sade bir nikahla gerçek mutluluğa yelken açmak

"tehlikeli ilişki" filminde doktor jung'a zengin karısı hep hayal ettiği kırmızı yelkenli gemiyi hediye eder. jung ise yelkenliye gerçekte hastası olan sevgilisini alır, gezdirir. sade bir yelkenle gerçek mutluluğa yelken açarlar.
devamını gör...
mümkün olacağını bilse bile bir bağyanın asla kabul etmeyeceği cinsten bir başlangıç. sade bir nikahla dünya evine girilir ama mutluluğa yelken açmak zordur, açılsa da o yelken kafada patlayabilir ilerleyen yıllarda.
devamını gör...
bir bayanın kabul etmesinin mesele olmadığı, ailelerin "bitanecik oğlumuz/ kızımız var düğününde oynayacağız tabi" cümlesiyle suyadüşen hayaldir.
devamını gör...
Allah*, kişiye kuranı kerimde tanımladığı gibi "göz aydınlığı" olacak bir eş nasip etmişse pekala mümkün olabilecek bir hadisedir, gerisi faso fisodur. yalnız, her halükarda gerçek mutluluk bu dünyada bulunamacağından ötürü en fazla yelken açılabileceğini, hedefe tam manasıyla ulaşmanın namümkün olduğunu da belirtelim.

(bkz: furkan suresi 74)
devamını gör...
genelde 2. veya 3. evliliklerin gerçekleştirdiği durum. 18-25 yaş grubunda yapılan evlilikler genelde ailelerin ağırlığının hissedildiği evlilikler oluyor.

iki tarafın ailesi de yıllarca başkalarının düğünlerinde takılan altınları geri kazanmak için düğün yapılmasını şart koşuyorlar.

sonra bu altınlar yüzünden kavga çıkıyor boşanma davası söz konusu oluyor. hatta bu altınları paylaşmak adına çekişmeli boşanmaya gidiliyor ve yıllar heba oluyor.

her şey altın için sanki.

(bkz: for a few dollars more)
devamını gör...
ailelerin asla kabul etmediği evlilik töreni. bunu teklif ettiğiniz de kız tarafı dul kız mı veriyorum diyor erkek tarafı oğlumu evlendiriyorum tabi ki düğün olacak diyor. anlayacağınız türkiye şartlarında havada kalan bir hayal.
devamını gör...
ikizim yapacakken bizim yemeksiz düğün olmaz diye müdahale etmemiz yüzünden yalan olmuş iş. * sırf bu yüzden düğün salonu tuttuk. bir sürü şey ayarladık. ettiğimizi bulduk yani. * *
devamını gör...
ne zaman bunu istediğimi söylesem "yav bekara karı boşamak kolay. sen o yola gir de gör bi bak." derlerdi. çok şükür eşimle aynı düşünceleri paylaşıyorduk ve istediğimiz şekilde abartısız şekilde, hiçbir geleneğin kölesi olmadan evlendik. ne bohça, ne çeyiz serme. hiçbiri olmadan da evlenilebiliyor. imkansız değil yani.

sade bir nikah olacağını duyan dayımlar sürekli annemi, babamı ve beni arayıp hüzünlü bir ses tonuyla "böyle de olmaz ama yauv, hiç olmazsa kapıda davul zurna çalacak değil mi?" diye soruyorlardı. sinopluyum bizim oralarda kız evinden çıkarken davul zurna mutlaka çalınır. sadece bu geleneği atlamak istemedim. onun dışında hiçbir gelenek o kadar da umrumda olmadı.

ama evlenmeyi düşünen kardeşlerime tavsiyemdir, düğününüzü hayalinize ve bütçenize göre yapın. nasıl mutlu olacaksanız. hatırlayınca "keşke" demeyeceğiniz şekilde evlenin. şatafatı seviyorsanız ve ailenizin de imkanı varsa ona göre yapın. yok benim gibi sadeliği seviyorsanız, sırf düğünde oynamak isteyen akrabalarınız için düğün yapmayın. *
devamını gör...
evliliğin amaçsız bir eylem olduğunu savunan benim için dahi uygulanabilirse "en doğru nikah" yöntemidir.

evlilik dediğim şey aslında o hengamenin bizim yaşantımza kattığı amaçsız eylemlerdir. amcalar, dayılar, teyzeler, yengeler... hepsini düşündüğümüzde ortaya muazzam bir kargaşa çıkmaktadır. halbuki illa bir nikah kıyılacaksa, bireylerin birbirlerine Allah indinde verecekleri sözler ve bu sözlere şahit olacak 2 tanık yeterli olacaktır. çünkü mutluluğunuzu dayılar amcalar halalar paylaşmayacak, hüznünüzü de paylaşmayacak.

illa devlet benim nikahımı tanısın arkadaş ben verdiğim söze güvenmiyorum diyorsanız, sade bir nikah en güzelidir.
devamını gör...
evlenince mutlu olma gibi bir şartımız olmamalı. kendimizi buna şartlayınca en ufak sıkıntılarda daha büyük problemler yaşıyoruz.
evlenince hayatı paylaşacaksınız acısını da tatlısını da, bir birinize yük olmak yerine, birbirinizin yükünü omuzlarsanız hayat daha kolay olur.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar