyaret etmesiyle ünlü abd istanbul başkonsolosu caroline huggins, tayyib’in aldığı ceza için 28 eylül 1998’de şunları söylüyordu: “bu tür gelişmeler, türk demokrasisine olan güveni zayıflatır!” 16 temmuz 2000 tarihinde, mapushaneden yeni çıkan r.t.e, abd’ye gider. american jewish comitte(amerikan yahudi komitesi)’nin davetlisi olarak orada bulunmaktadır. ayrıca burada jınsa(yahudi ulusal güvenlik enstitüsü) yetkilileri ile de görüşmeler yapar… (bu geziden kısa süre önce yine amerika’ya gitmiş olan tayyib, uzun süredir orada yaşamakta olan fethullah gülen “hocaefendi”sini de ziyaret etmişti.) 2 temmuz 2001 tarihinde ise bakkallı adlı lobi şirketi vasıtasıyla recep tayyip erdoğan’a new york’tan gönderilen memorandumda belirtilen “türkiye’nin şehir devletlerine ayrılması planı”, ak parti program ve tüzüğü’ne hemen hemen aynı ifadelerle geçirilmiştir. (bakkallı lobi şirketi, abd’nin eski türkiye büyükelçilerinden abramoviç tarafından yönlendirilmektedir. abramoviç ise cfr üyesidir. lobi şirketinin sahibi olarak görülen ayla bakkallı ise uzun yıllar önce türkiye’den amerika’ya göç etmiştir. ayla bakkallı, 2002 yılında güney afrika’da düzenlenen ve başkan bush’un da katıldığı “dünya forumu”nu da yöneten kişidir.) 2 temmuz 2001’de kendisine gönderilen memorandumun hemen ardından r.t.e, 4 temmuz 2001’de özel davetle abd’ye çağırılır… dünyayı yönetmeye soyunmuş elit, bu amacına ulaşmak için önünde engel olarak gördüğü milli devletleri parçalamak ister. bunun için şehirleşme adı altında eski yunan tarzı şehir devletleri modelini gündeme getirir ve tayyip erdoğan’a da, “bu politikaya uyması halinde destek göreceği” söylenir. erdoğan da onları kırmaz ve “küreselleşmenin şehir devletleri planı”nı, parti programı haline getiriverir!.. akp programı ve tüzüğü, memorandumda belirtilen küreselleşmenin olmazsa olmaz kuralları olarak anlatılan hükümler gereğince hazırlanmıştır… işte new york’tan recep tayyip erdoğan’a gönderilen söz konusu memorandum: “mr. erdoğan, sizin küreselleşme ile demokrasi ilişkilerini bağdaştırma yönündeki adımlarınız, türkiye’ye kriz sırasında destek olan uluslararası güçler tarafından da kabul görecektir. ankara, küreselleşmenin gerekliliğini anlamak ve dünyada geçerli olan kurallara uyum sağlamak zorundadır. ankara şunu da anlamalıdır ki, uygun gördüğü kuralları uygulayıp, kendi çıkarlarına uymayanları reddetmesi mümkün değildir…küreselleşmenin bir adı da şehirleşmedir. ankara, yerel yönetimlere otonomi vermek ve milli hükümetin fonksiyonlarını yerel düzeyde merkezi olmaktan çıkarmak zorundadır. dünya, bütün hükümetlerden bunu istemektedir. bu memoranduma göstereceğiniz ilgiden dolayı takdirlerimizi sunarız…” belgede “dünya” kelimesiyle kastedilen, uluslararası güç merkezleridir. yani dünya hükümeti kurmaya çalışan örgütlerdir. “ankara” kelimesinden de genelkurmay anlaşılmalıdır! şimdi de ak parti program ve tüzüğü’ne bir göz atalım: ak parti’nin kuruluşuna temel dayanak olarak, türkiye cumhuriyeti anayasası yanında, “başta insan hakları evrensel beyannamesi ile, insan hakları avrupa sözleşmesi olmak üzere tbmm tarafından onaylanmış uluslar arası belgeler” gösteriliyor(ak parti tüzüğü, s.15)… oysa, türkiye cumhuriyeti anayasası, türkiye’de kurulan bir siyasi parti için yeterli bir dayanaktır. uluslararası belgelerin bir siyasi parti kuruluşuna dayanak olarak gösterilmesi ilk defa rastlanan bir durumdur! tüzükte, “ak parti, insanların farklı inanç, düşünce, ırk, dil, ifade etme, örgütlenme ve yaşama gibi doğuştan var olan tüm haklara sahip olduklarını bilir ve saygı duyar. farklı olmanın, ayrışma değil, pekiştirici kültürel zenginliğimiz olduğunu kabul eder” deniliyor(ak parti tüzüğü, s.17). kurucular kurulu kitabının 10′uncu sayfasında “toplum içindeki farklılıkların zenginlik olarak kabul edilmesini ve çoğulculuğu takip edilmesi gereken sosyal ilkeler olarak görürüz” denilerek aynı bakışın altı çiziliyor… bu ifadelerden anlaşılan, milletin ortak değerlerini öne çıkarmaya dayalı uluslaşma süreci yerine, milletin farklı özelliklerini ortaya çıkarmaya dayalı küreselleşme adlı şehir devletleri sürecinin benimsenmesidir… parti programının 16′ıncı sayfasında “türkiye cumhuriyeti vatandaşlığı, toplumumuzun çimentosudur”… programın 15′inci sayfasında “resmi dil ve eğitim dili türkçe olmak şartıyla, türkçe dışındaki dillerde yayın dahil kültürel faaliyetlerin yapılabilmesini, partimiz ülkemizdeki birlik ve bütünlüğü zedeleyen değil, güçlendiren ve pekiştiren bir zenginlik olarak görmektedir”… parti kurucularının tanıtıldığı kurucular kurulu kitabının 8′inci sayfasında “partimiz merkeziyetçi devlet anlayışından vazgeçilmesini öngörür” denilmektedir… merkeziyetçilikten vazgeçileceğinin öne çıkarılması, söz konusu memerandumda “küreselleşme” diye dayatılan politikaların uygulanacağının bir başka göstergesidir!.. yine kurucular kurulu kitabının 11′inci sayfasında da “partimiz küreselleşmenin gerektirdiği yapısal dönüşümlerin kaçınılmazlığını ve en az maliyetle gerçekleştirilmesini savunur” denilmektedir… hemen arkasından 12′nci sayfada, “partimiz, eğitim hizmetlerinin yerelleşmesinden ve özelleştirilmesinden yanadır” ifadeleri ise, “eğitimde birlik” anlayışına son verme isteklerinin bir göstergesidir.. programın 35′inci sayfasında, “çağımız bir yönüyle küreselleşme çağı, diğer yönüyle yerelleşme ve yerel yönetimlerin devlet sistemleri içindeki ağırlıklarının arttığı bir çağıdır” denilmesi, tayyip erdoğan’a verilen memorandumdaki taleplerin birebir kabul edildiğini ortaya çıkarmaktadır… erdoğan’ın, kendisine verilen memorandumdaki dayatmaları aynen kabul ettiğinin bir göstergesi de, programın 35′inci sayfasındaki, “partimiz, avrupa yerel yönetimler özerklik şartına uygun olarak, anayasal sistemimize yerel yönetim hakkının dahil edilmesini sağlayacaktır. yerel yönetimlerin yargı yoluna gidebilme hakkı dahil ilgili tüm düzenlemeleri gerçekleştirecektir” ifadesidir… kısacası, ak parti programı, tüzüğü ve kurucular kurulu kitaplarından yaptığımız bu alıntılar göstermektedir ki; r.t.e, kendisine gönderilen memorandumdaki “küreselleşmenin bir adı da şehirleşmedir. ankara, yerel yönetimlere otonomi vermek ve milli hükümetin fonksiyonlarını yerel düzeyde merkezi olmaktan çıkarmak zorundadır. dünya, bütün hükümetlerden bunu istemektedir” talebine itaatsizlik etmemiştir! 8 ağustos 2001’de, ingiltere’nin istanbul başkonsolosu roger short, parti kurma hazırlıklarını sürdüren eski istanbul b.ş. belediye başkanı r.t.erdoğan’ı ziyaret eder…ziyaretin ardından yaptığı açıklamada short, şunları söylemektedir: “bildiğiniz gibi biz, çoğulcu demokrasiden yanayız. bu parti(akp) de bu düşünceyi destekliyor. böyle bir partinin kurulması bizi mutlu eder”…

kaynak: recep tayyip erdoğan'ın gerçek yüzü | izafet.net
copyright ©izafet.net

--- alıntı ---
http://www.izafet.net/threa...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar