rekabet kurumu

serbest piyasa ortamında, piyasada fiyat politikalarını, rekabet koşularını denetlemek, haksık rekabetin önüne geçmek ve tüketicinin/mükellefin hakkını korumak için kurulmuş örgüt. özerk yapıdadır.


"piyasa ekonomisinin dayandığı temel ilke, ekonomik ilişkilerin rekabet odaklı olduğu varsayımıdır. iktisadi anlamda rekabet, bir piyasada satıcıların daha fazla müşteri edinerek mal ve hizmet satışlarını, dolayısıyla da kârlarını artırmak için giriştikleri yarış şeklinde tanımlanabilir. rekabet olgusu, etkin çalışan bir piyasa sistemi için temel oluşturur; piyasa aktörlerinin kararlarının bağımsızlığını ve kişisel çıkarları gözeten eylemleri korumakla birlikte, sosyal adaleti ve ekonomik etkinliği sağlar.

bunların yanı sıra rekabetçi piyasa yapısı dinamik işlevlere de sahiptir. rekabet teknolojik gelişmeyi teşvik eder. bunun nedeni, teknolojik gelişmenin teşebbüsler tarafından tercih edilen konuma ulaşmada anahtar rol oynamasıdır. ayrıca rekabetçi piyasa yapısı, firmaları, rekabetçi güçlerini sürekli olarak pazar koşullarına uyarlama yönünde teşvik etmektedir.

öte yandan piyasaların kendi başına bırakılması halinde piyasadaki teşebbüslerin yıkıcı bir yarış içine girmeleri, yarışma yerine toplumsal refahı ve iktisadi gelişmeyi olumsuz etkileyecek işbirliklerine gitmeyi ya da iktisadi güçlerini kullanarak sömürücü ya da dışlayıcı eylemlerde bulunmayı tercih ettikleri bir ortama dönüşme riskiyle karşı karşıya kalınması devlet müdahalesini kaçınılmaz kılmaktadır. bu tür eylemler, aynı zamanda girişim özgürlüğünü de kısıtlayacak, böylece temel demokratik hak ve özgürlükler sekteye uğramış olacaktır. anılan sorunların ortaya çıkması, ekonomik sistemin bir rekabet kanunu ile desteklenmesi ve bu kanunu uygulayacak etkin bir rekabet otoritesinin tesis edilmesi ile mümkün olabilecektir.

bu çerçevede, rekabet kanunlarını uygulamakla yükümlü olan rekabet otoriteleri; girişim özgürlüğünün teminat altına alınması, kaynak dağılımında etkinliğin sağlanması yoluyla toplumsal refahın arttırılmasını sağlamak üzere teşebbüslerin etkin rekabet koşullarını bozan eylem ve işlemlerinin önüne geçmek için gerekli önlemleri almak ve düzenlemeleri hayata geçirmekle yükümlü kılınmaktadır. nitekim anayasanın 167’nci maddesi devlete açıkça piyasalarda oluşacak fiili yahut anlaşma sonucu doğacak tekelleşmeyi ve kartelleşmeyi önleme görevi vermiştir. yukarıda da ifade edildiği üzere, devlet 1982 anayasası’nın kendisine verdiği bu görevi, 1994 yılında 4054 sayılı rekabetin korunması hakkında kanunu kabul edilmesi ve 1997 yılında bu kanunu uygulamakla yükümlü otorite olan rekabet kurumu’nun tesis edilmesiyle yerine getirmiştir.

rekabet kanunu’nun temel amacı; kartellerin ve teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem veya teşebbüs birliği karar ve eylemleri yoluyla ortaya çıkacak diğer rekabet kısıtlamalarının yasaklanması, herhangi bir piyasada hakim durumda olan bir teşebbüsün bu hakimiyetini kötüye kullanmasının engellenmesi ve bazı birleşme ve devralma işlemlerinin denetlenerek yeni tekeller yaratılmasının önüne geçilmesidir.

söz konusu kanun’u uygulamakla görevli rekabet kurumu’nun amacı da, piyasalarda rekabetin sağlanması ve korunmasıdır. söz konusu amaca ulaşmak için rekabet kurumu;

ayrıntılı olarak düzenlenmiş inceleme ve soruşturma süreçleri sonucunda piyasadaki rekabeti bozan, engelleyen ya da kısıtlayan teşebbüsleri cezalandırmakta,
rekabet kurallarıyla çatışmakla birlikte ekonomiye katkısı bulunan, tüketicilere yarar sağlayan anlaşmalara muafiyet tanımakta, bu tür anlaşmalar için ikincil düzenlemeler yapmakta,
belirli bir büyüklüğün üzerindeki birleşme, devralma ve ortak girişimleri inceleyerek piyasalarda tekelleşmenin önüne geçmekte,
özelleştirme aşamasında kamu teşebbüslerinin özel sektöre devrini de incelemekte ve özelleştirme yoluyla devletin ekonomideki etkinliği azaltılırken kamunun terk ettiği alanlarda tekelleşmeye engel olmakta,
piyasalardaki rekabeti olumsuz yönde etkileyecek ya da kısıtlayacak nitelikteki çeşitli kanunlar ve düzenlemelerle ilgili olarak ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına görüşler göndererek piyasalarda rekabet koşullarının hakim kılınmasını sağlamaktadır.

özetle; rekabet kurumu, 4054 sayılı kanun’un 20’nci maddesine göre mal ve hizmet piyasalarının serbest ve sağlıklı bir rekabet ortamı içinde teşekkülünün ve gelişmesinin temini ile bu kanunun uygulanmasını gözetmek ve kanunun kendisine verdiği görevleri yerine getirmek üzere kurulmuştur. bu çerçevede rekabet kurumu’nun esas görevi kanun’da kendisine verilen yetkileri kullanarak mal ve hizmet piyasalarındaki rekabetçi sürecin tehdit edilmesini engellemektedir. rekabetçi sürecin korunması yoluyla kaynakların etkin dağılımının sağlanması, toplumsal refahın arttırılması, rekabet kurumu’nun misyonunun temel dayanağını oluşturmaktadır."


http://www.cogitosozluk.net...
devamını gör...
mal ve hizmet piyasasında tam rekabeti daim kılmak, yani rekabeti engelleyerek piyasa etkinliğini ortadan kaldıracak her türlü iktisadi eyleme mani olmak amacıyla kurulmuş bir kamu kurumudur. üzerinde hiçbir hiyerarşi yetkisi olmayıp tamamen bağımsız olarak faaliyetini sürdürür. piyasada gerekli düzenlemeleri yapmak gibi bir yetkisi yok lakin müeyyide uygulama yetkisi vardır. yani piyasadaki aktörler için bir çeşit güvence mahiyettedir.
devamını gör...
google ile çetin bir mücadeleye girmiş olan kurum.

google sadece ülkemizde degil ab ve rusyada da aynı problemlerle karşılaştı ve çeşitli bedeller ödedi. bunun karşılığında ab ve rusyanın gerçekleşmesini istediği değişikliklerin yerine getirileceğini ivediklikle dile getirdi.

türkiyede bu iş böyle olmadı, olmuyor, olmayacak gibi de.

2015 te başlayan süreç 2017 de kurumun google' a açtığı soruşturma ile devam etti ve rekabet kurumu 2018 yılının eylül ayında google'a 93 milyon tl ceza kesti. ee sonra ne oldu ; google geçtiğimiz ağustos ayında rekabet kurumu'nun istediği değişikliklerin bir kısmını yaptı ama bu değişiklikler rekabet kurumu'na yetmedi ve kesinlikle bu konuda haklılar. google duruşunda şimdilik bir değişiklik olmayacağını bu şartlarda türkiye'ye gelecek yeni telefonlarda anlaşma yapmayacaklarını belirten bir açıklamayla gösterdi.

şuan satışta olan telefonlar google servislerlerinden faydalanabilecek güncellemeleri alabilecek ya da hali hazırda kullanılanların tamamı ama türkiye piyasasına sunulacak olan yeni telefonlarda google play'den tutun da e-posta servisi olan gmail, google haritalar, google drive ve pek çok önemli servise erisemeyecegiz, dolayısıyla bu durum samsung gibi markaları da ilgilendiren bir durum haline geliyor.

samsung ile ilgili ortaya atılan çeşitli iddalar sonrası onlar türkiye pazarındaki çalışmalarına devam ettiklerini söyleseler de google servisleri olmadan o telefonların ne kadar başarı sağlayacağı sorgulandığında adamlar bu fikirlerini bir kez daha gözden gecireceklerdir.

bunun türevi bir durum geçtiğimiz dönemlerde de karşımıza çıkmıştı. abd ambargosu nedeniyle google servislerini kullanamayan huawei mate 30 ve mate 30 pro modellerini türkiye de dahil olmak üzere pek çok ülkede satışa sunmadı, niye sunsun ki zaten?!

samsung durumu ihtiyatla takip etse de iş o noktaya geldiğinde farklı bir yol haritası izler gibi düşünüyorum. bunun temel sebebi android seviciler olarak google servislerine sahip olmayan bir ürünü almak istemeyişimiz olacaktır doğal olarak ve bu sadece samsung'un sorunu degil yerli yabancı bütün markaları ilgilendiren bir durum.

işte rekabet kurumu da tam olarak bunu engellemeye çalışıyor; bağımlı değil bağlı olalım, kopmak istediğimizde opsiyonumuz olmasını sağlayacak şartları ab ve rusyada sunduğun gibi bize de sun diyor. ve google’ın cihaz üreticilerine getirdiği yükümlülükleri kullanarak, internet arama hizmeti pazarındaki diğer rakiplerinin ürünlerinin mobil cihazlara yüklenmesine engeller getirdiği ve mobil cihazlarda tek arama hizmeti sağlayıcısı olması koşuluyla mobil cihaz üreticilerine finansal destek sağladığını tespit etmiş durumdalar.

bu durum ne şekilde çözülür süreç ne olur bilmem ama burada yerli yabancı markalar da epey etkilenecek ve dolayısıyla da bu piyasanın tamamı içersinde olan bizler de süreçten etkileneceğiz.
devamını gör...
diğer üst kurullarda olduğu gibi asıl işi uzman ve yardımcıların yaptığı kurul üyelerinin ise işin kaymağını yediği bir kurumumuz.
ayrıca kurumun verdiği kararlar idari yargıya taşınabiliyor. ancak danıştayın, kurumun verdiği karar aleyhine hüküm sunması nadir görünen bir durum.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar