ruhu'l-furkan

--- alıntı ---

ruhu'l-furkan tefsirinin yazılma sebebi

mahmud efendi hazretleri (kuddise sirruhu) tefsir-i şerifin sebebi telifi hakkında şöyle buyuruyorlar:

'kur'an-ı azîmü'ş-şan'ın manasının kelime-kelime anlaşılmasına çok hevesli olduğumuz, kardeşlerimiz tarafından yakinen bilinmektedir. nice büyük âlimler,

kur'an-ı kerim'i türkçe tefsir ederek, bu büyük kitabın manasını anlama hususunda insanların ihtiyaçlarını karşıladıklarından, ziyade aciz olan bu kardeşiniz, böyle büyük bir işe girişmeyi düşünmüş dahi değildir. ancak; hicri 1402 şaban ayı'nın berat gecesinde, ravza-i mutahhara'da yani peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)'in bulunduğu pâk cennet bahçesi olan mescid-i şerifinde bulunduğumuz sırada efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) tarafından vaki olan manevi bir işaretle bu mühim işe başladık. ve yukarıda geçtiği gibi kelimekelime mana verilmesine ziyade ihtimam (dikkat) göstererek, bazı kardeşlerimizle beraber bu uzun yola çıktık.

--- alıntı ---
devamını gör...
"yalnız sanadır ibadetimiz, yalnız senden yardım dileriz" ayetini haiz kitabullah'ı "işlerinizde ne yapacağınızı şaşırdığınızda kabir ehlinden yardım isteyiniz." diye tefsir ettiğini sanan usta osman'ın on sekiz ciltlik komedya çalışması.
devamını gör...
bu efendiler * kuran mealinde farklı bir şey söyleyene; bu zamana kadar gelip geçen alimler yanlış biliyorlardı da siz mi doğrusunu ortaya çıkardınız diye tepki gösteriyorlar.. tarikatçılara göre kuran'dan bir ayete bilindiklerden farklı bir anlam verilemez. kati suretle!

tutmuş tefsir yazmışlar. aynı şey diğer kanattaki cihadistler için de geçerli. ışid'in böyle bir söylemi çıkmıştı ortaya. işlerine geldiği gibi hareket ediyorlar demek.

hikayelerle , menkıbelerle desteklenmiş!
devamını gör...
çok uzun bir girişi olan tefsirde..fatiha suresinin tefsiri 40 sayfayı aşkındır..*genel gidişatı ise şöyle..:
1.ilgili sayfanın tam metin arapçası verilir..
2.ilgili ayetin kelime kelime meali verilir..
3.ayetin tam meali verilir..
4.ayette geçen dikkat çekici kelimeler ayrıca tanımlanır..(yed-i beyza gibi)
5.ayetle ilgili 5-6 farklı tefsirden (beydavi,dürru'l mensur,zemahşeri..) ortak bir tefsir metni verilir..
6.müellifin ve ali haydar efendinin ayetin etrafına düştüğü notlar dikkate alınarak ayetin tefsiri verilir..
7.ayetle ilgili diğer ayetler mealleri ile birlikte verilir..
8.ayetle ilgili hadis-i şerifler arapça metin,mesned ve tercümeleri ile verilir..
9.ayetle ilgili fıkhi bir hüküm varsa ahkam tefsirlerinden (mesela kurtubi tefsirinden) ilgili hüküm verilir..
10.imam-ı rabbani'nin mektubatında ayetle ilgili mektub var ise verilir..
11.ayetle ilgili kıssa varsa verilir..
12.sonraki ayete geçilir..
devamını gör...
"peygamberin emriyle yazıldı" iddiasıyla öne sürülen, üstelik insanlarla hemen hemen hiçbir iletişimi kalmayacak denli yaşlı olan sözde şeyhlerinin riyasetinde "bir heyet" tarafından yazıldığı belirtilen tefsir adı altında şeriatçı yobazlara ait, *çöp.

bilhassa kadınlar ve cihat gibi konuları, yorumlanış biçimlerini ve de dayandırıldıkları noktaları okurken soğuk kanlılığı korumak ciddi çaba gerektiriyor.

şeriat, köktendincilik, selefilik ve radikal islamcılık gibi kavramların ve bu tarz düşünce yapısına sahip (büyük veya küçük) toplulukların akla ve insanlığa zarar yüzunü bir kez daha hatırlatıyor.
devamını gör...
yazarının attığı çöp bile olamayacak kişiler tarafından çöp olduğu iddia edilen eser. bu insanlardaki bu dağları aşan özgüven ve cesarete şaşmamak elde değil.
devamını gör...
"yazarı"ndan kasıt, mahmut ustaosmanoğlu ise şayet onun tarafından bizzat yazılmadığı, kapağa büyük harflerle onun isminin yazılmasına karşın hemen sonraki sayfada "MAHMUT USTAOSMANOĞLU riyasetinde bir heyet" ile hazırlandığı açıkça belirtilmiş olup bahsi geçen islam 'aliminin' ise herhangi bir heyete eşlik edemeyecek sıhhatte olduğu bilinen bir durumdur.

kaldı ki şu ana kadar sağlıklı olduğunu varsayarsak şimdiye dek yayımlanan 17 cildin yanında daha yazılması gereken 40 cilt daha olduğu gerçeğiyle karşılaşıyoruz.

ve bu insanların, tefsir için tek bir cümle dahi yazamayacak hale gelse (ki şu an öyle olmalı) veya ölse bile gelecekteki ciltlere de bastıra bastıra aynı ismi yazacaklarına eminim.

attığı çöp değerinde olup olmadığım ise tartışmaya açık bir konu olup, savunduğu eserin yazarının kim olduğunu bile anlayamayan (irdelemeyen?) insanlar tarafından karara vardırılabileceğini düşünmüyorum.

son olarak söz konusu kitaplarla ilgili şu bilindik ve ibretlik "gerçeği" (!) içeren konuşmayı da buraya bırakmakta fayda var.

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar