recep tayyip erdoğan

#siyaset  #özgürler 

devletimizin lideri, emiridir. bir hatası varsa hesabını hepimiz gibi o da Allahu teala indinde verecek. su-i zan ile kendisine atfedilen birçok meseleden kendisinin dahi haberinin olmadığını düşünüyorum.

abi siz kafayı mı yediniz? bir hatası varsa hesabını Allah'a verecek de ne demek? o halde fethullah gülen de, abdullah öcalan da, donald trump da vs. bir hataları varsa hesaplarını Allah'a versinler. benim adıma iş gören herkes bana hesap verecek. eğer bunu diyemiyorsanız, emin olun ki siz boşuna yaşıyorsunuz.
devamını gör...
tek parti dönemini tekrardan yaşatan cumhurbaşkanı. zamanında mustafa kemal atatürk eleştirilemezken şimdi de kendisi hakkında fikir belirtmek tam olarak suç oldu. kendisini sevmediğimi baştan belirteyim. hiçbir zaman sevemedim. neden mi sevemedim? mavi marmara'ya giden insanları 20 milyon tl'ye sattığı için sevmedim. yıllar önce dizinin dibinde oturduğu mücahit dediği hikmetyar hakkında yıllar sonra kırmızı bülten çıkarttığı için sevemedim. şu fethullah denen akidesi bozuk herife kandırıldığından dolayı sevemedim. sürekli bir gömlek çıkartıp başka bir gömlek giydiği için sevemedim.

en önemlisi de, türkiye'deki eğitimin ve bilimin geleceği hakkındaki umutlarımızı tükettiğinden dolayı sevemedim.
devamını gör...
şöyle eski bir konuşması mevcut. 28 mart tarihli sanırım. ben yeni gördüm. belediyelerin alayı batık diyor, çalışan maaşlarını ödeyemeyecek durumda diyor, ekonominin sorumlusu benim diyor.

çok ilginçtir bunun üzerine çılgınlar gibi alkışlanıyor. miting alanına çaktırmadan bi kimyasal mı salınıyor ne yapılıyor, cidden merak ediyorum.

devamını gör...
"sussun artık!"

bu kaçıncı oldu bilmiyorum. yeter! kibir dedik ama bu kibir olamaz artık cehalet bu!

kızlı erkekli evler de ne demek adam? sana mı kaldı? senin işin mi? arkadaşına dert yanmıyorsun adam, bir ülke önünde konuşuyorsun!

hayat tarzına müdahale ediyorsunuz dedirtmem! onlar örtüme uzandı, ben ömür billah kimsenin tırnağına söz etmem, ettirmem!

yeter artık. yeter!
devamını gör...
kırdığı pot bini aşmış akp genel başkanı. ölen 300 madencinin ardından "ölmek bu işin fıtratında var" dedi unuttunuz, ergenekon'da subaylar hapse atılıp yerine fetöcüler getirilirken "ben bu davanın savcısıyım" dedi unuttunuz, fetöyle arası bozulduğunda "ne istediler de vermedik" dedi unuttunuz, brunson için "bu görevde olduğum sürece o teröristi alamazsınız" dedi unuttunuz, şimdi de apo'nun basın danışmanlığını yaptı. ve yine unutacaksınız. ama merak etmeyin, elbet hatırlatacak birileri çıkacaktır.
devamını gör...
baskani oldugu ulkenin geldigi son durum: 2 3 ay icinde 2 muhalif siyasi, 3 muhalif gazeteci ve 1 yandas gazeteci saldiriya ugrayip dayak yedi. ama sadece yandas gazeteciye saldiranlar tutuklandi. turkiye cumhuriyeti devleti tarihinde hukuka guvenin bu kadar sifira indigi bir donem hic olmamistir. korkunc bir sey ya inanilmaz bir sacmalik bu eee nereye kadar gidecek bu boyle?

adam bir gun once "yarin medyada bazi haberler goreceksiniz." diyor, ertesi gun tum gazeteler ayni manseti atiyor. bir gun sonra da "medya siyaseti dizayn etmek icin kullanilmamalidir." diyor.

sabah diyor ki: "pazar gunu sisi'yi mi sececegiz, binali'yi mi?" ayni gunun aksami diyor ki: "kutuplastirmaya karsiyiz ulkenin birlik beraberlige ihtiyaci var."

ne aga bu? saka mi? tayyip erdogan'in soyledigini recep erdogan elestiriyor, kafayi yemis bir kitle de ne soylese alkisliyor.

bu adam bu ulkenin basinda sonsuza dek kalmayacak eninde sonunda tabi ki gidecek.

peki ya geride biraktigi tahribat nasil duzelecek? devletin istisnasiz tum kurumlarinin cildirmasini sacmasapan bir hâle gelmesini gectim ben; bu gerceklerden tamamen kopuk, hayal dunyasinda yasayan, toplumun hicbir kesimi ile bag kuramayan, twitter'dan "gizli arsiv tr" tarzi manyak manyak seyleri okuyup inanan veya devleti kurtlar vadisindeki aksaclilarin yonettigine inanan, kendini ifade etmeyi bile bilmeyen, hayattaki tek motivasyonu recep tayyip erdogan'in iktidari olan milyonlarca insan ve bu ulkenin hâli ne olacak?
devamını gör...
en sefgili. okuyun bunu vatan hainleri !

--- alıntı ---

Bir gün haşmetli reis-i cumhurumuz Recep Tayyip Erdoğan hazretleri Chp zihniyetine sahip bir şeytan tarafından etki altına alınarak sahura kalkamaz. Sabah uyandığında susuzluktan ve açlıktan gün boyu ne yapacağım nasıl oruç tutacağım, milletimin dertleriyle oğlumun akıl almaz haylazlıklarıyla bu oruç kafayla nasıl ilgileneceğim diyerek üzülür ve gözyaşı döker.

Bir zaman sonra çalışmaktan yorulmuş bedeni daha fazla dayanamaz ve uykuya dalar. Rüyasında iki meleğin ona bir damla su ve bir hurma verdiğini görür.

O an bir ürpertiyle uyanır ve sarayın duvarlarının neredeyse tir tir titrediğini görür. Sağ tarafına dönünce rüyasında gördüğü iki meleğin duvardan ona gülümseyerek çıkıp gittiklerine şahit olur.

Bir an için kendiğine geldiğinde susuzluğunun ve açlığının ortadan kaybolduğunun farkına varır ve bu sefer olayın muhteşemliği karşısında duygu seline kapılarak hüngür hüngür ağlar.

Milletinin dertleri ile dertlenen Recep Tayyip Erdoğan'a buradan selam olsun. İşte bu müthiş hadise onun evliyalığına delildir kim bilir ahir zaman Mehdi'si belki de Recep Tayyip Erdoğan hazretleridir.
Görmeyen gözlere duymayan kulaklara ibret olsun!

--- alıntı ---
devamını gör...
10 senede hasta adamı ayağa kaldırmak için rabbimizin bir vesilesidir... dünya susarken dünya 5'ten büyüktür diye tüm kainata haykıran korkusuzca israil teröristtir diyen anadolu evladı !... Allah yolunu açık etsin ...
devamını gör...
son yıllarda çoğu çıkışlarıyla şahsımı hayal kırıklığına uğratan siyasetçi, başbakan. özellikle gezi parkı olaylarından sonra fazlaca bir agresif tavır sergilemeye başladı. son söylediği kızlı erkekli kalma meselesinde bir baba olarak, bir kız babası olarak, bir müslüman olarak kesinlikle haklıdır. ama bir başbakan olarak haklı değildir. "hatta hatta ateistin de hakkını koruyacağız." derken, öğrenci evleri ile ilgili söyledikleri çelişkiden başka bir şey değil. bu demek değil ki, ben bu şekilde bir yaşam tarzını savunuyorum ve destekliyorum. hayır ama buna saygı duymak zo-run-da-yım!

hukuk devleti dediğimiz şey bu değil ne yazık ki sayın başbakan. nasıl bir yasal düzenleme öngörülüyor bu durum için? evler hangi gerekçe ile aranacak? arandı ve kız erkek birlikte yaşayan öğrenciler bulundu diyelim, bunca tecavüzcü, bunca uyuşturucu taciri, bunca silah kaçakçısı sokaklarda kol geziyorken bunlar mı tutuklanacak ya da cezalandırılacak ilk önce? öğrenci olmayıp da birlikte yaşayan kız erkek meşru mu yaşamış kabul edilecek?

11 yılda sağladığı birçok özgürlük için şahsım adına minnettarım ama şu an çok farklı bir recep tayyip erdoğan var karşımızda. hayır olsun...
devamını gör...
siyasette net doğru ya da net yanlış yoktur . aldığınız kararların ilerisini , ne neticelere yol açabileceğini görme şansınız da bulunmamakta. zaten aldığınız kararların neticesini görme şansınız olsa siyasetin bir anlamı kalmaz, atacağınız tüm adımlar doğrular üzerinde ilerlerdi.siz kendi düşünceleriniz/inancınız/fikirleriniz doğrultusunda bir karar alırsınız . ve olaylar gelişir ; ve olaylar ilerler.

siz bir zamanlar hasbihal ettiğiniz adamın ilerde birgün işleyeceği cinayetten sorumlu tutulamazsınız!
sizin önünüzde iki yol vardır . iki yolunda nereye vardığını bilemez, yol üzerinde nelerle karşılaşacağınız farkında olamazsınız.siz bir karar alır bir yol tutarsınız. sonrasında bu yola atılan bombalardan , bu yola düşen yıldırımlardan sorumlu tutulmazsınız!

reis'in şahsında millileşmiş ''dava bilinciyle'' yapılan onca reform , onca sessiz devrim olarak nitelendirebileceğimiz adımlar var . bunlar recep tayyip erdoğan liderliğindeki ak parti hükümetlerinin bir başarısıdır. kayda alınmalı, üzerlerinde konuşulmalıdır. aynı şekilde recep tayyip erdoğan'ın önderliğinde yapılmış yığınla da hata bulunmakta. kah kabullenildiği kah halen üzerinde ısrar edildiği hatalar! bunlarda kayda alınmalı ,üzerlerinde defaatle konuşulmalıdır . bu hatalar ya da reformların neticesinde iç muhasebe yapıp karar verecek olan ise şanlı milletimizdir.

velakin bir de ortada dış veya çeşitli faktörlerin yol açtığı durumlar bulunmakta. siz bu dış faktörlerin yol açtığı tüm faaliyetleri düşman bellediğiniz bir şahsa , bir partiye , hatta ve hatta bir dine yüklemeye kalkarsanız en hafif tabiriyle vicdansızlık , hayasızlık yapmış olursunuz.

hala utanmadan sıkılmadan ülkenin içinde bulunduğu müşkül ve kuşatılmışlık durumunu bir yerlere yamamaya çalışıyorsunuz. kendi ilkelerinizin , kendi bozuk ve çarpık zihniyetinizin ülkenin temellerine yerleştirdiği dinamitlerin birer birer patlamasını ; o dinamitleri çıkarmak için çalışan yerli ve milli adamlara yamamaya çalışıyorsunuz.
yapmayın , bu kadar insafsız olmayın .

siz kabul etsenizde etmeseniz de recep tayyip erdoğan bin yıllık türk islam milletinin hayallerini ,davasını, yalnızlığını , haklı olmasına rağmen yalnızlığını , dört bir yandan kuşatılmışlığını , kısacası türk halkının portresini bünyesinde bulundurmuş bir dava adamıdır.

90 yıllık türk milletine vurulmuş prangalarla ; 10 yıldır reis'e vurmaya çalıştığınız prangalar kırılıp gidilecek ; inananlar kazanacaktır!
ümitlenmeyin!
devamını gör...
aklı selim bir ülkede erdoğan gibi bir lider olsaydı ya istifa ederdi ya da seçim kaybeder giderdi çünkü ülkede iyi giden hiçbir şey yok.

eğitim : iflasın eşiğinde üniversiteler nitelikli eleman yetiştirmiyor, ezberle mezun ol, işsiz kal metodu hakim.

ekonomi: iflasın eşiğinde kurtarmak için bütün milli şirketler, fabrikalar satılıyor, alım gücü düşük, hayat pahalı, asgari ücret düşük, faiz gününü gün ediyor, fakirler daha da fakirleşirken, zenginler de zenginliğine zenginlik katıyor.

tarım hayvancılık :toprağımız bereketli herşey müsait lakin saman ve hayvan ithal ediliyor. teknoloji çağında çiftçi 100 yıl öncesine döndü mazot pahalı olduğu için tarlasını hayvan sürüyor.

şehircilik : ihanet ettiklerini kendileri söylediler yeşil alan kalmadı her taraf inşaat, her taraf yüksek binalarla donatıltı.

torpil: hiç olmadığı kadar zirveye oynuyor yalaka kesim bir hayli fazla ehil olmayan insanlar önemli kurumların başına geliyor.

hukuk: yargıya güven kalmadı insanlar tırnak içinde devletin onay verdiği bankaya para yatırdı diye işinden olup, hapishanelere tıkılırken damatlar dışarıda geziyor, hatta bakanlık görevini ifa ediyor.

teknoloji : tümosan satıldı, üretim yok, sanayileşmenin önü kapalı.

dış politika: yıllarca yapılan hatalar sonunda toplamaya çalışıyorlar ama iş işten geçti.

din: ya saray mollası olacaksın ya da içeri girersin anlayışı hakim bunun yanı sıra insanlar makam mevki uğruna dinini sattı, islami yaşamdan uzaklaştı, mücadele azmi kayboldu.

kutuplaşma: insanlar birbirlerini kesecek noktaya geldi.

ve bunca olaya rağmen %40 garanti bir oyu var.
devamını gör...
müslüman aleminin lideri olduğuna şüphe bulunmayan lider. islam alemi demek bu sebeple kan ağlıyor. neden bahsediyorsunuz? islam bu kadar basit mi? kafir başbakanı eleştiriyor arkasında durmalıymışız ne yaparsa yapsınmış babam olsa yanlış yapıyorsa arkasında durmam haysiyet diye bir kelime var işittiniz mi hiç? ne ifade ediyor sizin için?

türkiye cumhuriyetinin başbakanıdır. tek yaptığı kritik yerlere kendi adamlarını getirip kanunları esnetip parmak yalamaktır. başörtüsü serbestmiş. hadi oradan! o noktaya kendi adamını getir o adam o noktayı işgal ederken baş örtüsüne birşey demesin sonra hükümet değişse o noktaya başka bir adam gelse o yasaklasa tekrar sorun hortladı? çözüm mü bu? Allah aşkına soruyorum sizce bu adam başörtüsüne neden 10 senedir böyle yaklaşıyor hoooop rektör değiştir kanun değiştirme yeni rektör bulaşmayın desin olsun bitsin. tekrar soruyorum müslüman hassasiyeti olan müslümanım diyen bir insan bu sorunu neden böyle çözer? kaldı ki benim için başörtüsü değil sorun olan tesettürdür. daha evvelinde de belirtmiştim yine belirtelim bugün başörtüsü serbest olsa da tesettürlü bir Allahın kulu (erkek ve kadın) kalmamıştır. bu bambaşka bir meseledir.

kendisinin uydurellezi islami hassasiyetini bir kenara koyarsanız süleyman demirel kalır. değil mi sizin mantıkla düşünelim süleyman demirelin kafaya 2 darbe 1 muhtıra inmiş ona da hakkını ver. ona da demokrasi mücahidi de. kafayı çizeceğim.

işbu yazdıklarımın tek sebebi kendi için istediğimi müslüman kardeşim diyeceğim insanlar için de istememdir. ben bir ülke istiyorum din-i mübin-i islamın kaidelerine göre yönetilen haksızlığın adaletsizliğin rüşvetin adam kayırmanın zulmün faizin olmadığı.

bugün islam kaidelerine göre mi yönetiliyoruz? haksızlık mı bitti? adaletsizlik mi ayaklar altına alındı? rüşvet adam kayırma zulüm yasaklandı mı? faiz kaldırıldı mı? neyin islami hassasiyetinden bahsediyorsunuz? bu adamın başbakanlığı süresince müslümanın tüm refleksleri sömürüldü. besmele çekerek sömürüldü tebessüm sadakası verilerek sömürüldü. vallahi billahi tallahi Allaha yemin olsun ki mümin ferasetli olmalıdır. vallahi de billahi de tallahi de mümin ferasetli olmalıdır. akıllı olmalıdır ayık olmalıdır.

şimdi dönüp kendi içinize kendi imanınıza şunu sorun: ben şeriat istiyor muyum? şeriata göre hükmedilen ülkede yaşayabilir miyim? en iyi ihtimalle zor olur ama yaşarım diyorsanız tövbe edin Allahtan hidayet isteyin benim gibi. zira bana da öyle geliyor. şeriat gelse zorlanırım diyorum. bak hele müslümana bak! (kendime diyorum) bir kere de siz söyleyin Allah rızası için. Allah hakkı için haşrolacağımız zaman ruz-i mahşerde hepsinin hesabı sorulacak artık hepimiz deriz biz Allah için oyumuzu şuna buna attık işte yetmiyor muydu? işte namaz kıldık o kadar başörtülerimizi taktık taktık erkek arkadaşlarımızı-kız arkadaşlarımızı kolumuza.. ayaklar altında insan şerefi haysiyeti.. Allah için bakın. kendi kalplerinize vicdanlarınıza bakın. Allah rızası için bakalım.
devamını gör...
"gündem belirleyen" tavrını günden güne kaybeden başbakan. eskiden olsa, misalen yurtdışına giderken havaalanında basın mensuplarının karşısına geçer, bir cümle kurar ve o dönene kadar herkes o cümlesini konuşurdu. ama artık öyle değil. öyle değil zira, haksız olmanın dayattığı bir zayıflık durumu var. o zayıflığı cemaat, örgüt, paralel, sandık vs. diyerek örtmeye çalışıyor ama nafile... olmuyor...

dün kaldığım yerden devam edeyim: #1100190">#1100190

- siyasal islamın bu ülkedeki demokratik mücadelesi çok temiz bir örnek ve başlı başına bir tez hatta araştırma konusudur. özellikle rahmetli erbakan ile temsil edilen siyasal islamın, o mücadele içinde sayısız partisi kapatıldı, siyaset yapma hakları ellerinden alındı, hapislere girdiler, vs. ama demokratik teamüllerden/prensiplerden hiç taviz vermediler. misalen, bir kürt siyasal hareketi gibi, silahı, şiddeti, terörü yedeğinde tutarak o mücadelenin bir parçası haline getirmediler. bu mücadeleyi taçlandıran ak parti'ydi. her ne kadar "gömleği çıkardık" deselerde, taban aynıyıdı, sadece marjinal küçük bir kısmı dışarıda kalmayı tercih etmişti.

ve o hareketin en etkili söylemi; yolsuzluk, irtikap, rüşvet, iltimas, özgürlükler, hukukun üstünlüğü, vs. idi. ak parti'de ilk seçildiğinde bu söylemlerin içini elinden geldiğince doldurdu ve pratize etti. sonucunu da, geniş toplum kesimlerinin kendilerini desteklemesiyle aldı. aldı ve bir çatı partiye dönüştü. ikinci seçimde meşruiyet alanını genişletti. hazin olan şu ki, buraya kadar binbir emekle, zahmetle taşınan siyasal islamın pratik yansımaları; en kuvvetli söylemleri üzerinden heba edildi. bugün ak parti ve başbakan yolsuzluk yapmakla, rüşvet almakla, hukuku çiğnemekle, baskıyla, özgürlükleri kısıtlamakla suçlanıyor. ne hazin...

artık bundan sonra, hiç kimse kalkıp; siyasal islamcılar, hatta müslümanlar gücü ellerine geçirdiklerinde/iktidar olduklarında yolsuzluk yapmazlar, rüşvet almazlar, hakk'ı üstün tutarlar, özgürlükçüdürler vs. dediklerinde bu inandırıcı olmayacak ve tüm bu iki-üç aylık süreçte yaşananlar yüzlerine çarpılacak. yani kaybımız sadece başbakan değil... umarım anlaşılmıştır. ve bu vebal, yani bunca mücadeleyle elde edilen kazanımların çöpe gitmesi ile ortaya çıkan vebal yine başbakan'ın üzerindedir...



devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar