recep tayyip erdoğan

#siyaset  #özgürler 

201.
hatırlıyorum. Allah rahmet eylesin mısırda şehit edilen esma kardeşimiz için ülke tv idi sanırım orada gözyaşları dökmüştü. memleketimizde günlerdir şehit haberi gelmekte lakin bir tv kanalında duygulanıp ağladığını maalesef görmedik. ben bunu ilginç buluyorum. he burayı okuyanlar gidip bildirirlerse danışmanları vs tez zamanda bir tv kanalına gidip program yapılıp 17 şehidimiz için ağlayın sayın cumhurbaşkanımız demeliler. ama sanırım 1 kasım'a yakın bir zamanı bekliyorlar ki halk üzerinde muteber bir tesiri olsun. böyle bir hamle bekliyoruz.
devamını gör...
202.
kendileri gibi düşünmeyenlerin film ve sanat zevkleriyle ilgili anında teşhisi koyabilme yeteneğine sahip, önyargıları hayatları olmuş ve fişlemeye alışkın zihniyetlerin meyvesi olarak hayatına devam edenlerin muhalif olduğu başbakan.

şafak sezer?
daha düne kadar baştacınız değil miydi?
devamını gör...
206.
graham fuller'in yazısında "erdoğan diktatör olma yolunda ilerliyor" gibi hebele hübelelerine maruz kalan reisi cumhur.

yahudi cesaret ödülü edebiyatı yapan yazar tanelerine biz susalımda ekşi'nin solcu yazarları cevap versin.

--- alıntı ---

anti defamation league tarafından verilen ikinci dünya savaşı zamanları başta olmak üzere yahudileri zulümden kurtaranlara verilen madalya. resmi adı courage to care award'tır. 1987'den bu yana verilmektedir

2005 yılında rte'ye verilmemiştir. ödülü alan türkiye halkıdır. wikipedia'ya ya da adl'nin sayfasına girerseniz ödül sahibi olarak "the people of turkey" yazar. ancak 75 milyon insana tek tek madalya takamayacakları için ödülü rte almıştır. keza benzer şekilde 1998'de ödülü "bulgaristan halkı" kazanmış ve ödülü bulgaristan halkı adına cumhurbaşkanı petar stoyanov almıştır.



hatta bu ödülü 1988 yılında selahattin ülkümen de almıştır. çünkü kendisi ikinci dünya savaşı'nda rodos'ta çalışan bir diplomattır ve pek çok yahudi'yi türkiye vatandaşı gibi göstererek hayatlarını kurtarmıştır.

keza daha sonra da ödül alan müslümanlar da vardır. arnavut aile mefail ve njazi biçaku ve tunuslu khaled abdelwahhab 2007'de bu ödülü almışlardır.

darwin benim belamı versin ki ulusalcıların zırvalarını ve dezeformasyonlarını çürütmek için rte'yi savunur gibi görünüyorum.

hayır savunmuyorum. ancak yalçın küçük tipi antisemitizm size ne kazandırıyor merak etmiyor değilim. (yazar: madonnanın yağlı zencisi 2)

--- alıntı ---


--- alıntı ---

ödülü erdoğan'ın değil, türk halkının aldığı doğru, ama ilginç olan bunun web sitelerindeki listede yer almaması. wikipedia'daki listede "the people of turkey, (accepted by prime minister r.t.erdogan), 2005" yazısı var, ama adl'nin kendi sitesindeki listede yer almıyor, bu listeye göre 2005'te kimse ödül almamış. wikipedia'daki listeyle adl'deki liste arasında, özellikle yakın yıllarda bazı farklar var, ama genel olarak uyum içindeler. türkiye vardı da sonradan mı kaldırdılar, yoksa hiç eklenmemiş miydi bilmiyorum, ama şu an olmaması ilginç. "acaba bu şekilde bütün halka verilen ödülleri farklı bir kategoride mi değerlendiriyorlar, bu yüzden mi türkiye yok" dedim, hayır, "the people of bulgaria, 1998" ve "people of denmark, 1993" her iki listede de var. diğer yandan, ödül sitedeki listede yer almasa da, ödülün verildiğine dair haber sitede halen mevcut.

öte yandan, bahsedildiği gibi, ödül holokost döneminde yahudilerin hayatını kurtaranlara veriliyor, dolayısıyla erdoğan'ın şahsen alması zaten yaşı itibarıyla mümkün değil. kaldı ki, bir şekilde şahsına verilmiş olsaydı bile ödülün iadesinin düşünülmesi anlamsız. türkiye'de antisemitizmin ne yazık ki epey yüksek olduğu (sürekli inkar edilmesine karşın) bir gerçek, ama herhalde soykırıma maruz kalacak bir insanın hayatını kurtarmanın ayıplanacak bir eylem sayılacağı kadar da antisemitist olmadık. dolayısıyla israil ne yaparsa yapsın, ya da ödülü veren anti defamation league ile ilgili ne düşünürseniz düşünün, bir türk'ün bu ödülü alması ancak gurur sebebi olabilir; delirmiş bir dünyada, bir kişinin olsun hayatını kurtarmanın kıymetini anlayabilecek kadar insanlığı kalmış bir türk'ün o dönemde yaşadığını gösterir olsa olsa. (bkz: selahattin ülkümen). dolayısıyla rte gerçekten bu ödülü almış olsaydı kendisi hakkında takdir ettiğim nadir şeylerden biri olurdu. (ki rte bu ödülü alabilecek insanlığı ve kahramanlığı gösterebilecek bir insan olsaydı zaten rte olmazdı.) (yazar: lnl)

--- alıntı ---
devamını gör...
208.
'' ey muaviye! eğer bu sarayı kendi paranla yapıyorsan israftır, yok eğer halkın parasıyla yapıyorsan ihanettir. ''
ebu zerr gifari
devamını gör...
210.
dursun ali erzincanlı'nın okuduğu tevbe şiirinden bir parçayı aklıma getiren insan. şiir kimindir, nedir, bilmem. sadece dursun ali dinlerken, en sevdiğim kısımlardan biri olduğunu biliyorum.

--! spoiler !--

zalimlerden oldum ki merhamete muhtacım, huzuruna alsan da beni böyle perişan, benim hakkımda olan hükmün başımda tacım.

--! spoiler !--


ekleme: genelde kendim için dinlerim bu şiiri, her insan biraz zalimdir maalesef.
devamını gör...
212.
sabah gazetesinden; mehmet barlas ve sevilay yükselir
star gazetesinden; mustafa karaalioğlu
yenişafak gazetesinden; ibrahim karagül
habertürk gazetesinden; nihal bengisu karaca
''yandaş medya'' denen gazete yazarları ile an itibariyle program yapan
en önemli gündem maddelerinden biri olan dersane ile ilgili görüş bildirmeyen ve daha düne kadar sövdüğü barzaniye bugün kardeşim diye methiyeler dizen türkiye cumhuriyeti başbakanıdır.
devamını gör...
213.
son seçim şarkısında da geçtiği üzere:

bu güller senin için
bu gönül ikimizin
hiç üzülme ağlama
sen gülümse daima


bugün ona seçimi kaybettiren kirli bir ittifaktı. şunu bilmeli, o şer odakları birbirine girip bir toz bulutu gibi dağıldığında, kendisine gönülden bağlı destekçileri yine yanında olacak. yine kazanacak. çünkü ona duyulan muhabbet ve güven konjonktürel değil. seviyoruz seni uzun adam.
devamını gör...
216.
siyasi olarak değil insanı olarak yorum yaptığımda garibimin sırtındaki yükü düşünemiyorum tahayyül dahi bazı bünyeleri depresyona sokar. geldiği günden beri görmediği yaşamadığı hadise kalmadı, resmen şaftı kaydı reisin, tüm dünyanin kudurduğu ve ülkenin ırzına geçmek istediği böyle bir dönemde orada durmak yemin ediyorum her baba yiğidin harcı değildir.
devamını gör...
217.
hazreti, kutsal, yüce, süper kahraman, başbuğ başkumandan, imam, mareşal, halife i bin süvari, ninja, komando, samuray, kung-fu üstadı kral, imparator, bordo bereli, sayın dışişleri bakanımız, içişleri bakanımız, ortaişler bakanımız, halifemiz, hanifemiz, baş imam, baş öğretmen,ilk ve son insanların kralı, kuzeyin tek sahibi, güneyin kudreti, Allah'ın yeryüzündeki gölgesi, fetöcülerin düşmanı, kandırılanların dostu, evliya, westeros kralı, el muzaffer-i daima, payitahtı, başkomutan, gazi ünvanlarını taşıyan tek başkan.
devamını gör...
220.
bazı kişilerin, devlet ile hükümet arasındaki farkın ne olduğunu bilmediklerinden ötürü terör örgütü ile masaya oturduğu suçlaması yapılır.oysaki devlet ayrıdır hükümet ayrıdır.bugün bir polis göz altına aldığı terör örgütü mensubu elemanı ile aynı masaya oturur,sorgular,ifadesini alır,bilgilerinden faydalanır hatta kendi çıkarları doğrultusunda kullanır ki kullanıyor kullanmaya da devam etmektedir. görevi gereği bunu devlet adına yapar.hükümet,yetkileri dahilinde kendi personelini fevkalade terör örgütü ile görüşmeye yollar ,yollamasında da hiçbir beis yoktur.lakin kendisi direk olarak pazarlığa girdiği takdirde terör örgütünün meşruluğunu kabul etmiş sayılır dolayısıyla devlet küçük düşer.bugüne kadar pkk gibi bir terör örgütünün ,devletin tüm kademeleri tarafından desteklendiği ve birlikte hareket ettiği ortada iken ,mevcut hükümetin bu konuda attığı radikal adımların garipsenmesi doğaldır.10 yıl önce desek ki ''bir general terör örgütü ile birlikte iş yapıyor'' millet ayağa kalkar,bir şeyi inandıramazdınız.ancak tayyip erdoğan bu noktada tabuları yıkarak milleti miskinlikten arındırmış, istihbarat kanalı ile ,basılan karakolların tsk tarafından nasıl izlendiğini ve müdahale edilmediğini deşifre ederek bir çok çalışmadan yalnızca bir kaçını bu milletle paylaşmıştır..tüm bunları kabullenmek elbette kolay olmayacak,zorun derdi olacaktı.haliyle vatanı sattı,milleti sattı,pkk ile pazarlık yaptı gibi bir sürü söylenti ortaya atılacaktır. öyle ise bir soru sormak icap eder '' pkk terör örgütünün silah bırakması ve çekilmesi için tek bir sebep söyleyebilir misin'' ve bu söylediğin öylesine geçerli ve yeterli olmalı ki '' hım evet ben olsam bende bırakırdım'' diyebileyim.orta da hiç bir şey yok ! yalnızca çırpınan ve yok olmadan önce can çekişen bir örgütten öteye bir şey bulamayız.

biraz düşünelim ve geriye gidelim ..

dolmabahçe de yapılan büyükanıt ve erdoğan görüşmesinden sonra her iki tarafında yaptığı açıklamalar nasıldı ? '' aramızda olanlar bizimle birlikte mezara gidecek'' dendi ve bir süre sonra büyükanıt öter gibi oldu ve sonrasında başbakan ne dedi '' o konuşursa bende konuşurum'' diyerek generalin ağzını kapadı .peki tayyip erdoğan ne biliyordu ve neyin ağırlığını satıyordu ? nasıl bu kadar kendinden emindi ve güçlüydü.cumhuriyet tarihinde ilk defa bir ordu evini polis nasıl arayabiliyordu ? girilmez denilen genelkurmaydaki kozmik odalara savcılar nasıl girebiliyordu ? düşünmekte yarar var .. terör meselesi öyle ha demeyle bitecek ve fener cimbom derbisi ve transferleri veya muhteşem yüzyıl izler gibi medyadan takip edilecek bir mesele değildir.

atmak kolay değil mi ?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar