recep tayyip erdoğan

#siyaset  #özgürler 

1842.
dün gece yayınlanan atv'nin somali'ye yardım programında, somali dönüşü indiği havaalanından canlı yayına katıldı.

çok şey söyledi, epey anlattı neler yapılacağına dair de, asıl önemli olan; orada yaşanan felaketi gerçekten hissettiğinin ve üzüldüğünün yüzünden, sözlerinden anlaşılır olmasıydı.

bilmem kaç bin kilometre ötedeki bi' ülkenin yolunu yapmayı, ambulansını, çöp kamyonunu temin, hastanesini tesis etmeyi, sanki istanbul'la ilgili konuşur gibi ciddiyetle ve ihtimamla anlattı.

'orayı görmeyen, bu vatanın kıymetini bilemez' dedi, "burada açlar varken oraya yarıma gidilmez" diyen aklıevvellere.

çok menfi sözler söyledim bu adamın hakkında ama, dün akşam gördüğüm adam, zor durumda olan kardeşine yardım için çırpınan vicdanlı bir adamdı.

sevindim, mutlu oldum, helal olsun dedim. bu adam benim başbakanım dedim.
devamını gör...
1843.
basbakani niye bu kadar seviyorsun diyenler oluyor. recep tayyip erdogan'i sevmek icin türlü cesitli nedenler buluyor insan.basbakan kocaeli'ne yatirim yapacakmis gibi tak tak somali'ye yapilacak yatirimlari siraladi hatta kismen startini bile verdi. iste bu yüzden daha da bir sevgimiz percinleniyor ona karsi.
devamını gör...
1847.
müslüman dünyasının türklere ve türkiye'ye ne kadar muhtaç olduğuna beni bir kez daha inandıran adamdır...bırak batı dünyasını diğer müslüman devletler nerde hani...dünyaya adaleti huzuru hoşgörü getirecek olan müslümanlardır...ama görünen o ki sadece türk müslümanlardır...
devamını gör...
1849.
somali'ye karşı duyarlılığı güzel aslında, konuşunca güzel geliyor, ama maalesef kökü, temeli hesaplı olduğu için samimiyetsiz.

izlediğimiz, gördüğümüz şey turistik bir gezi. açlar görülmeye gidilmiş. nihat doğan şov yapıyor bir yandan, bir yandan gittikleri her yerdeki açlarla, sefil haldeki insanlarla fotoğraf çektiren başbakan. medyatik kişiler. e tabii zaten başbakana yaranmak için hazırda bekleyen iş adamlarının atağı. o kadar kokuşmuş bir ortam var ki, o kadar açıktan, o kadar hesaplı ve somalili insanların onurunu hiçe sayan bir tutumu var ki, insan bu güzel olması gereken şeyde bile mide bulantıları yaşıyor.

neden böyleler anlayamıyorum. neden hiçbir şeyi derinlikli algılamıyorlar, neden hiçbir zaman samimi değiller?

müslümanların yardım programlarındaki o berbat tutum. bu yardımını lütuftan sayan, yardımını dinsel olarak temellendirmesini geçtim, bu konuda karşılık bekleyen, bir de yardım ettiği insanı olabildiğince göze sokan, ne kadar zavallı, ne kadar aciz, ne kadar berbat durumda olduğunu tekrar tekrar gösteren, anlatan, anlattıran tavır...

o kadar perişan haldelerdi ki, nihat doğan öyle şaşırıp ağladı ki, emine erdoğan açlıktan ölen, iğrenç kokan, aciz, zavallı, yardıma muhtaç insanların yanında o kadar duygulandı ki, tayyip erdoğan fotoğraf çektirdiği 1000 açtan dolayı o kadar üzülmüştü ki...

keşke zerre miskal samimiyet olsa da biz de bunları mutlulukla karşılayabilsek...

evet tayyip erdoğan, sen artık tüm dünyanın selam durduğu lidersin. tüm dünya selam dursun diye daha çok şey yapacaksın böyle, gazeteci ordularıyla yardıma muhtaç ülkeler gezecek, emperyalist cemaatin türk-islam yayılmacı politikasının ekmeğini yiyeceksin.

sen çok farklı bir lidersin. fotoğraflardan görüyoruz, bir keresinde de ağlamıştın zaten.
devamını gör...
1850.
sevilesi ve saygı duyulası insan.
görmediğimde özlediğim
dinlediğimde huzur bulduğum
güldüğünde sevindiğim
o hüzünlenince ağladığım
yaptıklarından dolayı gurur duyduğum
yapıcaz dediklerine inandığım
her söylediğinin arkasında olduğum
güven veren velinimet.
devamını gör...
1852.
zulüm ve kan üzerine inşa edilmiş sitemin genlerini değiştiren insandır.

sevmek bir gönül işidir, zorla kimse sevdirilemez, doksan yıldır halkın büyük çoğunluğuna atatürk'ün sevdirilemediği gibi. bu zulüm düzeninin rantını yiyenler neredeyse onu gözleriyle devirecek kadar kin beslerler. yapamadığı ya da yanlış yaptığı şeyler var elbette;

ama ben bu adamı ordu evlerine başı kapalı hanımları almayan müstekbirleri hizaya getirdiği için seviyorum.

ama ben bu adamı ergenekon'u silivri'ye hapsettiği için seviyorum.

ama ben bu adamı adaleti güçlülere dağıtan yargıyı dize getirdiği için seviyorum.

ama ben bu adamı doksan yıldır adam yerine konmayan kürt kardeşlerimizle kardeşliğimizi yeniden tesis etmek kastıyla çabaladığı için seviyorum.

ama ben bu adamı ümmetin derdiyle dertlendiği için seviyorum.

ama ben bu adamı milleti koyun yerine koyan batı uşağı medyaya diz çöktürdüğü için seviyorum.

ama ben bu adamı yıllarca öfkemizi içimizde biriktirdiğimiz israil'e "bir dakika" diyerek yüksek sesle haykırdığı için seviyorum.
devamını gör...
1853.
onu sevmediğimi söylediğimde "ne biçim müslümansın" sorusuna muhatap olduğum için ayrıca sevmediğim insan.
onu sevdiğini söyleyenlerin gördüğü gibi görsem şüphesiz severdim. ama ben öyle bir şey görmüyorum arkadaş. ne yalan söyleyeyim. kimi zaman kendimi zorladığım da olur. ulan alemin akıllısı sen misin! ülkenin yarısı seviyor. sana ne oluyor da sevmiyorsun! olmuyor. kısmet değilmiş ne yapalım. hem bu kadar seveni varken. bırak diyorum sevme sen. kıyıda köşede sevilmemiş birileri vardır. git onları sev. öyle de yapıyorum.
devamını gör...
1854.
başkanlık sistemine geçilmesini ve başkan olmasını istediğim çok değerli politikacı, başbakan. ülke kendisinden ömrü vefa ettikçe yararlanmalıdır. Allah ömrünü bereketlendirsin, Allah çok daha uzun yıllar milletimin başından eksik etmesin inşallah.
devamını gör...
1857.
somali ziyaretinde duha suresini ezbere okuyan çocuğa takıldığı yerlerde yardımcı olan başbakan. türk milleti ve islam dünyası onu neden bu kadar seviyor sorusunun cevabı bence ziyaretin o sahnesinde saklıydı.
devamını gör...
1858.
milliyetçi kökenli biri olarak söylüyorum; bu ülkede terör sorununu kökünden çözecek tek isim recep tayyip erdoğandır. kararlı dürüst ve mert. Allah her daim yar ve yardımcısı olsun.
devamını gör...
1859.
türk halkının ve islam aleminin desteğini aldığı için desteklediğim lider. inşallah yüzyıllarca ezilen bu insanların yüzünü kara çıkarmaz.
devamını gör...
1860.
sistemin mazlumu iken ; sistemin ve statükoâ´nun nimetlerini savasarak , vurusarak , ter dökerek kendi buyruguna alabilmistir. bunu yillar sonra tarih kitaplarinda ve belgesellerde görecegiz. hatta sosyoloji kitaplari bile yazabilir. ama sunu da yazacaklar: bir zamanlar sistemin mazlumu gücü eline aldiginda nasil tiranlasti. bu sürecin - kendi deyimiyle ustalik dönemi diyor- yani tiranlasmaya baslama sürecinin baslangicindayiz. fasiklasarak , karunâ´lasarak Allahâ´in dinini de, türkiye devletini de ihya edebilir mi ? görecegiz...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar