romantizm

romantizm; akılcı eleşŸtiriden çok, canlı hatta bilinçdışŸı yaratma adı verilen öncelikle dikkat çeken felsefi bir uyarlanışŸı dile getirir.
devamını gör...
temellerini victor hugo'nun attığı bir edebiyat akımı olup türk edebiyatında yoğun ilgiyle güzel örneklerinin verildiği, en iyi kural kuralsızlık yolunda ilerlemektir.
devamını gör...
bir pet şişeye su doldurun. (kaynak suyu olsun, çeşme suyu görüntüyü bulandırıyor. 1.5 l pet tavsiye edilir.) ışıkları kapatın. ışıklı çakmaklardan (mavi ışık yayan tavsiye edilir) bir tane alın ve pet şişenin üzerine koyun. (ışık yayan kısmı içeri girsin ama ıslanmasın.) pet şişeyi bir sehpanın üzerine veya daha yüksek bir yere koyun. o suyun yaydığı muhteşem güzellik, hele tavana akseden o hüzmeler. hele o su sallandıkça tavanda titreyen ışık yansıması.

tek olun zira gürültü romantizmi bozar.

devamını gör...
insanın aslında bayağı olduğunu düşündüğü ve çıplaklığıyla yüzleşmekten haz etmediği davranış biçimlerini terbiye etmek amacıyla hazırladığı sos.
devamını gör...
edebi akım olanı bir yana da, laylon duygusallık gösterilerinden olanı hagatten yıvranç bşi. özentide yeni trend, zamanelik. bir de bunu aşkla bağdaştırmıyorlar mı, insanın kızılcık sopasını ele alası geliyor. aşkı yolda görsen kaçarsın be, ne aşkı, ne romantizmi? uyuz.
devamını gör...
xvııı. yüzyıl sonu xıx. yüzyıl başında egemen olmuş sanat görüşü. dilimizde kazandığı mecaz anlamla yaygın olarak duygusallığı da karşılar. edebi akımlarla ilgili bütün kaynaklar kısaca klasizme tepki olarak doğduğunu belirtir. tabii bu tepkinin mahiyetini iyi anlamak gerekir. klasizm gerek edebiyatta, gerekse müzik, resim ve diğer sanatlarda bireysel duyuş ve düşünüşlere pek de iltifat etmeyen bir edebi akımdı. aristotales'ten hareketle "sanat ideal olanı yansıtır." hükmünü benimseyen klasizm, insan doğasıyla ilgili evrensel bir takım eğilimleri yerel veya milli özelliklere yer vermeksizin anlatma, ele alma eğilimindeydi. özellikle edebiyat açısından klasizm yalınkat, dramı ya da çatışması olmayan tipler, karakterler yaratıyordu. sanatkarın özgürlüğünü kısmen kısıtlayan bu akımda iyiler iyi, kötüler kötüydü ve okuyucu, dinleyici ya da seyirci hep bir ders alırdı (bambaşka bir sanat anlayışı olsa da bizim klasik edebiyatımızla kısmi benzerlekleri göze çarpıyor). romantizm bütün bunlara bireye vurgu yaparak tepki koymuştur. yerel ve milli kaynaklara yönelim, sanatçıyı özgür kılma, bireyin duygu ve düşünce dünyasına eğilme gibi yaklaşımlar geliştirmiştir. tabii ki bunun kaynaklarını aydınlanma ile birlikte gelişen ve kendisine felsefi bir altyapı oluşturan bireycilik, liberalizm, hümanizm gibi (bilumum modern tabu) düşüncelerde aramak gerekir. sembolizmin doğuşu da bura kaynaklıdır. sanatçıya vurgu yapmak, sanatçının oluşturduğu yeni semboller dünyasına değer vermek demektir. resim ve müzkte de kendisini hissettirmiştir.

(bkz: johann wolfgang von goethe)
(bkz: victor hugo)
(bkz: walter scott)
(bkz: lord byron)
(bkz: johann christoph friedrich schiller)
(bkz: alfred de musset)
(bkz: ludwig van beethoven)
devamını gör...
birinden duydum, duydu?um ki?inin yalanc?s?y?m:

hümanistlerin, sosyalistlerin ve devrimcilerin "olgunluk ça??nda" kendi arzu ve ihtiyarlar?yla (istekleriyle) kurmu? olduklar? 'ihtiyar heyeti derne?i'ndeki en hakiki muhabbet romantizm dir.

nerden bakarsan bak k??k?rt?c?. ama do?ruluk pay? da yok de?il..

not: yönergeç burda bitiyor. (?imdilik)

(bkz: bu bir devrim)
(bkz: stop)

ba?a dönmek için t?klay?n?z (bkz: yönergeç) ( #2779190 )
devamını gör...
500 tane kırmızı gül almak sevgiliye,
seni seviyorum diye bağırmak kadıköyün ortasında,
saçını okşamak sevgili yarin,
gözlerinde dona kalmak adeta...
ahh ahh ağlıycam şimdi... ühüüü
ne romantikler var, ah.
ne büyük derdi var insanlığın...
kadıköy ne mübarek yer...
şu kırmızı gül ne çakal çiçek...
kenan imirzalıoğlu ne romantik adam, ah.
polat alemdar ne romantik delikanlı, ah.
şu behlül bile ne romantik ahlaksız, ah.
ne romantiksiniz olm, ah.
ağlıycam şimdi.
devamını gör...
erken romantizm ve geç romantizm diye adlandırılan dönemlerinde dahi devrim imgeleri barındıran akım. devrim ve ihtilali içinde gizlemiştir. fakat ilk devrim ve ihtilal yürekte başlar fakat yürekte kalmaz dışarıya çıktığında kendini var eder. devrimci yönü hiç ciddiye alınmadı. belki de bir sebebi daha henüz erken orta çağda iken devlet büyüklerinin doğrudan olmasa da sanatsal yönden hedef saptırmaları idi.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar